Independent LegalIndependent Legal

Anayasa Mahkemesi’nin 5718 Sayılı MÖHUK’un 27. Maddesi 1. Fıkrasının İptaline Dair Kararının Değerlendirilmesi ve Uygulamaya Etkileri

Anayasa Mahkemesi’nin 5718 Sayılı MÖHUK’un 27. Maddesi 1. Fıkrasının İptaline Dair Kararının Değerlendirilmesi ve Uygulamaya Etkileri

Hukuki Gelişmeler

Giriş

Anayasa Mahkemesi, yakın tarihte vermiş olduğu bir kararla 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 27. maddesinin 1. fıkrasını iptal etmiştir. Bu karar, özellikle yurt dışında çalışan Türk işçilerin Türkiye’de açtıkları iş davalarında hangi hukukun uygulanacağı meselesini doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. İptal kararıyla birlikte, iş sözleşmelerine ilişkin yabancı hukuk seçiminin sınırları yeniden belirlenmiş ve Türk hukukuna dönüşü kolaylaştıran bir yaklaşım öne çıkmıştır.

Bu makalede, iptal kararının gerekçeleri, uygulamaya muhtemel etkileri ve ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar değerlendirilecektir.

1. İptal Kararına Kadar Olan Süreç ve MÖHUK’un 27. Maddesi 1. Fıkrası

Yurt dışında çalışan Türk işçiler, görevlerini tamamlayıp Türkiye’ye döndüklerinde, işçilik alacakları nedeniyle çoğunlukla Türk mahkemelerinde dava açmaktadır. Bu davalarda, iş ilişkisinin hangi hukuka tâbi olacağı sorusu gündeme gelmektedir.

İptal öncesinde MÖHUK’un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taraflar iş sözleşmesinde yabancı hukuku seçseler dahi, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla seçilen hukuk uygulanmaktaydı. Yani kanunlar ihtilafı kuralları çerçevesinde hukuk seçimi, emredici nitelikteki koruyucu hükümlerle sınırlı olarak tanınmaktaydı.

Ancak uygulamada, yabancı hukukun tayin edilmesi mahkemeler için bilirkişilik raporları dâhil olmak üzere oldukça karmaşık süreçler doğurmuş; işçilerin taleplerinin süratle ve hakkaniyete uygun şekilde karşılanmasında güçlükler ortaya çıkmıştır.

2. Anayasa Mahkemesi’nin İptal Gerekçeleri

Anayasa Mahkemesi, 5718 sayılı Kanun’un 27. maddesinin 1. fıkrasını, Anayasa’nın 49. maddesine aykırılık nedeniyle iptal etmiştir. Mahkeme, iş ilişkilerinde zayıf konumda bulunan işçinin, taraflarca yabancı hukukun seçilmesi durumunda, “daha sıkı ilişkili hukuk” tarafından sağlanan emredici korumalardan mahrum kalma riskini vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi Kararda, “hukuk seçimi yapılmak suretiyle işverenin daha sıkı ilişkili hukukta öngörülen yükümlülüklerden kurtulabileceği ve bu durumda işçinin bu hukukun sağladığı korumadan mahrum kalabileceği” görüşünü açıkça belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu durumun Anayasa’nın 49. maddesinde düzenlenen “çalışma hakkı ve ödevi” kapsamındaki güvencelerle bağdaşmadığını ifade ederek kuralın iptalini uygun görmüştür.

3. İptal Kararının Uygulamadaki Etkileri

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından altı ay sonra yani 10 Eylül 2025 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarih itibarıyla yargı mercilerinin iş uyuşmazlıklarında Türk hukukunun uygulanmasını kolaylaştıracak yeni bir içtihat geliştirmesi beklenmektedir.

1.Türk Hukukuna Dönüş: İptal kararı sonrasında, işçiler ile işverenler arasında yabancı hukukun uygulanmasına yönelik bir seçim yapılması artık MÖHUK 27/1 kapsamında eskisi kadar geniş bir etkiye sahip olamayacaktır. Dolayısıyla, objektif kanunlar ihtilafı kuralları çerçevesinde, kural olarak işçinin mutad işyeri hukukunun—çoğu durumda Türk hukukunun—uygulanması yolunun açılacağı öngörülmektedir.

2.İçtihadın Yeniden Şekillenmesi: Karar yürürlüğe girdiğinde, Yargıtay ve ilk derece mahkemelerinin, Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararını dikkate alarak yeni bir içtihat geliştireceği tahmin edilmektedir. Böylece yabancılık unsuru ihtiva eden ve Türk işçilerin taraf olduğu iş uyuşmazlıklarında Türk hukukunun uygulanmasıyla işçi lehine bir içtihat gelişeceği öngörülmektedir.

3.Bilirkişilik ve Delil Tespiti Süreçleri: İptal öncesinde yabancı hukukun içerik ve uygulanma yöntemine ilişkin bilirkişilik raporlarına gereksinim duyulmaktaydı. İptal kararı sonrasında mahkemelerin, büyük ölçüde Türk hukukunu uygulayacak olması, bilirkişilik süreçlerini de basitleştirecek ve yargılamayı hızlandırabilecektir.

4. İlerleyen Dönemde Ortaya Çıkabilecek Hukuki Sonuçlar

İptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte, yurt dışında çalışan Türk işçilerin Türkiye’de açtıkları iş davalarında, istikrarlı biçimde Türk hukukunun uygulanması beklenmektedir. Bunun doğal sonucu olarak, iş sözleşmelerinde yabancı hukuka yapılan atıfların geçerliliği kısıtlanacak; işçilerin emredici hükümler kapsamındaki hakları geniş ölçüde korunacaktır.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin kararı, hem doktrinde hem de yargı uygulamalarında iş hukukuna ilişkin kanunlar ihtilafı konusunun yeniden yorumlanmasına zemin hazırlayacaktır. Özellikle yabancı ülke hukuku ile Türk hukukunun “daha sıkı ilişkili hukuk” veya “zorunlu normlar” açısından değerlendirilmesi bakımından yeni analizlerin yapılması kaçınılmaz olacaktır.

Sonuç

Anayasa Mahkemesi’nin 5718 sayılı MÖHUK’un 27. maddesinin 1. fıkrasını iptal etmesi, yurt dışında çalışan Türk işçilerinin iş uyuşmazlıklarında Türk hukukunun uygulanmasıyönünde önemli bir adımı temsil etmektedir. Karar, iş ilişkilerinde zayıf taraf olan işçiyi koruma amacına hizmet etmekte ve Anayasa’nın 49. maddesinde düzenlenen çalışma hakkı ve ödevinin güvence altına alınmasına katkı sağlamaktadır.

Kararın yürürlüğe girmesinden sonraki süreçte, yargı organlarının iptal kararını dikkate alarak içtihatlarını güncellemesi ve doktrin ile uygulamanın bu yönde şekillenmesi beklenmektedir. Dolayısıyla, gerek iş hukukuyla ilgili uyuşmazlıklarda görev alan hukuk uygulayıcılarının gerekse doktrinin yeni dönemde ortaya çıkacak tartışmaları yakından izlemesi büyük önem arz etmektedir.


Hemen Ara