Devlet memurlarına verilebilecek disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren fiil ve haller, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde ayrıntılı biçimde ve hafiften ağıra doğru bir sıra izlenerek düzenlenmiştir. Bu sıralamaya göre memur hakkında, isnat edilen fiile bağlı olarak uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarından biri uygulanabilir. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını disiplin amirleri doğrudan verebilirken; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası Disiplin Kurulu ya da Vali kararına bağlıdır. En ağır yaptırım olan memuriyetten çıkarma cezasında ise karar mercii, disiplin amirinin talebi üzerine harekete geçen ve memurun bağlı olduğu kurum bünyesinde faaliyet gösteren yüksek disiplin kuruludur. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında disiplin soruşturmasına bir ay içinde başlanması gerekir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezasında ise disiplin kovuşturmasının 6 ay içinde başlatılması aranır. Bu sürelere uyulmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Memurlar hakkında uygulanan cezaların bir kısmına karşı itiraz yoluna gidilebilmekte; bunun yanında cezaların tamamı doğrudan iptal davasına konu edilebilmektedir. Birer idari işlem olan disiplin cezalarının hukuka uygun sayılabilmesi için mevzuatta tanımlanan fiillere uygun düşmesi, yetkili disiplin amirince tesis edilmesi ve zamanaşımı sürelerine riayet edilmesi gerekir.
Devlet Memurları Hakkında Verilebilecek Disiplin Cezaları
Memurlara uygulanabilecek disiplin cezaları beş başlık altında aşağıda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Uyarma Cezası
En hafif yaptırım olan uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha özenli olması gerektiğinin yazılı biçimde bildirilmesinden ibarettir. Kendisine verilen emir ve görevlerin eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesinde, çalışma yerinde kurumca konulan usul ve esaslara uyulmasında, göreve ilişkin resmi belge ile araç gerecin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsız ya da düzensiz davranan memur bu cezayla karşılaşabilir. Kurumun belirlediği tasarruf tedbirlerine uymamak, usule aykırı biçimde müracaat veya şikâyette bulunmak, Devlet memurunun vakarıyla bağdaşmayan tutum sergilemek, görevin işbirliği içinde yürütülmesi ilkesine aykırı davranmak, görevde kayıtsızlık göstermek veya düzensiz hareket etmek de aynı sonucu doğurur. Bunların yanında mazeretsiz ya da izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev yerini terk etmek ve belirlenen kılık kıyafet kurallarına aykırı davranmak uyarma cezasını gerektiren haller arasındadır.
Kınama Cezası
Kınama, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir. Göreve ilişkin konularda kusurlu davranmak, görev sırasında amire karşı saygısız tutum takınmak, devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı kişisel işlerinde kullanmak bu cezanın uygulanmasını gerektirebilir. Aynı şekilde iş arkadaşlarına, emri altındaki personele ve iş sahiplerine kötü davranmak ya da borçlarını bilerek ödemeyip hakkında yasal yollara başvurulmasına yol açmak da kınamayı gerektiren haller arasında sayılabilir. Bu cezanın verilebileceği diğer durumlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde gösterilmiştir.
Aylıktan Kesme Cezası
Bu ceza, memurun brüt aylığından 1/30 ilâ 1/8 oranında kesinti yapılması anlamına gelir. Verilen emir ve görevleri kasten tam ve zamanında yerine getirmemek, görev yerinde kurumca belirlenen usul ve esaslara uymamak, göreve ilişkin resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını ihmal etmek veya hor kullanmak bu yaptırımı gerektirir. Mazeretsiz olarak bir ya da iki gün göreve gelmemek, devlete ait resmi belge, araç ve gereçleri kişisel menfaat sağlamak amacıyla kullanmak, görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek de aynı kapsamdadır. Bunlara ek olarak görev yeri sınırları içinde herhangi bir alanın toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanılmasına yardımcı olmak, hizmet içinde Devlet memuruna duyulan itibar ve güveni sarsacak nitelikte davranmak, görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan veya yanlış beyanda bulunmak da aylıktan kesme cezasıyla karşılanır.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası
Bu yaptırım, fiilin ağırlığına göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl süreyle durdurulmasını ifade eder. Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, mazeretsiz ve kesintisiz biçimde 3-9 gün göreve gelmemek, göreviyle bağlantılı biçimde hangi yolla olursa olsun çıkar elde etmek de anılan yaptırımın uygulanmasına yol açabilir. Amirine ya da emri altındakilere yönelik küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketlerde bulunmak, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek de aynı sonucu doğurabilir. Ticaretle uğraşmak, Devlet memurlarına yasaklanmış diğer kazanç getirici işlerde bulunmak, ayrımcılık yapmak ve bir siyasi partinin yararına ya da zararına fiilen faaliyet yürütmek de bu ceza kapsamındadır. Cezanın uygulanabileceği başkaca haller 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde düzenlenmiştir.
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası
Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memuriyetten çıkarılmayı ifade eden bu yaptırım, disiplin hukukunun en ağır sonucudur. En ağır disiplin cezası olması nedeniyle çıkarmayı gerektiren haller kanunda ayrıntılı biçimde sayılmıştır. Bu hallerden bazıları, bir yıl içinde toplam 20 gün mazeretsiz olarak göreve gelmemek ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun'a aykırı fiiller işlemektir. Terör örgütleriyle eylem birliğine girmek, bu örgütlere yardımda bulunmak, kamu imkân ve kaynaklarını örgütleri destekleyecek biçimde kullanmak veya kullandırmak, örgütlerin propagandasını yapmak da anılan cezayı gerektirebilir.
Önemle belirtmek isteriz ki, disiplin cezasına konu olmuş bir fiil veya hal, cezalar özlük dosyasından silinmeden yinelenirse bir derece ağır ceza uygulanabilir. Aynı derecede cezayı gerektiren, ancak birbirinden farklı fiil ve hallerden kaynaklanan disiplin cezalarının üçüncü kez uygulanması durumunda ise bir derece ağır cezaya hükmedilir.
Konuya ilişkin ayrıntı için "Memur Disiplin Cezasının Sicilden Silinmesi" başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amir ve Makamlar
Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirlerince verilir. Disiplin amirinin kim olduğu, her kamu kurumunun kendi çıkardığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği ile belirlenir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında ise disiplin amiri, memurun bağlı bulunduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararını aldıktan sonra cezayı tesis edebilir. Memuru atamaya yetkili amirin il disiplin kuruluna tabi olması halinde bu ceza Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası bakımından yetki ise, disiplin amirinin talebi üzerine memurun bağlı olduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna aittir.
Disiplin kurulu ile yüksek disiplin kurulu, disiplin amirinin talep ettiğinden başka bir ceza veremez. Bu kurulların yetkisi, talep edilen cezayı kabul etmek ya da reddetmekle sınırlıdır. Soruşturmanın nasıl yürütüleceğine dair ayrıntılar için "Devlet Memurları Hakkında Disiplin Soruşturması" başlıklı çalışmamıza bakılabilir.
Ayrıca "Ceza Yargılamasının Memurun Disiplin Soruşturmasına Etkisi" başlıklı çalışmamızda ele aldığımız üzere, memur hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen karar kimi durumlarda disiplin soruşturmasını etkileyebilmektedir. Bu tür hallerde ceza yargılamasının disiplin soruşturmasından önce mi yoksa sonra mı tamamlandığı önem kazanır.
Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı
Cezayı gerektiren bir fiili işleyen memur bakımından, söz konusu fiilin öğrenilmesinden itibaren aşağıdaki süreler içinde harekete geçilmesi zorunludur:
- Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,
- Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına
başlanması gerekir. Bu sürelere uyulmaması halinde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Bunun yanında, cezayı gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmemişse yine ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin Cezasına Karşı İtiraz ve İptal Davası
Memur hakkında tesis edilen disiplin cezası, özü itibarıyla bir idari işlemdir ve "İdari İşlemlerin İptali" başlıklı çalışmamızda değindiğimiz iptal davasına konu edilebilir. Bu davanın açılabilmesi bir ön şarta bağlanmamış olmakla birlikte, memurlar hakkındaki bazı disiplin cezaları yönünden öncelikle itiraz yoluna gidilmesi de mümkündür. Buna karşılık en ağır yaptırım olan memurluktan çıkarma cezasına karşı doğrudan idari dava açılması gerekir.
Diğer yandan, hakkında disiplin cezası verilen memura cezanın tebliği sırasında başvurabileceği hukuki yollar ile bunlara ilişkin sürelerin mutlaka bildirilmesi gerekir. Aksi halde işlem "şekil unsuru" bakımından sakatlanır ve mahkemece iptal edilmesi olasıdır.
İtirazların sonuçları ile iptal davası sürecine ilişkin ayrıntılar için "Memura Verilen Disiplin Cezasına İtiraz ve İptal Davası" başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticaretle uğraşan memura hangi ceza verilir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren haller arasında ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak da sayılmıştır. Bu nedenle ticaretle ya da başka bir kazanç getirici işle uğraşan memurun kademe ilerlemesi 1-3 yıl süreyle durdurulabilir.
Disiplin cezasına karşı hangi sürede dava açılır?
Memur hakkında disiplin cezası tesis edilmesi bir idari işlem oluşturduğundan, bu işlemin iptali için idari yargıda dava açılabilir. Memur, cezaya ilişkin işlemin kendisine tebliğinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idare mahkemelerine başvurabilir.
Memurluktan çıkarılan kişi yeniden atanabilir mi?
Hayır. Devlet memurluğundan çıkarma cezası alan kişilerin sonradan yeniden Devlet memurluğuna atanması mümkün değildir.
Kuruma ait araç gerecin kişisel işlerde kullanılması hangi cezayı gerektirir?
Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyanın kişisel işlerde kullanılması, kanunda kınamayı gerektiren haller arasında sayılmıştır. Zimmetli dizüstü bilgisayar veya aracın şahsi işlerde kullanılması halinde kınama cezasıyla karşılaşılabilir.
Aylıktan kesme cezasında maaşın tamamı kesilebilir mi?
Hayır. Bu cezanın uygulandığı hallerde memurun aylığından brüt ücreti üzerinden 1/8 ilâ 1/30 arasında kesinti yapılır; maaşın tamamının kesilmesi söz konusu değildir.
Kesintisiz üç gün göreve gelmemenin sonucu nedir?
Memurun mazeretsiz ve kesintisiz biçimde 3-9 gün arasında göreve gelmemesi, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerden biridir. Fiilin ağırlık derecesine göre kademe ilerlemesi 1-3 yıl süreyle durdurulabilir.
İdari yargıda avukatla temsil zorunlu mudur?
Sınırlı istisnalar dışında avukatla temsil zorunluluğu bulunmaz; idare mahkemeleri bakımından da durum aynıdır. Ne var ki idare hukuku mevzuatının teknik yapısı ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki sürelerin kısa ve kesin oluşu, sürecin hukukçu olmayan kişilerce yürütülmesi halinde telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Disiplin hukukunda sonucu belirleyen unsur çoğu zaman fiilin kendisi değil, soruşturmanın usulüne uygun yürütülüp yürütülmediğidir. Savunma hakkının usulünce tanınmaması, soruşturmacının yetkisiz olması, cezanın kanunda tanımlanan fiille örtüşmemesi veya süre koşullarına uyulmaması, iptal kararlarının en yaygın gerekçeleri arasındadır. Bu nedenle memurun savunmasını hazırlarken yalnızca olayın esasına değil, sürecin biçimsel geçerliliğine de odaklanması gerekir.
Cezanın derecesi de ayrı bir denetim başlığıdır. Tekerrür nedeniyle bir üst derece cezaya geçilmesi, ancak önceki cezanın özlük dosyasından silinmemiş olması koşuluna bağlıdır; bu koşul gerçekleşmeden ağırlaştırma yapılması işlemi sakatlar.
Somut bir uyuşmazlıkta şu başlıkların önceliklendirilmesini öneriyoruz:
- Fiilin öğrenildiği tarihin belirlenerek bir aylık ve altı aylık başlama sürelerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi
- Fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık ceza verme süresinin dolup dolmadığının incelenmesi
- Cezayı tesis eden makamın, ilgili kurumun Disiplin Amirleri Yönetmeliği uyarınca yetkili olup olmadığının kontrolü
- Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında disiplin kurulu kararının usulüne uygun alınmış olması
- Savunma isteminin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve savunma için yeterli süre tanınıp tanınmadığı
- Tebligatta başvuru yolları ile sürelerin gösterilmiş olması ve tekerrür uygulamasının dayanağının doğrulanması
Independent Legal, memur disiplin hukuku alanında soruşturma aşamasındaki savunmanın hazırlanmasından cezaya karşı açılacak iptal davalarının takibine kadar sürecin bütününde danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

