Sermaye şirketlerinde ortaklık iradesinin şekillendiği yer genel kuruldur. Bununla birlikte bu organdan çıkan her karar sorgulanamaz nitelikte değildir. Türk Ticaret Kanunu, belirli sakatlıklarla malul kararların mahkeme önüne taşınmasına imkân tanımış ve iptal sebeplerini üç başlık altında toplamıştır: kanun hükümlerine aykırılık, esas sözleşmeye aykırılık ve dürüstlük kuralının ihlali.
Uygulamada bu davanın seyrini belirleyen unsurlar oldukça nettir. Dava açma yetkisi herkese değil, kanunda sayılan sınırlı bir çevreye tanınmıştır; başvuru, kararın alındığı tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine yapılır. Davanın açılması yönetim kuruluna ilan yükümlülüğü getirir; kötü niyetli bir başvuru söz konusuysa davacılar şirketin zararından müteselsilen sorumlu tutulur.
Bu bilgi notunda, genel kurul kararlarının hangi gerekçelerle iptal edilebileceğini, davanın taraflarını, tabi olduğu süre ve usul kurallarını, verilecek hükmün kapsamını Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleri ile yargı kararları ışığında değerlendiriyoruz.
Anonim Şirketlerde Genel Kurul
Anonim ortaklıklara ilişkin düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu'nun dördüncü kısmında yer alır; genel kurula ayrılan hükümler ise bu kısmın dördüncü bölümünde toplanmıştır. Pay sahipleri ortaklığa yönelik haklarını bu organ üzerinden kullanır.
Genel kurulun karar üretebileceği konular sınırsız değildir; yalnızca kanunun ya da esas sözleşmenin açıkça yetki tanıdığı hususlarda hüküm kurabilir. Kanun ayrıca bazı görev ve yetkileri devredilemez saymıştır (TTK m. 408/2). Toplantılar olağan ya da olağanüstü biçimde yapılabilir; çağrı usulü, gündemin belirlenmesi, toplantı ve karar nisapları kanunda ayrıntılı biçimde kurala bağlanmıştır.
Genel Kurul Kararlarının İptal Sebepleri
İptal sebeplerine ilişkin temel düzenleme Türk Ticaret Kanunu'nun 445. maddesinde yer almaktadır:
Türk Ticaret Kanunu m. 445
"446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler."
Hükümden anlaşılacağı üzere iptal talebi üç ayrı temele dayandırılabilir: mevzuata aykırılık, esas sözleşmeye aykırılık ve dürüstlük kuralına aykırılık.
Kanuna Aykırılık
Mevzuat hükümleri çiğnenerek oluşturulan kararlar iptale konu edilebilir. Örnek vermek gerekirse, karar sonucunu değiştirebilecek ağırlıktaki oy haklarının hesaba katılmaması suretiyle alınan bir karar bu kapsamda değerlendirilir.
Esas Sözleşme Hükümlerine Aykırılık
Ortaklığın iç düzenini kuran esas sözleşmeye ters düşen kararlar da iptal edilebilir. Bu sebebe dayanılabilmesi iki koşula bağlıdır: ortada geçerli bir esas sözleşme bulunmalı ve ihlal edildiği ileri sürülen hüküm, kanun metnini olduğu gibi tekrar eden bir düzenleme olmamalıdır. Esas sözleşme yalnızca kanuni bir kuralı aynen aktarıyorsa, buna aykırılık esas sözleşme ihlali olarak değil doğrudan kanuna aykırılık olarak nitelendirilir ve iptal istemi bu temele oturtulur.
Esas sözleşmenin hazırlanışı ve zorunlu içeriği bakımından Anonim Şirket Esas Sözleşmesi başlıklı ayrı bir incelemeye başvurulabilir.
Dürüstlük Kuralına Aykırılık
Genel kurulda oluşan iradenin, TBK m. 2'de ifadesini bulan dürüstlük ilkesiyle uyumlu olması beklenir. Hâkimin aksi yönde bir tespite ulaşması halinde karar iptal edilebilir. Nitekim düzenli biçimde kâr üreten bir ortaklıkta kâr dağıtımının engellenmesine yönelik kararların, dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle iptal edileceği hükme bağlanmıştır.
İptal Davasını Kimler Açabilir?
Mahkemeye başvurabilecek olanlar kanunda tahdidi biçimde belirlenmiştir. Bu çevre üç başlıktan oluşur: yönetim kurulunun kendisi, yönetim kurulu üyelerinden her biri ve pay sahipleri.
Pay Sahipleri
Toplantıda hazır bulunan bir pay sahibinin davacı sıfatını kazanabilmesi için karara olumsuz oy vermiş ve bu muhalefetini toplantı tutanağına işletmiş olması aranır. Buna karşılık bazı hallerde dava hakkı, toplantıya katılıp katılmamaktan ve kullanılan oyun yönünden bağımsız biçimde doğar. Aşağıdaki durumlarda her pay sahibi iptal talebinde bulunabilir:
- Toplantıya iştirak etme ve oy kullanma imkânının haksız biçimde engellendiğini, üstelik bu engellemenin karar sonucuna tesir ettiğini ileri süren pay sahibi bakımından
- Genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin ya da onların temsilcilerinin toplantıda yer alıp oy kullandığı hallerde
- Çağrının usulüne uygun yapılmadığı veya gündemin gerektiği şekilde duyurulmadığı, bu eksikliğin de karara etki ettiği durumlarda
Yönetim Kurulu
Yönetim kurulu, anonim ortaklığın vazgeçilmez organları arasında yer alır. Yukarıda sıralanan sakatlıklardan biri mevcutsa iptal davası bizzat bu organ eliyle de ikame edilebilir.
Yönetim Kurulu Üyelerinden Her Biri
Alınan kararın uygulanması bir üyenin şahsi sorumluluğunu doğuracak nitelikteyse, ilgili üye tek başına iptal isteminde bulunabilir. Pratikte bu yola en sık ibra edilmeme kararlarına karşı başvurulmaktadır. Ancak önemli bir sınır vardır: üye hakkında sorumluluk davası açılmışsa iptal istemi reddedilir; zira ibradan kaçınılmasının yerinde olup olmadığı zaten o yargılamada tartışılacaktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/10277 E. , 2016/5229 K. sayılı 06.05.2015 tarihli ilamı:
"Dava, davalı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı hakkında 25.04.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne ve faaliyet raporu, bilanço, gelir tablosu ve denetçi raporunun kabulüne dair 3. madde ile ibra edilmemesine dair 4. maddenin iptali istemine ilişkindir. …. Mahkemece, öncelikle davacı hakkında genel kurulda alınan ibra edilmeme kararına dayanılarak alınmış bir sorumluluk davası açılması kararı ile açılmış bir sorumluluk davası bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir. Davacı hakkında açılmış bir sorumluluk davasının mevcut olduğunun belirlenmesi halinde, davacı hakkında verilen ibra edilmeme kararının açılmış sorumluluk davasında değerlendirilecek olması karşısında, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığının kabulü ile davanın reddi gerekir."
İptal Davası Açma Süresi
Dava, kararın alındığı günden başlayarak üç ay içinde ikame edilmelidir. Söz konusu süre zamanaşımı değil hak düşürücü süre niteliğindedir; taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece kendiliğinden gözetilir. Mutlak emredici karakter taşıdığı için esas sözleşmeye konulacak bir hükümle değiştirilmesi de mümkün değildir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Genel kurul kararlarının iptaline yönelik uyuşmazlıkları çözmeye görevli ve yetkili yargı yeri, ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir.
İptal Davasının İlanı ve Tescili
Dava ikame edildiğinde yönetim kuruluna bir duyuru yükümlülüğü doğar: davanın açıldığı ve duruşmanın yapılacağı tarih usulüne uygun biçimde ilan edilir, ayrıca ortaklığın internet sitesinde yayımlanır.
Yargılama iptal kararıyla sonuçlandığı takdirde, kesinleşen hükmün bir örneğinin gecikmeksizin ticaret siciline tescil ettirilmesi ve internet sitesine konulması yine yönetim kurulunun görevidir.
Davacıdan Teminat İstenmesi
Ortaklığın uğrayabileceği zararları güvence altına almak amacıyla mahkeme, şirketin talebi üzerine davacı tarafın teminat göstermesine hükmedebilir. Teminatın türü ve tutarı takdir yetkisi çerçevesinde mahkemece saptanır.
Davanın yönetim kurulunca açılmış olması halinde teminat aranmaz. Buna karşılık başvuru bir pay sahibinden veya yönetim kurulu üyelerinden birinden geliyorsa, şirketin istemi üzerine bu yönde karar verilebilir. Tanınan süre içinde teminat yatırılmazsa dava usulden reddedilir.
İptal Davasında Yargılama Usulü
İptal istemi basit yargılama usulüne göre incelenir. Davaya bakan mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin bu konudaki görüşünü aldıktan sonra, uyuşmazlığa konu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına hükmedebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/12418 E. 2013/16148 K. sayılı 19.09.2013 tarihli ilamı:
"Anılan tutanak, müdür S.D. 'un ibra edilmemesi, müdürlükten azli, A.K.O. 'ın müdür olarak seçilmesi, şirket müdürünün değiştirilmesinde ağırlaştırılmış nisap öngören şirket ana sözleşmesinin 10. maddesi değiştirilmesine dair kararları içermektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde, mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, davaya konu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir istemine konu olağanüstü genel kurulun icra edilişi, katılanların oy nisabı ve dosyaya sunulan belgeler itibariyle HMK'nın 389 vd. ve TTK'nın 449. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir koşulları oluştuğu halde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…"
Kötü Niyetle İkame Edilen İptal Davası
Türk Ticaret Kanunu'nun 451. maddesi, kötü niyetle iptal davası ikame edenlerin anonim ortaklığın uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu tutulacağını öngörmektedir. Bu sorumluluğun gündeme gelebilmesi için önce davanın reddedilmiş, ardından başvurunun kötü niyete dayandığının tespit edilmiş olması gerekir.
Dava yoluna kimi zaman doğrudan ortaklığı zarara uğratma saikiyle, kimi zaman da kişisel menfaat elde etmek yahut şirket üzerinde baskı kurmak amacıyla başvurulabilmektedir. TTK m. 451 hükmü tam olarak bu tür kullanımların önüne geçmek üzere sevk edilmiştir.
İptal Hükmünün Etkisi
İptale ilişkin mahkeme kararı kesinleştiği anda yalnızca yargılamanın taraflarını değil, pay sahiplerinin tamamını bağlar. Hükmün doğurduğu sonuç ise geçmişe yöneliktir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Genel kurul kararlarının iptali, ticaret hukuku uyuşmazlıkları içinde süre baskısının en yoğun hissedildiği alanlardan biridir. Üç aylık hak düşürücü sürenin kaçırılması, esasa ilişkin ne kadar güçlü bir aykırılık ileri sürülürse sürülsün davanın reddiyle sonuçlanır. Bu nedenle toplantı tutanağının içeriği, muhalefet şerhinin kaydı ve çağrı belgelerinin temini daha kararın alındığı gün gündeme alınmalıdır.
Uyuşmazlığın hazırlık aşamasında öne çıkan hususlar şu şekilde sıralanabilir:
- İptal talebinin hangi sebebe dayandığının, kanun ile esas sözleşme ayrımı gözetilerek baştan netleştirilmesi
- Muhalefet şerhinin tutanağa geçirilip geçirilmediğinin, geçirilmemişse istisnai dava haklarından hangisine dayanılacağının belirlenmesi
- Üç aylık sürenin başlangıç gününün karar tarihi esas alınarak hesaplanması
- Yürütmenin geri bırakılması talebinin dilekçeye eklenip eklenmeyeceğinin, kararın icrasından doğacak zarar riskine göre değerlendirilmesi
- Şirketin teminat isteme ihtimalinin ve buna bağlı maliyetin önceden öngörülmesi
- İbra edilmeme kararlarında, aynı üye hakkında sorumluluk davası bulunup bulunmadığının araştırılması
Independent Legal, anonim ve limited ortaklıklarda genel kurul süreçlerinin yönetiminden karar iptali davalarının takibine kadar şirketler hukuku alanının tamamında danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

