5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyeyi "belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi" biçiminde tanımlar. Türk idari teşkilatında yerel yönetim birimlerinden biri olan belediyeler; başkan, meclis ve encümen eliyle yönetilir. Bu organlardan belediye encümeni, tüzel kişiliğin karar mekanizması sıfatıyla çok sayıda işlem kurar. Kurulan bu işlemler idari işlem niteliği taşıdığından yargısal denetime tabidir ve iptalleri istemiyle idari yargıda dava açılabilir.
Encümenin karar alabildiği konu yelpazesi oldukça geniştir. Bu nedenle her uyuşmazlıkta öncelikle kararın hangi alana ilişkin olduğu saptanmalı, izlenecek usul de bu saptamaya göre kurgulanmalıdır.
Aşağıda encümenin hukuki konumunu, kararlarının hangi gerekçelerle iptal edilebileceğini, dava öncesinde idareye başvurma imkânını, görevli ve yetkili mahkemeyi ve hak düşürücü nitelikteki dava açma süresini ele alıyoruz.
Belediye Encümeninin Hukuki Konumu ve Yetki Alanı
Belediye encümeni, kanunda öngörülen yaptırımların uygulanmasını sağlayan, belediye meclisine görüş sunma yetkisiyle donatılmış ve hiyerarşide belediye başkanlığından sonra gelen ikinci yetkili yönetim birimidir. Bu yapısı itibarıyla encümenin aynı anda hem yürütme hem danışma işlevi gördüğü söylenebilir.
Encümene hangi görev ve yetkilerin verildiği Belediye Kanunu'nun 34. maddesinde sayılmıştır:
5393 sayılı Belediye Kanunu m. 34
"Stratejik plân ve yıllık çalışma programı ile bütçe ve kesin hesabı inceleyip belediye meclisine görüş bildirmek.
Yıllık çalışma programına alınan işlerle ilgili kamulaştırma kararlarını almak ve uygulamak.
Öngörülmeyen giderler ödeneğinin harcama yerlerini belirlemek.
Bütçede fonksiyonel sınıflandırmanın ikinci düzeyleri arasında aktarma yapmak.
Kanunlarda öngörülen cezaları vermek.
Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının anlaşma ile tasfiyesine karar vermek.
Taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak; süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek.
Umuma açık yerlerin açılış ve kapanış saatlerini belirlemek.
Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek."
Encümenden çıkan kararlar kesin ve yürütülebilir nitelikte olduklarından ilgililerinin hukuki durumunda doğrudan değişiklik meydana getirir. İşte bu özellikleri sebebiyle söz konusu kararlara karşı hem idari itiraz yoluna gidilebilir hem de işlemin iptali talebiyle dava açılabilir.
Encümen Kararlarının İptalini Gerektiren Başlıca Durumlar
Belediye Kanunu encümene, kanunlarda öngörülen cezaları verme görevini de yüklemiştir. Söz gelimi ruhsatına aykırı biçimde inşaat gerçekleştiren yapı sahiplerine 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca idari para cezası uygulandığında, bu yaptırımın dayanağını oluşturan encümen kararı iptal davasının konusunu oluşturabilir. Yapı kullanma izin belgesi ile yapı ruhsatı taleplerinin reddine ilişkin kararlar da benzer biçimde dava yoluyla denetlenebilen işlemler arasındadır.
Bir diğer yoğun uyuşmazlık alanı parselasyondur. İmar Kanunu'nun 18. maddesi çerçevesinde yürütülecek parselasyon işleminin kabulüne yine encümen karar verir. Bu tür işlemler kişilerin mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendirdiğinden, uygulamada çok sayıda ihtilafa kaynaklık etmektedir.
Nitekim Danıştay 6. Dairesi'nin 21.11.2016 tarih ve 2015/9906 Esas ve 2016/7478 Karar sayılı ilamında, parselasyon yoluyla mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahalede bulunulduğu gerekçesiyle encümen kararının iptaline hükmedilmiştir:
"Dava, mülkiyeti Hazineye ait, taşınmazların bulunduğu ve dereden ihdas edilen alanda parselasyon yapılmasına dair Belediye Encümeninin kararının iptali istemiyle açılmıştır. Parselasyon işleminin dayanağı olan uygulama imar planının plan notları gereğince davacı hazineye ait parsellerin müstakil parsel olarak bulunduğu yerde korunması mümkün iken, başka parsellere hisseli olarak dağıtımı yapılarak, dağıtım ilke ve esaslarına uyulmadığı gerekçesiyle davaya konu encümen kararında hukuka uyarlık görülmemiştir."
Buna ek olarak encümen, yıllık çalışma programına dahil edilen işlere ilişkin kamulaştırma kararlarını almakla ve bunları hayata geçirmekle de görevlidir. Kamulaştırma işlemleri de mülkiyet hakkına doğrudan dokunduğundan, bu başlık altında da sıklıkla uyuşmazlık doğmaktadır.
Dava Açmadan Önce İdareye İtiraz İmkânı
Encümen kararları; bir idari makam tarafından, kamu hizmetinin görülmesi amacıyla, kamu gücüne dayanılarak ve tek yanlı irade beyanıyla kurulduğundan idari işlem sayılır. Bu niteliği sebebiyle, encümenin tesis ettiği işlemlere karşı yargı yoluna başvurmadan önce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 11. maddesi çerçevesinde idareye müracaat edilerek itirazda bulunulabilir.
İdareye yapılan bu başvuru, dava açmanın ön koşulu değildir. Bununla birlikte iki yönlü bir yarar sağlar: bir yandan dava açma süresini durdurur, diğer yandan olumlu sonuçlanması halinde uyuşmazlığı yargıya taşımadan, daha hızlı ve daha az masraflı biçimde çözüme kavuşturur.
Encümen Kararına Karşı İptal Davası
Yukarıda açıklandığı üzere encümen kararları idari işlemdir. İdari işlemler ise yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi biri ya da birkaçı bakımından hukuka aykırılık taşıdıklarında iptal davasına konu edilebilir. Açılacak dava idari yargı düzeninde görülür.
Ayrıca vurgulanmalıdır ki, kararın uygulanması halinde giderilmesi güç ya da imkânsız zararların doğması ihtimali varsa, iptal istemiyle birlikte yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Mahkemenin bu yönde karar verebilmesi belirli koşulların bir arada bulunmasına bağlıdır; bu nedenle talebin dilekçede gerekçelendirilmesi önem taşır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Encümen kararının iptali istemiyle açılacak dava idari yargının görev alanına girdiğinden, başvurunun idare mahkemelerine yapılması gerekir.
Yetki bakımından genel kural, kanunda öngörülen özel haller saklı kalmak üzere, kararı alan encümenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasıdır. Buna karşılık karar bir taşınmazla ilgiliyse, iptal davası taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır.
Dava Açma Süresi
İYUK'un 7. maddesi uyarınca encümen kararlarına karşı açılacak davaların, kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde ikame edilmesi gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan, geçirilmesi halinde ilgilinin dava açma imkânı ortadan kalkar.
Dava öncesinde encümen kararına karşı idareye itiraz edilmiş ve başvuruya otuz gün içinde herhangi bir yanıt verilmemişse, talep reddedilmiş sayılır. Bu andan itibaren işlemeye başlayacak altmış günlük süre içinde idari yargıda iptal davası açılabilir.
İkinci ihtimalde idare başvuruyu açıkça reddetmiş olabilir. Bu halde de ret kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten başlayarak altmış gün içinde dava yoluna gidilmesi gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
İdare mahkemesinde avukatla temsil zorunlu mudur?
Türk hukukunda taraflar mahkeme önünde kendilerini bizzat savunabilir ve temsil edebilir; sınırlı istisnalar dışında vekil tayini mecburiyeti bulunmaz. İdare mahkemeleri bakımından da böyle bir zorunluluk öngörülmemiştir. Ne var ki idare hukuku mevzuatının karmaşıklığı ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki sürelerin kısalığı ve kesinliği, sürecin hukukçu olmayanlarca yürütülmesi halinde hem usul hem esas yönünden telafisi güç hatalara yol açabilir. Bu nedenle herhangi bir işlem yapılmadan önce idare hukuku alanında hizmet veren hukukçulardan destek alınması tavsiye edilir.
Encümen kararına karşı kimler dava açabilir?
Hukuka aykırı biçimde alınan encümen kararından menfaati etkilenen herkes, bu karara karşı iptal davası açma hakkına sahiptir.
Encümen kararının yürütmesi durdurulabilir mi?
Kararın uygulanması sonucunda giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ihtimali bulunuyorsa, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi mahkemeden istenebilir.
Dava ne kadar süre içinde açılmalıdır?
Encümen kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari yargı yoluna başvurulması gerekir.
Hangi yer mahkemesi yetkilidir?
Kural olarak, kararı alan encümenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu kural, kanunda yer alan özel yetki düzenlemeleri saklı kalmak kaydıyla geçerlidir. Örneğin encümen kararı bir taşınmazı konu alıyorsa, iptal davasında yetki taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine ait olur.
Independent Legal Değerlendirmesi
Encümen kararlarına ilişkin uyuşmazlıklarda belirleyici olan husus, kararın hangi kanuni dayanağa oturduğunun daha ilk aşamada doğru tespit edilmesidir. İmar para cezası, parselasyon ve kamulaştırma kararları farklı hukuki rejimlere tabidir; dilekçedeki hukuki nitelendirmenin isabetsiz kurulması, esasa girilmeden sonuç alınamamasına yol açabilir. Altmış günlük sürenin hak düşürücü olması ise, itiraz yoluna başvurulacaksa bunun zamanlamasının titizlikle planlanmasını gerektirir.
Somut bir dosyada şu başlıkların öne çıkarılması yerinde olur:
- Tebliğ tarihinin belgeyle sabitlenmesi ve süre hesabının buna göre yapılması
- İYUK m. 11 kapsamındaki itirazın, süreyi durdurma etkisi gözetilerek stratejik biçimde kullanılması
- İşlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları bakımından ayrı ayrı denetlenmesi
- Taşınmaza ilişkin kararlarda yetkili mahkemenin baştan doğru belirlenmesi
- Yürütmenin durdurulması talebinin, doğacak zararın niteliği somutlaştırılarak ileri sürülmesi
Independent Legal, belediye encümeni kararlarına karşı yürütülecek idari başvuru ve iptal davası süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

