Independent LegalIndependent Legal

Ticaret Hukuku

Ticaret Hukuku

Cari Hesap Sözleşmesi: Kuruluşu, İşleyişi ve Sona Ermesi

Süreklilik taşıyan ticari ilişkilerde her alacağı ayrı ayrı tahsil etmek işlem yükünü ağırlaştırır. Cari hesap sözleşmesi bu yükü ortadan kaldıran bir çözümdür; sözleşmenin tarafları, şekli, hesaba geçirilebilecek alacaklar, işleyiş aşamaları ve zamanaşımını ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Ticaret HukukuOkuma 8 dk

Aralarında kesintisiz bir iş ilişkisi bulunan kişiler her alacağı ayrı ayrı tahsil etmeye çalıştıklarında, gereksiz sayıda ödeme ve takas işlemiyle uğraşmak zorunda kalırlar. Cari hesap, bu tekrarları ortadan kaldıran ve ticari hayatta işlem kolaylığı sağlayan bir ödeme aracıdır. Taraflar karşılıklı borç ve alacaklarının tek bir hesapta toplanmasını kabul eder; sözleşme sona erip hesap kesildiğinde bakiye hangi tarafın lehine çıkmışsa ödeme ona yapılır. Kurumun bir başka işlevi de güvence sağlamasıdır: bir tarafın alacağı, karşı tarafın borcuyla fiilen teminat altına alınmış olur.

Cari hesabın esasları Türk Ticaret Kanunu'nun 89 ila 99. maddelerinde düzenlenmiştir. Aşağıda bu hükümler çerçevesinde sözleşmenin kuruluşunu, kapsamını ve sona erme hallerini inceliyoruz.

Cari Hesap Kavramı

Kanuni tanım Türk Ticaret Kanunu'nun 89/1. maddesinde yer almaktadır:

Türk Ticaret Kanunu m. 89/1
"İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme"

Sözleşmenin Tarafları

Türk Ticaret Kanunu, cari hesap sözleşmesinin taraflarına ilişkin özel bir hüküm getirmemiştir. Buna göre sözleşme gerçek kişiler arasında kurulabileceği gibi tüzel kişiler arasında da yapılabilir. Tacirler arasında düzenlenmesi zorunlu değildir; tacir sıfatı taşımayan iki hukuk süjesi de karşılıklı olarak böyle bir sözleşme akdedebilir. Tacir olmayan kişiler arasında kurulan ilişki TTK m. 3 uyarınca ticari iş sayılacağından, ticari işlere uygulanan hükümler burada da geçerli olur.

Bu noktanın pratik sonucu göz ardı edilmemelidir. Cari hesaptan doğan bir uyuşmazlıkta tacir olmayan taraflar, cari hesabı düzenleyen hükümlerin (TTK m. 87-99) yanı sıra ticari iş sayılmanın doğurduğu sonuçlarla da karşılaşırlar. Kurum Ticaret Kanunu'nda düzenlendiği için, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava niteliği taşır.

Bankaların kredi açma sözleşmeleri çoğunlukla bir cari hesap kaydı da içerdiğinden, uygulamada taraflardan birinin banka olduğu cari hesap ilişkilerine sık rastlanır. Bankalarda işletilen cari hesaplar, banka ile müşteri arasındaki borç ve alacakların mahsubuna ve çekle işlem yapılmasına imkân tanıdığından nakit hareketini azaltarak ödemeyi kolaylaştırır. Bununla birlikte banka cari hesaplarının TTK m. 89 anlamında bir cari hesap sözleşmesi sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır.

Sözleşmenin Şekli

Cari hesap sözleşmesi, tarafların birbirine uygun karşılıklı irade beyanlarıyla meydana gelir.

Türk Ticaret Kanunu m. 89/2
"Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz."

Buradaki yazılılık bir geçerlilik şartıdır; ispat şartı değildir. Bunun sonucu olarak cari hesaba ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunup bulunmadığını kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür.

İrade sakatlıklarının sözleşmeye etkisi bakımından Sözleşmenin İrade Bozukluğu Nedeniyle Geçersizliği başlıklı yazımız incelenebilir.

Hesaba Geçirilebilecek Alacaklar

Kanun, hangi alacakların cari hesaba gireceğini değil, hangilerinin giremeyeceğini belirleme yolunu tercih etmiştir.

Türk Ticaret Kanunu m. 93
"Takas edilemeyen alacaklarla, belirli bir amaca harcanmak veya ayrıca emre hazır tutulmak üzere teslim olunan para ve mallardan doğan alacaklar cari hesaba geçirilemez."
Türk Ticaret Kanunu m. 90/1-b
"Cari hesap sözleşmesinin yapılmasından önce doğmuş bulunan bir alacak, tarafların onayıyla cari hesaba kaydedilirse, aksi kararlaştırılmamışsa bu alacak yenilenmiş olmaz."

Bu düzenleme uyarınca sözleşmenin kurulmasından önce doğmuş alacaklar kural olarak hesaba aktarılmaz. Ancak taraflar aralarında anlaşarak, sözleşme öncesinde doğmuş bir alacağın da hesaba geçirilebileceğini kararlaştırabilirler. Bunun dışında TTK m. 92'de belirtilen komisyon ücreti ve masraflar hesaba kaydedilmeksizin her zaman talep edilebilir.

Türk Ticaret Kanunu m. 92
"Taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunması, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan ücretin ve her türlü giderin istenmesine engel oluşturmaz."

Sayılan bu haller dışında, hangi alacakların hesap dışında bırakılacağı konusunda taraflar kendi aralarında serbestçe düzenleme yapabilirler.

Uygulamada hesaba çoğunlukla para alacakları kaydedilir; ancak para dışındaki alacakların da hesaba geçirilmesinin önünde bir engel yoktur. Kural olarak hesaba muaccel alacaklar aktarılır, çünkü ifa ve takasa konu olabilecek alacaklar yalnızca muaccel olanlardır. Şarta bağlı alacaklar da hesaba yazılabilir; fakat hesabın kapatıldığı anda şartın gerçekleşmiş olması aranır. Kapatma sırasında şart henüz gerçekleşmemişse ilgili alacak hesaptan çıkarılır.

Tahsil kabiliyeti bulunan kambiyo senetleri de hesaba geçirilebilir. Senedin bedeli tahsil edilemediği takdirde ise kaydı hesaptan silinir.

Sözleşme Süresi ve Hesap Devresi

Cari hesapta birbirinden ayrı iki süre söz konusudur: sözleşme süresi ve hesap devresi. Sözleşme süresi daha uzundur; tek bir sözleşme süresi içinde birden çok hesap devresi yer alır. Hesap devresi, iki kapatma tarihi arasında geçen zaman dilimini ifade eder. Başka bir ifadeyle, tarafların borç ve alacaklarını hesaba kaydettikleri ve bunları ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçtikleri süredir.

Sözleşme belirli ya da belirsiz süreli olarak kurulabilir. Belirli süreli olanlar öngörülen sürenin dolmasıyla, süre belirtilmemiş olanlar ise taraflardan birinin fesih ihbarında bulunmasıyla sona erer.

Hesap Devresi Sonunda Bakiyenin Durumu

Cari hesap ilişkisi içinde birden çok hesap devresi bulunur ve taraflar devrenin uzunluğunu diledikleri gibi kararlaştırabilirler. Her devrenin sonunda hesap kapatılarak borç ve alacak kalemleri arasındaki fark saptanır. Ne var ki bu aşamada kimin alacaklı kimin borçlu olduğu kesin biçimde belirlenmiş sayılmaz.

Sözleşme devam ederken hesap devrelerinin sonunda tespit edilen tutar ara bakiye, sözleşmenin sona ermesiyle belirlenen tutar ise nihai bakiyedir. Ara bakiye, bir sonraki devreye alacak kalemi olarak taşınır ve tahsili istenemez; ödeme talebine konu edilebilecek olan yalnızca nihai bakiyedir.

Hesap devresi sözleşmeyle ya da ticari örf ve âdet kurallarıyla belirlenememişse, her takvim yılının son günü hesabın kapatılma günü kabul edilir. Buna göre devrenin süresi, sözleşmenin kurulduğu günden itibaren ilk yıl bakımından bir yıl veya daha kısa; izleyen yıllar bakımından ise bir yıldır.

TTK m. 8/2 ve TTK m. 96/1 uyarınca hesaba kaydedilen alacaklara ve bakiyeye bileşik faiz yürütülebilmesi için en az üç aylık bir sürenin geçmiş olması gerekir. Yargıtay da üç aydan kısa aralıklarla bileşik faiz uygulanarak borçlunun durumunun ağırlaştırılmasının önüne geçmek amacıyla, hesap devrelerinin üç aydan kısa kararlaştırılamayacağı yönünde karar vermiştir. Faiz boyutu için Ticari İşlerde Faiz başlıklı yazımıza bakılabilir.

Sözleşmenin İşleyişi

Cari hesap ilişkisi üç aşamalı biçimde ilerler: önce alacaklar hesaba geçirilir, ardından bu alacaklar takas edilir, son olarak bakiye tespit edilerek kabul edilir.

Hesaba Geçirme

Taraflar sözleşmeyle, alacaklarını karşılıklı olarak hesaba yazmayı kabul ederler. Bu kaydın en önemli sonucu şudur: hesaba yazılan alacaklar artık ayrıca talep ve dava edilemez hale gelir ve bu alacaklar bakımından zamanaşımı işlemez.

Takas

Sözleşmeyle taraflar, hesaba geçirilen alacakların devre sonunda takas edilmesini kabul etmiş olurlar. Cari hesapta takas için ayrıca bir beyanda bulunulmasına gerek yoktur; hesap devresinin sona ermesiyle birlikte alacak ve borçların birbirinden düşülmesi suretiyle takas kendiliğinden gerçekleşir. Bu kapsamda hesaba geçirilmiş alacaklar, tutarı daha az olanın miktarınca sona erer. Sonuçta borçlu konumundaki tarafın alacaklarının tamamı ortadan kalkmış olur.

Bakiyenin Tespiti ve Kabulü

Bakiyenin hangi anda ve ne şekilde saptanacağı Kanun'da düzenlenmiş olmakla birlikte, bunu hangi tarafın yapacağı gösterilmemiştir. Baskın görüşe göre bakiye, hesabı tutan tarafça tespit edilir ve karşı tarafa tebliğ olunur. Hesabı kimin tutacağı sözleşmede kararlaştırılabilir; banka cari hesaplarında ise hesap banka tarafından tutulur.

Devre sonlarında alacakların karşılıklı takası sonucunda bakiye belirlenmiş olur. Bu tespitin hukuki sonuç doğurabilmesi kabul edilmesine bağlıdır. Sözleşmenin kendisi yazılı şekle bağlı olmakla birlikte, bakiyeye ilişkin kabul beyanı bakımından herhangi bir geçerlilik şekli aranmamıştır. Bu nedenle kabul yazılı ya da sözlü biçimde yapılabileceği gibi zımnen de gerçekleşebilir.

Türk Ticaret Kanunu m. 94
"Sözleşme veya ticari teamül uyarınca, belirli hesap devreleri sonunda devre hesabı kapatılır ve alacak ile borç kalemleri arasındaki fark belirlenir.
(2) Hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa, her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılır. Saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır."

Hükme göre bakiyeyi gösteren cetveli teslim alan taraf, aldığı günden başlayarak bir ay içinde noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da güvenli elektronik imza taşıyan bir yazıyla itiraz etmezse bakiyeyi kabul etmiş sayılır.

Sözleşmenin Sona Ermesi

Cari hesap sözleşmesinin hangi hallerde sona ereceği Kanun'da gösterilmiştir. Belirli süreli sözleşmeler bakımından sona erme sebepleri şunlardır:

  • Taraflardan birinin iflasına karar verilmesi (TTK m. 98/1-c)
  • Sözleşmede kararlaştırılan sürenin dolması (TTK m. 98/1-a)
  • Taraflardan birinin süre içinde ölmesi veya kısıtlanması halinde, her iki tarafın, kanuni temsilcilerinin ve haleflerinin on gün önceden bildirimde bulunmak kaydıyla sözleşmeyi feshetmesi; bu ihtimalde bakiyenin ödenmesi hesap devresinin sonuna bırakılır (TTK m. 99)

Belirsiz süreli sözleşmelerde ise ilişki, taraflardan birinin fesih ihbarıyla son bulur. Ancak bu hakkın dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılması gerekir.

Cari Hesapta Zamanaşımı

Türk Ticaret Kanunu m. 101
"Cari hesabın tasfiyesine, kabul edilen veya mahkeme kararıyla saptanan artan tutara ya da faiz alacaklarına, hesap hata ve yanılmalarına, cari hesabın dışında tutulması gereken veya haksız olarak cari hesaba geçirilmiş olan kalemlere veya tekrarlanan kayıtlara ilişkin bulunan davalar, cari hesap sözleşmesinin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrarlar."

Hüküm uyarınca, hesaba kaydedilen alacaklar kendi başlarına daha uzun veya daha kısa bir zamanaşımına tabi olsalar dahi, hesap devresi ya da sözleşme sonunda belirlenen bakiye alacağı bu sürelerden bağımsız olarak beş yılda zamanaşımına uğrar.

Cari hesap, sürekli ticari ilişkilerde işlem yükünü hafifleten kullanışlı bir araç olmakla birlikte, sözleşme metni özensiz hazırlandığında beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlar, yazılılık şartının göz ardı edilmesi, hesap devresinin hiç kararlaştırılmaması ve bakiye cetvelinin usulüne uygun tebliğ edilmemesidir. Özellikle bir aylık itiraz süresinin sessizce geçirilmesi, tartışmalı kalemlerin dahi kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilmektedir.

İlişki kurulurken ve yürütülürken şu başlıkların gözetilmesini öneriyoruz:

  • Sözleşmenin yazılı olarak düzenlenmesi ve tarafların imzalarının eksiksiz alınması
  • Hesap devresinin sözleşmede açıkça belirlenmesi ve üç aylık alt sınırın gözetilmesi
  • Sözleşme öncesinde doğmuş alacakların hesaba aktarılıp aktarılmayacağının metinde karara bağlanması
  • Hesabı hangi tarafın tutacağının ve bakiye cetvelinin nasıl tebliğ edileceğinin belirlenmesi
  • Cetvele karşı bir aylık itiraz süresinin takvime bağlanarak izlenmesi
  • Sözleşmenin sona ermesinden itibaren işleyen beş yıllık zamanaşımının dava planlamasında esas alınması

Independent Legal, cari hesap sözleşmelerinin hazırlanması, bakiye uyuşmazlıklarının çözümü ve buna dayalı alacak davalarının yürütülmesi konularında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara