Independent LegalIndependent Legal

İdare Hukuku

İdare Hukuku

Sınır Dışı Etme (Deport) Kararı ve Karara Karşı Yedi Günlük İtiraz Yolu

Valilikçe tesis edilen sınır dışı etme kararları birer idari işlemdir ve yargısal denetime tabidir. Kimler hakkında deport kararı alınabileceğini, hangi kişilerin bu tedbirden korunduğunu, terke davet usulünü ve yedi günlük itiraz süresini ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı İdare HukukuOkuma 8 dk

Yabancıların ülkeye giriş ve çıkışları, Türkiye'deki kalışları ile uluslararası koruma kapsamındaki kişilere sağlanacak korumanın içeriği ve uygulanma biçimi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile hükme bağlanmıştır. Aynı metin, yabancılar hakkında tesis edilecek sınır dışı etme kararlarını da düzenleme altına almıştır. Kanunun 56. maddesinde sayılan kişiler bakımından valilikçe sınır dışı etme kararı alınabilir.

Bu kararlar hukuki nitelikleri itibarıyla birer idari işlemdir. Dolayısıyla hem ilgili makamlar nezdinde itiraza hem de idari yargıda açılacak iptal davasına konu edilebilirler. Hakkında böyle bir karar tesis edilen kişi, mahkemeye başvurarak işlemin kaldırılmasını isteyebilir. Bunun için kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde, kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesine müracaat edilmesi gerekir.

Devletlerin egemenlik yetkisinin doğal bir uzantısı olarak, genel güvenlik ve kamu düzeni bakımından sakıncalı görülen yabancıların ülke dışına çıkarılması konusunda devlete tanınmış bir sınır dışı etme yetkisi bulunmaktadır. Aşağıda bu yetkinin kapsamını, sınırlarını ve karara karşı işletilecek hukuki yolları inceliyoruz.

Sınır Dışı Etme (Deport) Kavramı

Kararın nasıl verildiğini ve hangi yollarla ortadan kaldırılabileceğini ele almadan önce, kavramın benzer yaptırımlarla karıştırılmaması bakımından tanımını netleştirmek yararlı olacaktır. Deport, belirli sebeplerin varlığı hâlinde yabancı uyruklu kişinin Türkiye'den çıkarılmasını ve bunun ardından ülkeye girişinin yasaklanmasını ifade eder.

Uygulamada bu karar; kişinin hukuka ve ahlaka aykırı davranışlarda bulunması, ulusal güvenlik ya da kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturması, çalışma izni bulunmaksızın bir işte çalışması yahut oturma izni veya öğrenci oturma izni olmadan ülkede yaşamını sürdürmesi gibi hâllerde gündeme gelmektedir.

Hakkında Sınır Dışı Etme Kararı Alınabilecek Kişiler

6458 sayılı Kanunun 54. maddesi, deport kararına muhatap olabilecek kişileri saymıştır. Buna göre aşağıdaki durumlarda bulunanlar hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilebilir:

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesi çerçevesinde sınır dışı edilmesi gerektiği sonucuna varılanlar
  • Terör örgütünün yöneticisi, üyesi ya da destekçisi konumunda bulunanlar ile çıkar amaçlı suç örgütünde yöneticilik, üyelik veya destekçilik yapanlar
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlarca terör örgütü olarak tanımlanan yapılarla bağlantılı olduğu değerlendirilenler
  • Ülkeye giriş, vize ve ikamet izni işlemlerinde sahte belge ya da gerçeğe aykırı bilgi kullananlar
  • Türkiye'de bulunduğu dönemde geçimini meşru sayılmayan yollardan temin edenler
  • Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı yönünden tehdit oluşturanlar
  • Vizesi iptal edilenler ile vize ya da vize muafiyeti süresini on günü aşacak biçimde geçirenler
  • İkamet izni iptal edilmiş olanlar
  • İkamet izni sona erdiği hâlde kabul edilebilir bir mazeret göstermeksizin bu süreyi on günden fazla aşanlar
  • İkamet izni uzatma talebi reddedildiği hâlde on gün içinde ülkeden ayrılmayanlar
  • Çalışma izni bulunmaksızın çalıştığı saptananlar
  • Türkiye'ye yasal giriş ya da Türkiye'den yasal çıkış kurallarını ihlal edenler veya bu ihlale teşebbüs edenler
  • Türkiye'ye giriş yasağı bulunmasına karşın ülkeye geldiği tespit edilenler
  • Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez sayılan, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş kabul edilen ya da uluslararası koruma statüsü sona eren veya iptal edilen kişilerden, haklarında verilen son karar sonrasında bu Kanunun diğer hükümleri uyarınca Türkiye'de kalma hakkı bulunmayanlar

Hakkında Sınır Dışı Etme Kararı Alınamayacak Kişiler

Kanunun 55. maddesi, yukarıdaki sayım kapsamına girseler dahi haklarında deport kararı verilemeyecek kişileri belirlemiştir. Bu koruma şu durumlarda söz konusu olur:

  • Gönderileceği ülkede ölüm cezasıyla, işkenceyle ya da insanlık dışı veya onur kırıcı ceza veya muameleyle karşılaşacağına dair ciddi belirtiler bulunması
  • Yaşı, hamileliği ya da ağır sağlık sorunları nedeniyle seyahat etmesinin riskli görülmesi
  • Yaşamsal tehlike taşıyan bir hastalık için tedavisi sürerken, gönderileceği ülkede bu tedaviyi sürdürme olanağının bulunmaması
  • İnsan ticareti mağduru olup mağdur destek sürecinden yararlanıyor olması
  • Psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmış olması hâlinde tedavi süreci tamamlanıncaya kadar

Bu kişilerden, belirlenecek bir adreste ikamet etmeleri ve istenen şekil ile sürelerde bildirimde bulunmaları talep edilebilir.

Sınır Dışı Etme Kararının Alınması

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesi kapsamına giren kişiler; menşe ülkelerine, transit geçiş yapacakları ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye gönderilmek üzere sınır dışı edilebilir. Kararı tesis etmeye yetkili makam valiliktir. Valilik bu yetkiyi Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün talimatı doğrultusunda kullanabileceği gibi resen de harekete geçebilir.

Karar, gerekçeleriyle birlikte yabancının kendisine tebliğ edilebileceği gibi yasal temsilcisine ya da avukatına da tebliğ edilebilir. Yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisine veya yasal temsilcisine kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgi verilir.

Türkiye'yi Terke Davet

Deport kararı verildiğinde bu husus yabancının hususi pasaportuna işlenmektedir. Söz konusu kayıt, kişinin ömrü boyunca yapacağı seyahatlerde ve çeşitli adli sorgulamalarda karşısına çıkabilecek ağır sonuçlar doğuran bir kayıttır. Bu nedenle deport gerekçelerinden birini ya da birkaçını taşıyan yabancı, kaydın pasaportuna düşmemesi için kararın kaldırılması yoluna gidebileceği gibi, daha kısa bir çözüm sunan terke davet prosedüründen de yararlanabilir. Ancak bu yolun kişiye Türkiye'de kalma imkânı tanımadığı unutulmamalıdır.

Prosedürün işleyişi şu şekildedir: gerekli koşulların bulunması hâlinde yabancı, kolluk birimlerine bizzat başvurarak sınır dışı edilmek yerine terke davet edilmeyi talep eder ve geri gönderme merkezine sevk edilmeksizin ülkeden ayrılabilir. Bu güzergâh, yabancı bakımından sınır dışı edilmeye kıyasla belirgin biçimde daha lehe sonuçlar doğurur. Kişiye ülkeden ayrılması için en az on beş, en fazla otuz günlük bir süre tanınır. İdarenin takdirine bağlı olmak kaydıyla, vize ihlali saptanması üzerine hakkında deport kararı verilmiş yabancı da terke davet edilebilir.

Bununla birlikte, kendi rızasıyla ülkeden ayrılmak isteyen her yabancıya bu usulün uygulanması zorunlu değildir. İdare; kişinin özel durumunu, geçmişini ve kısaca sübjektif niteliklerini tartarak terke davet konusunda bir sonuca varır. Yani bu prosedürün işletilip işletilmeyeceği hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır.

Sınır Dışı Etmek Üzere İdari Gözetim Kararı

Hakkında deport kararı alınan kişiye, Türkiye'yi terk etmesi için on beş günden az olmamak kaydıyla otuz güne varan bir süre tanınır. Ne var ki bu imkân herkese sağlanmaz. Aşağıdaki kişiler bakımından böyle bir süre öngörülmez:

  • Kaçma ya da kaybolma ihtimali bulunanlar
  • Yasal giriş veya çıkış kurallarını çiğneyenler
  • Sahte belge kullananlar
  • Asılsız belgelerle ikamet izni edinmeye çalışanlar ya da bu yolla izin aldığı saptananlar
  • Kamu güvenliği veya kamu sağlığı yönünden tehdit oluşturanlar

Kendilerine bu süre tanınmayanlar ile süre tanındığı hâlde bu zaman diliminde ülkeyi terk etmeyenler hakkında idari gözetim kararı alınır. Konunun ayrıntıları, Sınır Dışı Edilecekler Hakkındaki İdari Gözetim Kararına İtiraz başlıklı çalışmada ele alınmaktadır.

Kanunun 56. maddesi ayrıca, ülkeden çıkış için süre tanınan kişilere Çıkış İzin Belgesi düzenleneceğini öngörmüştür. Bu belge herhangi bir harca tabi değildir. Buna karşılık vize ve ikamet harçları ile bunlara bağlı cezalara ilişkin yükümlülükler ortadan kalkmaz.

Sınır Dışı Etme Kararına İtiraz

Hakkında deport kararı bulunan kişinin, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurması gerekir. Başvuruyu yapan kişi, bu durumu kararı tesis eden makama da bildirir. İdare mahkemesi başvuruyu en geç on beş gün içinde karara bağlar ve verilen karar kesindir. Dava açma süresi devam ederken veya yargı yoluna gidilmişse yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Deport kararı bir idari işlem niteliği taşıdığından, iptali istemiyle açılacak davalarda görev idare mahkemelerine aittir. Yetkili mahkeme ise İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 32. maddesi gereğince kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesidir.

Sıkça Sorulan Sorular

İdare mahkemesindeki davada avukatla temsil zorunlu mudur?

Türk hukukunda taraflar kural olarak kendilerini bizzat savunabilir ve temsil edebilir; sınırlı istisnalar dışında vekille temsil zorunluluğu yoktur. İdare mahkemelerinde de idare hukuku avukatıyla temsil şartı aranmaz. Bununla birlikte idare hukuku mevzuatının çok katmanlı yapısı ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen sürelerin kısa ve kesin niteliği, süreci hukukçu olmayan kişilerin yürütmesi hâlinde usul ve esas yönünden telafisi güç hatalara yol açabilmektedir. Bu nedenle herhangi bir adım atılmadan önce idare hukuku alanında çalışan avukatlardan destek alınması önerilir.

Deport kararı sonrası süreç nasıl işler?

Karar verildikten sonra 7 gün içinde idare mahkemesine başvurulması gerekir. Mahkeme 15 gün içinde kararını açıklar. Bu süreç boyunca hakkında deport kararı bulunan kişi sınır dışı edilemez.

İkamet izni süresinin aşılması deport sebebi midir?

İzin süresi dolmasına karşın tedavi gibi kabul edilebilir bir mazeret göstermeksizin sürenin bitiminden itibaren 10 günü aşan biçimde Türkiye'de kalanlar hakkında sınır dışı etme kararı verilir. Süresi henüz dolmamakla birlikte ikamet izni doğrudan iptal edilen kişiler ise 10 günlük bir süreden yararlanmaksızın deport kararıyla karşılaşabilir.

Ülkeye kaçak giriş yapanlar hakkında hangi karar verilir?

Türkiye'ye yasal yollarla girmeyen ya da kaçak biçimde girmeye teşebbüs eden kişiler hakkında sınır dışı etme kararı tesis edilir.

Vize süresinin aşılması hangi sonucu doğurur?

Vize süresini on günden fazla aşan kişiler bu sürenin ardından ülkeyi terk etmezlerse haklarında sınır dışı etme kararı verilir.

Terke davet için tanınan süre ne kadardır?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 56. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kararda belirtilmek koşuluyla, hakkında deport kararı alınanlara Türkiye'den ayrılabilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak kaçma ve kaybolma riski taşıyanlara, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara ya da bu yolla aldığı saptananlara ve kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturanlara bu süre verilmez.

Ağır hastalığı bulunan kişiler her hâlde sınır dışı edilemez mi?

Kanunun 55. maddesi uyarınca, yaşamsal tehlike taşıyan hastalığı nedeniyle tedavisi sürerken gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar sınır dışı edilemez. Buna karşılık kararın ölümcül bir sonuç doğurmayacağı ve kişinin gideceği ülkede tedavisini sürdürebileceği anlaşılıyorsa, bu kişi hakkında deport kararı alınabilir.

Deport uyuşmazlıklarında belirleyici olan unsur, çoğu zaman esasa ilişkin tartışmadan önce süredir. Yedi günlük başvuru süresi, idari yargıdaki genel altmış günlük süreye kıyasla son derece kısadır ve tebligatın yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukata yapılmış olmasına göre başlangıç anı değişebilir. Tebliğ tarihinin belgelenmesi bu nedenle dosyanın ilk işidir.

İkinci olarak, sınır dışı etme kararıyla idari gözetim kararının birbirinden ayrı işlemler olduğu ve farklı mercilere taşındığı gözden kaçırılmamalıdır. Yalnızca birine karşı başvuru yapılması, diğeri bakımından hak kaybına yol açabilir. Kanunun 55. maddesinde sayılan koruma hâllerinin varlığı ise başvurunun esasını doğrudan etkileyen bir savunma zeminidir ve belgelendirilmesi gerekir.

Somut bir dosyada öncelikli olarak şu hususlar değerlendirilmelidir:

  • Kararın tebliğ edildiği tarihin tespit edilerek yedi günlük sürenin kayıt altına alınması
  • Başvurunun idare mahkemesine yapılmasının yanı sıra kararı veren makama da bildirilmesi
  • Kanunun 55. maddesindeki koruma hâllerinden birinin bulunup bulunmadığının sağlık raporu ve benzeri belgelerle ortaya konması
  • Hakkında ayrıca idari gözetim kararı alınmışsa sulh ceza hâkimliğine de başvurulması
  • Pasaporta işlenecek kaydın doğuracağı sonuçlar dikkate alınarak terke davet seçeneğinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
  • Yetkinin, kararı tesis eden valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesine ait olduğunun gözetilmesi

Independent Legal, yabancılar hukuku ve idari yargı alanında; sınır dışı etme kararlarına karşı yürütülecek itiraz ve iptal süreçlerinin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara