Independent LegalIndependent Legal

Spor Hukuku

Spor Hukuku

Futbolcunun İbranameyle Feragat Ettiği Alacaklarının Geri Alınması

Kulübünden ayrılabilmek için birikmiş hak edişlerinden vazgeçtiğini beyan eden futbolcu, imzaladığı belge şekil koşullarını taşımıyorsa alacaklarını yeniden talep edebilir. İbranamenin geçerlilik şartlarını ve tahsil yollarını uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Spor HukukuOkuma 6 dk

Kadro dışı bırakılma, antrenman grubundan uzaklaştırılma veya müsabaka kadrolarına hiç yazılmama, profesyonel futbolcuların kulüpleriyle yaşadığı en yaygın sorunlar arasındadır. Kariyerinin akışı kesintiye uğrayan oyuncu bakımından sözleşmenin sürdürülmesi bir noktadan sonra anlamını yitirir; başka bir takımda forma giyebilmenin tek yolu mevcut ilişkiyi sonlandırmaktır. Kulüpler ise bu çıkışa çoğu zaman bir bedel biçer ve karşılıklı fesih için imza atmayı, oyuncunun birikmiş hak edişlerinden vazgeçmesi şartına bağlar.

Ortaya çıkan sonuç, futbolcunun kulüpten herhangi bir alacağının kalmadığını beyan ettiği bir ibranamedir. Oyuncu bu belgeye imza atarken çoğunlukla özgür bir tercihte bulunmaz; transfer döneminin kapanmasına az kalmış, pazarlık gücü ise tükenmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararının ardından Uyuşmazlık Çözüm Kurulu ile Tahkim Kurulu tek yetkili merci olma konumunu yitirmiş, böylece bu nitelikteki belgeler genel mahkemeler önünde de tartışılabilir hale gelmiştir. Yargı kararlarının ortaya koyduğu çizgi ise nettir: şekil koşullarını karşılamayan bir ibraname, futbolcunun alacaklarını sona erdirmeye yetmez.

Bu bilgi notunda profesyonel futbolcu sözleşmesinin hukuki niteliğini, ibra sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için aranan ölçütleri, yargı organlarının yaklaşımını ve feragat edilmiş görünen alacakların hangi yollarla talep edilebileceğini ele alıyoruz.

Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Öğretide profesyonel futbolcu sözleşmesinin niteliği bakımından farklı görüşler savunulmakla birlikte ağırlıklı kabul, bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan hizmet sözleşmesi kategorisine girdiği yönündedir. Yargıtay da yıllardır aynı çizgiyi koruyarak futbolcu ile kulüp arasındaki bağın hizmet sözleşmesine dayandığını istikrarlı biçimde kabul etmektedir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesi sporcuları kanunun kapsamı dışında tutmuş olsa da bu istisna, ilişkinin özünü değiştirmez; profesyonel futbolcu ile kulübü arasındaki bağ nitelik itibarıyla bir iş ilişkisidir. Yargıtay bu sonuca şu gerekçeyle ulaşmıştır:

"Sporcular, kulüplerinin (işverenlerinin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işverenin emir ve gözetimi altında antrenman ve müsabakalar yaptıkları ve karşılığında önceden kararlaştırılmış bir ücret aldıklarına göre, kulüpleri ile bağları iş sözleşmesine dayanmaktadır. Faaliyetin sporla ilgili oluşu sporcu ile kulüp arasındaki bağın iş ilişkisi sayılmasına engel oluşturmaz"

Görüldüğü üzere yapılan işin spor faaliyeti olması, bağımlılık ve ücret unsurlarını ortadan kaldırmamakta, ilişkinin iş ilişkisi sayılmasına engel teşkil etmemektedir. Bu nitelendirme, imzalanan ibranamenin akıbetini belirleyen asıl dayanaktır.

İbranamenin Geçerli Sayılabilmesi İçin Aranan Koşullar

Sözleşmenin tarafların anlaşmasıyla sonlandırılması, Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatının 26. maddesinde düzenlenmiştir. Uygulamada bu sonlandırma, günlük dilde ibraname olarak anılan ibra sözleşmesi aracılığıyla gerçekleştirilir. Talimat ibraname bakımından herhangi bir şekil ya da geçerlilik koşulu öngörmediğinden, TFF nezdinde belgenin biçimi konusunda özel bir denetim yapılmaz.

Ne var ki mesele yalnızca federasyon mevzuatıyla çözülemez. Taraflar arasındaki bağ hizmet sözleşmesine dayandığı için, profesyonel futbolcu sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda TBK'nın hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Karşılıklı sona erdirmenin çoğunlukla ibra sözleşmesiyle yapıldığı dikkate alındığında konunun üç katmanlı biçimde incelenmesi gerekir: ibra sözleşmesinin genel hukuktaki konumu, hizmet sözleşmesi bakımından tabi olduğu özel rejim ve nihayet bunun profesyonel futbolcu sözleşmesine yansıması.

Bu çerçevede, hizmet sözleşmesi sayılan bir futbolcu sözleşmesini tarafların anlaşmasıyla sonlandıran ibra belgesinin ayakta kalabilmesi, TBK'nın 420. maddesinde aranan koşulların tamamının karşılanmasına bağlıdır. Anılan hüküm uyarınca:

  • İbra konusu alacağın hem türü hem de tutarı, belgede tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta gösterilmelidir.
  • Ödeme eksiksiz biçimde ve banka kanalıyla gerçekleştirilmelidir.
  • Belge yazılı olarak düzenlenmiş olmalıdır.
  • İbranamenin tarihi ile sözleşmenin sona erdiği tarih arasında en az bir aylık bir zaman aralığı bulunmalıdır.

Sayılan ölçütlerden yalnızca birinin dahi karşılanmaması, ibranameyi geçersiz hale getirir.

Yargıtay ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Uygulaması

UÇK, TFF'nin çıkardığı bir talimatla oluşturulmuş, federasyon bünyesinde faaliyet gösteren ve futboldan doğan ihtilafları karara bağlayan bir tahkim merciidir. Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki 5894 Sayılı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi'nin 2017/136 esas ve 2018/7 karar sayılı, 18.01.2018 günlü kararıyla iptal edilmiştir. Federasyon bunun üzerine talimatlarını yenilemiş; sözleşme kaynaklı ihtilaflarda Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'na tanınan yetki münhasır niteliğini yitirmiştir.

Aynı karar, UÇK kararlarına karşı Tahkim Kurulu'na yapılan başvuru üzerine verilen kararların iptali için genel mahkemelere gidilebilmesine de imkân tanımıştır. Böylece sınırlı istisnalar dışında spor hukukunda son sözü söyleyen merci Yargıtay haline gelmiş, açılacak davalarda Yargıtay içtihatlarının gözetilmesi kaçınılmaz olmuştur.

Yargıtay bu tür uyuşmazlıklarda taraflar arasında denge gözeten, maddi hukuka ve hakkaniyete dayalı bir çizgi izlemektedir. Sözleşmeyi hizmet sözleşmesi saydığı için onu sona erdiren ibra sözleşmesini de TBK m. 420 süzgecinden geçirmekte; bu maddedeki koşullara uyulmadan düzenlenen belgeyi hükümsüz kabul etmekte ve futbolcunun vazgeçmiş göründüğü alacakları talep edebileceği sonucuna varmaktadır.

Nitekim davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının temyiz edilmesi üzerine verilen bozma kararında şu tespitlere yer verilmiştir:

"Somut uyuşmazlığa konu olayda, taraflar arasında yapılan 04.08.2012 tarihli Profesyonel futbolcu sözleşmesi ile hizmet ilişkisinin kurulduğu, bu sözleşmenin devamı sırasında 14.01.2015 tarihli fesihname ile sözleşmenin karşılıklı anlaşma ile sonlandırılarak, aynı tarihli ibraname düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın davacı tarafından davalıya verilen 14.01.2015 tarihli ibranamenin geçerli olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu ibranamenin yasal unsurları yönünden TBK 420. maddesine göre yapılan değerlendirmede, ibraname tarihi ile sözleşmenin fesih tarihinin aynı olduğu, fesih sözleşmesi ile ibra sözleşmesi arasında yasal bir aylık sürenin bulunmasına ilişkin şartın gerçekleşmediği, ayrıca ibra konusu alacağın miktarının ibranamede açıkça belirtilmediği ve ibra konusu bedelin banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin yasal şartların bulunmadığı tespit edilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece davalının savunmasına konu 14.01.2015 tarihli ibranamenin geçerli olmadığı gözetilerek, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı alacağı hesaplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir."

Karardan anlaşılacağı üzere feshin ve ibranın aynı güne denk gelmesi, alacak tutarının gösterilmemesi ve ödemenin banka üzerinden yapılmamış olması belgeyi geçersiz kılmaya yetmiştir. Özetle, TBK m. 420'de sayılan ölçütlere uygun düzenlenmemiş bir ibraname, futbolcunun kulüpten olan alacaklarını ortadan kaldırmaz.

Feragat Edilen Alacakların Tahsil Yolları

Sahadaki tablo, karşılıklı fesih ve ibra belgelerinin neredeyse tamamının yukarıda sayılan koşulları karşılamadığını göstermektedir. Bu nedenle alacaklarından vazgeçme pahasına sözleşmesini sonlandırmak durumunda kalan futbolcu, UÇK'ya ya da genel mahkemelere başvurarak kulüpte bıraktığı hak edişlerin tahsilini isteyebilir. Alacağın vadesi gelmişse, dava yoluna hiç gitmeden doğrudan ilamsız icra takibi başlatmak da mümkündür.

Bunun yanında kulüpler zaman zaman futbolcusuna para cezası uygulamakta ve bu tutarı, oyuncunun kulüpten olan alacağından keserek tahsil yoluna gitmektedir. Böyle bir durumda cezanın iptali sağlanabilirse, mahsup edilen bedelin geri alınması da gündeme gelir. Futbolcunun kulüpten talep edebileceği bu kaleme ilişkin ayrıntılar "Futbolcuya Kulüp Tarafından Kesilen Para Cezasının İptali" başlıklı çalışmada ele alınmaktadır.

İbraname uyuşmazlıklarında belirleyici olan, belgenin başlığı ya da içerdiği feragat ifadelerinin kapsamı değil, TBK m. 420'de aranan dört koşulun fiilen gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Uygulamada kulüplerin fesih ve ibra işlemlerini aynı gün tamamlaması, bir aylık bekleme süresini tek başına ihlal ederek belgeyi savunulamaz hale getirmektedir. Bu nedenle futbolcunun imza atmış olması, hak arayışının kapandığı anlamına gelmez.

Buna karşılık her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Alacağın muaccel olup olmadığı, zamanaşımı, uyuşmazlığın UÇK ile genel mahkemeler arasındaki dağılımı ve icra takibinin transfer yasağı sürecine etkisi izlenecek yolu doğrudan belirler. Somut bir dosyada strateji kurulurken özellikle şu başlıklar öne çıkarılmalıdır:

  • Fesih tarihi ile ibra tarihinin karşılaştırılması ve bir aylık sürenin geçip geçmediğinin belgelenmesi
  • Belgede alacak kalemlerinin türü ve tutarı bakımından yapılan belirlemenin denetlenmesi
  • Ödemenin banka kayıtları üzerinden izlenerek tam ve nakdi olup olmadığının tespiti
  • Sözleşmede Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'nun yetkisine ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığının incelenmesi
  • Kulübün şirket mi yoksa dernek mi olduğunun görevli mahkeme bakımından netleştirilmesi
  • Kesilen para cezalarının ve bunlara ilişkin mahsupların ayrıca dava konusu yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesi

Independent Legal, profesyonel sporcu sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda ibranamenin denetiminden alacağın icra yoluyla tahsiline kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara