Independent LegalIndependent Legal

İdare Hukuku

İdare Hukuku

İnsani İkamet İzni: Verilme Halleri, Süresi ve Ret Kararına Karşı İptal Davası

İnsani ikamet izni, diğer izin türlerinin şartları aranmadan tanınan istisnai bir statüdür. İznin hangi hallerde verilebileceğini, süresini, iptal ve uzatmama koşullarını ve ret kararına karşı idari yargıda açılacak iptal davasını ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı İdare HukukuOkuma 13 dk

Egemenlik yetkisinin doğal bir uzantısı olarak her devlet, sınırlarından hangi yabancıların içeri girebileceğine ve bu kişilerin ülkede ne kadar kalacağına kendisi karar verir. Türkiye bakımından da tablo farklı değildir. Vizesinin tanıdığı süreyi aşan bir kalış planlayan yabancının, uygulamada ikamet tezkeresi olarak da anılan ikamet izin belgesini edinmesi gerekir. Bu belgeye ilişkin başvurular İl Göç İdaresi'ne yöneltilir; izin de aynı idare tarafından düzenlenir. Belge, yabancıya Türkiye'de oturma imkânı sağlar ve kalışın dayandığı ihtiyaca göre farklı türlere ayrılır. Başvurunun karşılanmaması durumunda ise ilgilinin, kararı hukuka aykırı bulduğu takdirde idari yargıya taşıması mümkündür.

Ülkeye giriş kural olarak vizeye bağlıdır ve vizenin tanıdığı azami kalış süresi doksan gündür. Bu eşiğin ötesine geçilecekse ikamet izni alınması zorunlu hale gelir. Kanun koyucu altı ayrı izin türü öngörmüştür: kısa dönem ikamet izni, aile ikamet izni, öğrenci ikamet izni, uzun dönem ikamet izni, insani ikamet izni ve insan ticareti mağduru ikamet izni. Bu bilgi notunda, sayılan türler arasında istisnai bir konumda bulunan insani ikamet iznini ana hatlarıyla ele alıyoruz.

İzleyen bölümlerde iznin hukuki çerçevesini, hangi hallerde tanınabileceğini, azami süresini, adres kaydı yükümlülüğünü, iptal ve uzatmama rejimini, izne bağlanan sonuçları ve ret kararına karşı açılacak iptal davasını inceliyor; ardından mültecilik ile uluslararası koruma başvurusuna ilişkin temel bilgilere yer veriyoruz.

İnsani İkamet İzninin Hukuki Çerçevesi

İnsani ikamet izni, kanunun aradığı belirli koşulları taşıyan yabancılara tanınan bir statüdür ve diğer izin türlerinden ayrılan bir mantığa dayanır.

Bu izin, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamındaki ikamet izinleri arasında yer alır ve anılan Kanun'un 46. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Düzenlemenin özü şudur: diğer izinler için aranan koşullar aranmaksızın, Bakanlık onayının alınması kaydıyla valilikler tarafından en fazla birer yıllık dönemler halinde verilebilir ve aynı sınır içinde uzatılabilir.

İznin Verilebileceği Haller

Kanunda düzenlenen diğer izin türlerinden birine hak kazanmak, o izin için ayrıca sıralanmış koşulların tamamının karşılanmasını gerektirir. İnsani ikamet izninde ise ölçüt farklıdır: Kanun'un 46. maddesinde sayılan hallerden yalnızca birinin kapsamında bulunmak yeterli sayılır, bunun ötesinde ek bir şart aranmaz. Kanunun tahdidi olarak saydığı haller aşağıda ele alınmıştır.

Çocuğun Yüksek Yararının Söz Konusu Olması

Çocuğun üstün yararı kavramı hem ulusal hem de uluslararası metinlerde ele alınmış, bu yararı güvence altına almak amacıyla pek çok düzenleme kabul edilmiştir. YUKK da bu çizgiyi izleyerek, insani ikamet izni verilebilecek hallerin başına çocuğun üstün yararının bulunmasını yerleştirmiştir.

Değerlendirme yapılırken çocuğun yaşı, sağlık durumu ve zihinsel gelişimi gibi unsurlar, iznin tanınıp tanınmayacağı bakımından belirleyici olur.

Bu gerekçeyle verilen izin, yalnızca çocukla sınırlı kalmaz; çocuğun yabancı anne ve babası da izinden yararlanabilir. Söz gelimi tedavi amacıyla başka bir ülkeden Türkiye'ye getirilen bir çocuğun annesi, tedavi süresince hastanede çocuğunun yanında kalıyorsa kendisine de insani ikamet izni tanınabilir. Zira burada annenin çocuğun bakımını üstlenmesi gerekmekte olup durum doğrudan çocuğun yüksek yararıyla bağlantılıdır. Ne var ki bu yola gidilebilmesi, annenin diğer izin türlerinden herhangi birini elde edememesine bağlıdır; çünkü insani ikamet izni istisnai niteliktedir.

Sınır Dışı Etme veya Giriş Yasağı Kararına Rağmen Çıkışın Sağlanamaması

Yabancı hakkında sınır dışı etme ya da Türkiye'ye giriş yasağı kararı verilmiş olmasına karşın, kişinin ülkeden çıkışı gerçekleştirilemiyorsa veya ayrılması makul ya da mümkün görülmüyorsa, ilgiliye insani ikamet izni tanınabilir.

Sınır Dışı Etme Kararının Uygulanamadığı Haller

YUKK'un 55. maddesinde belirli bir kişi grubu sayılmış ve bu kişiler bakımından sınır dışı etme kararı alınamayacağı hükme bağlanmıştır.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 57. maddesi uyarınca, sınır dışı etme kararı alındıktan sonra, gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence ya da insanlık dışı veya onur kırıcı ceza yahut muamele ile karşılaşacağına dair ciddi emare bulunduğu anlaşılan yabancı sınır dışı edilmez.

Bu kapsamdaki bir yabancının üçüncü bir ülkeye gönderilmesi de mümkün değilse, sınır dışı etme kararı icra edilmez ve kişiye insani ikamet izni verilir.

İzin süresince yabancının kendi ülkesine ya da gidebileceği üçüncü bir ülkeye gönderilme ihtimalleri araştırılmaya devam edilir. Sınır dışı etmeye engel oluşturan durum ortadan kalktığında izin iptal edilir ve ayrıca yeni bir karar alınmasına gerek olmaksızın sınır dışı işlemi tamamlanır.

Aynı sonuç sağlık kaynaklı engeller bakımından da geçerlidir. Sınır dışı etme kararının ardından yabancının ağır sağlık sorunları, yaşı veya hamileliği nedeniyle seyahat etmesinin riskli görüldüğü ya da hayati tehlike taşıyan bir hastalığın tedavisi sürerken gönderileceği ülkede tedavi olanağının bulunmadığı anlaşılırsa, karar uygulanmaz ve kendisine insani ikamet izni verilir. İzin boyunca kişinin sağlık durumu izlenir; engel ortadan kalktığında izin iptal edilir ve yeni bir karara ihtiyaç duyulmadan sınır dışı etme işlemi sonuçlandırılır.

Sınır Dışı Kararına Karşı Yargı Yoluna Başvurulması

YUKK'un 53/3. maddesine göre, hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Başvuruyu yapan kişinin, dava açtığını kararı veren makama da bildirmesi gerekir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi boyunca veya yargı yoluna gidilmişse yargılama tamamlanıncaya kadar sınır dışı işlemi uygulanmaz.

Hükmün lafzından anlaşıldığı üzere, sınır dışı kararına karşı dava açılması bazı istisnalar dışında kararın icrasını kendiliğinden durdurur. Söz konusu istisnalar Kanun'un 54. maddesindeki (b), (d) ve (k) bentleridir:

6458 sayılı Kanun m. 54 (b), (d), (k) bentleri
"Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olan,"
"Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturan,"
"Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilen,"

Bu bentler kapsamındaki yabancıların sınır dışı kararına karşı dava açması, yürütmenin kendiliğinden durması sonucunu doğurmaz. Sayılan istisnaların dışında kalan ve karara karşı dava yoluna başvurmuş olan yabancılara ise insani ikamet izni tanınabilir.

Uluslararası Koruma Başvurusunun Kabul Edilemezliği Kararına Karşı Dava Açılması

YUKK'un 72. maddesindeki hallerin gerçekleşmesi durumunda, uluslararası koruma başvurusunun kabul edilemez olduğuna karar verilir. Yabancı bu karara karşı idare mahkemesinde iptal davası açabilir ve yargılama sonuçlanana dek ülkede kalmasına izin verilir. Bu çerçevede ilgiliye insani ikamet izni verilmesi mümkündür.

Başvurunun Geri Çekilmesi veya Geri Çekilmiş Sayılması Kararına Karşı Dava Açılması

Uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmesi ya da geri çekilmiş sayılması YUKK'un 77. maddesinde hükme bağlanmıştır. Başvurusunun geri çekilmiş sayıldığına ilişkin karara karşı yabancı, idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Böyle bir dava açılması halinde kendisine insani ikamet izni verilebilir.

İlk İltica Ülkesine veya Güvenli Üçüncü Ülkeye Geri Gönderme İşlemlerinin Sürmesi

Yabancı, ilk iltica ülkesinden ya da güvenli üçüncü ülkeden gelmişse uluslararası koruma başvurusu kabul edilmez ve hakkında geri gönderme işlemleri başlatılır. Bu işlemler tamamlanıncaya kadar ilgilinin ülkede kalmasına izin verilebilir; kalmasına izin verilen yabancıya insani ikamet izni tanınabilir.

Girişine ve Kalışına İzin Verilmesi Gereken Yabancılardan Olma

Acil sebeplerle ya da ülke menfaatlerinin korunması, kamu düzeni ve kamu güvenliği gerekçesiyle Türkiye'ye girişine ve burada kalmasına izin verilmesi gereken yabancılar da insani ikamet izninden yararlanabilir. Bunun için ilgilinin, ikamet izni verilmesine engel oluşturan durumları nedeniyle diğer izin türlerinden birini alma imkânından yoksun olması gerekir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere bu izin istisnai bir statüdür.

Olağanüstü Durumların Bulunması

Kanun, olağanüstü durumların varlığı halinde de insani ikamet izni verilebileceğini kabul etmiştir. Bununla birlikte ne Kanun'da ne de Yönetmelik'te olağanüstü durumdan hangi hallerin anlaşılması gerektiği açıklığa kavuşturulmuştur.

İznin Süresi

Yönetmelik'in 27. maddesi uyarınca insani ikamet izni, her seferinde en çok bir yıllık süre için tanınabilir. Sürenin dolmasının ardından uzatma mümkündür; ancak uzatma da yine bir yılı aşamaz. Buradaki bir yıl azami sınırı ifade ettiğinden, iznin daha kısa dönemler için verilmesine bir engel yoktur.

Adres Kayıt Sistemine Kayıt Yükümlülüğü

YUKK'un 46/2. maddesine göre insani ikamet izni alan yabancılar, iznin verildiği tarihten itibaren en geç yirmi iş günü içinde adres kayıt sistemine kaydolmak zorundadır.

İznin İptali veya Uzatılmaması

Kanun'un 24. maddesi ikamet izinlerinin valiliklerce uzatılabileceğini öngörmüştür; insani ikamet izinleri de bu kapsamda valilikler eliyle uzatılabilir.

Yönetmelik'in 44/2. maddesi gereğince valilik, iznin süresi devam ederken, izne temel oluşturan koşulların varlığını sürdürüp sürdürmediğini resen değerlendirir ve sonucu Bakanlığa iletir. İzni zorunlu kılan koşullar ortadan kalktığında, Bakanlık onayı alınmak kaydıyla izin valiliklerce iptal edilir ya da uzatılmaz.

Valilik, Bakanlığın onayı doğrultusunda oluşan iptal veya uzatmama kararını, ikamet izni süresinin bitiminden en geç on beş gün önce yabancıya bildirmekle yükümlüdür.

İzni bu şekilde iptal edilen ya da uzatılmayan yabancı ülkeyi terke davet edilir. Kendi iradesiyle ayrılmayan yabancı hakkında ise sınır dışı işlemi uygulanır. Konuya ilişkin ayrıntılar için sınır dışı (deport) kararına itiraz başlıklı çalışmalara başvurulabilir.

İznin Sağladığı Haklar

Uzun Dönem Dışındaki İzin Türleri İçin Başvuru Yapılabilmesi

İnsani ikamet izni bulunan yabancılar, izin devam ederken uzun dönem ikamet izni dışındaki türlerden koşullarını taşıdıkları herhangi biri için başvuruda bulunabilirler.

Buna ek olarak, öğrenci ikamet iznine hak kazandıracak koşullar ortaya çıktığında, bu izne geçiş yapmaksızın da öğrenci ikamet izninin sağladığı haklardan yararlanmaları mümkündür.

Eş ve Çocuklara Aile İkamet İzni Verilebilmesi

İnsani ikamet izni sahibi yabancıların eşi ve çocukları da aile ikamet izni alabilir. Bunun için aile ikamet izni bakımından kanunda öngörülmüş diğer koşulların da karşılanması gerekir.

Ret Kararına Karşı İptal Davası

İkamet izni talebinin karşılanıp karşılanmayacağı, bu konuda yetkili merci olan İl Göç İdaresi'nin takdirindedir. Koşulların sağlandığı inancıyla yapılan bir başvuru, tek başına talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. Nitekim talep çeşitli gerekçelerle reddedilebilmektedir. Uygulamada karşılaşılan ret sebepleri arasında aranan koşulların karşılanmamış olması, öngörülen süre boyunca yeterli maddi kaynağın bulunmaması veya başvuruda beyan edilen amacın fiilen farklı bir amaç doğrultusunda kullanılması sayılabilir.

Türkiye içinden yapılan ikamet izni başvurularının reddi ve uzatılmaması, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiştir:

6458 sayılı Kanun m. 25
"(1) Türkiye içinden yapılan ikamet izni talebinin reddi, ikamet izninin uzatılmaması veya iptali ile bu işlemlerin tebliği valiliklerce yapılır. İşlemler sırasında, yabancının Türkiye'deki aile bağları, ikamet süresi, menşe ülkedeki durumu, çocuğun yüksek yararı gibi hususlar göz önünde bulundurulur ve ikamet iznine ilişkin karar ertelenebilir."
"(2) İkamet izni talebinin reddi, iznin uzatılmaması veya iptali, yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir. Tebligatta, yabancının karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabileceği ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır."

Yukarıda değindiğimiz üzere talebin karşılanması idarenin iradesine bağlıdır. Dolayısıyla başvurunun kabulü de reddi de birer idari işlem niteliği taşır.

Hukuka aykırı bulunan idari işlemler bakımından iptal davası yolu açıktır. Bu çerçevede ikamet izni talebi reddedilen kişi, ret kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde kararın kaldırılması istemiyle idari dava açabilir. Bu davada görevli ve yetkili mahkeme, dava konusu ret kararını tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Valiliklerce tesis edilen insani ikamet izninin iptali işlemi de idari işlem niteliğinde olduğundan, bu karara karşı da idari yargıda iptal davası açılması mümkündür.

İdarenin tesis ettiği uluslararası koruma işlemlerine karşı idari itiraz yoluna ya da yargı yoluna gidildiğinde, süreç tamamlanıncaya kadar başvuru sahiplerinin Türkiye'de kalmasına izin verilir.

Bazı hallerde yabancı uyruklu kişiler, çeşitli gerekçelerle Türk vatandaşlığına geçmek üzere idareye başvurmaktadır. Mevzuatta aranan bir dizi koşulun karşılanması durumunda yabancıların Türk vatandaşlığını kazanması gerçekten de mümkündür. Buna karşın kimi olaylarda, başvurucu mevzuattaki şartları taşıdığı halde vatandaşlık talebi idarece reddedilebilmektedir. Hukuka aykırı görülen bu tür ret kararlarına karşı da idare mahkemelerinde vatandaşlık başvurusunun reddi kararının iptali davası açılabilir.

Mültecilik

Mültecilik, uluslararası koruma statülerinden biridir ve yalnızca Avrupa'dan belirli nedenlerle Türkiye'ye gelen kişilerin hukuki konumunu düzenler.

6458 sayılı Kanun'un 61. maddesindeki mülteci tanımı özetle şu şekildedir:

6458 sayılı Kanun m. 61
"Mülteci, Avrupa ülkelerinde meydana gelen olaylar nedeniyle ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korktuğu için vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve bu ülkenin korunmasından faydalanmayan ya da korku nedeniyle faydalanmak istemeyen yabancıdır."

Aynı türden olaylar sonucunda, daha önce yaşadığı ikamet ülkesinin dışında bulunan, oraya dönemeyen ya da duyduğu korku nedeniyle dönmek istemeyen vatansız kişi de mülteci sayılır.

Uluslararası Koruma Statüsü Başvurusu

6458 sayılı Kanun bakımından uluslararası koruma şu kişileri kapsar:

  • Mülteci,
  • Şartlı Mülteci,
  • İkincil Koruma Statüsü Sahipleri.

Yabancı, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'ndaki koşulların tek tek değerlendirilmesi sonucunda bu statülerden birine dahil edilir. Güncel bir örnek üzerinden bakıldığında, Türkiye'ye Suriye'den topluca gelen kişilerin hukuki konumu mültecilik değildir; bu kişiler geçici koruma statüsündedir.

Uluslararası koruma statüsünden yararlanabilmek için bireysel başvuru şarttır. Başvurucular ilk olarak merkezi Ankara'da bulunan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (BMMYK) giderek kayıtlarını tamamlar. Burada görevliler, hangi ildeki İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne başvurulması gerektiğini bildirir. Başvurucunun, kendisine bildirilen ile 15 gün içinde giderek başvurusunu yapması gerekir. Kaydın alınmasının ardından uluslararası koruma talebine ilişkin bir "bireysel mülakat" gerçekleştirilir ve bu görüşmede başvuru ayrıntılı biçimde ele alınır. Mülakatın tamamlanmasından sonra Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, başvurucunun Türkiye'de uluslararası korumadan yararlanmasını sağlayacak koşulları taşıyıp taşımadığını inceleyerek kararını verir.

Sıkça Sorulan Sorular

İdare mahkemesinde avukatla temsil zorunlu mudur?

Türk hukukunda taraflar mahkemelerde kendilerini bizzat savunabilir ve temsil edebilir; birkaç istisna dışında avukatla temsil zorunluluğu yoktur. İdare mahkemeleri bakımından da idare hukuku alanında çalışan bir avukatla temsil edilme mecburiyeti bulunmaz. Ne var ki idare hukuku mevzuatının çok katmanlı yapısı ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki sürelerin kısa ve kesin niteliği nedeniyle, sürecin hukukçu olmayan kişilerce yürütülmesi hem usul hem esas bakımından telafisi güç hatalara yol açabilir. Bu nedenle ayrıntılı kurallar içeren idari yargı sürecinde herhangi bir adım atılmadan önce hukuki destek alınması yerinde olur.

İnsani ikamet izni en fazla ne kadar süreyle verilir?

İzin en çok bir yıllık dönemler için tanınabilir; bir yılı aşan bir süre için verilmesi mümkün değildir. Süre sona erdiğinde uzatma yoluna gidilebilir.

İzin sahibinin eşi ve çocukları aile ikamet izni alabilir mi?

Evet. İnsani ikamet izni bulunan yabancıların eşi ve çocukları, kanunun aradığı diğer koşulları da karşılamaları kaydıyla aile ikamet izni alabilir.

İzin iptal edilir veya uzatılmazsa ne olur?

Bu durumda yabancı ülkeyi terke davet edilir. Kendi rızasıyla ülkeden ayrılmayan yabancı hakkında sınır dışı işlemi uygulanır.

Suriye uyruklu kişiler mülteci sayılır mı?

Mültecilik statüsü, yalnızca Avrupa'dan belirli nedenlerle Türkiye'ye gelen kişilerin hukuki durumunu ifade eder. Avrupa kıtası dışındaki ülkelerden gelenler bu statü kapsamında değerlendirilemez. Suriye uyruklu kişiler de bu nedenle mülteci sayılmaz; bu kişiler geçici koruma statüsündedir.

İkamet izni başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

Başvuru işleme alındıktan sonra süreç doksan gün içinde tamamlanır. Talebin bu süre içinde sonuçlandırılamayacağı anlaşılırsa, idarenin başvurucuyu bilgilendirmesi gerekir.

İnsani ikamet izni nasıl ve kim tarafından verilir?

Bu izinde diğer türler için aranan koşullar aranmaz. İzin, Bakanlık onayının alınmasıyla ve en fazla birer yıllık dönemler halinde valiliklerce verilir. Başvurular İl Göç İdaresi Müdürlükleri'ne yapılır.

Diğer izin türlerinden biri alınabiliyorsa insani ikamet izni verilir mi?

Verilmez. İnsani ikamet izni istisnai bir türdür; diğer ikamet izinlerinden herhangi birinin alınması mümkünse bu izne başvurulması söz konusu olmaz.

Ret kararına karşı hangi sürede dava açılır?

Başvurunun reddi bir idari işlem oluşturduğundan, işlemin iptali idare mahkemelerinden istenebilir. Talebi reddedilen kişinin, kararın kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde ret işleminin kaldırılması istemiyle idari dava açma hakkı vardır.

Bütün koşullar sağlanıyorsa başvuru mutlaka kabul edilir mi?

Hayır. Başvurunun kabulü veya reddi konusunda yetkili merci İl Göç İdaresi'dir ve idarenin bu konuda takdir yetkisi bulunur. Koşulların tamamının karşılanıyor olması, talebin kesin olarak kabul edileceği sonucunu doğurmaz.

İnsani ikamet izni uyuşmazlıklarında belirleyici olan nokta, iznin istisnai karakteridir. İdare, talebi değerlendirirken hem 46. maddedeki hallerden birinin gerçekleşip gerçekleşmediğini hem de başvurucunun diğer izin türlerinden yararlanma imkânının bulunup bulunmadığını birlikte ele alır. Bu nedenle dosyanın kurgusu, izni gerektiren fiili durumun belgelendirilmesi kadar, alternatif izin yollarının neden kapalı olduğunun ortaya konulmasına da dayanmalıdır.

Ret ve iptal işlemlerine karşı yürütülecek yargısal süreçte ise en sık karşılaşılan hak kaybı, sürelerin kaçırılmasından doğar. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, sürenin hangi tarihte işlemeye başladığı ve işlemin gerekçesinin somut olguya dayanıp dayanmadığı baştan denetlenmelidir. Somut bir dosyada özellikle şu başlıklar önceliklendirilmelidir:

  • Ret veya iptal kararının tebliğ tarihinin belgelenmesi ve altmış günlük dava açma süresinin buna göre hesaplanması
  • İşlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları bakımından ayrı ayrı denetlenmesi
  • Kararda gösterilen gerekçenin dosyadaki maddi olgularla uyumunun sınanması
  • Aile bağları, ikamet süresi, menşe ülkedeki durum ve çocuğun yüksek yararı gibi 25. maddedeki ölçütlerin idarece gözetilip gözetilmediğinin tartışılması
  • Sınır dışı riski bulunan dosyalarda yürütmenin durdurulması talebinin dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi
  • Adres kayıt sistemine kayıt gibi yirmi iş günlük yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi

Independent Legal, yabancılar ve göç mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda ikamet izni başvurularının hazırlanmasından ret ve iptal kararlarına karşı açılacak davaların takibine kadar sürecin tamamında danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara