Kambiyo senetleri arasında yer alan çek, Türk Ticaret Kanunu'nun 780-823. maddeleri ile Çek Kanunu'nda hükme bağlanmıştır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12.10.2015 tarihli, 2015/432 E. ve 2015/12597 K. sayılı kararında da — diğer içtihatlarında olduğu gibi — aynı tanıma yer verilmiştir: "TTK'nın 780. maddesine göre çekin kayıtsız ve koşulsuz belli bir bedelin ödenmesi için yapılan havale ve ödeme aracı olduğu…"
Ne var ki muhatap bankaya sunulan her çek tahsil edilemez. Bunun başlıca nedeni, keşidecinin banka nezdindeki çek hesabında senet üzerinde yazılı tutarı karşılayacak bir bakiyenin bulunmamasıdır. Böyle bir tabloda karşılıksız çek düzenlenmesi gündeme gelir ve bu fiil hukukumuzda yaptırıma bağlanmış bir suç oluşturur.
Üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına yol açan kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine adli para cezasına hükmedilebilir. Mahkeme bunun yanında keşideci bakımından çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı da verebilir.
Karşılıksız Çek Nedir?
Bir çekin ibraz süresi içinde ödenebilmesi, keşidecinin muhatap nezdinde tasarruf yetkisine sahip olduğu bir karşılığın bulunmasına bağlıdır. Hamil çeki süresi içinde ibraz ettiği halde düzenleyenin muhatap nezdinde tasarruf edebileceği bir karşılık yoksa çek karşılıksız kalır ve "karşılıksızdır" işlemi uygulanır.
Çekin karşılıksız çıkması ya da kanunda belirlenen diğer yükümlülüklere aykırı davranılması hallerinde ilgililere uygulanacak yaptırımlar 5941 sayılı Çek Kanunu'nda düzenlenmiştir. Anılan kanunun 1. maddesi, bu hallere bağlanan yaptırımların Çek Kanunu kapsamında ele alındığını ortaya koymaktadır.
Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalar için Karşılıksız Çek başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Çekin Karşılıksız Olduğunun Tespiti
Karşılıksızlığa ilişkin işlemi yapma yetkisi muhataba aittir. Hamilin talepte bulunması durumunda işlemin hangi usulle yürütüleceği Çek Kanunu'nda gösterilmiştir. Kanunun 3. maddesi uyarınca "karşılıksızdır" işlemi; hamilin talebi üzerine, çekin arka yüzüne kanunda sayılan bilgiler yazılmak ve muhatap banka yetkilisince imzalanmak suretiyle gerçekleştirilir.
Bununla birlikte işlemin tamamlanabilmesi için banka yetkilisinin kanunda öngörülen bilgileri yazmasının ardından hamilin de çeki imzalaması aranır. Hamil imza atmaktan kaçınırsa "karşılıksızdır" işlemi yapılamaz.
Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı
Çek Kanunu'nun 5. maddesi, bir çeke "karşılıksızdır" işlemi uygulanması halinde çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağını düzenlemektedir. Hükme göre, hamilin şikâyeti üzerine karşılıksızdır işlemi görmüş çeki düzenleyen kişi hakkında adli para cezasına hükmolunur. Mahkeme, adli para cezasının yanında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına da karar verir. İlgili hakkında hâlihazırda böyle bir yasak mevcutsa, bu kez yasağın devamına hükmedilir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, hamilin şikâyeti bulunmasa dahi, devam eden bir yargılama sırasında mahkeme koruma tedbiri niteliğinde olmak üzere resen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verebilir.
Yasak Kimler Hakkında Uygulanır?
Çek Kanunu'nun 5. maddesi, yasağın kimleri kapsadığını göstermiştir. Buna göre yasak şu kişiler bakımından uygulanır:
- Gerçek veya tüzel kişi olmak üzere çek hesabının sahibi,
- Söz konusu tüzel kişi adına çeki keşide edenler,
- Karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmiş olması halinde ayrıca yönetim organı,
- Ticaret siciline tescili yapılmış şirket yetkilileri.
Bir hususa ayrıca dikkat çekmek gerekir: hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedilenler, yasaklılık süresi boyunca sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev üstlenemez. Buna karşılık bu kişilerin karar tarihinde devam eden organ üyelikleri, görev sürelerinin sonuna kadar sürer.
Yasak Kararı Sonrasındaki Süreç
Yasak kararı, bir adres değişikliği bildirilmemişse ilgilinin çek hesabını açtırırken beyan ettiği adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilir. Bankaya yanlış bir adres bildirilmiş ya da adres fiilen terk edilmiş olsa dahi tebligat yapılmış sayılır.
Hakkında karar verilen kişi, elinde bulunan çek yapraklarını ait oldukları bankalara geri vermek zorundadır; adına yeni bir çek hesabı da açılamaz. İlgili ayrıca, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde düzenlediği ve karşılığı henüz tahsil edilmemiş çekleri muhatap bankaya liste hâlinde bildirmekle yükümlüdür.
Ceza Davası Kararının Yasağa Etkisi
Çek hakkında karşılıksızdır işlemi uygulandıktan sonra hamilin şikâyeti üzerine yürütülen yargılamada beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi ya da davanın reddi yönünde bir karar çıkarsa mahkeme aynı kararında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da hükmeder. Yargılanan kişi hakkında adli para cezasına karar verilmesi de mümkündür; bu ceza çek bedelinin karşılıksız kalan kısmından az olamaz.
Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.10.2021 tarihli 2021/6982 esas ve 2021/12925 karar sayılı ilamında;
"5941 sayılı Çek Kanununun ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasına göre; Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak "karşılıksızdır" işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı az olamaz. 11. fıkrasına göre; Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir."
denilmek suretiyle karşılıksız çek düzenleme suçu kapsamında hükmedilmesi gereken cezalar ortaya konulmuştur.
Yasağın Süresi ve Kaldırılması
Karşılıksız çek keşide etme suçundan ceza alan ve hakkında çek düzenleme ile çek hesabı açma yasağına hükmedilen kişi, adli para cezasının ödendiği tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra ve her halde yasak kararının verilmesinden itibaren 10 yılın dolmasıyla bu kararın kaldırılmasını isteyebilir.
Talep, hükmü kuran mahkemeye yöneltilir; kaldırma bakımından yetkili mahkeme de kararı veren mahkemedir. Başvurunun yazılı biçimde yapılması gerekir. Hâkim, yapacağı araştırma sonucunda gerekli görürse yasağı kaldırır.
Yasak yürürlükteyken çek düzenlenmesi halinde ise mahkumiyet kararı verilmesi mümkündür.
Nitekim Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli 2021/5523 esas ve 2021/6454 karar sayılı ilamında;
"Buna göre; suçun faili, hakkında daha önceden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş kimse, suçun maddi unsuru ise; kesinleşmiş yasaklama kararına rağmen çek düzenleme eylemidir. Temyize konu somut uyuşmazlıkta, sanığın savunmasında öncelikle suça konu edilen iki çekin üzerindeki imzaların kendisine ait olmadığını devamla her iki çekin de ileri tarihli keşide edildiğini beyan etmesi karşısında; Mahkemece, öncelikle çek asılları üzerindeki imzaların sanığa ait olup olmadığı yönünde bir bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre imzaların sanığın eli ürünü olduğu ortaya çıkarsa bu kez de çeklerin içeriğinden alacaklı olduğu anlaşılan kimselerin ticari defterleriyle geriye dönük çek teslim belgelerinden yola çıkılarak çeklerin ileri tarihli keşide edilip edilmediğinin tespiti ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığın savunmalarına neden itibar edilmediği yönünde gerekçesiz kurulan hükümle mahkumiyetine karar verilmesi,"
ifadelerine yer verilerek, yasak kararına aykırı davranılması halinde mahkumiyete hükmedilebileceği ortaya konulmuştur.
Independent Legal Değerlendirmesi
Çek yasağının pratikteki ağırlığı çoğu zaman adli para cezasından değil ticari sonuçlarından kaynaklanır. Yasaklılık süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında görev alınamaması, şirket yapılarında beklenmedik yetki boşlukları doğurabilir. Şirket adına düzenlenen çeklerde imza yetkisinin kimde bulunduğu ve tescilli temsil yetkilerinin kapsamı ise yasağın kime yöneleceğini belirler; yetki dağılımının sicilde açıkça yansıtılmaması, ödemeyle fiilen ilgisi olmayan kişilerin de yaptırım kapsamına girmesine yol açabilir.
Bu alandaki dosyalarda öncelikle şu başlıklar gözden geçirilmelidir:
- Çekin kanuni ibraz süresi içinde ibraz edilip edilmediğinin ve karşılıksızdır işleminin usulüne uygun tamamlanıp tamamlanmadığının denetlenmesi
- Çekin arka yüzündeki kayıtlar ile hamilin imzasının bulunup bulunmadığının incelenmesi
- İleri tarihli keşide iddiası varsa ticari defterler ve çek teslim belgeleri üzerinden bunun ortaya konulması
- Şirket adına düzenlenen çeklerde temsil yetkisinin ve yönetim organı üyeliklerinin sicil kayıtlarıyla doğrulanması
- Adli para cezasının ödenmesinin ardından üç yıllık sürenin takip edilerek kaldırma talebinin zamanında sunulması
Independent Legal, kambiyo senetlerinden doğan uyuşmazlıklarda karşılıksız çek yargılamalarının takibinden yasak kararının kaldırılmasına yönelik başvurulara kadar süreç boyunca danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktadır.

