En yalın anlatımıyla çek, yalnızca bir bankaya hitaben düzenlenebilen, kanunun aradığı şekil kurallarına bağlı ve kıymetli evrak niteliği taşıyan bir ödeme aracıdır. Bir borcunu kapatmak amacıyla senedi düzenleyen kişi, bu işlemle birlikte iki sonuç doğurur: metinde gösterilen bankaya, senedi ibraz eden kimseye belirtilen tutarı ödeme yetkisi verir; senedi elinde bulunduran kişiye de bu bedeli tahsil etme imkânı tanır.
Uygulamada ise çek hesabında hiç para bulunmaksızın veya senette yazılı tutarı karşılamaya yetmeyecek bir bakiye ile senet düzenlenmesine sıkça rastlanmaktadır. Ticari hayatın işleyişini zedeleyen bu tablo, hem tahsil sorunu hem de cezai sorumluluk doğuran bir süreci başlatır.
Senedin ibrazı, elinde çek bulunan kimsenin, üzerinde yazılı tutarın kendisine ödenmesini isteyerek senedi metinde gösterilen bankaya sunmasını, yani göstermesini ifade eder. Alacaklı, senette yer alan tarih geldiğinde ve kanuni süre içinde bankaya başvurup bedeli çek hesabından tahsil ettiğinde alacağına kavuşmuş olur. Hesapta karşılık bulunmadığı takdirde ise muhatap bankanın karşılıksızdır işlemi yapması gerekir. Bu işlemin daha iyi kavranabilmesi için, önce olağan akışta tahsilin nasıl gerçekleştiğini açıklamakta yarar görüyoruz.
Çek Bedelinin Olağan Yoldan Tahsili
Bedelin tahsil edilebilmesi her şeyden önce senedin ibrazına bağlıdır. Kural olarak, fiziki senet ortada olmaksızın alacak hakkının, yani bedelin ödenmesi talebinin ileri sürülmesi mümkün değildir. Alacaklının senedi ödeme istemiyle bankaya sunması gerekir.
İbrazın kanunda gösterilen süreler içinde yapılması zorunludur. Aşağıda ayrıntılarına yer verdiğimiz bu süreler, senedin üzerinde yazan düzenlenme tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Bunun yanında, senedin gösterdiği bankadaki çek hesabında bedeli karşılayacak ölçüde para bulunması gerekir. Aksi halde karşılıksızdır işlemine gidilecek ve cezai yaptırım gündeme gelecektir.
Tahsil bakımından belirleyici bir başka nokta da senedin geçerliliğidir. Bu konudaki ayrıntılı açıklamalar için Çekte Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar başlıklı çalışmamıza bakılabilir.
Bankaya İbraz İçin Öngörülen Süreler
İbraz süresi, senedi elinde bulunduran kişinin bankaya başvurabileceği zaman dilimini gösterir. Türk Ticaret Kanunu m. 796 uyarınca yurt içinde düzenlenen senetlerde durum şöyledir: ödeme, senedin düzenlendiği yerde yapılacaksa hamilin 10 gün içinde bankaya başvurması gerekir; ödeme yeri düzenlenme yerinden farklı bir yer ise bu süre 1 aydır.
Ödemenin yapılacağı ülke dışında düzenlenen senetler bakımından ölçüt, düzenlenme yeri ile bankanın bulunduğu yerin aynı kıtada olup olmadığıdır:
- Düzenlenme yeri ile ödeme yerinin aynı kıtada bulunması halinde ibraz için tanınan süre 1 aydır.
- Bu iki yerin ayrı kıtalarda bulunması durumunda süre 3 aya çıkar.
Bu ölçütün Akdeniz çevresindeki ülkeler bakımından özel bir uygulaması bulunmaktadır. Bir Avrupa ülkesinde düzenlenmekle birlikte Akdeniz'e kıyısı olan bir ülkedeki banka tarafından ödenecek senet, aynı kıtada düzenlenmiş sayılır ve 1 aylık süreye tabi olur. Bunun tersi de geçerlidir: Akdeniz'e kıyısı bulunan bir ülkede düzenlenip bir Avrupa ülkesindeki bankaca ödenmesi gereken senet de aynı kıtada düzenlenmiş kabul edilir ve yine 1 ay içinde ibraz edilmelidir.
Konunun ayrıntıları için Çekte Süreler başlıklı yazımız incelenebilir.
Senedin Bankaya Sunulması ve Karşılığın Bulunmaması
Senedin kanuni süresi içinde bankaya sunulması ve çek hesabında yeterli bakiyenin bulunması halinde hamil alacağını elde etmiş olur. Karşılaşılabilecek diğer ihtimal ise hesapta senette gösterilen tutarda paranın mevcut olmamasıdır. Hesap bakiyesinin bedeli karşılamadığı bu durumda, hem senedin üzerine hem de çek hesabına ilişkin kayıtlara karşılıksız çek kaydı işlenir.
Karşılıksızdır İşlemi Nasıl Yapılır?
Senedin karşılıksız olduğuna dair işlemi yürütecek merci muhatap bankadır ve işlem hamilin talebiyle gerçekleştirilir. Kurumun hukuki dayanağını 5941 sayılı Çek Kanunu oluşturmaktadır. Kanunun 3. maddesine göre:
5941 sayılı Çek Kanunu m. 3
"Karşılıksızdır" işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır."
Hüküm, işlemin kapsamını bedelin karşılanamayan bölümüyle sınırlandırmıştır. Hamilin talebi üzerine senedin arka yüzüne şu hususların yazılması gerekir: senedin tahsil amacıyla bankaya sunulduğu tarih, hesabın durumu, bankanın kendi yükümlülüğü çerçevesinde ödediği tutar ve ibrazı gerçekleştiren gerçek kişinin adı ile soyadı. İbraz eden kişi bedeli bir tüzel kişi adına tahsil ediyorsa bu husus da ayrıca belirtilir. Kayıt, ibraz eden kişi ile banka yetkilisinin birlikte imzalamasıyla tamamlanır. Bankanın ödediği miktar mahsup edildikten sonra geriye kalan karşılıksız tutar açık biçimde gösterilir.
Hamilin imza atmaktan kaçınması halinde karşılıksızdır işlemi yapılmaz. Buna karşılık bankalar bakımından durum farklıdır: talep geldiğinde işlemi gerçekleştirmek zorundadırlar ve hiçbir gerekçeyle bundan kaçınamazlar.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 20.02.2020 tarihli, 2019/35817 E. ve 2020/415 K. sayılı ilamı bu zorunluluğu açıkça ortaya koymaktadır:
"Çekin kanuni süresinde yetkili hamil tarafından bankaya ibrazında, muhatap banka tarafından çek üzerinde yapılacak inceleme, 6102 sayılı TTK ve 5941 sayılı Kanun'da yazılı hususlarla sınırlı olmak zorundadır. Muhatap banka tarafından çek hesabında yeterli karşılık varsa çek bedelinin hamile ödenmesi zorunludur. Çek hesabında yeterli karşılık bulunmuyorsa, bu durumda yetkili hamilin talebi üzerine, 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesinde yazılı hususlar çekin arkasına yazılmak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılması zorunludur. Çekin süresinde yetkili hamil tarafından muhatap bankaya ibrazında, şayet yeterli karşılığı bulunmamasına rağmen, banka tarafından ileri sürülen değişik gerekçelerle 5941 sayılı Kanun'un 3/4. maddesi gereği "karşılıksızdır" işlemi yapılmamışsa, çek hesabında yeterli karşılığı bulundurmakla yükümlü gerçek kişinin "karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan dolayı cezalandırılmasının mümkün olmadığına, 27/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi."
Karşılıksız çek düzenlenmesi Çek Kanunu'nda suç olarak öngörülmüştür. Bu fiili işleyenler bakımından, ellerinde bulunan tüm çek yapraklarının bankaya geri verilmesi, çek düzenleme ile çek hesabı açma yasağı ve adli para cezası şeklinde yaptırımlar uygulanır.
Independent Legal Değerlendirmesi
Karşılıksız çek uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen unsur, çoğu zaman esasa ilişkin tartışmalar değil ibraz aşamasında yapılan usul hatalarıdır. Süresi kaçırılmış bir ibraz, hamili hem kambiyo hukukuna özgü takip imkânlarından hem de cezai süreci başlatma olanağından yoksun bırakabilir. Yukarıda aktarılan Yargıtay kararının gösterdiği üzere, bankanın karşılıksızdır kaydını hiç düşmemiş olması da hesap sahibinin cezalandırılmasının önünde engel oluşturmaktadır.
Bu nedenle senedin bankaya sunulduğu an, dosyanın tüm seyrini belirleyen kritik eşiktir. Uygulamada özellikle şu noktaların gözetilmesini öneriyoruz:
- Düzenlenme tarihini izleyen günden başlayan ibraz süresinin, ödeme yeri ile düzenlenme yeri karşılaştırılarak baştan hesaplanması
- Karşılıksızdır kaydının senedin arka yüzüne kanunun aradığı tüm unsurlarla birlikte işlendiğinin ibraz anında denetlenmesi
- Kısmi ödeme yapılmışsa bankanın ödediği tutar ile karşılıksız kalan bakiyenin ayrı ayrı ve açık biçimde gösterilmesinin sağlanması
- Bedel bir tüzel kişi adına tahsil ediliyorsa bu sıfatın kayıtta belirtilmesi ve temsil yetkisinin belgelenmesi
- Bankanın işlemi yapmaktan kaçınması ihtimaline karşı durumun tutanakla veya yazılı başvuruyla kayıt altına alınması
- Karşılıksızdır kaydının ardından adli para cezası ve çek düzenleme yasağı yönünden başvurulacak yolun süresinde değerlendirilmesi
Independent Legal, kıymetli evraktan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ibraz sürecinin yönetiminden kambiyo takibine ve karşılıksız çek nedeniyle yürütülen ceza yargılamasına kadar tüm aşamalarda danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

