Yabancıların ülkemizde bulunmalarına ve vize işlemlerine ilişkin çerçeve, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile çizilmiştir. Kanun tek tip bir izin öngörmemiş; kalışın amacına göre farklılaşan çeşitli ikamet izni türlerini ayrı ayrı düzenlemiştir. Gündelik dilde yalnızca "oturma izni" denilen belge çoğunlukla kısa dönem ikamet iznini ifade eder ve yetkili makamlarca düzenlenmesi halinde Türk vatandaşı olmayan kişiye belirli bir süre Türkiye'de kalma imkânı tanır. Bu iznin dayandığı gerekçeler ise birbirinden oldukça farklı olabilmektedir.
Ölçüt basittir: vizenin ya da vize muafiyetinin sağladığı süreyi veya doksan (90) günlük eşiği aşacak biçimde Türkiye'de kalmayı planlayan her yabancı uyruklu kişinin, bulunduğu ildeki Göç İdaresi birimine başvurarak ikamet izni edinmesi gerekir. Bu belge, kişinin ülkede ne kadar kalabileceğini hukuken belirleyen bir dayanaktır. Vize süresinin dışında kalan zaman dilimlerinde Türkiye'de bulunmak, ancak geçerli bir ikamet izniyle mümkündür.
Kanunda düzenlenen izin türleri arasında kısa dönem ikamet izni, elde edilmesi görece daha kolay olduğu için başvuru sayısı bakımından ilk sırada yer alır. Aşağıda, bu izne kimlerin başvurabileceğini, hangi koşulların arandığını, izin sürelerini, uzatma usulünü ve başvurunun reddi halinde işletilecek yargısal yolu sırasıyla değerlendiriyoruz.
Kısa Dönem İkamet İznine Başvurabilecek Yabancılar
Bu izne hangi yabancıların müracaat edebileceği, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 31. maddesinde gösterilmiştir. Anılan hüküm uyarınca kısa dönem ikamet izni talebinde bulunabilecek kişiler şunlardır:
- Turizm amacıyla ülkede kalacak olanlar
- Ülkemizde taşınmaz maliki olan yabancılar
- Ticari bir bağlantı kurmak ya da iş kurmak üzere gelenler
- Bilimsel araştırma yürütmek amacıyla Türkiye'ye gelecekler
- Hizmet içi eğitim programlarına dahil olacaklar
- Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu anlaşmalar veya öğrenci değişim programları kapsamında eğitim ve benzeri amaçlarla gelenler
- Kamu sağlığı bakımından tehdit sayılan hastalıklardan birini taşımıyor olmak kaydıyla tedavi amacıyla gelenler
- Adli ya da idari makamların talebi veya kararı gereği ülkede kalması gereken kişiler
- Aile ikamet izninden kısa dönem ikamet iznine geçiş yapanlar
- Türkçe öğrenmeye yönelik kurslara katılacaklar
- Kamu kurumları eliyle yürütülen eğitim, araştırma, staj ve kurs programlarına katılacaklar
- Türkiye'de yükseköğrenimini bitirenlerden mezuniyet tarihini izleyen altı ay içinde başvuranlar
- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları
- Ülkemizde çalışmamakla birlikte Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacak olanlar; ayrıca bu kişilerin yabancı eşi ile kendisinin ve eşinin ergin olmayan ya da bağımlı yabancı çocuğu
Sayılan niteliklerden birini taşıyan yabancıdan, gerekli görülmesi halinde bu durumu belgeyle ortaya koyması istenebilir. Ayrıca bu gerekçelerle gelen kişilerin ülkedeki kalış koşullarının da beyan ettikleri amaca uygun olması aranır.
Konunun genel çerçevesi bakımından "Oturma İzni (İkamet İzni) Başvurusu Nasıl Yapılır?" başlıklı çalışmamızdan da yararlanılabilir.
İznin Verilebilmesi İçin Aranan Koşullar
Kısa dönem ikamet izninin hangi koşullara bağlandığı, aynı Kanunun 32. maddesinde belirlenmiştir. Hüküm uyarınca başvuru sahibinden beklenenler şu şekilde özetlenebilir: yukarıda sayılan gruplardan birinin kapsamına girmek, Türkiye'ye girişi engellenen yabancılardan olmamak, genel sağlık ve güvenlik ölçütlerini karşılayan bir barınma imkânına sahip bulunmak, Türkiye'de kalınacak adrese ilişkin bilgileri idareye bildirmek ve talep edilmesi durumunda vatandaşı olunan ya da yasal olarak ikamet edilen ülkenin yetkili makamlarınca düzenlenmiş adli sicil belgesini ibraz etmek.
Bu koşullardan biri olan "Türkiye'ye girişine izin verilmeyen yabancılar" kategorisi, 6458 sayılı Kanunun 7. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. İlgili düzenlemenin lafzı şöyledir:
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 7
"(1) Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye'ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir:
a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya oturma ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar
b) Vize, vize muafiyeti veya oturma izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar"
Yukarıda sıralanan koşulların tamamının karşılandığı hallerde, başvuru sahibi yabancıya kısa dönem ikamet izni düzenlenebilir.
İzin Süresi ve Süreye İlişkin İstisnalar
Kural olarak kısa dönem ikamet izni, her seferinde en çok ikişer yıllık dilimler halinde düzenlenir. Bu iki yıllık sınırın dışında tutulan iki grup bulunmaktadır: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye'de çalışmamakla birlikte Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacak yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan ya da bağımlı yabancı çocuğu.
Bu iki grup bakımından izin, en fazla beşer yıllık sürelerle verilebilmektedir.
Sınırlama yalnızca yıl esasına dayanmaz; iznin kaç kez düzenlenebileceği yönünden de bir üst sınır öngörülmüştür. Türkçe öğrenme kurslarına katılacak yabancılara tanınan ikamet izni, en çok iki defa verilebilir.
Türkiye'de yükseköğrenimini tamamladıktan sonra altı ay içinde müracaat edenler bakımından ise izin, yalnızca bir kez ve en fazla bir yıllık süreyle düzenlenebilir.
Başvuru Hangi Makama Yapılır?
Kanunun 21. maddesi gereğince kısa dönem ikamet izni talebi, yabancının vatandaşı bulunduğu veya yasal olarak yaşadığı ülkedeki Türk konsolosluklarına iletilir.
Konsolosluk, kendi görüşünü de ekleyerek dosyayı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne gönderir. Genel Müdürlük, ihtiyaç duyduğu takdirde diğer kurumların değerlendirmelerini de alarak talebi karara bağlar; ardından iznin düzenlenmesi ya da talebin reddi yönündeki sonucu konsolosluğa bildirir.
Başvuruların karara bağlanması için öngörülen azami süre doksan gündür. Verilen karar, başvuru sahibine tebliğ edilir.
İznin Uzatılması
Uzatma talebinin, mevcut iznin bitimine altmış gün kalmasından itibaren ve her hâlükârda izin süresi dolmadan önce valiliklere yöneltilmesi gerekir. Dolayısıyla ikamet izinlerini uzatma konusundaki yetki valiliklere aittir.
Uzatma başvurusunda bulunan yabancıya, harca tabi olmayan bir belge düzenlenir. Bu belge sayesinde ilgili kişi, ikamet izninin süresi sona ermiş olsa dahi talebi hakkında bir karar verilinceye kadar Türkiye'de kalmaya devam edebilir. Böylece süresi dolmadan uzatma için müracaat eden yabancıların ülkedeki ikametlerinin kesintiye uğramaması sağlanmıştır.
Ret, İptal ve Uzatmama Halleri
Kısa dönem ikamet izninin hangi durumlarda verilmeyeceği, verilmişse iptal edileceği ve süresi dolanların neden uzatılmayacağı, Kanunun 33. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre şu üç hâlden birinin varlığı yeterlidir: hakkında yürürlükte olan bir sınır dışı etme ya da Türkiye'ye giriş yasağı kararı bulunması; iznin, düzenlenme amacının dışında bir amaçla kullanıldığının tespit edilmesi; iznin dayandığı şartlardan birinin veya birkaçının hiç gerçekleşmemesi ya da sonradan ortadan kalkması.
Ret Kararının İptali İçin Açılacak Dava
Yukarıda ayrıntılı biçimde açıkladığımız üzere mevzuatın aradığı koşulları karşılayan yabancıların talepleri idarece incelenerek sonuca bağlanır. Bununla birlikte idare, çeşitli gerekçelerle ret yönünde karar verebilmektedir. Ret gerekçesi kimi zaman mevzuattaki şartların karşılanmaması ya da eksik veya hatalı evrakla başvuru yapılması olurken, kimi zaman da idarenin takdir yetkisini kullanması sonucunda ortaya çıkar.
Talebi reddedilen yabancı, bu kararı hukuka aykırı buluyorsa iptali istemiyle dava açabilir. Davanın, kararı tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılması gerekir. Bu davanın, kararın tebliğ edildiği günden başlamak üzere 60 gün içinde açılması gerekir.
Başvurunun kabulü ya da reddi yönünde idarece tesis edilen kararlar nitelik itibarıyla birer idari işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemlerin hukuka uygun sayılabilmesi, taşıması gereken tüm unsurların eksiksiz bulunmasına bağlıdır. "İdari İşlemlerin İptali" başlıklı çalışmamızda ele aldığımız üzere yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi birinde sakatlık saptanan idari işlemler mahkemece iptal edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Başvurular ne kadar sürede sonuçlandırılır?
Kısa dönem ikamet izni talepleri, dosyanın işleme alındığı andan itibaren en geç doksan gün içinde karara bağlanır.
İzin en fazla ne kadar süreyle verilir?
Ana kural, iznin en çok 2 (iki) yıllık süreyle düzenlenmesidir.
Aile ikamet izni kısa dönem iznine çevrilebilir mi?
Aile ikamet iznine dayanarak Türkiye'de en az 3 yıl kalmış olan ve 18 yaşını tamamlamış kişiler bu talepte bulunabilir. Destekleyicinin vefatı halinde, ona bağlı olarak aile ikamet izniyle ülkede bulunanlar da izinlerinin kısa dönem ikamet iznine dönüştürülmesini isteyebilir.
Başvuruda hangi belgeler istenir?
Talep edilen evrak arasında ikamet izni başvuru formu, pasaportun ya da yerine geçen belgenin aslı ile fotokopisi, ICAO standartlarına uygun 4 adet biyometrik fotoğraf, sağlık sigortası, adli sicil kaydı ve izin süresi boyunca yeterli maddi imkânın bulunduğunu ortaya koyan belgeler yer alır. Somut duruma göre ek belge sunulması da gerekebilir.
Evrakta eksiklik bulunursa ne olur?
Başvuruda eksik belge tespit edildiğinde, hangi evrakın tamamlanması gerektiği ve eksikliğin 15 gün içinde giderilmesi zorunluluğu yabancıya bildirilir. Bu 15 günlük süre içinde tamamlama yapılmazsa dosya değerlendirmeye alınmaz ve işlemden kaldırılır.
İkamet izni kartı nasıl teslim edilir?
İkamet izni kartlarının tamamı İl Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından basılır ve PTT aracılığıyla yabancının bildirdiği adrese ulaştırılır.
İdari yargıda avukatla temsil zorunlu mudur?
Türk hukuku, tarafların yargı önünde kendilerini bizzat savunmasına imkân tanır; belirli istisnalar dışında avukatla temsil zorunlu değildir ve idare mahkemeleri bakımından da böyle bir zorunluluk yoktur. Ne var ki idare hukuku mevzuatının teknik yapısı ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki sürelerin kısa ve kesin niteliği, süreci hukukçu olmayan kişilerin yürütmesi halinde telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Kısa dönem ikamet izni dosyalarında uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, başvurunun dayandırıldığı gerekçe ile sunulan belgeler arasındaki uyumsuzluktan doğmaktadır. İdare, beyan edilen kalış amacının fiilî durumla örtüşüp örtüşmediğini incelemekte; taşınmaz maliki olma, tedavi görme veya yatırım yapma gibi gerekçelerde belgelendirme yetersiz kaldığında talep reddedilebilmektedir. Ret kararının ardından açılacak davada ise idarenin takdir yetkisini hangi olgusal temele dayandırdığı belirleyici hale gelir.
Sürecin başında yapılan hazırlık, yargı aşamasındaki hareket alanını doğrudan etkiler. Bu nedenle başvuru dosyasının kurgusu ile olası bir iptal davasının stratejisi birlikte düşünülmelidir.
Somut bir dosyada özellikle aşağıdaki başlıklar öncelikli olarak gözetilmelidir:
- Başvurunun dayandırıldığı yasal gerekçenin, Kanunun 31. maddesindeki hangi bende karşılık geldiğinin net biçimde belirlenmesi
- Barınma, sağlık sigortası ve maddi imkân koşullarının izin süresinin tamamını kapsayacak şekilde belgelendirilmesi
- Uzatma taleplerinde altmış günlük başvuru penceresinin kaçırılmaması ve iznin süresi dolmadan müracaat edilmesi
- Eksik evrak bildirimi yapıldığında 15 günlük tamamlama süresinin takvimlenmesi
- Ret kararının tebliğ tarihinin belgelenmesi ve 60 günlük dava açma süresinin bu tarih esas alınarak hesaplanması
- İptal talebinin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları üzerinden ayrı ayrı temellendirilmesi
Independent Legal, yabancılar hukuku ve idari yargı alanında ikamet izni başvurularının hazırlanmasından ret kararlarına karşı açılacak iptal davalarının takibine kadar sürecin bütününde danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

