Türk Dil Kurumu şike kavramını, bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirme amacıyla maddi ya da manevi bir çıkar karşılığında kurulan anlaşma biçiminde açıklamaktadır. Sözcük tamamen spor alanına ait olduğundan, sözlükteki karşılığı ile hukuk terminolojisindeki karşılığı arasında bir farklılık bulunmaz. Nitekim 6222 sayılı Kanun da fiili benzer biçimde, belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkileme amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin edilmesi olarak kaleme almıştır. Teşvik ya da teşvik primi ise belirli bir iktisadi veya sosyal hedefe ulaşmak üzere maddi destek ve hukuki kolaylık şeklinde sağlanan ödülü ifade eder.
Bu fiillerin ortaya çıkarılması durumunda failler yalnızca disiplin tedbirleriyle karşılaşmaz; haklarında hem idari hem cezai nitelikte yaptırımlar uygulanır. Söz konusu suçların hürriyeti bağlayıcı cezaya varan sonuçlar doğurabildiğini özellikle vurgulamak gerekir. Aşağıda teşebbüs ve gönüllü vazgeçme rejimini, öngörülen ceza miktarlarını, ek yaptırımları ve yargılamanın nasıl yürütüldüğünü sırayla ele alıyoruz.
Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme Rejimi
Ceza hukukunun genel sisteminde teşebbüs, failin işlemeyi kastettiği suça elverişli hareketlerle doğrudan doğruya başlaması, ancak iradesi dışındaki sebeplerle fiili tamamlayamamasıdır. Şike ve teşvik primi bakımından mevzuatımız bu genel çizgiden ayrılmış, kendine özgü bir çözüm benimsemiştir. 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca taraflar kazanç veya sair menfaat konusunda anlaşmaya vardıkları anda suç tamamlanmış sayılır. Yani hedeflenen sonuç hiç doğmasa dahi, anlaşmanın kurulmuş olması cezalandırma için yeterlidir. Buna karşılık menfaat vaadi ya da teklifi yapılmakla birlikte karşı tarafla mutabakat sağlanamamışsa fiil teşebbüs aşamasında kalmış olur ve ceza teşebbüs hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Gönüllü vazgeçme de aynı Kanunda özel olarak hükme bağlanmıştır. Müsabaka oynanmadan önce durumu açığa çıkaran kişi hakkında cezaya hükmolunmaz.
Öngörülen Hapis ve Adli Para Cezası
6250 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra şike fiili için öngörülen yaptırım, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile yirmibin güne kadar adli para cezası olarak belirlenmiştir. Kanun ayrıca, aşağıdaki hallerin varlığında verilecek cezanın yarı oranında artırılacağını düzenlemiştir:
- Bahis oyunlarından elde edilecek sonuçları yönlendirme amacı güdülmesi
- Suç işlemek için oluşturulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında hareket edilmesi
- Kamu görevinin kişiye tanıdığı güvenin veya nüfuzun kötüye kullanılması
- Fiilin; federasyonların, spor kulüplerinin ya da spor alanında faaliyet yürüten tüzel kişilerin genel kurul veya yönetim kurulu başkan ve üyeleri, teknik ve idari yöneticiler ile sporcuların veya kulüplerin menajerliğini yahut temsilciliğini üstlenen kişiler eliyle gerçekleştirilmesi
Bu suç tipi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde hükmedilen hapis cezası ne seçenek yaptırımlara dönüştürülebilir ne de ertelenebilir.
Tek bir suç işleme kararının uygulanması kapsamında şike veya teşvik primi fiilinin farklı zamanlarda birden çok kez gerçekleştirilmesi halinde zincirleme suç kuralları devreye girer. Bu ihtimalde en ağır cezayı gerektiren fiil esas alınır ve bu fiil için belirlenecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılmak suretiyle tek bir cezaya hükmedilir. Konuya ilişkin ayrıntılar için Şike ve Teşvik Primi Suçu başlıklı çalışmamıza da bakılabilir.
Cezaya Eklenen İdari Yaptırımlar
Fiil bir spor kulübünün veya başka bir tüzel kişinin menfaatine işlenmişse, yukarıda açıklanan cezaların yanında ayrıca idari para cezası uygulanır. Bu cezanın tutarı şike ya da teşvik primi miktarına kadar çıkabilir; ancak hiçbir halde yüzbin Türk Lirasının altında kalamaz.
Mahkûmiyet kararı verilen kişi bakımından bir başka sonuç daha doğar: ilgili kişi, spor kulüplerinin, federasyonların ve bünyesinde sportif faaliyet yürütülen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev almaktan yasaklanır.
Bunlara ek olarak her federasyon, kendi düzenlemelerinde yer alan idari yaptırımları da devreye sokabilir. Örnek vermek gerekirse TFF, Futbol Disiplin Talimatının 56. maddesi çerçevesinde şu yaptırımlara hükmedebilir: ihlale karışan kişiler hakkında sürekli hak mahrumiyeti cezası; ihlalin kulüp yöneticilerince gerçekleştirildiği durumlarda ilgili kulübün bir alt lige düşürülmesi; sorumluluğu bulunanlara ayrıca para cezası verilmesi; fiilin teşebbüs aşamasında kaldığı hallerde ilgililere 1 yıldan 3 yıla kadar müsabakadan men yahut hak mahrumiyeti cezası; teşebbüs eden kişinin yöneticilik yaptığı kulübe ağır ihlal bulunması şartıyla en az 12 puan silme cezası; ihlalin veya ihlal teşebbüsünün hakemlerden kaynaklandığı durumlarda ise yine sürekli hak mahrumiyeti cezası.
Yargılamanın Yürütülmesi
Usule ilişkin esaslar 6222 sayılı kanunun 23. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre yargılama rejimi şu şekilde işler:
- Fiilin aydınlatılabilmesi amacıyla şüpheli ya da sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 135 inci maddesinde yer alan tedbire başvurulabilir; telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim dinlenip kayda alınabilir, sinyal bilgileri üzerinde değerlendirme yapılabilir.
- Kanun kapsamında öngörülen idari para cezaları ile diğer idari yaptırım kararlarını verme yetkisi Cumhuriyet savcısına tanınmıştır.
- Bu suçlara ilişkin yargılamayı yapma görevi, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevlendirilecek Asliye Ceza Mahkemelerine aittir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Şike ve teşvik primi dosyalarında savunmanın en kritik ekseni, fiilin hangi aşamada kaldığının belirlenmesidir. Anlaşmanın kurulup kurulmadığı, salt teklif veya vaat düzeyinde kalınıp kalınmadığı; hem suçun tamamlanmış sayılıp sayılmayacağını hem de uygulanacak ceza aralığını doğrudan değiştirir. Buna karşılık soruşturmalar çoğunlukla iletişimin denetlenmesi yoluyla elde edilen kayıtlara dayandığından, delillerin hukuka uygunluk denetimi sürecin ayrı bir boyutunu oluşturur.
İkinci bir güçlük, aynı fiilin paralel iki mecrada sonuç doğurmasıdır. Ceza yargılaması sürerken federasyon disiplin kurulları kendi mevzuatları uyarınca karar üretebilir; kulüp açısından puan silme veya küme düşürme gibi ağır neticeler gündeme gelebilir. Bu nedenle ceza ve disiplin süreçlerinin birlikte, tutarlı bir strateji içinde yönetilmesi gerekir.
Somut bir uyuşmazlıkta öncelik verilmesi gereken başlıklar şunlardır:
- Fiilin tamamlanmış suç mu yoksa teşebbüs mü oluşturduğunun somut delillerle ortaya konması
- Müsabaka öncesinde açığa çıkarma bulunması halinde gönüllü vazgeçme hükmünden yararlanma imkânının araştırılması
- İletişimin denetlenmesi kararlarının usulüne uygun alınıp alınmadığının denetlenmesi
- Nitelikli hallerin, özellikle yönetici veya menajer sıfatının somut olayda gerçekten bulunup bulunmadığının tartışılması
- Tüzel kişi lehine işlenme iddiası varsa idari para cezasının hesaplanma yönteminin incelenmesi
- Ceza yargılaması ile disiplin sürecinin eşgüdüm içinde takip edilmesi
Independent Legal, spor hukukundan doğan ceza ve disiplin uyuşmazlıklarında soruşturma aşamasından kanun yolu incelemesine kadar danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

