Independent LegalIndependent Legal

Marka ve Rekabet Hukuku

Marka ve Rekabet Hukuku

Telif Hakkı İhlalinde Cezai Sorumluluk: FSEK Kapsamındaki Suçlar ve Yargılama

Eser üzerindeki hakların ihlali yalnızca hukuk davalarına değil, ceza yargılamasına da konu olabilir. FSEK m. 71 ve m. 72'de sayılan fiilleri, öngörülen yaptırımları, şikâyet koşulunu ve soruşturmada uygulanan koruma tedbirlerini ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Marka ve Rekabet HukukuOkuma 6 dk

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) bakımından eser, yaratıcısının kişisel niteliklerini yansıtan fikir ve sanat ürünüdür. Bir ürünün mevzuat anlamında eser sayılabilmesi için ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri alanlarından birine dahil olması aranır. Koruma kapsamına giren her eser, sahibine hem mali hem de manevi nitelikte çeşitli haklar sağlar.

Bu haklar ihlal edildiğinde eser sahibinin önünde tek bir yol bulunmaz. Hak sahibi, ihlalde bulunana karşı hukuk davaları açabileceği gibi savcılığa suç duyurusunda bulunarak ceza yargılaması sürecini de başlatabilir. Hangi fiillerin suç oluşturduğu ve bu fiilleri işleyenler hakkında ne tür yaptırımlar uygulanacağı FSEK m. 71 ve m. 72'de açıkça gösterilmiştir. Fikir ve sanat eserlerine yönelik hak ihlallerinden doğan ceza davalarında görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesidir.

Hakları zedelenen eser sahibinin başvurabileceği yollar çeşitlidir: tecavüzün ref'i davası, tecavüzün men'i davası ve temin edilen kârın devri davası bunların başında gelir. Mevzuatta aranan koşullar oluştuğunda maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. Ancak yargısal imkânlar bunlarla sınırlı değildir; ihlalde bulunan kişinin eylemleri nedeniyle yargılanarak ceza alması da mümkündür. Şikâyete bağlı bu suçlara ve öngörülen yaptırımlara ilişkin ayrıntıları aşağıda ele alıyoruz.

Eser Sahibine Tanınan Haklar

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca eseri meydana getiren gerçek ya da tüzel kişi eser sahibi kabul edilir. Kanunun kapsamına giren her eser, ortaya çıktığı anla eş zamanlı olarak sahibine birtakım haklar kazandırır. Dolayısıyla eser sahibinin eseri üzerinde hak ileri sürebilmesi herhangi bir tescil işlemine bağlı değildir.

Konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirme için "Eser Sahibinin Hakları, Hakkın Korunması ve Devri" başlıklı çalışmamıza bakılabilir.

FSEK'in eser sahibine tanıdığı haklar mali ve manevi olmak üzere iki kategoride toplanmıştır. Uygulamada bu hakların bir arada kullanıldığı, hatta bir hakkın kullanılmasının doğal sonucu olarak diğerinin de devreye girdiği durumlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Eser Üzerindeki Manevi Haklar

Manevi haklar, doğrudan kişiye bağlı olan ve başkasına devredilemeyen haklardır. Hakkın kendisinin aktarılması mümkün olmamakla birlikte, eser sahibinin bu hakkı kullanma yetkisini bir başkasına bırakması mümkündür. Söz konusu haklar şunlardır:

  • Eserin umuma arz edilmesine karar verme hakkı
  • Eserde sahibinin adının gösterilmesini isteme yetkisi
  • Eser üzerinde değişiklik yapılmasının önüne geçme yetkisi
  • Eserin somutlaştığı mal bakımından malik ve zilyede karşı ileri sürülebilen haklar

Eser Üzerindeki Mali Haklar

Mali haklar mevzuatta sınırlı sayıda belirlenmiştir. İşleme, çoğaltma, yayma ve temsil hakları ile işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve pay ve takip hakkı bu kategoride yer alır. Kanunun tahdidi biçimde saydığı bu haklara ek olarak yeni bir mali hak yaratılamaz. Manevi haklardan farklı olarak bu hakların devri ve intikali mümkündür.

Hak İhlallerine Öngörülen Cezai Yaptırımlar

Hakları ihlal edilen eser sahibi, tecavüze son vermek ya da uğradığı maddi ve manevi zararı gidermek amacıyla hukuk yollarına başvurabilir. Bunun yanında, koruma altındaki eserlere ilişkin manevi, mali veya bağlantılı hakları çiğneyen kişiler bakımından FSEK m. 71 ve m. 72'de çeşitli cezai yaptırımlar öngörülmüştür.

Manevi, Mali veya Bağlantılı Haklara Tecavüz

5846 sayılı FSEK m. 71
Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek:
1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.
3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Koruyucu Programları Etkisiz Kılmaya Yönelik Hazırlık Hareketleri

5846 sayılı FSEK m. 72
Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave programları etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Şikâyet Koşulu

Yukarıda açıklanan suçlarda soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin başlatılabilmesi şikâyet şartına bağlanmıştır. Mevzuatımız uyarınca şikâyette bulunma yetkisi tanınan kişi ve kurumların başlıcaları şunlardır:

  • Hakları tecavüze uğrayan kimseler
  • Meslek birlikleri
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı
  • Milli Eğitim Bakanlığı
  • Basın Yayın Genel Müdürlüğü
  • Türk Basınını Temsil Eden Kuruluşlar

Şikâyetin geçerli sayılabilmesi için eser üzerinde hak sahibi olanların ya da üyesi bulundukları meslek birliklerinin, bu sıfatlarını ortaya koyan belgeleri de dosyaya sunmaları gerekir.

Usulüne uygun bir şikâyet üzerine kolluk makamı suça konu olayı inceleyerek delilleri toplar. Bu tür olayların niteliği gereği acele işlerden sayılması nedeniyle vakit kaybetmeden harekete geçilmesi, yargılamanın sağlıklı yürütülebilmesi bakımından son derece önemlidir.

Ceza Yargılamasında İzlenen Usul

Usulüne uygun yapılan şikâyete dayanarak savcılık makamı, suç konusu eşya bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümleri çerçevesinde el koyma koruma tedbirine karar verebilir. İhlal eserlerin izinsiz çoğaltılmasına ilişkinse, savcılık suça konu çoğaltma faaliyetiyle sınırlı kalmak üzere faaliyetin durdurulmasına da hükmedebilir. Savcılığın verdiği bu kararın 24 saat içinde Sulh Ceza Hâkimliğince onaylanması gerekir; onay alınmadığı takdirde karar hükümsüz hale gelir.

Öte yandan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca, bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğerlerininkinden ayırt etmeye elverişli biçimde tasarlanmış işaretler marka olarak nitelendirilmektedir. Marka sahibine tanınan hakların ihlal edildiği durumlarda da, bu yazıda anlatılana benzer biçimde ihlalcilere karşı cezai yaptırım uygulanabilmesi mümkündür. Markanın tanımı, sağladığı koruma ile ihlalinin hukuki ve cezai sonuçlarına ilişkin değerlendirmemize "Markanın Tescili ve Markanın Sağladığı Haklar" başlıklı çalışmamızdan ulaşılabilir.

Hakları ihlal edilen eser sahibinin başvurabileceği hukuk yollarına ilişkin ayrıntılar ise "FSEK Kapsamında Eser Sahibi Tarafından Açılabilecek Davalar" başlıklı incelememizde yer almaktadır.

Telif ihlallerinde ceza yolu, hukuk davalarının yerini alan değil onları tamamlayan bir mekanizmadır. Uygulamada belirleyici olan husus, suçların şikâyete bağlı olması ve delillerin çoğu zaman dijital ortamda hızla ortadan kaldırılabilmesidir. Bu nedenle ihlalin tespit edildiği andan itibaren zaman yönetimi, dosyanın sonucunu doğrudan etkileyen bir unsura dönüşmektedir. El koyma ve faaliyetin durdurulması gibi koruma tedbirlerinin erken aşamada gündeme getirilmesi, ihlalin büyümesini engellemek bakımından işlevseldir.

İkinci kritik nokta hak sahipliğinin ispatıdır. İlk tartışılan mesele, şikâyetçinin eser üzerindeki sıfatını belgeleyip belgeleyemediğidir; tescil kurucu bir işlem olmasa da bu aşamada pratik değer taşır.

Bir ihlal dosyası kurgulanırken şu başlıklara öncelik verilmesi yerinde olur:

  • Eser niteliğinin ve hak sahipliğinin belgelerle baştan ortaya konulması
  • İhlale konu içeriğin, yayın tarihinin ve erişim bilgilerinin gecikmeden delillendirilmesi
  • Fiilin FSEK m. 71'deki hangi bende karşılık geldiğinin isabetli biçimde nitelendirilmesi
  • Şikâyet hakkının süresinde ve yetkili kişi tarafından kullanılmasının sağlanması
  • El koyma ve faaliyetin durdurulması taleplerinin savcılığa erken aşamada iletilmesi
  • Ceza yoluyla birlikte yürütülecek hukuk davalarının stratejisinin eşzamanlı belirlenmesi

Independent Legal, fikri mülkiyet hakları alanında suç duyurusunun hazırlanmasından ceza yargılamasının takibine ve buna paralel yürütülecek hukuk davalarına kadar sürecin bütününde hizmet vermektedir.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara