Independent LegalIndependent Legal

Sağlık Hukuku

Sağlık Hukuku

Üniversite Hastanelerinde Tıbbi Hata: İdarenin Sorumluluğu ve Tam Yargı Davası

Devlet ve vakıf üniversitelerine bağlı hastanelerde meydana gelen tıbbi hatalarda sorumluluk hekime değil idareye yöneltilir. Tam yargı davasının usulünü, zorunlu idari başvuruyu, süreleri ve talep edilebilecek tazminat kalemlerini ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Sağlık HukukuOkuma 7 dk

Üniversite hastaneleri, bir yandan hastalara sağlık hizmeti sunan bir yandan da tıp eğitiminin yürütüldüğü kamu sağlık kuruluşlarıdır. Bu kurumlarda gerçekleştirilen müdahaleler, toplum sağlığının korunmasına ve hastanın iyileşmesine hizmet eder. Bununla birlikte her tıbbi girişimde olduğu gibi burada yapılan işlemler de belirli riskler barındırır. Söz konusu müdahalelerde ortaya çıkan hatalar hastanın zarar görmesine yol açtığında hukuki sorumluluk meselesi gündeme gelir.

Anayasa'nın 129. maddesi gereğince, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken sebep oldukları zararlardan doğan tazminat yükümlülüğü doğrudan idareye ait kılınmıştır. Bu düzenleme uyarınca üniversite hastanelerinde yaşanan tıbbi müdahale hatalarında dava, hekime veya sağlık personeline değil idareye yöneltilir. Tazminat talepli tam yargı davalarına ilişkin kapsamlı açıklamalara "Devlet Hastanelerinde Yapılan Tıbbi Müdahale Hatalarında Tazminat Sorumluluğu" başlıklı çalışmamızda yer verilmiş olup, tekrara düşmemek adına bu metinde konunun temel noktaları ele alınacaktır.

Devlet ve Vakıf Üniversitesi Hastanelerinin Hukuki Konumu

Devlet üniversitesi hastaneleri. Bu kuruluşlar, devlet hastanelerinde olduğu gibi sağlık hizmetinin sunumunda devletin denetimine tabidir. Bünyelerinde görev yapan hekimler devlet memuru statüsünü taşır ve gerçekleştirdikleri işlemlerden doğan zararlardan idare sorumlu tutulur. Bu nedenle hekimlerin mesleki sorumluluğu hem bireysel hem de kurumsal boyutuyla önem kazanmaktadır.

Vakıf üniversitesi hastaneleri. Bu hastaneler ise 24708 Sayılı Özel Hastaneler Yönetmeliği kapsamındadır. Dolayısıyla özel sağlık kuruluşlarının işleyişine dair mevzuat hükümleri vakıf üniversitesi hastaneleri bakımından da uygulama alanı bulmaktadır.

Vakıf üniversitesi hastanelerinin tıbbi sorumluluğu, hata ve ihmaller sebebiyle hastalara karşı doğan tazminat borcunu kapsar. Ancak bu zararlardan kaynaklanan sorumluluk idari hükümler çerçevesinde belirlenir. Zira vakıf üniversitesi hastaneleri özel sağlık kuruluşlarına ilişkin mevzuata tabi olsa da, vakıf üniversiteleri kanun gereği birer kamu tüzel kişisidir. Bu sebeple söz konusu hastanelerin tıbbi müdahalelerden doğan sorumluluğuna idari hükümler tatbik edilir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/13-566 K. 2015/1339 T. 13.5.2015
"Kamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamu hizmeti sundukları tartışmasız olan vakıf üniversitelerinin hastanelerinin, Devlet üniversiteleri hastanelerinden farklı tutulması hukuken olanaksızdır."

Üniversite Hastanesi ile Hasta Arasındaki Hukuki İlişki

İlişkinin Niteliği

Devlet üniversitesi hastanelerinde görev yapan hekimler kamu görevlisi konumunda bulunur ve bu kurumlarda verilen sağlık hizmeti kamu hukuku çerçevesinde ele alınır. Vakıf üniversitesi hastaneleri ise görünürde özel hastane izlenimi verse de kamu tüzel kişiliği statüsündedir ve benzer hukuki rejime tabidir.

Hasta ile Hekim Arasındaki Bağ

Üniversite hastanelerinde hasta ile hekim arasında sözleşmesel bir ilişki kurulmaz. Hekim, hastaya yönelik faaliyetlerini devlete ya da üniversite yönetimine karşı yerine getirir; bu nedenle hukuki sorumluluk hekimin şahsına değil idareye aittir.

İdarenin Sorumluluğu

Üniversite hastanelerinde ortaya çıkan hizmet kusuru, idareyi doğrudan sorumlu konuma yerleştirir. Zarara uğrayan hasta, doğrudan idareye karşı tam yargı davası açabilir. İdare ise ödediği tazminatı, zarara sebebiyet veren hekime kusuru oranında rücu edebilir.

Hizmet Kusuruna Dayanan Sorumluluk

Hizmetin Kuruluşundaki ve İşletilmesindeki Yetersizlikler

Sağlık hizmetinin hiç sunulmaması, geç sunulması ya da kötü işletilmesi hastanın sağlığını doğrudan etkileyen unsurlardır. Bu tür hallerde üniversite hastanelerine karşı tam yargı davası açılabilmektedir.

Hatalı Tıbbi Uygulamalar

Tanının yanlış konulması, tedavinin hatalı yürütülmesi veya bilgilendirmenin eksik bırakılması gibi uygulama hatalarından doğan zararlar bakımından da idarenin sorumluluğu gündeme gelir.

Kusursuz Sorumluluk Hali

Hastanın zarara uğradığı bazı durumlarda idarenin kastı ya da ihmali bulunmasa dahi sorumluluk doğabilmektedir. Risk ilkesi uyarınca, tıbbi müdahale sırasında meydana gelen olağan dışı ve özel nitelikteki zararların giderilmesi talep edilebilir.

Sorumluluğu Kaldıran veya Azaltan Nedenler

İdarenin sorumluluğu her durumda tam olarak doğmaz. Mücbir sebebin varlığı, üçüncü bir kişinin kusuru ya da hastanın kendi kusuru gibi haller sorumluluğu hafifletebileceği gibi büsbütün ortadan da kaldırabilir.

Üniversite Hastanelerine Karşı Açılabilecek Davalar

Maddi Tazminat Talepli Tam Yargı Davası

Üniversite hastanesinde gerçekleşen hatalı müdahale sonucunda zarara uğrayan hasta, idari yargıda maddi tazminat isteminde bulunabilir. Bu dava, tıbbi hata neticesinde hastanın ya da yakınlarının uğradığı ekonomik kayıpların karşılanmasını amaçlar ve hastanın hayatını kaybetmesi veya bedensel zarara uğraması hallerine göre farklı kalemleri kapsar.

Hastanın hayatını kaybetmesi halinde: Defin işlemleri için yapılan cenaze masrafları, ölümden önceki tedavi sürecine ilişkin ilaç ve hastane ücreti gibi tüm tıbbi harcamalar ile ölüm nedeniyle doğan gelir kaybı maddi tazminat kapsamında istenebilir. Bunun yanında ölen kişiden maddi destek alan kişiler, destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkına sahiptir.

Hastanın bedensel zarara uğraması halinde: Tedavi sürecinde yapılan tıbbi harcamaların tamamı tazminatın konusunu oluşturur. Ayrıca tıbbi hata yüzünden elde edilemeyen gelir ile hastanın mesleki kariyerinin olumsuz etkilenmesinden doğan ekonomik geleceğin sarsılması zararı da talep edilebilir.

Manevi Tazminat Talepli Tam Yargı Davası

Manevi tazminat davasının amacı, tıbbi müdahale hatası sebebiyle hastanın veya yakınlarının yaşadığı duygusal acı ve üzüntüyü karşılamaktır. Bu talep, hastanın sağlığında istenmeyen bir sonucun ortaya çıkması üzerine gündeme gelir. Hatanın hastanın ölümüne yol açtığı hallerde ailesi de manevi tazminat isteyebilir. Mahkeme, hükmedeceği tutarı belirlerken olayın ağırlığını ve yaşanan manevi kaybı gözeterek "uygun bir miktarda" tazminata karar verir.

Tam Yargı Davalarında Yargılama Usulü

Üniversite hastanelerindeki tıbbi müdahale hatalarından doğan tazminat talepleri tam yargı davası niteliği taşır ve idari yargıda görülür.

Zorunlu İdari Başvuru

Üniversite hastanesinde gerçekleşen hatalı müdahale nedeniyle zarara uğranıldığında, belirlenen süre içinde ilgili sağlık kuruluşunun bağlı olduğu üniversitenin rektörlüğüne başvurulması zorunludur. Bu başvuru, zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl, her halükârda olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapılmalıdır. Başvuru dilekçesinde hakların yerine getirilmesi talep edilmelidir. Talebin kısmen veya tamamen reddedilmesi durumunda dava açma süresi, ret kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. İdarenin 30 gün içinde bir yanıt vermemesi halinde ise bu sürenin dolmasından itibaren dava yoluna gidilebilir.

Tam yargı davasının idari yargı yerine adli yargıda açılması durumunda dava görev yönünden reddedilir. Görev nedeniyle reddedilen davalar bakımından ayrıca idareye başvuru şartı aranmaz.

Davanın Tarafları

  • Davacı sıfatı: Müdahale sonucunda zarar gören hasta hayattaysa dava açma hakkı bizzat kendisine aittir. Hastanın yaşamını yitirmesi halinde bu hak yakınlarına geçer ve söz konusu kişiler taraf sıfatını kazanır.
  • Davalı sıfatı: Tıbbi müdahale hatasına dayanan tam yargı davası yalnızca ilgili idareye yöneltilebilir. Hatalı işlem bir üniversite hastanesinde gerçekleşmişse dava, ilgili üniversitenin rektörlüğüne karşı açılır; üniversiteler tüzel kişiliği haiz olduğundan doğrudan üniversite yönetimi sorumlu tutulur.

Hatanın İspatı

İdarenin sunduğu sağlık hizmetinde kusur bulunduğunu, hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğini ya da hiç yerine getirilmediğini kanıtlama yükümlülüğü hastaya aittir. İdare ise kamu hizmetini gerektiği biçimde yürüttüğünü ortaya koymakla yükümlüdür. Bu aşamada uzman bilirkişilerce yapılan değerlendirmeler ve tıbbi kayıtlar, müdahalenin hatalı olup olmadığının belirlenmesinde belirleyici rol oynar.

Süreler

Tıbbi müdahale hatalarına karşı açılacak davalarda sürelerin titizlikle izlenmesi gerekir; aksi halde hak kaybı yaşanabilir. İdareye yapılan başvurunun kısmen ya da tamamen reddedilmesi halinde ret işleminden itibaren, 30 gün içinde cevap verilmemesi halinde ise bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren dava açma süresi 60 gündür.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme: Üniversite hastanelerindeki tıbbi müdahale hatalarına karşı açılacak tam yargı davalarında görev idare mahkemelerine aittir.

Yetkili mahkeme: Tam yargı davalarında yetki, hizmetin görüldüğü ya da eylemin gerçekleştirildiği yerin bağlı bulunduğu idare mahkemesine tanınmıştır.

Genel Değerlendirme

Devlet ve üniversite hastanelerinde yapılan tıbbi müdahalelerde sorumluluğun hukuki çerçevesi, kişilerin sağlık hizmetinden yararlanma haklarını koruyan bir güvence işlevi görür. İdarenin, hizmet sunumu sırasında doğabilecek riskleri asgariye indirme yükümlülüğü, toplumun genel yararını gözeten kamu hizmeti anlayışının doğal sonucudur. Bu yaklaşım hem sağlık sisteminin etkinliğini artırmakta hem de hasta haklarının korunmasına katkı sunmaktadır. İdare yalnızca hizmeti sunan bir yapı değil, aynı zamanda topluma karşı sorumluluk taşıyan bir aktör olarak sağlık alanındaki hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeye özen göstermelidir.

Üniversite hastanelerine ilişkin dosyalarda en sık karşılaşılan hak kaybı, esastan değil usulden kaynaklanır. Zorunlu idari başvurunun atlanması, dosyanın hiç incelenmeden sonuçlanmasına yol açar. Vakıf üniversitesi hastanelerinin özel hastane sanılarak adli yargıda dava açılması da sık rastlanan bir yanılgıdır; oysa vakıf üniversiteleri kamu tüzel kişisidir.

İkinci kritik nokta hizmet kusurunun ortaya konulmasıdır. Tartışma çoğunlukla bilirkişi raporu üzerinden yürüdüğünden, rapora karşı itirazların teknik dayanaklarla desteklenmesi sonucu doğrudan etkiler.

Somut bir dosyada dikkat edilmesi gereken başlıklar şunlardır:

  • Hastanenin devlet ya da vakıf üniversitesine bağlı olmasına bakılmaksızın uyuşmazlığın idari yargıda ele alınacağının gözetilmesi
  • Zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıllık, olaydan itibaren beş yıllık başvuru sürelerinin takvime bağlanması
  • Rektörlüğe yapılan başvuruya cevap verilmemesi halinde otuz günlük sürenin ardından altmış günlük dava süresinin izlenmesi
  • Davanın hekime değil, tüzel kişiliği haiz üniversiteye yöneltilmesi
  • Maddi zarar kalemlerinin destekten yoksun kalma ve ekonomik geleceğin sarsılması dahil olmak üzere ayrı ayrı hesaplatılması
  • Tıbbi kayıtların ve bilirkişi raporlarının, hizmet kusuru iddiasını destekleyecek şekilde baştan derlenmesi

Independent Legal, kamu sağlık kuruluşlarında gerçekleşen tıbbi müdahale hatalarına ilişkin idari başvuru ve tam yargı davası süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hak kaybı yaşanmaması bakımından, herhangi bir işlem yapılmadan önce sağlık hukuku alanında hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara