Vatandaşlığa kabul koşullarını serbestçe saptamak, devletlerin egemenlik yetkisinin bir parçasıdır. Türk hukukunda bu koşullar 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda gösterilmiştir. Anılan düzenlemeler çerçevesinde belirli şartların gerçekleşmesi halinde yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşlığını kazanması mümkün olabilmektedir. Mevzuata uygun biçimde yapılan başvuruların kabul edilmesi beklenirken, uygulamada takdir yetkisi gerekçe gösterilerek reddedilen dosyalarla da karşılaşılmaktadır. Böyle bir tabloda başvuru sahibinin önünde iki yol açıktır: başvurunun türüne göre idareye sunacağı bir dilekçeyle karara itiraz etmek ya da kararın kaldırılması istemiyle İdare Mahkemesinde iptal davası açmak.
Yabancıların vatandaşlığa geçiş talepleri üzerine idarece verilen kabul ve ret kararları, hukuki nitelikleri itibarıyla idari işlemdir. Dolayısıyla her idari işlemde olduğu gibi, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bu kararlara karşı da iptal davası açılabilir ve söz konusu işlemin geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırılması sağlanabilir. Aşağıda başvuru usulünden komisyon incelemesine, itiraz mekanizmasından dava sürelerine kadar sürecin tamamını ele alıyoruz.
Türk Vatandaşlığının Kazanılma Yolları
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, vatandaşlığın kazanılmasını iki temel eksene ayırmıştır. Bunlardan ilki doğuma bağlı kazanma, ikincisi ise sonradan kazanmadır. Sonradan kazanma da kendi içinde üç başlığa ayrılır: yetkili makam kararına dayalı kazanma, bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilme yoluyla kazanma ve seçme hakkının kullanılmasıyla kazanma. Bunlardan yetkili makam kararına dayalı kazanma ise ayrı bir alt grup oluşturur; genel yoldan kazanma, istisnai yoldan kazanma, yeniden kazanma ve evlilik yoluyla kazanma hallerinin tümü bu çatı altında değerlendirilir.
Vatandaşlığın kazanılma şartlarına ilişkin ayrıntılı bilgi için Türk Vatandaşlığının Kazanılması başlıklı makalemiz incelenebilir.
Başvuru Usulü ve Sunulacak Belgeler
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı, Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda gösterilen şartları taşıması halinde başvuruda bulunur. Bu başvuru, T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne yöneltilir. Sürecin olumlu sonuçlanabilmesi bakımından gerekli belgelerin eksiksiz ve doğru şekilde sunulması belirleyicidir.
Başvuru dosyasında yer alması gereken belgeler:
- Talebi ortaya koyan dilekçe
- Hangi devletin vatandaşı olunduğunu gösteren pasaport; vatansızlık halinde buna ilişkin belge
- Kimlik bilgilerini içeren doğum belgesi ya da benzeri bir belge
- Evli olunması halinde eş ve çocuklarla soy bağını ispatlayan nüfus kayıt örneği veya benzeri belge
- Medenî hal belgesi
- Türk vatandaşı birinci veya ikinci derece akraba bulunuyorsa, bu kişilere ait olup müracaat makamlarınca verilen nüfus kayıt örneği
- Genel sağlık bakımından tehlike teşkil edecek bir hastalık bulunmadığına dair, usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş sağlık raporu
- Türkiye'de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağladığını ortaya koyan çalışma izni, vergi levhası veya benzeri belge
- Vatandaşlık işlemlerinin sonuçlandırılmasına yetecek süreyi kapsayan ikamet tezkeresi
- Herhangi bir suç nedeniyle kesinleşmiş mahkeme kararı varsa bunun onaylı örneği
- Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz
Sayılan belgelerin müracaat makamına tam olarak sunulması üzerine, başvuru sahibinin gerekli koşulları taşıyıp taşımadığı hakkında illerde oluşturulan Vatandaşlık Başvuru İnceleme Komisyonu karar verir.
Komisyon İncelemesinde Gözetilen Esaslar
Başvuru sahibinin mevzuatın aradığı nitelikleri haiz olup olmadığı Vatandaşlık Başvuru İnceleme Komisyonunca belirlenir. Komisyonun inceleme sırasında uyması gereken birtakım usul ve esaslar mevcuttur. İnceleme öncelikle başvurucunun mülakata alınmasıyla başlar. Mülakatta; aranan şartların karşılanıp karşılanmadığı, soy durumu, Türkçe bilme ve konuşma yeterliliği, mesleği ile geçimini hangi yolla sağladığı ve Türkiye'nin toplumsal dinamiklerine uyum gösterip gösteremeyeceği değerlendirilir. Belgelerin eksiksiz sunulup sunulmadığı da bu aşamada Komisyonca denetlenir. Görüşme sonunda olumlu veya olumsuz bir kanaate varılır; ulaşılan sonuç mülakat formuna işlenerek imza altına alınır.
Gerekli nitelikleri taşıyanlar adına bir vatandaşlık dosyası oluşturulur ve dosya, karara bağlanmak üzere Bakanlığa iletilir. Durumu uygun görülmeyenlerin talebi Bakanlıkça reddedilirken, mevzuatın aradığı şartları eksiksiz karşılayanların başvurularının kabul edilmesi gerekir.
Başvurunun Reddi ve Takdir Yetkisinin Sınırı
Mülakata alınan başvuru sahipleri hakkında düzenlenen formun Bakanlığa gönderilmesiyle, sürecin sonuçlanacağı aşamaya gelinmiş olur. Bu noktada İçişleri Bakanlığı başvuru hakkında kabul ya da ret yönünde karar verebilir. Esasen mevzuatta düzenlenen başvuru koşullarının tamamı karşılansa dahi bu durum kişiye mutlak bir hak sağlamaz; idarenin bu konuda geniş bir takdir yetkisi bulunur.
Ne var ki idarenin bu kararları yargı denetimine tabidir ve takdir yetkisinin sınırsız olduğundan söz edilemez. Aranan bütün koşulları karşılayan, sunması gereken belgeleri eksiksiz ibraz eden başvurucular hakkında ret kararı verildiği kanaatine varıldığında, ilgililerin önünde temelde iki seçenek bulunur. Bunlardan birincisi itiraz yolu, ikincisi ise İdare Mahkemesinde iptal davası açma yoludur.
Ret Kararına Karşı İtiraz Yolu
Vatandaşlık başvurusunun reddi kararı bir idari işlem olduğundan yargı denetimine tabidir. Bu nedenle başvurusu reddedilen yabancı temelde iki farklı biçimde hareket edebilir. İlk seçenek itiraz yoludur; yabancı, ilgili idareye vereceği bir dilekçeyle ret kararına itiraz edebilir. Vatandaşlık başvurularının karara bağlandığı idari makam, İçişleri Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlükleridir. Dolayısıyla itiraz da bu idareye yöneltilecektir.
İlgili idare, itiraz dilekçesinin kendisine ulaşmasından itibaren 30 gün içinde olumlu ya da olumsuz bir yanıt vermek zorundadır. İdarenin bu süre içinde yanıt vermemesi veya olumsuz yanıt vermesi halinde, itiraz eden yabancı için geriye kalan tek yol 60 gün içinde iptal davası açmaktır. Yabancının idareye yaptığı bu başvuru, 60 günlük dava açma süresini durdurur.
Ret Kararına Karşı İptal Davası
Başvurusu reddedilen kişinin itiraz yoluna hiç başvurmaksızın doğrudan İdare Mahkemesinde iptal davası açması da mümkündür. Bu ihtimalde yabancı, ret kararının kendisine tebliğ edildiği günden itibaren 60 gün içinde dava açarak kararın ortadan kaldırılmasını sağlayabilir. Açılacak dava, niteliği itibarıyla idari işlemin iptali davasıdır. Dolayısıyla bu dava yoluyla, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen ret işleminin geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırılması sağlanabilecektir.
Danıştay 10. Daire 08.03.2022 T. 2017/1053 E. ve 2022/1213 K. sayılı ilamı ile;
Resmi Belgede sahtecilik suçu işlediği sabit olan davacının milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edeceğinden bahisle vatandaşlık başvurusunu reddeden idarenin işlemi iptal edilmiş ve anılan suçun Türk Vatandaşlığına kabul için engel teşkil etmeyeceğine karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen karara göre, vatandaşlığa alınma talebinde bulunacak kişilerin işlediği suçlar millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin değilse, bunların Türk vatandaşlığına kabul bakımından engel oluşturmayacağı belirtilmiştir.
Konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirme için İdari İşlemlere İtiraz ve İptal Davası başlıklı yazımız incelenebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Açıklandığı üzere vatandaşlık başvurusunun reddi bir idari işlemdir; bu nedenle söz konusu karara karşı açılacak iptal davası da idari nitelik taşır. İdare mahkemesinin, idarenin işlem ve eylemlerine karşı açılan davaları görmekle görevli olduğu İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu itibarla ret kararlarına karşı açılacak iptal davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir.
Yetki bakımından ise başvuruyu reddeden idare İçişleri Bakanlığı olduğundan, davanın Ankara İdare Mahkemelerinde açılması gerekir.
Sürelerin Hesaplanması
Bu davada sürenin hesaplanabilmesi için öncelikle başvurucunun itiraz imkânını kullanıp kullanmadığının doğru saptanması gerekir. Başvurusu reddedilen kişi itiraz yoluna gitmeksizin doğrudan dava ikame etmişse, süre ret kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gündür. Dolayısıyla dava, başvurunun reddedildiğine ilişkin kararın ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu süre içinde açılmayan davalar hâkim tarafından re'sen reddedilir.
Başvurucu önce itiraz yolunu tercih etmişse, dava süresi itirazın yapıldığı günden başlayarak 30 gün boyunca durur. İdarenin cevap süresi olan 30 gün içinde herhangi bir yanıt vermemesi halinde itiraz reddedilmiş sayılır ve o tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi yeniden işlemeye devam eder.
Buna karşılık idare, 30 günlük süre içinde itirazın reddine ilişkin bir yanıt verirse, 60 günlük dava açma süresi bu cevabın başvurucuya tebliğ edildiği günden itibaren işlemeye devam edecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
İptal davasında avukatla temsil zorunlu mudur?
Türk hukuku, tarafların yargı önünde kendilerini bizzat savunmasına ve temsil etmesine imkân tanır; sınırlı istisnalar dışında vekille temsil zorunlu değildir. İdare Mahkemelerinde de idare hukuku avukatı bulundurma yükümlülüğü yoktur. Bununla birlikte idare hukuku mevzuatının karmaşık yapısı ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki sürelerin kısa ve kesin olması, hukukçu olmayan kişilerce yürütülen dosyalarda şekil ya da esasa ilişkin, telafisi mümkün olmayan hatalara yol açabilir. Bu nedenle herhangi bir işlem yapılmadan önce İdare Hukuku alanında hizmet veren avukatlardan destek alınmasını tavsiye ederiz.
Başvuru sahibinin Türkiye'de bulunması gerekir mi?
Başvuru sahiplerinin hem başvuru hem de randevu gününde Türkiye'de olması gerekir. Bu aşamadan sonra ülkede bulunma zorunlulukları bulunmaz; özel vekâletnameyle yetkilendirilen kişiler başvuruyu takip edip sonuçlandırabilir.
Millî güvenlik ve kamu düzeni gerekçesi nasıl denetlenir?
Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel oluşturacak hallerin hangi durumları kapsadığı kanunda açıkça sayılmadığından, idarenin takdir yetkisi bu şart bakımından belirgin biçimde öne çıkar. Ancak bu yetki keyfî ve gerekçesiz kullanılamaz. İdare, başvuruyu bu şarta dayanarak reddederken engel oluşturan durumun varlığını somut bilgi ve belgelerle ortaya koymak zorundadır. Somut bir dayanak bulunmaksızın bu gerekçeyle reddedilen başvurular bakımından iptal davası açılarak kararın kaldırılması sağlanabilir.
Yeniden başvuru mümkün müdür?
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda aranan şartların taşınması halinde yeniden başvuruda bulunulması ve vatandaşlık durumunun tekrar değerlendirilmesi mümkündür.
Dava açma süresi kaçırılırsa ne olur?
Başvurusu reddedilen yabancının idari yargıda dava açması gerekir. Dava, işlemin öğrenildiği ya da yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. Bu süreyi geçiren yabancının açtığı dava zamanaşımı nedeniyle reddedilecektir.
Hangi yer mahkemesi yetkilidir?
Vatandaşlık başvurularına ilişkin kararlar İç İşleri Bakanlığı tarafından verildiğinden yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir.
Önceki vatandaşlık korunabilir mi?
Türk vatandaşlığını kazanan yabancının mevcut vatandaşlığını yitirmemesi, kendi ülkesinde çifte vatandaşlığa izin verilmesine bağlıdır.
İtiraz süreyi ne kadar durdurur?
Ret kararına karşı itiraz yolunun işletilmesi halinde 60 günlük dava açma süresi, idare yanıt verene kadar, her halükarda en fazla 30 gün için durur.
Independent Legal Değerlendirmesi
Vatandaşlık başvurularının reddine ilişkin uyuşmazlıklarda belirleyici olan husus, idarenin takdir yetkisinin varlığı değil, bu yetkinin somut verilere dayandırılıp dayandırılmadığıdır. Yargı denetimi çoğu zaman işlemin sebep unsuru üzerinde yoğunlaşmakta; gerekçesi soyut ifadelerle sınırlı kalan ya da dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşmeyen kararlar iptal edilebilmektedir. Bu nedenle dava dilekçesinin, işlemin hangi unsurunda sakatlık bulunduğunu açık biçimde ortaya koyacak şekilde kurgulanması önem taşır.
Sürecin yönetiminde şu başlıklar öne çıkmaktadır:
- Tebliğ tarihinin belgelenmesi ve 60 günlük sürenin başlangıç anının tereddütsüz saptanması
- İtiraz yolunun tercih edilip edilmeyeceğine, sürenin duraklaması etkisi gözetilerek karar verilmesi
- Ret gerekçesinin somut bilgi ve belgeye dayanıp dayanmadığının incelenmesi
- Mülakat formundaki değerlendirmelerin dosya kapsamıyla tutarlılığının denetlenmesi
- Davanın Ankara İdare Mahkemelerinde açılması gereğinin gözden kaçırılmaması
- Yeni başvuru ihtimaline karşı eksik veya tartışmalı belgelerin şimdiden tamamlanması
Independent Legal, vatandaşlık başvurularının reddine karşı yürütülecek itiraz süreçleri ile idari yargıda açılacak iptal davalarında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

