Aile bütünlüğünün korunması, yabancılar mevzuatının gözettiği temel amaçlardan biridir. Bu amaç, Türk vatandaşlarının ya da ülkede yasal olarak ikamet eden yabancıların yakınlarına tanınan özel bir izin türüyle hayata geçirilir. Uygulamadaki başvuruların önemli bir kısmı, bir Türk vatandaşıyla evlilik kuran yabancı eşten gelmektedir.
Bu izin türü, dışarıdan bakıldığında yalnızca bir evlilik belgesinin ibrazına indirgenebilecek kadar basit görünür. Oysa mevzuat, hem kendisine dayanılan kişi hem de başvuruyu yapan yabancı bakımından ayrı ayrı ölçütler öngörmüş; gelir düzeyinden barınma koşullarına, sağlık sigortasından adli sicil kaydına kadar uzanan bir denetim mekanizması kurmuştur. Dosyadaki tek bir eksiklik dahi talebin reddiyle sonuçlanabilir.
Aşağıda, aile ikamet izninin kimlere hangi şartlarla tanındığını, başvurunun nasıl yürütüldüğünü, hangi belgelerin toplanması gerektiğini, iznin süresini ve uzatılmasını, ret ile iptal hallerinde açılan hukuki yolları ve başka bir izin türüne geçiş imkânını ayrıntılı biçimde değerlendiriyoruz.
İznin Tanımı ve Destekleyici Kavramı
Aile ikamet izni; Türk vatandaşlarının veya Türkiye'de geçerli bir ikamet izniyle bulunan yabancıların, yabancı uyruklu eşleri ile kendilerinin ya da eşlerinin ergin olmayan çocukları adına düzenlenen bir ikamet izni kategorisidir.
Sistemin merkezinde destekleyici kavramı bulunur. Destekleyici sıfatı; Türk vatandaşlarına, mavi kart sahiplerine, mülteci veya ikincil koruma statüsü tanınmış yabancılara ve ikamet izniyle Türkiye'de bulunan yabancı uyruklulara tanınmıştır. Başvuru, doğrudan yabancının kendi konumundan değil, bu kişiyle kurulan aile bağından güç alır.
Destekleyiciye dayanarak izin talebinde bulunabilecek kişiler ise sınırlı olarak belirlenmiştir: destekleyicinin yabancı eşi, destekleyicinin ergin olmayan yabancı çocuğu, eşinin ergin olmayan yabancı çocuğu ve bunların yanında destekleyicinin ya da eşinin bağımlı durumdaki ergin çocuğu. Çocuk adına yapılan taleplerde, velayet ilişkisi ne olursa olsun diğer ebeveynin muvafakatinin sunulması aranır.
Birden Fazla Eşin Bulunduğu Hallerde Uygulanan Sınırlama
Destekleyicinin vatandaşı olduğu ülkenin hukuku çok eşliliğe cevaz veriyor ve destekleyici de birden fazla kişiyle evli bulunuyorsa, aile ikamet izni bu eşlerden yalnızca bir tanesine tanınabilir.
Bu durumda kalan eşler bakımından aile birleşimi yolu kapalıdır; ancak diğer ikamet izni türlerinden koşullarını taşıdıkları biri için başvuru yapmaları engellenmemiştir. İkamet izni türlerinin tamamına ilişkin karşılaştırmalı bilgi, ikamet izni nasıl alınır başlıklı çalışmada ele alınmaktadır.
Kanunun Aradığı Koşullar
Aile ikamet izninin verilebilmesi için sağlanması gereken ölçütler, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu bu ölçütleri tek bir listede toplamak yerine, destekleyici ve başvuran yabancı bakımından iki ayrı grupta ele almıştır.
Destekleyici Tarafında Aranan Ölçütler
Kendisine dayanılarak talepte bulunulan kişinin — ister Türk vatandaşı, ister mavi kartlı, isterse ikamet izniyle ülkede bulunan bir yabancı olsun — karşılaması beklenen hususlar şunlardır:
- Adres kayıt sistemine kayıtlı olduğunu gösteren bir kaydın bulunması,
- Adli sicil kaydının temin edilmiş olması,
- Aile bireylerinin sayısı dikkate alındığında, genel sağlık ve güvenlik ölçütleriyle bağdaşan bir konutta barınıyor olması ve ailenin tamamını kapsayacak bir sağlık sigortasının yaptırılmış olması,
- Toplam gelirinin asgari ücretin altında kalmaması ve bu gelirin, hane halkına bölündüğünde kişi başına asgari ücretin üçte birinin altına düşmemesi,
- Yabancı uyruklu ise, ikamet izniyle Türkiye'de geçirdiği sürenin bir yılı doldurmuş olması.
Son koşul bakımından iki istisna öngörülmüştür. Türk vatandaşlarının yabancı eşlerinden ve bilimsel araştırma amaçlı ikamet izniyle ülkede bulunanlardan bir yıllık ikamet geçmişi beklenmez.
Başvuran Yabancıdan Beklenenler
İzin talebinde bulunan yabancı eş veya çocuk yönünden aranan hususlar ise aşağıdaki gibidir:
- Talep sahibinin destekleyicinin yabancı eşi olması ve bu bağın evlilik cüzdanı ya da aynı işlevi gören bir belgeyle ortaya konulması,
- Çocuk adına yapılan başvurularda, çocuğun destekleyicinin veya eşinin ergin olmayan ya da bağımlı durumdaki ergin çocuğu olduğunun bilgi ve belgelerle kanıtlanması,
- Destekleyiciyle fiilen aynı hanede yaşandığının veya böyle bir yaşam kurma iradesinin ortaya konulması,
- Evliliğin, ikamet izni elde etme amacına yönelik biçimde kurulmamış olması,
- Talepte bulunan yabancı eşin 18 yaşını tamamlamış bulunması,
- Bir yıllık ikamet geçmişi dışında destekleyici için sayılan tüm koşulların başvuran tarafından da karşılanması.
Yaş koşulunun kaleme alınış biçimi ayrıca dikkat çekicidir. Metinde "reşit olmak" gibi göreli bir kavram yerine doğrudan 18 yaşın doldurulmuş olması ölçütü benimsenmiştir. Bunun pratik sonucu şudur: eşler kendi milli hukuklarına göre erginlik kazanmış olsalar bile, 18 yaşın altındaysalar bu izinden yararlanamazlar.
Başvurunun Yürütülmesi ve İdari Takvim
Süreç, e-ikamet portalı üzerinden doldurulan başvuru formuyla başlar ve il göç idaresine yapılan müracaatla devam eder.
Elektronik ortamda ön başvuru tamamlandıktan sonra form çıktı alınarak imzalanır. Sistem başvurucuya bir randevu günü ve saati tahsis eder; belirlenen tarihte hazırlanan belgelerle il göç idaresine gidilerek dosya teslim edilir. İdare, talebi hem koşullar hem de belgeler yönünden inceleyerek en geç 90 gün içinde olumlu ya da olumsuz bir karar verir.
Pratikte kararın çoğunlukla 15-30 gün aralığında çıktığı görülmektedir; 90 günlük süre ise idarenin bağlı olduğu azami sınırdır.
Başvurusu değerlendirilmeyi bekleyen yabancıya, bu aşamada ülkede kalabilmesini sağlayan bir müracaat belgesi düzenlenir. Söz konusu belge yurt dışına çıkışı büsbütün engellemez; ancak her bir çıkışta yurt dışında geçirilecek süre 15 günü aşmamalıdır.
Prosedürün ayrıntı düzeyi karşısında, işlemlerin bir yabancılar hukuku uzmanının denetiminde yürütülmesi, telafisi güç eksikliklerin önüne geçilmesi bakımından önem taşır.
Dosyaya Eklenecek Belgeler
İstenen belgeler, iznin dayandığı koşulların gerçekten mevcut olduğunu ortaya koymaya yarar. Belge listesi üç başlık altında toplanır: başvuran yabancının sunacakları, destekleyicinin temin edecekleri ve çocuk adına başvuru yapılması halinde devreye giren ortak belgeler. Ortak belgeler çocuğun hukuki durumuna ilişkin olup taraflardan herhangi biri tarafından ibraz edilebilir.
Yabancının Kendi Dosyasına Koyacakları
- E-ikamet portalındaki ön başvurunun ardından çıktısı alınıp imzalanan aile ikamet izni başvuru formu,
- Pasaportun ya da pasaport yerine geçen belgenin aslı ile bir fotokopisi,
- Evlilik cüzdanı,
- Son altı ay içerisinde çekilmiş dört adet biyometrik fotoğraf,
- İkamet harcının yatırıldığını gösteren makbuz.
Destekleyici Tarafından Temin Edilecekler
- Destekleyici Türk vatandaşıysa kimlik kartının aslı ve fotokopisi; yabancıysa pasaportuyla birlikte ikamet veya çalışma izninin aslı ve fotokopisi; mülteci ya da ikincil koruma statüsündeki kişilerde ise kimlik belgesinin aslı ve fotokopisi,
- Kendisinin ve ailesinin geçimini karşılayacak maddi imkâna sahip olduğunu ortaya koyan, imzalı ve onaylı belge,
- İkamet izni süresinin tamamını kapsayacak biçimde, destekleyici ve tüm aile bireyleri için sağlık güvencesi (genel sağlık sigortası bakımından SGK'ye yapılan başvurunun belgesi ile özel sağlık sigortası poliçesinin imzalı ve kaşeli aslı birlikte sunulur),
- Adli sicil kaydı,
- İkametgâh belgesi,
- Adres kayıt sistemine kayıtlı bulunulduğunu ortaya koyan belge,
- Konutun mülkiyeti destekleyiciye aitse tapu kaydının fotokopisi; kirada oturuluyorsa kira sözleşmesinin noter onaylı örneği.
Çocuk Adına Yapılan Başvurularda Ortak Belgeler
- Çocuğa ait onaylı doğum belgesi,
- Onaylı velayet belgesi; ebeveynler arasında boşanma gerçekleşmişse diğer ebeveynden alınacak onaylı muvafakatname,
- Diğer ebeveynin hayatta olmaması halinde ölüm belgesi.
Bu evrakın bir bölümü yurt dışından getirtilir. Yabancı ülkeden temin edilen resmî belgelerin, ilgilinin vatandaşı olduğu ülkedeki Türk konsolosluğunca tasdik edilmesi ya da üzerlerinde apostil şerhi taşıması gerekir. Yabancı dilde düzenlenmiş belgelerin ise noter onaylı yeminli tercümeleriyle birlikte il göç idaresine verilmesi zorunludur.
Sağlık Güvencesi Zorunluluğu
Türkiye'de bir yılı aşan süreyle kalmayı planlayan yabancılar bakımından geçerli bir sağlık sigortası poliçesi, iznin düzenlenebilmesinin ön koşullarındandır.
Bu güvencenin, başvuranın kendi ülkesindeki bir şirketten değil, Türkiye'de faaliyet gösteren özel sigorta şirketlerinden alınması ve ülke sınırları içinde hüküm ifade etmesi gerekir. Bununla birlikte destekleyici, SGK kapsamında sigortalı bir Türk vatandaşıysa; eş ve adına başvuru yapılan çocuk için ayrıca yabancı sağlık sigortası aranmaz.
İznin Süresi ve Destekleyicinin İznine Bağlılığı
Aile ikamet izni için öngörülen üst sınır üç yıldır. Bu sınır dâhilinde hangi sürenin tanınacağını il göç idaresi takdir eder. Sürenin dolmasıyla birlikte yenileme talebinde bulunulabilir ve yenilenen izin de yine en çok üç yıllık olarak düzenlenir.
Destekleyicinin yabancı olduğu hallerde ek bir sınır devreye girer: destekleyici de ülkede bir ikamet izniyle bulunduğundan, aile ikamet izninin süresi onun izin süresini aşamaz. Söz gelimi izin düzenlendiği tarihte destekleyicinin ikamet izninden geriye iki buçuk yıl kalmışsa, başvurana tanınabilecek süre de en fazla iki buçuk yıl olacaktır.
Masraf Kalemleri ve Harç Muafiyeti
2023 yılı verileriyle toplam masraf yaklaşık 8.000 TL düzeyindedir. Bu tutarın dağılımı kabaca şöyledir: ikamet harcı için 3.000 TL, sağlık sigortası için 3.000 TL ve noter işlemleri için 2.000 TL. Sigorta bedeli özel şirketlerle kurulan bir sözleşmeye dayandığından, piyasa koşullarına göre farklılaşabilmektedir.
Mütekabiliyet esası gereği bazı ülke vatandaşları ikamet harcının dışında tutulmuştur. Danimarka, İrlanda, Çekya, Kosova, Sri Lanka, Suriye ve Türkmenistan vatandaşlarından bu harç tahsil edilmez.
Talebin Reddedildiği Haller
Ret kararı, başvuru anında aranan koşulların karşılanmamış olması ya da tespit edilen eksikliklerin idarece tanınan süre içinde tamamlanmaması durumunda verilir.
Uygulamada karşılaşılan ret sebepleri aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir:
- Başvuran ya da destekleyici bakımından kanuni koşulların sağlanmamış olması,
- İstenen belgelerin taraflarca ibraz edilmemesi,
- Başvuran hakkında Türkiye'ye giriş yasağının bulunması,
- Başvuranın kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturan bulaşıcı bir hastalık taşıması,
- İznin verilmesinin kamu sağlığı açısından risk doğurması,
- Yabancı hakkında verilmiş bir sınır dışı etme kararının mevcut olması,
- İkamet izninin veriliş amacının dışında kullanıldığının saptanması,
- Evliliğin ikamet izni elde etmek üzere anlaşmalı biçimde kurulduğunun ortaya çıkarılması,
- Koşullara ilişkin olarak başvuru sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması,
- Yabancının kamu düzeni ya da kamu güvenliği yönünden tehlike oluşturması.
Talebi reddedilen yabancının, kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün içinde ülkeyi terk etmesi beklenir. Bu yükümlülüğe uymayan kişi hakkında sınır dışı etme kararı alınabilir. Ne var ki ret kararına karşı itiraz edilmiş ya da iptal davası açılmışsa, yabancı bu başvurular sonuçlanıncaya kadar Türkiye'de kalmayı sürdürebilir.
Ret Kararına Karşı Başvurulabilecek Yollar
Olumsuz karar karşısında iki seçenek bulunur: yetkili makama itiraz etmek veya idare mahkemesinde iptal davası açmak.
İtiraz, kararı tesis eden makama ya da onun bir üst makamına yöneltilir. İptal davasında görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Her iki yol bakımından da süre 60 gün olup, bu süre ret kararının yabancıya ya da vekiline tebliğ edildiği tarihte işlemeye başlar.
İtirazın reddedilmesi, iptal davası yolunu kapatmaz; ilgili bu aşamadan sonra da idare mahkemesine başvurabilir. Konunun ayrıntılı düzenlemesi, ikamet izni başvurusunun ret edilmesi başlıklı çalışmada ele alınmaktadır.
Verilmiş İznin İptali
İptal, izin düzenlendikten sonra başvuruda aranan geçerlilik koşullarının aslında mevcut olmadığının anlaşılması halinde gündeme gelir.
Örnek vermek gerekirse, destekleyici ile başvuran arasında hukuken geçerli bir evlilik bağının bulunmadığı sonradan tespit edilirse izin iptal edilir. Bunun dışında, izin verildikten sonra altı ay içinde ülkeye giriş yapmayan yabancının izni de ortadan kaldırılır.
Boşanma ise kural olarak iptal sebebi sayılmaz; yalnızca uzatma talebinin reddine gerekçe oluşturur. Evlilik birliği sona eren eş, elindeki iznin süresi dolana dek ülkede kalmayı sürdürebilir; bu sürenin ardından başka bir izin türü için başvuru yapması da mümkündür.
İptal İşlemine Karşı İtiraz ve Dava
İptal işlemine karşı izlenecek yol, ret kararına karşı öngörülen düzenlemeyle aynıdır. İşlem yabancıya tebliğ edilir; tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde yetkili makama itiraz edilebileceği gibi idare mahkemesinde iptal davası da açılabilir.
İznin hangi hallerde ortadan kaldırıldığı, kullanılabilecek hukuki imkânlar ve süreçte gözetilmesi gereken hususlar, oturma izninin iptal edilmesi başlıklı çalışmada ayrıntılandırılmıştır.
Göstermelik Evlilik Üzerinden Yapılan Talepler
İkamet izni elde etmek amacıyla kurulan anlaşmalı evliliklere dayanan talepler kabul edilmez. Evliliğin gerçek olmadığı iznin verilmesinden sonra ortaya çıkarsa, verilmiş izin de iptal edilir.
Bu denetimi valilikler bünyesinde oluşturulan bir komisyon düzenli aralıklarla yürütür. Komisyon değerlendirmesini, evliliğin göstermelik olduğuna işaret eden karinelerin varlığı üzerinden yapar. Eşler arasındaki belirgin yaş farkı, ortak bir dilin bulunmaması ve tarafların ayrı konutlarda yaşaması bu karinelere örnek gösterilebilir.
Süre Uzatımı
Uzatma talebi de ilk başvuruyla benzer bir yol izler. Göç İdaresi'ne bağlı e-ikamet sisteminde ilgili form doldurularak ön başvuru gerçekleştirilir; ardından belgeler hazırlanır ve il göç idaresince verilen randevu gününde dosya teslim edilerek işlem tamamlanır.
Zamanlama bakımından kritik bir sınır vardır: uzatma başvurusunun, mevcut iznin bitimine kalan son 60 gün içinde yapılması gerekir. Bu pencere kapandıktan sonra uzatma yolu kullanılamaz; yabancı yeni bir ikamet izni başvurusu yapmak durumunda kalabilir, aksi takdirde sınır dışı edilme riskiyle karşılaşır.
İzin alındıktan sonra pasaport bilgilerinde veya aile ikamet izni belgesinde yer alan kayıtlarda değişiklik olursa, bunun 20 gün içerisinde il göç idaresine bildirilmesi zorunludur.
Uzatma prosedürünün ayrıntıları, ikamet izni uzatma başlıklı çalışmada açıklanmaktadır.
Uzatmada İstenen Belgeler
Uzatma dosyasında aranan evrak, ilk başvuruda istenenlerle büyük ölçüde örtüşür. Bunlara ek olarak elektronik ortamda doldurulan başvuru formunun çıktısı ile hâlihazırda geçerli olan ikamet izninin fotokopisi de dosyaya eklenir.
Uzatma Talebinin Reddi
Koşullardan herhangi biri eksik kalmışsa uzatma talebi reddedilir. Bunun yanı sıra, iznin veriliş amacına aykırı biçimde kullanıldığının tespit edilmesi de ret gerekçesi oluşturur.
Uzatmanın Reddine Karşı Hukuki Yollar
Uzatma talebinin reddedilmesi halinde başvurulabilecek yollar, ilk başvurunun reddi bakımından öngörülen düzenlemeyle aynıdır.
Yabancı, 60 günlük süre içinde itiraz yoluna gidebilir veya iptal davası açabilir. İtirazın muhatabı, ret kararını veren makam ya da onun üstündeki makamdır; iptal davası ise idare mahkemesinde görülür.
Uzatma İşleminin Maliyeti
2023 yılı bakımından uzatma masrafları yaklaşık 8.000 lira olarak hesaplanmaktadır. Bu tutar; 3.000 lira harç bedeli, 3.000 lira sağlık sigortası ve 2.000 lira noter gideri kalemlerinden oluşur. Söz konusu rakamlar her yıl güncellenmektedir.
Giriş Yasağı Bulunan Yabancının Durumu
Türkiye'ye girişi yasaklanmış bir yabancının aile ikamet izni alması mümkün değildir; zira giriş yasağının varlığı, ret sebepleri arasında açıkça sayılmıştır.
Bununla birlikte hakkında sınır dışı etme kararı bulunan yabancıya ülkeye giriş bakımından meşruhatlı vize imkânı tanınabilir. Ancak bu vizenin aile ikamet izninin yerini tuttuğu düşünülmemelidir; ikisi farklı hukuki işlevlere sahiptir. Meşruhatlı vizeye ilişkin ayrıntılar, özel meşruhatlı vize nasıl alınır başlıklı çalışmada yer almaktadır.
Çocukların Eğitim Hakkı
Aile ikamet izniyle Türkiye'de bulunan yabancının yabancı uyruklu çocuğu, iznin geçerli olduğu süre boyunca ilköğretim ve ortaöğretimini ülkede sürdürebilir. Bu imkândan yararlanmanın koşulu, çocuğun 18 yaşını doldurmamış olmasıdır.
Yaşı 18'i geçmiş öğrenciler bakımından ise farklı bir yol izlenir. Yükseköğretim kurumlarında eğitim görmek isteyen bu kişilerin öğrenci ikamet izni için başvuru yapmaları gerekir.
Çalışma Hakkı Bakımından Sınır
Aile ikamet izni, sahibine ülkede çalışma yetkisi vermez. Türk hukukunda kurulan denge tek yönlüdür: çalışma izinleri aynı zamanda ikamet izni yerine geçerken, ikamet izinlerinin çalışma iznini karşılaması söz konusu değildir.
Diğer ikamet izni türlerinde olduğu gibi, aile ikamet izni sahibi bir yabancının ücretli ya da bağımsız biçimde çalışabilmesi için ayrıca çalışma izni alması zorunludur.
Destekleyicinin Ölümü Halinde İznin Akıbeti
Destekleyici eşin vefatı, daha önce düzenlenmiş aile ikamet iznini kendiliğinden sona erdirmez. İzin, tanınmış olan sürenin sonuna kadar geçerliliğini korur.
Sürenin dolmasının ardından yabancı Türkiye'de kalmayı sürdürmek istiyorsa, koşullarını taşıdığı diğer ikamet izni türlerinden biri için başvuruda bulunabilir.
Başka Bir İzin Türüne Geçiş
Geçiş başvurusu; mevcut ikamet izninin koşulları ortadan kalkan ya da farklı bir izin türünü gerektiren yeni bir gerekçe doğan ve bu nedenle izni iptal edilecek olan yabancı tarafından 10 gün içinde valiliğe yapılır.
Geçiş her iki yönde de işleyebilir: aile ikamet izninden başka bir türe geçilebileceği gibi, farklı bir izin türünden aile ikamet iznine de dönülebilir. Geçiş yapan yabancı, önceki iznin dayandığı koşulları taşımaya devam ediyorsa, o iznin sağladığı haklardan yararlanmayı sürdürür.
Bu durumu bir örnekle somutlaştırmak mümkündür. Öğrenci ikamet izniyle ülkede bulunan bir yabancı, bir Türk vatandaşıyla evlenir ve aranan diğer koşulları da karşılarsa aile ikamet iznine geçebilir. Öğrencilik statüsü devam ettiği sürece bu kişi eğitimine ilişkin haklarını da kullanmaya devam eder ve tahsilini Türkiye'de sürdürebilir.
Geçiş talebinde bulunan yabancının, hem hedeflediği izin türünün koşullarını sağlaması hem de başvuruyu süresi içinde yapması gerekir; aksi halde ret kararıyla karşılaşılır. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalar, ikamet izni geçiş başvurusu başlıklı çalışmada bulunmaktadır.
Independent Legal Değerlendirmesi
Aile ikamet izni, yabancılar hukukunun görece sık başvurulan ancak koşulları en ayrıntılı düzenlenmiş kurumlarından biridir. Talebin kabul edilmesi, yalnızca aile bağının varlığına değil; gelir, barınma, sigorta ve sicil ölçütlerinin belgeyle ortaya konulmasına bağlıdır. Dosyanın hatalı ya da eksik hazırlanması izin verilmemesiyle sonuçlanır; buna bir de dava açma süresinin kaçırılması eklendiğinde süreç öngörülemez biçimde uzayabilir.
Uygulamadaki sorunların önemli bölümü hukuki değerlendirme hatasından değil, takvim ve belge yönetimindeki aksaklıklardan doğar. Sürecin baştan bütüncül planlanması, itiraz aşamasında harcanacak emeği azaltır.
Somut bir dosya hazırlanırken şu başlıkların özellikle gözetilmesini öneriyoruz:
- Destekleyicinin gelirinin, hane halkı sayısına bölündüğünde kişi başına asgari ücretin üçte biri eşiğini aşıp aşmadığının başvurudan önce hesaplanması,
- Yurt dışından getirtilecek belgelerde konsolosluk tasdiki veya apostil şerhi ile yeminli tercüme koşulunun eksiksiz karşılanması,
- Uzatma talebinin, iznin bitimine kalan 60 günlük pencere içinde yapılması ve bu takvimin baştan not edilmesi,
- Ret veya iptal işleminin tebliğinden itibaren işleyen 60 günlük dava süresinin, tebliğ belgesi esas alınarak takip edilmesi,
- Evlilik birliğinin gerçekliğini destekleyen ortak yaşama ilişkin delillerin başvuru aşamasında dosyaya eklenmesi,
- Çalışma iradesi bulunan yabancılar bakımından, ikamet izninin çalışma iznini karşılamadığının baştan dikkate alınması.
Independent Legal, yabancılar hukuku alanında ikamet izni başvurularının hazırlanmasından ret ve iptal kararlarına karşı yürütülecek itiraz ve iptal davalarına kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

