Independent LegalIndependent Legal

Aile Hukuku

Aile Hukuku

Boşanan Kadının Eski Eşinin Soyadını Kullanması: Koşullar, Dava Yolu ve İtiraz

Boşanma kararının kesinleşmesiyle kadın kural olarak evlenmeden önceki soyadına döner. Türk Medeni Kanunu m. 173, menfaati bulunan ve eski eşe zarar vermeyen kadına bu soyadını taşımayı sürdürme imkânı tanır. İznin koşullarını, süreleri ve itiraz yolunu ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Aile HukukuOkuma 9 dk

Boşanan kadının, eski eşinin soyadını taşımayı sürdürebilmesi Türk Medeni Kanunu m. 173 uyarınca iki koşula bağlanmıştır: kadının bu kullanımda korunmaya değer bir menfaatinin bulunması ve durumun eski eşe zarar vermemesi. Söz konusu talep, halihazırda görülmekte olan boşanma davası içinde dile getirilebileceği gibi, Aile Mahkemelerinde açılacak bağımsız bir davaya da konu edilebilir.

Evlilik nedeniyle soyadı değişen bir kadının boşanmayla birlikte bu soyadını terk etmek zorunda kalması, uygulamada yalnızca kimlik bilgisinin değişmesinden ibaret kalmaz. Çocuklarıyla farklı soyadları taşımak ya da meslek hayatında yıllar içinde oluşmuş tanınırlığın zedelenmesi, bu değişikliğin doğurduğu başlıca güçlüklerdir. Kanun koyucu da tam bu nedenle, soyadını korumakta haklı bir yararı bulunan kadına istisnai bir imkân tanımıştır.

Aşağıda konunun mevzuat çerçevesi, iznin verilebilmesi için aranan şartlar, izlenecek usul ve eski eşin başvurabileceği hukuki yollar ele alınmaktadır.

Evlenen Kadının Kocasının Soyadını Alma Zorunluluğu

Türk hukukunda uzun yıllar boyunca, evlenen kadının eşinin soyadını alması bir zorunluluk olarak uygulandı. Anayasa Mahkemesi'nin 22.02.2023 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesi iptal edildi ve bu zorunluluk ortadan kalktı. 28.01.2024 tarihi itibarıyla kadınların evlenmekle birlikte eşlerinin soyadını taşıma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Yeni durumda kadın, evlilikle birlikte yalnızca bekârlık soyadını kullanabilir. Kendi soyadıyla eşinin soyadını yan yana taşımayı tercih ediyorsa, bu yöndeki iradesini evlenme başvurusu sırasında doldurulan ilgili formda belirtmesi yeterlidir. Böyle bir talep ileri sürülmediği takdirde kadın, eşinin soyadını almaya devam edebilir.

İptal kararından önce evlenmiş olan ve halen eşinin soyadını kullanan kadınlar bakımından ise mevzuatta ayrı bir geçiş hükmü öngörülmüş değildir. Bu konumdaki kadınlar arasından yalnızca bekârlık soyadına dönmeyi tercih edenlerin mahkemeye başvurması gerekmektedir.

Boşanmayla Bekârlık Soyadına Dönüş Kuralı

Türk Medeni Kanunu'nun 173. maddesi, boşanan kadının evlenmekle kazandığı kişisel durumu muhafaza edeceğini; buna karşılık kural olarak evlilik öncesindeki soyadına döneceğini hükme bağlamıştır. Bu dönüş, boşanma hükmünün kesinleşmesiyle kendiliğinden gerçekleşir; kadının ayrıca bir talepte bulunması aranmaz. Aile mahkemesi kararı nüfus müdürlüğüne bildirdiğinde soyadı kaydı eski hâline getirilir.

Bununla birlikte belirli hallerde eski eşin soyadının taşınmaya devam edilmesi hukuken mümkündür. Kadın, bu soyadını kullanmanın kendisi bakımından kayda değer bir yarar sağladığını ve eski eşi herhangi bir zarara uğratmayacağını ortaya koyabilirse, mahkemeden bu yönde izin alabilir.

Boşanan Kadının Eski Eşinin Soyadını Kullanması

Boşanmanın ardından bekârlık soyadına dönmek yasal kuraldır; eski eşin soyadının korunması ise bu kuralın istisnasıdır. TMK m. 173 kişisel durumun korunacağını ancak soyadı bakımından evlilik öncesi duruma dönüleceğini düzenlemekle birlikte, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde mahkeme kararıyla eski eşin soyadının taşınmasına izin verilebilir.

Evlilikle Kazanılan Soyadın Tek Başına Kullanılması

Kural boşanmayla bekârlık soyadına dönüş olduğundan, eski eşin soyadının tek başına taşınabilmesi için kadının haklı bir menfaatini ortaya koyması gerekir. Bu ispat sağlandığında mahkeme kararıyla söz konusu soyadı kullanılmaya devam edilebilir.

Mahkemeye sunulabilecek gerekçeler arasında şunlar sayılabilir:

  • Soyadı değişikliğinin kadının kişisel ya da profesyonel yaşamında olumsuz sonuçlar doğurması,
  • Çocuklarla ortak soyadı taşımanın sürdürülmek istenmesi,
  • Meslek çevresinde veya toplumsal ilişkilerde edinilmiş tanınırlığın yitirilmemesi.

Mahkeme talebi inceler; kullanımın eski eş bakımından bir zarar doğurmadığı sonucuna varırsa izni verebilir. Eski eşin bu karara karşı çıkma imkânı saklıdır. Soyadının kullanılmasının kendisine mesleki veya sosyal anlamda zarar verdiğini ispatlayabilen eski eşin başvurusu üzerine mahkeme, tanınmış olan izni kaldırabilir.

Konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirmemize Kadının Evlenmeden Önceki Soyadını Kullanması Mümkün müdür? başlıklı yazımızdan ulaşılabilir.

Bekârlık Soyadıyla Birlikte Kullanım

Kadının, boşanmanın ardından eski eşinin soyadıyla bekârlık soyadını bir arada taşımak istemesi de mümkündür. Bu talep bakımından da aynı ispat yükü geçerlidir: kullanımın kendi menfaatine olduğu ve eski eşe zarar vermediği mahkeme önünde ortaya konmalıdır. Talep yerinde görülürse kadın, her iki soyadını birlikte taşıma hakkını elde eder.

Özel Durum: Kadın, eski eşin soyadını tek başına taşıma iznini önceden almışsa, daha sonra buna bekârlık soyadını ekleme isteği bakımından yeni bir dava açmasına gerek kalmaz.

Bu halde başvuru iki yoldan yapılabilir:

  • Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü'ne kimlik belgesiyle (T.C. kimlik kartı, nüfus cüzdanı, pasaport vb.) birlikte dilekçe verilerek,
  • Ya da e-Devlet üzerinden elektronik ortamda.

Böylece soyadı değişikliği, yargı kararına gerek kalmaksızın idari bir işlemle tamamlanabilir.

İznin Verilebilmesi İçin Aranan Koşullar

Eski eşin soyadını taşımayı sürdürmek, boşanan kadına mutlak ve sınırsız biçimde tanınmış bir hak değildir. TMK m. 173 uyarınca bu sonucun doğması için mahkemeye başvurulması ve belirli şartların gerçekleştiğinin gösterilmesi gerekir.

Mahkeme, kadından hem söz konusu kullanımın kendi menfaatine hizmet ettiğini hem de eski eş bakımından bir zarar doğurmayacağını ispatlamasını bekler. Karar, her iki tarafın hukuki durumu birlikte tartılarak verilir.

Menfaatin İspatı

Kadının, eski eşinin soyadını taşımakta korunmaya değer bir yararı bulunduğunu ortaya koyması gerekir. Uygulamada dayanılan başlıca gerekçeler şunlardır:

  • İş hayatındaki tanınırlık: Profesyonel kariyerini eski eşinin soyadıyla sürdürmüş ve bu isimle tanınır hale gelmiş bir kadın, soyadı değişikliğinin kariyerinde yaratacağı olumsuzluğu ortaya koyarak kullanımın devamını talep edebilir.
  • Sosyal statü: Toplumsal konum, kamuoyundaki bilinirlik veya mesleki itibar, soyadının korunmasını gerektirebilir. Sanat, akademi gibi alanlarda faaliyet gösteren ya da kamuoyunca tanınan kişiler bakımından bu gerekçe özellikle ağırlık taşır.
  • Çocuklarla ortak soyadı: Anne ile çocukların farklı soyadları taşıması, çocuğun okul yaşamında ve sosyal çevresinde güçlüklere yol açabilir. Kadın, ortak soyadının hem kendi hem de çocukların sosyal konumunu koruyacağını ileri sürebilir.

Eski Eşe Zarar Verilmemesi Şartı

Kadının ikinci olarak, bu kullanımın eski eş bakımından herhangi bir zarara yol açmayacağını mahkeme önünde ortaya koyması gerekir.

❌ Eski eşin itibarı zedelenmemelidir: Soyadının taşınmaya devam edilmesi, eski eşin toplum içindeki saygınlığını olumsuz etkilememelidir.

❌ Sosyal veya ekonomik bir kayıp doğurmamalıdır: Hakkın eski eşe karşı kötü niyetle kullanılması ve bu yolla onun iş yaşamının ya da sosyal ilişkilerinin zarar görmesi kabul edilemez.

Eski eş, soyadının kullanılmasından zarar gördüğünü ileri sürerse mahkeme bu iddiayı değerlendirir ve yerinde görmesi halinde kadına tanınan hakkı iptal edebilir.

Eski Eşin Soyadının Kullanılmasına İlişkin Hukuki Süreç

İzin Davası

Boşanan kadının eski eşinin soyadını taşımayı sürdürme talebi iki ayrı usulde gündeme getirilebilir:

  • Boşanma yargılaması içinde ileri sürülen talep: Yargılama sürerken bu soyadını taşımayı sürdürme iradesi mahkemeye bildirildiğinde, istem boşanma dosyası kapsamında incelenerek karara bağlanır. Talep yargılama devam ederken ileri sürüldüğünden burada herhangi bir zamanaşımı söz konusu olmaz.
  • Boşanmanın ardından açılan bağımsız dava: Boşanma kararı verildikten sonra bu soyadını taşımak isteyen kadının ayrı bir dava açması gerekir.

İkinci yol süreye tabidir. Türk Medeni Kanunu uyarınca dava, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre kaçırıldığında mahkemeye başvurma imkânı ortadan kalkar.

Anlaşmalı Boşanmada Soyadı Düzenlemesi

Anlaşmalı boşanma dosyalarında kadının eski eşinin soyadını taşımaya devam etmesi, boşanma protokolüne bir madde olarak yazılabilir.

  • Metinde bu yönde bir hüküm yer alıyorsa, verilecek mahkeme kararı kadına söz konusu soyadını doğrudan taşıma imkânı tanır.
  • Mahkeme, tarafların protokole koyduğu bu düzenlemeyi inceleyerek karara bağlar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

  • Görev: Kadının boşandığı eşin soyadını kullanmasına ilişkin talepler ile bu iznin kaldırılmasına yönelik davalar, aile hukukundan kaynaklandığından kural olarak aile mahkemelerinde görülür ve sonuçlandırılır.
  • Yetki: Yetkili mahkemenin tespiti, talebin hangi aşamada ileri sürüldüğüne göre değişir.

Talep boşanma davasıyla birlikte ileri sürülüyorsa, boşanma davasında yetkili olan mahkeme bu istem bakımından da yetkilidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca yetki, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesine ya da dava açılmadan önceki son altı aylık dönemde eşlerin birlikte ikamet ettikleri yer mahkemesine aittir.

Talep boşanma kararının ardından bağımsız bir davayla ileri sürülüyorsa, yetkili mahkeme davalı konumundaki eski kocanın ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir.

Eski Eşin İtiraz Hakkı Var mıdır?

Kadının eski eşinin soyadını taşımayı sürdürmesi, doğrudan eski eşin hukuki durumunu da etkileyen bir sonuç doğurur. Türk Medeni Kanunu bu nedenle eski eşe, tanınmış olan iznin kaldırılması için dava açma imkânı vermiştir.

Ne var ki eski eşin yalnızca itiraz iradesini ortaya koyması sonuç doğurmaz. Mahkemeye başvurarak ya bu kullanımın kendisine zarar verdiğini ya da kadının menfaatinin artık ortadan kalktığını ispat etmesi gerekir. Aksi halde talebin reddedilmesi ihtimali yüksektir.

İtirazın Koşulları ve İşleyişi

Eski eşin, kadının soyadını kullanmasına karşı çıkabilmesi için aşağıdaki koşulları karşılaması beklenir:

  • Zararın ortaya konması: Eski eş, bu kullanımın kendisine sosyal, ekonomik veya itibar kaybı niteliğinde bir zarar verdiğini mahkeme önünde kanıtlamalıdır. Söz konusu zarar şu biçimlerde ortaya çıkabilir.
  • İtibar kaybı: Soyadının taşınmaya devam edilmesi nedeniyle eski eşin toplum nezdindeki algısının olumsuz etkilenmesi,
  • Sosyal veya ekonomik zararlar: Kadının eski eşin soyadıyla kamuya açık biçimde hareket etmesinin, eski eşin iş yaşamına veya özel hayatına olumsuz yansıması.

Kadının Menfaatinin Ortadan Kalkması

Eski eş, soyadı kullanımının kadına artık bir yarar sağlamadığını ve gereksiz hale geldiğini de ileri sürebilir.

  • Yeniden evlenme: Kadının yeni bir evlilik yapmış olması, eski eşin soyadını taşımayı haklı kılan gerekçenin ortadan kalktığına işaret edebilir.
  • Mesleki konumdaki değişiklik: Kadının iş yaşamında bu soyadını kullanmasını gerektiren koşulların artık bulunmaması.
  • Hakkın kötü niyetle kullanılması: Kadının, eski eşine zarar verme amacıyla bilinçli olarak bu soyadını kullanması.

İtiraz Davası Ne Zaman Açılabilir?

  • Eski eş, boşanma kararının ardından herhangi bir zaman diliminde iznin kaldırılması istemiyle mahkemeye başvurabilir.
  • Buna karşılık başvurunun aşırı gecikmesi halinde mahkeme, zamanaşımı ya da hakkın kötüye kullanılması gerekçesiyle davayı reddedebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Evlenirken kocanın soyadını almak zorunlu mudur?

28.01.2024 tarihinden sonra kurulacak evliliklerde kadının kocasının soyadını alma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Boşanmanın ardından kızlık soyadına dönmek istemeyen kadın, kocasının soyadını taşımayı sürdürebilir mi?

Kural, kadının boşanmayla birlikte evlenmeden önceki soyadına dönmesidir. Bununla birlikte söz konusu soyadını taşımakta bir menfaati olduğunu ve bu durumun eski kocaya zarar vermeyeceğini ispatlayan kadın bakımından hâkim, boşanmadan sonra da kullanımın sürmesine hükmedebilir.

Eski eşinin soyadını kullanan kadının bekârlık soyadına dönebilmesi için dava açması gerekir mi?

Gerekmez. Bu işlem için mahkeme kararı aranmaz; e-Devlet kapısı üzerinden ya da T.C. kimlik kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı, nüfus cüzdanı, uluslararası aile cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport gibi kimlik yerine geçen belgelerden biri ile dilekçe verilerek Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü'ne başvurulması yeterlidir.

Boşanmadan sonra eski kocanın soyadını kullanmak için ne yapılmalıdır?

İki yol bulunmaktadır: istem ya boşanma yargılaması sırasında mahkemeye iletilmeli ya da kararın kesinleşmesini izleyen 1 yıl içinde açılacak bağımsız bir davaya konu edilmelidir.

Eski kocanın soyadının yanında bekârlık soyadı da taşınabilir mi?

Mahkeme kararıyla eski kocasının soyadını kullanma izni almış ve bu soyadını taşıyan kadın, e-Devlet kapısı üzerinden veya Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüklerine yapacağı yazılı başvuruyla doğum soyadını da kullanabilir.

Soyadı uyuşmazlıkları çoğu zaman ekonomik değeri olmayan talepler gibi görülse de, uygulamada mesleki kimlik, ticari itibar ve çocukla kurulan bağ üzerinde somut sonuçlar doğurur. Talebin boşanma yargılaması içinde mi yoksa sonrasında açılacak bağımsız bir davayla mı ileri sürüleceği tercihi, hem süre riski hem de ispat yükü bakımından belirleyicidir. Boşanma dosyası kapsamında dile getirilen talep süreye takılmazken, kararın kesinleşmesinin ardından geçen bir yıl telafisi olmayan bir hak kaybına yol açar.

Somut bir dosyada yol haritası kurulurken şu başlıkların önceliklendirilmesi yerinde olur:

  • Talebin boşanma davası içinde ileri sürülüp sürülemeyeceğinin, dosyanın geldiği aşamaya göre değerlendirilmesi
  • Bir yıllık sürenin başlangıcı bakımından boşanma kararının kesinleşme tarihinin belgelenmesi
  • Menfaat iddiasının ticaret sicili, akademik yayın, diploma, marka tescili gibi somut belgelerle desteklenmesi
  • Çocukla ortak soyadı gerekçesine dayanılıyorsa velayet ve okul kayıtlarının dosyaya sunulması
  • Eski eşin ileri sürebileceği zarar iddialarının önceden öngörülerek karşı delillerin hazırlanması
  • Anlaşmalı boşanmada talebin protokole açık bir madde olarak yazılması

Independent Legal, boşanma sonrası soyadı kullanımına ilişkin izin ve iznin kaldırılması davalarında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara