Independent LegalIndependent Legal

Yabancılar Hukuku

Yabancılar Hukuku

Ç-141 Tahdit Kodu: Terör Gerekçeli Giriş Yasağı ve Kaydın Kaldırılması

Uluslararası terörizmle bağlantı şüphesine dayanan Ç-141 kodu, yabancının ülkeye girişini ön izne bağlar ve çoğu zaman sınır dışı işlemleriyle birlikte gündeme gelir. Kaydın hangi gerekçeyle tesis edildiğini, itiraz ve iptal davası yollarını, süreleri ve yetkili mahkemeyi ele alıyoruz.

Yayın 13 Ağustos 2026Uygulama Alanı Yabancılar HukukuOkuma 6 dk

Yabancıların Türkiye'ye girişini kısıtlayan kayıtlar içinde en ağır sonuç doğuranlardan biri Ç-141 kodudur. Bu kayıt, uluslararası terörizm faaliyetleriyle irtibatlı olduğu değerlendirilen ya da Interpol tarafından aynı gerekçeyle aranan kişiler bakımından tesis edilir ve ilgilinin ülkeye kabulünü idari bir ön izne bağlar.

Kodun sonuçları yalnızca girişin engellenmesiyle sınırlı kalmaz. Uygulamada, hakkında bu kayıt bulunan yabancılar için sınır dışı etme kararı da alınabilmekte, kişi geri gönderme merkezinde idari gözetim altına alınabilmektedir. Dolayısıyla ortada birbirinden bağımsız ancak birbirini tetikleyen birden çok idari işlem bulunur ve her biri kendi süresi içinde ayrıca dava konusu edilmelidir.

Bu bilgi notunda kaydın hangi hallerde düzenlendiğini, kaldırılması için başvurulabilecek idari ve yargısal yolları, sınır dışı kararıyla ilişkisini, süreleri ve masrafları uygulamaya dönük bir bakışla değerlendiriyoruz.

Ç-141 Tahdit Kodu Ne Anlama Gelir?

Ç-141 kodu; uluslararası terörizm kapsamındaki bazı eylemlere katıldığı, katılacağı ya da bu tür oluşumlara destek vereceği yönünde şüphe bulunan yabancılar adına düzenlenen bir kısıtlama kaydıdır. Terör gerekçesiyle Interpol'ün aradığı kişiler de aynı kapsamda değerlendirilir. Kaydın doğurduğu temel sonuç, ilgilinin 5 yıl boyunca ülkeye girişte ön izin almak zorunda kalmasıdır.

Söz konusu ön izin İçişleri Bakanlığından talep edilir. Ne var ki uygulamadaki tablo, bu prosedürün çoğu olayda olumlu bir sonuç üretmediğini ve ilgili yabancıların fiilen ülkeye alınmadığını göstermektedir. Kaydın herhangi bir süreyle sınırlandırılmaksızın, süresiz biçimde tesis edildiği örneklere de rastlanmaktadır.

Kaydın Tesis Edilme Gerekçesi

Bu kodun dayandığı düşünce, Türkiye'nin genel güvenliği bakımından risk oluşturması muhtemel görülen yabancıların ülkeye girişini serbest bırakmak yerine idari bir denetime tabi tutmaktır. Kayıt, girişi doğrudan yasaklamaktan ziyade ön izin şartı getirerek idareye takdir imkânı tanır.

Kayıt Nasıl Kaldırılır?

Ç-141 kodunun silinmesi bakımından iki temel yol bulunur: Göç İdaresi Genel Başkanlığına itiraz başvurusu yapmak ya da idare mahkemesinde iptal davası açmak. Bunlara ek olarak, kayıt kaldırılmamış olsa dahi meşruhatlı vize temin eden yabancının ülkeye giriş yapabilmesi mümkündür.

İtiraz Başvurusu Yoluyla Kaydın Silinmesi

İtiraz, kaydın ilgiliye tebliğ edildiği günü izleyen günden başlamak üzere 60 gün içinde Göç İdaresi Genel Başkanlığına yöneltilir. Başvurunun, kodun somut olgulara ve hukuki bir temele dayanmadığını ortaya koyan gerekçeli bir dilekçeyle yapılması gerekir.

İdarenin talebi açıkça reddetmesi, 30 gün içinde hiçbir yanıt üretmemesi ya da tereddüt doğuran belirsiz bir karşılık vermesi hallerinde başvuru reddedilmiş sayılır. Bu aşamadan sonra kaydın silinmesi yalnızca yargı yoluyla sağlanabilir.

DİKKAT: İdareye başvurmak zorunlu bir ön aşama değildir. Yabancı, itiraz yoluna hiç gitmeden doğrudan idare mahkemesinde dava açabilir.

İptal Davası Yoluyla Kaydın Silinmesi

Kodun ve buna bağlı giriş yasağının ortadan kaldırılması talebiyle idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava, kararın ilgiliye tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde ve Göç İdaresi Genel Başkanlığı hasım gösterilerek açılır.

Önce idareye başvurulmuş ve ret kararı alınmışsa yine dava yolu açıktır; ancak bu halde süre hesabı değişir. Kaydın tebliği ile itirazın yapıldığı tarih arasında geçen günler, 60 günlük dava açma süresinden mahsup edilir.

Somutlaştırmak gerekirse: tebliği izleyen günden itibaren 26. günde itiraz edilmişse, ret kararının tebliğini izleyen günden başlamak üzere dava açmak için geriye 34 gün kalır.

Açılacak davada yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Bu talep kabul edildiğinde kaydın doğuracağı sonuçlar yargılama tamamlanıncaya kadar askıya alınır. Mahkemenin böyle bir karar verebilmesi için işlemin uygulanmasının telafisi güç veya imkânsız zararlar doğuracak olması ve işlemin açık biçimde hukuka aykırı bulunması aranır. Bu iki koşulun somut olayda gerçekleştiği dilekçede ayrıca gösterilmelidir.

Tahdit kodu türlerinin tamamı ve kaydın kaldırılmasına ilişkin dava süreci, yabancı tahdit kodu ve kodun kaldırılması davası başlığı altında ayrıca ele alınmaktadır.

Meşruhatlı Vize ile Ülkeye Giriş

Ç-141 kaydı nedeniyle giriş yasağıyla karşılaşan yabancı, meşruhatlı vize alarak ülkeye girebilir. Bu vize, kayıt ve yasak henüz kalkmamış olsa bile giriş imkânı sağlaması bakımından önem taşır.

Meşruhatlı vize; aile birleşimi, çalışma, öğrenim, tedavi veya ticaret gibi belirli amaçlar gözetilerek idare tarafından özel olarak düzenlenen bir vize türüdür. Konunun ayrıntıları, meşruhatlı vize nedir ve nasıl alınır sorularının ele alındığı ayrı bir çalışmanın kapsamındadır.

Sınır Dışı Etme Kararına Karşı İptal Davası

Ç-141 kaydının bir yansıması olarak yabancı hakkında sınır dışı etme kararı da verilebilir. Böyle bir durumda idare mahkemesinde bu kararın iptali istemiyle ayrı bir dava açılması gerekir. Kendisine tanınan sürede ülkeyi terk etmek istemeyen ve Türkiye'de kalmayı sürdürmek isteyen yabancı bakımından bu dava zorunludur.

İptal davası, sınır dışı kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde açılmalıdır. Davanın açılmasıyla birlikte sınır dışı işlemleri durur. Dilekçede yalnızca sınır dışı kararının iptali değil, dayanak oluşturan tahdit kaydının kaldırılması da talep edilebilir; mahkeme uygun görürse kayıt bu dava kapsamında silinebilir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: idare, 7 günlük dava açma süresinin dolmasını beklemeden sınır dışı işlemini tamamlayabilir. Bu nedenle kararın tebliğinin ardından gecikmeksizin dava açılması gerekir. Sürecin baştan itibaren yabancılar hukuku alanında deneyimli bir hukukçuyla yürütülmesi bu bakımdan önem taşır.

Sınır dışı kararının kaldırılmasına ilişkin dava süreci, deport kararı nasıl kaldırılır başlığı altında ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

İdari Gözetim Kararına İtiraz

Hakkında sınır dışı kararı verilen yabancı, geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altına alınabilir. Bu kararlar kural olarak en çok 6 ay için verilir; belirli hallerde 6 ay daha uzatılması mümkündür. Kişinin merkezden çıkarılabilmesi için, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edilmesi gerekir.

Burada gözden kaçırılmaması gereken husus, idari gözetime yapılan itirazın sınır dışı işlemlerini durdurmamasıdır. Türkiye'de kalmayı sürdürmek isteyen yabancının, yukarıda açıklanan sınır dışı kararına karşı iptal davasını ayrıca açması şarttır.

İdari gözetim kararına itiraz başvurusunun ayrıntıları, geri gönderme merkezinde idari gözetim kararına itiraz başlığı altında ele alınmaktadır.

Sürecin Ne Kadar Zaman Aldığı

Kaydın kaldırılması amacıyla idari makamlara yapılan başvurular genellikle 1-3 ay içinde sonuçlanır. Buna karşılık kodun ve giriş yasağının kaldırılması için idare mahkemesinde açılan davalar yaklaşık 1 yıl sürmektedir.

Yargılama Harç ve Giderleri

Tahdit kaydının kaldırılmasına yönelik davada karşılaşılan giderler 2023 yılı itibarıyla yaklaşık 4.000 TL düzeyindedir. Bu tutar; başvuru harçları ve posta giderleri gibi kalemlerden oluşur.

Sınır dışı kararına karşı ayrıca dava açılması halinde bu dosya için gerekli masrafların da ayrıca yatırılması gerekir. Dava giderleri her yıl yapılan düzenlemelerle güncellendiğinden, yukarıdaki rakam 2023 yılı verileri esas alınarak verilmiştir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tahdit kaydının kaldırılması istemli davalarda görev ve yetki Ankara idare mahkemelerine aittir. Buna karşılık, koda dayanılarak verilen deport kararlarının iptali talep ediliyorsa dava, sınır dışı kararını veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesinde görülür.

Sonuç

Ç-141 kaydının silinmesi, bu kayda dayanılarak alınan sınır dışı kararının iptali ve idari gözetime yapılacak itiraz, yabancıların elindeki başlıca hukuki imkânlardır. Gerek idari başvuruda gerek yargı aşamasında olumlu bir sonuç alınabilmesi, kaydın dayandırıldığı gerekçeyi destekleyen somut olguların bulunmadığının açıkça ortaya konulmasına bağlıdır. Bu nedenle sürecin alanında deneyimli bir hukukçu eşliğinde yürütülmesi belirleyici olmaktadır.

Ç-141 kaydına ilişkin uyuşmazlıklarda en sık karşılaşılan hata, tek bir işleme odaklanılmasıdır. Tahdit kaydı, giriş yasağı, sınır dışı kararı ve idari gözetim birbirinden farklı işlemlerdir; her birinin süresi, muhatabı ve görevli mahkemesi ayrıdır. Yalnızca kaydın kaldırılması için dava açılması, ilgilinin sınır dışı edilmesini engellemez.

İkinci kritik nokta süre yönetimidir. Yedi günlük dava süresi kısadır ve idarenin bu süreyi beklemeden işlem tesis edebildiği dikkate alındığında, tebligatın ardından geçen her gün fiilî bir risk taşır. Somut bir dosyada yol haritası kurulurken şu başlıklar önceliklendirilmelidir:

  • Hangi işlemlerin tesis edildiğinin ve her biri için sürenin ne zaman işlemeye başladığının tespiti
  • İdareye itiraz edilecekse, mahsup edilecek gün sayısının baştan hesaplanması
  • Sınır dışı kararı varsa gecikmeksizin dava açılması ve aynı dilekçede kaydın kaldırılmasının da talep edilmesi
  • Yürütmenin durdurulması talebinde telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık koşullarının somut olgularla temellendirilmesi
  • Kişi geri gönderme merkezindeyse, idari gözetime itirazın sınır dışı davasından bağımsız olarak yürütülmesi
  • Ön izin veya meşruhatlı vize seçeneğinin, dava süreciyle birlikte alternatif bir plan olarak değerlendirilmesi

Independent Legal, tahdit kodlarının kaldırılmasından sınır dışı ve idari gözetim kararlarına karşı yürütülecek hukuki süreçlere kadar yabancılar hukuku alanında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara