Independent LegalIndependent Legal

Bilişim Hukuku

Bilişim Hukuku

Erişim Engeli ve İçeriğin Çıkarılması Kararı: Yetkili Merciler ve Uygulama Esasları

İnternet ortamındaki hukuka aykırı yayınlara karşı başvurulabilecek erişim engeli ve içerik çıkarma tedbirlerini; kararı verebilecek adli ve idari makamları, aranan şartları, uygulama yöntemlerini ve itiraz usulünü 5651 sayılı Kanun çerçevesinde ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Bilişim HukukuOkuma 12 dk

Bir internet yayınının hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinde, o yayına ulaşımın kesilmesine ya da söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasına hükmedebilecek merciler tek bir başlık altında toplanmaz. Kararı kimin vereceği; olayın aciliyetine, korunması gereken menfaatin ağırlığına ve fiilin ceza hukuku bakımından taşıdığı niteliğe göre değişir. Mahkemeler ve savcılıklar gibi adli makamlar bu yetkiyi kullanabildiği gibi, Cumhurbaşkanlığı veya Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi idari birimler de belirli hallerde devreye girebilmektedir.

Bu tedbirlerin kapsamı belirlenirken gözden kaçırılmaması gereken bir ölçüt vardır: müdahale, yalnızca bireyleri mağdur eden ya da kamusal menfaati zedeleyen yayınlarla sınırlı tutulmalıdır. Bir yayının içinde kişinin özel yaşamını deşifre eden tek bir paylaşım bulunuyorsa, ilk çare o paylaşımın kaldırılması veya sadece ona ulaşımın kesilmesidir. Rahatsızlık veren kısım tek başına ayıklanabilecekken sitenin tamamının kapatılması, bu kez başka kişilerin haklarını zedeleyen bir sonuç doğurur. Bununla birlikte kısmi engelleme ya da içerik kaldırma önlemi mevzuatın hedeflediği neticeyi sağlamaya yetmiyorsa, sitenin bütününe yönelik bir engel gündeme gelebilir.

Konunun temel çerçevesini 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun çizmektedir. Anılan düzenlemede sayılan durumlar gerçekleştiğinde — kişilik haklarına yönelik saldırı, özel hayatın gizliliğinin zedelenmesi, suçun önlenmesi, kamu yararı ya da kamu düzeninin muhafazası gibi — hukuka aykırı içeriği barındıran siteye ulaşımın kesilmesi mümkün hale gelir.

Hukuka Aykırı İçerik Kavramı

Kanun, sınırlı sayıda gerekçeyle internet erişiminin durdurulmasına veya bir yayının kaldırılmasına imkân tanır. İnternete erişim; düşünceyi açıklama özgürlüğü, haber alma hakkı ve basın hürriyeti gibi temel hak ve özgürlüklerle iç içe geçtiğinden, hangi koşullarda sınırlama yapılabileceği kanunda açık biçimde belirlenmiştir. Bu mekanizmanın işleyebilmesi için her şeyden önce ortada hukuka aykırı nitelikte bir içerik bulunmalıdır.

5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi, belirli suçların oluştuğuna dair yeterli şüphe taşıyan yayın ve içerikleri hukuka aykırı saymakta; bunlar bakımından erişimin engellenmesi veya içeriğin çıkarılması tedbirlerini düzenlemektedir.

MADDE 8-
(1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228), suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
c) (Ek:25/3/2020-7226/32 md.) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
ç) (Ek:13/10/2022-7418/32 md.) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar.

Bu katalog dışında kalmakla birlikte, özel yaşamın gizliliğini zedeleyen ya da kişilik haklarına saldırı teşkil eden yayınlar da hukuka aykırı kabul edilmiş ve kanun kapsamında kaldırılabileceği hükme bağlanmıştır.

İnternet ve Sosyal Medya Paylaşımlarına İlişkin Mevzuat Çerçevesi

Sanal ortam olarak nitelendirilen internet, kimi zaman failin farkında dahi olmadığı ağır suçların işlendiği bir alana dönüşmektedir. Kullanıcıların önemli bir bölümü kendilerine ulaşılamayacağı varsayımıyla hareket etmekte; husumet duyduğu kişilere ya da hiç tanımadığı halde görüşlerini benimsemediği kimselere karşı, kendi hesaplarını veya yalnızca bu amaçla açtıkları sahte profilleri kullanarak hukuka aykırı davranışlar sergileyebilmektedir.

Dünya genelinde giderek çoğalan bu paylaşımlar, içeriklerin hukuki konumuna dair tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Devletler mevzuatlarını bu gelişmeye göre yeniden şekillendirerek koruma mekanizmaları oluşturma yoluna gitmiştir. Türk hukukunda konuyu esas itibarıyla düzenleyen metin 5651 sayılı Kanun'dur.

Öte yandan 2007 yılından bu yana sosyal medya kullanımının olağanüstü yaygınlaşması ve bu mecralar üzerinden işlenen suçların artması, tamamlayıcı düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. Bu ihtiyaç doğrultusunda 29.07.2020 tarihinde kabul edilen 7253 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31.07.2020 günü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlük kazanmıştır.

Tedbire Başvurulabilmesinin Şartları

İnternet üzerinden gerçekleştirilen kimi yayınlar bir suçun işlenmesine zemin hazırlayabileceği gibi, kişilik haklarını ya da özel hayatın gizliliğini de zedeleyebilir. Mevzuatımız, böyle bir yayın nedeniyle zarar gören kişiye siteye erişimin durdurulmasını ve içeriğin kaldırılmasını isteme imkânı tanımıştır. Kamuyu ilgilendiren bazı hallerde ise bu kararların re'sen alınabilmesi de mümkündür. Yürürlükteki düzenlemeler uyarınca erişim engeline veya içeriğin yayından çıkarılmasına hükmedilebilecek başlıca haller şunlardır:

  • Kişilik haklarına yönelik bir ihlalin gerçekleşmesi,
  • Özel hayatın gizliliğinin zedelenmesi,
  • İnternet yayını aracılığıyla bir suçun işlenmesi,
  • Korunması gereken bir kamu yararının bulunması.

İnternet Yayını Yoluyla Suç İşlenmesi

Yukarıda sıralanan katalog suçlardan bir veya birkaçının internet yayını aracılığıyla işlendiği yönünde "yeterli suç şüphesi" oluşmuşsa, içeriğin çıkarılmasına ya da erişimin engellenmesine hükmedilebilir.

Kamu Yararının Söz Konusu Olması

5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi uyarınca; yaşam hakkının, kişilerin can ve mal güvenliğinin, millî güvenlik ile kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önüne geçilmesi ya da genel sağlığın muhafazası gerekçelerinden biri mevcutsa, ilgili bakanlıkların talebi üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı (BTK) tarafından içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu usul tamamen idari nitelik taşır ve yalnızca bakanlık talebiyle harekete geçirilebilir. İdarenin burada gözettiği amaç kamu yararının korunmasıdır.

Kişilik Haklarının İhlali

İnternet üzerinden yapılan bir yayın, kişinin kişilik haklarına zarar verebilir. Bu ihtimalde mağdura karşı ayrıca bir suç işlenmiş olması gerekmez. Örneğin doğrudan hakaret niteliği taşımayan ancak kişinin saygınlığını aşındıran ifadelerin kullanılması dahi kişilik haklarının ihlaline yol açabilir.

Bu şekilde zarara uğrayan kişinin önünde iki yol bulunur. Bunlardan ilki, içerik veya yer sağlayıcısına uyarıda bulunarak yayının kaldırılmasını istemektir; sağlayıcının bu talebe yirmi dört saat içinde yanıt vermesi gerekir. İkinci seçenek ise aracı bir aşamaya gerek kalmaksızın Sulh Ceza Hâkimliğine başvurmak ve erişimin engellenmesini ve/veya içeriğin kaldırılmasını talep etmektir.

Başvuru üzerine hâkim bir karar tesis eder. Burada altı çizilmesi gereken nokta şudur: kişilik haklarının ihlali söz konusu olduğunda hâkim, kural olarak yalnızca ihlale sebebiyet veren bölümle sınırlı bir engelleme kararı verir. Zorunluluk bulunmadıkça sitenin tümüne erişim kapatılmaz. Ancak belirli bir kısımla sınırlı engelleme ihlali sona erdirmeye yetmeyecekse, sitenin bütününe yönelik engel uygulanabilir; hâkimin bu tercihini gerekçelendirmesi zorunludur.

Kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle hâkimlikçe verilen erişim engeli veya içerik kaldırma kararları Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne iletilir. Birlik, kararı ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcılarına ulaştırır. Kendisine tebliğ edilen kararın gereği derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirilmelidir. Hâkimlik kararının gereğini yerine getirmeyen sağlayıcılar bakımından ise adli para cezasına hükmedilmesi gündeme gelebilir.

Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali

Özel yaşamının gizliliği bir internet yayını yüzünden zedelenen kimse, söz konusu içeriğe ulaşımın kesilmesini isteyerek doğrudan BTK'ya müracaat edebilir. Talebin BTK nezdinde işleme alınabilmesi için başvurunun şu unsurları içermesi şarttır:

  • İhlale yol açan yayının tam adresi (URL),
  • Başvurucunun kimliğini ortaya koyacak bilgiler,
  • Yayının hangi yönleriyle hakkı zedelediğine dair açıklama.

BTK Başkanı, kendisine ulaşan talep doğrultusunda gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirim yapabilir.

Özel yaşamın gizliliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle BTK'ya başvuran kişi, talebini takip eden yirmi dört saat içinde konuyu Sulh Ceza Hâkiminin kararına taşımak zorundadır. Hâkim, gizliliğin ihlal edilip edilmediği hususunu kırk sekiz saat içinde karara bağlar; verilen karar aracısız biçimde Kuruma iletilir.

Gecikmesinde sakınca görülen durumlarda ise sıralama tersine döner: erişim önce BTK Başkanının emri üzerine Kurum eliyle engellenir, işlem sonradan Sulh Ceza Hâkiminin onayına götürülür.

Hangi usul izlenmiş olursa olsun, hakkında erişim engeli kararı verilen paylaşımın ilgilisi kararın kaldırılmasını talep edebilir. Bu talep, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz yoluyla ileri sürülür. İtirazı incelemeye yetkili merci, engelleme kararını veren Sulh Ceza Hâkimliğini numara itibarıyla izleyen Sulh Ceza Hâkimliğidir.

Konuya ilişkin ayrıntılar için Özel Hayatın Gizliliğini İhlal başlıklı çalışmamız incelenebilir.

Kararı Vermeye Yetkili Merciler

Adli Merciler

Sulh Ceza Hâkimliği. Yukarıda ortaya konulan esaslar dahilinde içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine hükmetme yetkisi, soruşturma evresinde Sulh Ceza Hâkimliğine aittir.

Mahkemeler. 5651 sayılı Kanun uyarınca kovuşturma evresine geçildiğinde aynı yetki mahkemeye geçer. Dolayısıyla erişim engeli kararını, kovuşturmayı yürütmekte olan mahkeme verir.

Cumhuriyet Savcılığı. Soruşturma aşamasında karar verme yetkisi kural olarak Sulh Ceza Hâkimliğinde olsa da, gecikmesinde sakınca bulunan hal olarak değerlendirilen durumlarda Cumhuriyet Savcısı da bu kararı tesis edebilir. Ne var ki savcı tarafından verilen kararın hâkim onayından geçmesi zorunludur. Gecikmesinde sakınca bulunan haller şu gerekçelerle sınırlıdır:

  • Genel sağlığın korunması,
  • Yaşam hakkı,
  • Suç işlenmesinin önlenmesi,
  • Kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması,
  • Milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması.

Hâkimlik, mahkeme veya Cumhuriyet Savcısı eliyle tesis edilen bu kararlar, gereğinin derhâl ve en geç dört saat içinde yerine getirilmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na bildirilir.

Koruma tedbiri niteliğindeki içerik çıkarma ve erişim engeli kararlarının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcıları bakımından cezai yaptırım uygulanması söz konusu olabilir.

İdari Merciler

5651 sayılı Kanun çerçevesinde erişim engeline hükmedebilecek idari makamlar; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı, Cumhurbaşkanlığı ve 5602 sayılı Kanun kapsamında şans oyunlarıyla ilgili idari kuruluşlar olarak sıralanabilir.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı. Kanunda sayılan suçların oluştuğuna dair yeterli şüphe bulunan yayınlar bakımından, içerik ya da yer sağlayıcısının yurt dışında konumlanmış olması koşuluyla doğrudan BTK Başkanı erişimin engellenmesine karar verebilir. Buna karşılık yayının konusunu oluşturan suç çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik veya fuhuş ise, Başkanın re'sen karar verebilmesi için içerik ya da yer sağlayıcısının yurt dışında bulunması aranmaz.

Yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliği, milli güvenlik ve kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması gibi gecikmesinde sakınca bulunan gerekçelerin varlığı halinde de ilgili Bakanlıkların talebiyle BTK Başkanı erişimin engellenmesine hükmedebilir. Böyle bir kararın yirmi dört saatlik süre içinde sulh ceza hâkimine onaylatılması, hâkimin de kırk sekiz saat içinde bir hüküm kurması gerekir. Bu işlemler tamamlanmazsa tedbir kendiliğinden ortadan kalkar.

Benzer şekilde, internet yayını nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini öne süren kişilerin doğrudan BTK'ya yönelttiği erişim engeli talepleri, uygulanmak üzere BTK Başkanı tarafından Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirilir. Karar 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına götürülür ve hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar.

Kanun'un 9/A maddesi, BTK Başkanına re'sen harekete geçme imkânı tanıyan ayrı bir hal daha öngörmüştür: "Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Kurum tarafından yapılır." Başkanın re'sen kurduğu bu hükümler bakımından da onay mekanizması işler: karar yirmi dört saatlik süre içinde hâkimin denetimine götürülür, hâkim ise kırk sekiz saati aşmadan kararını açıklar.

Cumhurbaşkanlığı. Kanun'un 8/A maddesi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhurbaşkanlığına da erişim engeli kararı verme imkânı tanımıştır. Bu yetkinin kullanılabilmesi, kamu düzeni ile milli güvenliğin korunması, yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliği, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması gerekçelerinden birinin ya da birkaçının bulunmasına bağlıdır. Kararın yirmi dört saatlik süre içinde sulh ceza hâkiminin onayına götürülmesi gerekir; hâkim kırk sekiz saat geçmesine rağmen kararını açıklamamışsa tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır.

5602 sayılı Kanun kapsamında şans oyunlarıyla ilgili idari kuruluşlar. İlgili mevzuat uyarınca şans oyunu düzenleme hak ve yetkisini elinde bulunduran kurumlar ile bu yetkinin devredildiği kurum, kuruluş ve özel hukuk tüzel kişileri, kendi görev sahalarına giren suçların internet ortamında işlendiğini saptadıklarında ilgili yayınlar hakkında erişim engeli kararı alabilirler. Alınan kararlar, uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na iletilir.

Kararların Teknik Olarak Uygulanma Yöntemleri

Erişim engeli kararının hayata geçirilmesinde birbirinden farklı teknik yöntemler kullanılabilmektedir.

Site alan adına erişimin engellenmesi. Bu usulde, alan adı (DNS) sunucularında ilgili siteye ait alan adı kapatılarak ulaşım kesilir. Alan adı engellenmiş bir siteye girilmek istendiğinde tarayıcı, siteye ait IP adresini DNS sunucusuna sorar; sunucu ise sitenin gerçek IP adresi yerine engelleme bilgisini gösteren sayfanın IP adresini döndürür ve böylece erişim gerçekleşmez.

Hukuka aykırı yayına ilişkin bölümün engellenmesi. Nesne tabanlı engelleme olarak da anılan bu yöntemde, DNS sunucusundan doğru adres alınıp doğru IP adresine bağlantı kurulmasına rağmen, tarayıcıdan gelen talepler internet servis sağlayıcı tarafından sürekli denetlenir. Denetim sırasında hukuka aykırı içeriğin bulunduğu adrese yönelen talepler bloke edilir; kullanıcıların yalnızca o içeriğe ulaşması önlenmiş, yani engelleme hukuka aykırı bölümle sınırlı tutulmuş olur.

Site IP adresinin engellenmesi. IP adresi, internet iletişimine dahil olan cihazların birbirinden ayırt edilmesini ve aralarında bağlantı kurulmasını sağlayan, rakamlarla ifade edilen belirleyici bir kimliktir. Bu yöntemde, IP adreslerini ulaşılabilir kılan sistem içinde ilgili siteye ait IP adresi erişilemez hale getirilerek etkisiz bırakılır.

Kararların Yerine Getirilmesinden Sorumlu Taraflar

Kanun uyarınca verilen erişim engeli kararlarını fiilen icra edecek olanlar; içerik sağlayıcılar, erişim sağlayıcılar ve BTK'dır. Hangi kararın hangi merci eliyle icra edileceği, her madde bakımından ayrı ayrı düzenlenmiştir.

  • Kanun'un 8. maddesinde sayılan suçların oluştuğuna dair yeterli şüpheye dayanan kararlar: BTK Başkanınca verilen kararların gereğini erişim sağlayıcılar yerine getirir; hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilenler ise gereği yapılmak üzere BTK'ya iletilir. Kararın gereği, bildirim anından itibaren en geç dört saat içinde tamamlanır.
  • Gecikmesinde sakınca bulunan hallerden birine dayanan kararlar: Başkan, kararı vakit geçirmeksizin erişim sağlayıcılara ve ilgili yer ile içerik sağlayıcılarına duyurur. Bildirimin yapıldığı andan itibaren en geç dört saat içinde, içerik çıkarılır ve/veya erişim engellenir.
  • Kişilik haklarının ihlaline dayanan kararlar: Hâkimin bu kapsamda kurduğu hüküm Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne aracısız olarak ulaştırılır. Birlik, kararı yer ve içerik sağlayıcıları ile erişim sağlayıcısına aktarır; anılan taraflar gereğini gecikmeksizin, en geç dört saatlik süre dolmadan tamamlar.
  • Özel hayatın gizliliğinin ihlaline dayanan kararlar: Bireylerin talebi doğrultusunda BTK Başkanınca kurulan erişim engeli hükümleri de Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne aktarılır; erişim sağlayıcılar bu kararı azami dört saat içinde uygular.

Erişim Engeli Kararına Karşı İtiraz

Erişimin engellenmesi, ceza muhakemesi hukukundaki koruma tedbirleriyle benzer hukuki sonuçlar doğuran bir tedbirdir. Bu niteliği gereği karara karşı başvurulacak yol da Ceza Muhakemesi Kanunu'nun öngördüğü itiraz usulüne tabidir.

CMK'nın 268. maddesi uyarınca itiraz süresi, kararın tebliğ edilmesinden ya da öğrenilmesinden itibaren 7 gündür. İtirazı inceleme görevi, kararı veren Sulh Ceza Hâkimliğini sıra numarası bakımından izleyen hâkimliğe aittir.

Erişim engeli ve içerik çıkarma talepleri, uygulamada çoğunlukla hız gerektiren süreçlerdir; ancak aynı ölçüde ölçülülük denetimine de tabidir. Bir yayının tamamının kapatılmasını istemek, çoğu olayda talebin reddedilmesine veya kısmi bir tedbirle sınırlandırılmasına yol açar. Bu nedenle başvurunun daha ilk aşamada ihlale konu URL düzeyinde somutlaştırılması, sonucu doğrudan etkileyen bir tercih olarak öne çıkar.

Kararın hangi hukuki sebebe dayandırıldığı da izlenecek usulü belirler. Kişilik hakkı ihlaline dayanan bir talep Sulh Ceza Hâkimliği kanalıyla yürürken, özel hayatın gizliliği bakımından BTK'ya başvuru ve ardından yirmi dört saatlik hâkim onayı süreci devreye girer. Yanlış merciye yöneltilen bir başvuru, kısa süreli tedbirlerde telafisi güç zaman kayıplarına neden olabilir.

Somut bir uyuşmazlıkta yol haritası çizilirken şu başlıkların öncelikli olarak değerlendirilmesi yerinde olur:

  • İhlale konu içeriğin tam URL bilgisiyle birlikte, tarih ve zaman damgası içerecek şekilde delillendirilmesi
  • Talebin kişilik hakkı ihlaline mi yoksa özel hayatın gizliliğine mi dayandırılacağının baştan netleştirilmesi
  • Kısmi engelleme ile bütünsel engelleme arasındaki ölçülülük dengesinin dilekçede gerekçelendirilmesi
  • BTK başvurusu yapılmışsa yirmi dört saatlik hâkim onayı süresinin takvimlenmesi
  • Aleyhe verilen kararlarda yedi günlük itiraz süresinin ve yetkili hâkimliğin doğru saptanması
  • Kararın gereğini yerine getirmeyen sağlayıcılar bakımından öngörülen yaptırımların gündeme getirilmesi

Independent Legal, internet ortamındaki hukuka aykırı yayınlara karşı erişim engeli ve içerik çıkarma başvurularının hazırlanmasından itiraz aşamasının takibine kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara