Türk Ceza Kanunu bilişim suçlarını hem bilişim alanında suçlar hem de özel hayata karşı suçlar başlıkları altında düzenlemiştir. Suç tiplerini, öngörülen cezaları, önleyici tedbirleri ve yargılama usulünü bir arada ele alıyoruz.
Bilişim sistemleri üzerinden işlenen suçlar kural olarak resen soruşturulur; ancak savcılığın olaydan haberdar olması çoğu kez mağdurun bildirimine bağlıdır. Başvurunun nasıl ve nereye yapılacağını, failin tespit yöntemlerini ve zamanaşımı sürelerini ele alıyoruz.
Bir sosyal medya profili, kullanıcısının malvarlığına dahil midir yoksa platformun izin verdiği ölçüde kullanılan bir imkân mıdır? Hesapların mülkiyet hukuku karşısındaki konumunu, kullanım amacına göre yapılan ayrımı ve mirasa geçiş tartışmasını ele alıyoruz.
Cinsel taciz suçunun oluşması için fiziksel temas aranmaz; mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen cinsel amaçlı davranışlar da suç teşkil eder. Suçun unsurlarını, elektronik haberleşme araçlarıyla işlenmesine bağlanan nitelikli hali ve yargılama sürecini ele alıyoruz.
İnternet ortamındaki hukuka aykırı yayınlara karşı başvurulabilecek erişim engeli ve içerik çıkarma tedbirlerini; kararı verebilecek adli ve idari makamları, aranan şartları, uygulama yöntemlerini ve itiraz usulünü 5651 sayılı Kanun çerçevesinde ele alıyoruz.
Kimliği belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişiye ait her bilgi kişisel veri sayılır. Bu verilerin bilişim sistemleri üzerinden izinsiz biçimde depolanması, üçüncü kişilere aktarılması veya ele geçirilmesi Türk Ceza Kanunu kapsamında cezalandırılan fiillerdendir.
Hukuka aykırı bir paylaşımın yayından kaldırılması, hangi hallerde ve hangi makam tarafından mümkündür? 5651 sayılı Kanun çerçevesinde içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararlarının şartlarını, sürelerini ve başvuru yollarını ele alıyoruz.
Dijital mecralarda paylaşılan bir yorum, şerefe karşı işlenen bir suçun konusu olabilir. İnternet üzerinden gerçekleştirilen hakaretin unsurlarını, öngörülen yaptırımı, şikâyet süresini ve mağdurun izleyebileceği hukuki yolları uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Bilişim suçlarında soruşturmanın çıkış noktası çoğu zaman bir IP kaydıdır. Dinamik ve statik adres ayrımını, bu verinin taşıdığı belirsizlikleri ve Yargıtay uygulamasını ele alıyoruz.
Kripto varlıklar, hiçbir devletin egemenlik alanına tam olarak girmediği için hukuken tartışmalı bir zeminde durmaktadır. Teknolojinin işleyişini, dünyadaki düzenleme yaklaşımlarını ve Türk hukukundaki çerçeveyi ele alıyoruz.
Kimliğini gizleyerek açılan sosyal medya hesaplarından yöneltilen onur kırıcı ifadeler, Türk Ceza Kanunu bakımından hakaret suçunu oluşturabilir. Bu paylaşımlara muhatap olan kişinin izleyebileceği şikâyet yolunu, ispat sorunlarını ve koruma taleplerini ele alıyoruz.
5651 sayılı Kanunda 2020 yılında yapılan değişiklikle sosyal ağ sağlayıcılarına getirilen başvuruya cevap, temsilci ve veri barındırma yükümlülüklerini, süreleri ve idari para cezalarını inceliyoruz.
Başkasına ait bir sosyal medya hesabına rıza dışı giriş yapılması, Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesi kapsamında bağımsız bir suç oluşturur. Suçun unsurlarını, nitelikli hallerini, eşler arasındaki uygulamasını ve yargılama usulünü ele alıyoruz.
Tehdit suçunun oluşması için tarafların aynı ortamda bulunması gerekmez; dijital mecralardan yöneltilen beyanlar da suçu meydana getirir. Sahte hesap kullanımının cezaya etkisini, şikâyet ve uzlaştırma rejimini ve öngörülen yaptırımları inceliyoruz.
Bir internet sitesinin görsel tasarımı ile içeriği farklı kanunların koruma alanına girer. Alan adının hukuki niteliğini, tasarımların SMK kapsamında tescilini ve içeriğin FSEK çerçevesindeki statüsünü ele alıyoruz.
Yazışmaların dosyaya delil olarak konulabilmesi, kaydın kim tarafından ve hangi yolla alındığına bağlıdır. WhatsApp kayıtlarının hukuka uygunluk ölçütlerini ve dava türlerine göre kullanımını ele alıyoruz.