Borca batık bir mirasçının terekeyi reddetmesi, bazen alacaklıların takibinden kaçınmanın aracına dönüşür. TMK m. 617 kapsamında açılacak reddin iptali davasının koşullarını, altı aylık hak düşürücü süreyi, taraflarını ve tasfiye sonuçlarını ele alıyoruz.
Mirasbırakanın son iradesini tek başına kaleme alabildiği el yazılı vasiyetname, sağladığı kolaylık kadar geçersizlik riski de taşır. Bu tasarrufun şekil şartlarını, saklanma yöntemlerini, iptal sebeplerini ve ölümden sonra izlenen açılma sürecini ele alıyoruz.
Mirasçılık belgesinde adı hiç yer almayan mirasçının payı, gerçeği yansıtmayan bir belgeye dayanılarak başkalarına aktarılabilir. Ketmi verese olgusunu, açılacak davaları ve yargılama esaslarını ele alıyoruz.
Mirasbırakan hayattayken, mirasçısıyla anlaşarak gelecekte doğacak miras hakkını sona erdirebilir. TMK m. 528'de düzenlenen feragat sözleşmesinin türlerini, resmi şekil zorunluluğunu, altsoy üzerindeki etkisini ve iptal sebeplerini ele alıyoruz.
Ölüm ya da gaiplik halinde malvarlığının kimlere hangi oranda geçeceği, mirasçılık sıfatının nasıl belgeleneceği, saklı payların korunması ve terekenin paylaşımı miras hukukunun çekirdeğini oluşturur. Bu bilgi notunda alanın temel kavramlarını, kurumlarını ve uyuşmazlık türlerini bütüncül biçimde ele alıyoruz.
Terekenin tespitinden intikal işlemlerine, vasiyetname uyuşmazlıklarından ortaklığın giderilmesine kadar miras süreci teknik bir yargılama ve usul disiplini gerektirir. Miras avukatının üstlendiği işlevleri, uygulamada en sık karşılaşılan dava türlerini ve süreç yönetiminin kritik noktalarını ele alıyoruz.
Paylaşım tamamlanmadan miras payı üzerinde tasarrufta bulunmak mümkündür; ancak devrin geçerliliği devralanın kimliğine göre değişen şekil kurallarına bağlıdır. Devir sözleşmesinin şartlarını, tereke borçlarındaki sorumluluk dengesini ve payın haczine ilişkin esasları inceliyoruz.
Vasiyetnameden farklı olarak miras sözleşmesi, mirasbırakanı da bağlayan iki taraflı bir ölüme bağlı tasarruftur. Sözleşmenin türlerini, resmi şekil zorunluluğunu, doğurduğu sonuçları, sona erme yollarını ve iptal rejimini uygulama açısından ele alıyoruz.
Külli halefiyet mirasçılara terekenin tamamını geçirir; ancak cezai yaptırımlar bu bütünün dışında kalır. Adli ve idari para cezalarının ölümle düşmesinin hukuki dayanağını, vergi aslı ile vergi cezası ayrımını ve mirasçıların başvurabileceği yolları ele alıyoruz.
Bir kişinin ardından geriye kalan malvarlığının kime, hangi oranda geçeceği kanunla çizilmiş bir sıralamaya bağlıdır. Zümre sistemini, sağ kalan eşin konumunu, saklı pay oranlarını ve paylaşım sürecini uygulamaya dönük biçimde ele alıyoruz.
Bir mirasçının ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarılması, onun çocuklarının da terekeden dışlanması sonucunu doğurmaz. Çıkarma kararının altsoy üzerindeki etkisini, cezai ve koruyucu çıkarma ayrımını ve ispat yükünün dağılımını inceliyoruz.
Ret hakkı, kanunda öngörülen üç aylık hak düşürücü süre içinde kullanılmadığında sona erer. Sürenin hangi anda işlemeye başladığını, mirasçı gruplarına göre değişen başlangıç noktalarını ve uzatma imkânını değerlendiriyoruz.
Tapuda satış olarak kaydedilen ancak gerçekte bağış amacı taşıyan devirler, mirasçıların miras hakkını doğrudan zedeler. Muris muvazaasının unsurlarını, ispat yollarını, taraf teşkilini ve yargılamanın sonuçlarını uygulama perspektifiyle inceliyoruz.
Tapuda satış gibi gösterilen bir bağış, çoğu zaman mirasçıların payını eritmek üzere kurgulanır. Muris muvazaasının unsurlarını, muvazaa sayılmayan işlemleri, ispat yükünü, süre rejimini ve tenkisle ilişkisini uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Ölüm tarihine kadar doğmuş kamu alacakları terekenin pasifinde yer alır ve mirasçılara yönelir. Vergi aslı ile vergi cezası arasındaki ayrımı, miras payı sınırını, reddi mirasın etkisini ve ödeme emrine karşı açılacak davayı ele alıyoruz.
Malvarlığının devri karşılığında ömür boyu bakım taahhüdü içeren bu sözleşme, miras sözleşmesi şekline tabidir ve ihlali halinde tenkis ile muvazaa tartışmalarını beraberinde getirir. Sözleşmenin kuruluşunu, taraflarını, sona ermesini ve mirasçıların başvurabileceği hukuki yolları ele alıyoruz.
Miras, ölüm anında mirasçının malvarlığına kendiliğinden karışır; borçlar da bu devrin parçasıdır. Terekeyi üstlenmek istemeyen mirasçının başvuracağı gerçek ve hükmi ret yollarını, üç aylık süreyi, beyanın şeklini ve reddin doğurduğu sonuçları inceliyoruz.
Resmi memur ve iki tanığın katılımıyla kurulan resmi vasiyetname, ölüme bağlı tasarruflar içinde en güçlü ispat değerine sahip olanıdır. Şekil şartlarını, tanıklık yasaklarını, noter sürecini ve iptal ihtimallerini uygulama perspektifiyle inceliyoruz.
Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü, kanunun belirli mirasçılara tanıdığı asgari pay karşısında sınırlanır. Saklı pay oranlarını, tenkise tabi kazandırmaları, tenkiste sıra kuralını ve dava sürecinin işleyişini ele alıyoruz.
Kanun, saklı paylı mirasçının payına dokunulmasına kural olarak izin vermez; mirasçılıktan çıkarma bu kuralın sayılı istisnalarından biridir. Cezai ve koruyucu çıkarmanın şartlarını, yapılış biçimini ve doğurduğu sonuçları ele alıyoruz.
Ölümle birlikte mirasçılara geçen yalnızca malvarlığı değil, terekeye bağlı yükümlülüklerdir de. Mirasçının hangi borçlardan, hangi malvarlığıyla ve ne kadar süreyle sorumlu tutulacağını Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde inceliyoruz.
Mirasın ölümle kendiliğinden geçmesi, tapu ve banka kayıtlarının da aynı anda değiştiği anlamına gelmez. İntikal işlemlerinin sırasını, veraset ve intikal vergisi beyanını, hesaplama esaslarını ve yabancılık unsuru taşıyan dosyalardaki farklılıkları ele alıyoruz.
Mirasbırakanın ölüm anındaki aktif ve pasif değerlerinin resmen belirlenmesini sağlayan terekenin tespiti davasını; kapsamını, defter tutma usulünü, görevli mahkemeyi ve dava sonucunda ortaya çıkan hukuki durumu uygulama açısından ele alıyoruz.
Yabancı uyruklu kişiler Türkiye'de mirasçı sıfatı kazanabilir; ancak taşınmaz edinimi kanuni sınırlara tabidir. Yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkilerinde uygulanacak hukuku, milletlerarası yetkiyi, belge ve vergi yükümlülüklerini uygulama açısından değerlendiriyoruz.
Kimler vasiyetname yapabilir, hangi şekiller geçerlidir, vasiyetnameyle neler düzenlenebilir ve saklı pay bu tasarrufu nasıl sınırlar? Ölüme bağlı tasarrufun kuruluşundan ölüm sonrası uygulanmasına kadar bütün aşamaları ele alıyoruz.
Her ölüme bağlı tasarruf hukuken ayakta kalmaz. Vasiyetnamenin hangi sakatlıklar nedeniyle iptal edilebileceğini, davayı kimlerin açabileceğini, hak düşürücü süreleri ve iptal kararının terekeye etkisini ele alıyoruz.
Ölümle birlikte ele geçen vasiyetnamenin mahkemeye teslimi, açılması, tutanağa bağlanması ve ilgililere tebliği zorunlu bir yargısal aşamadır. Bu sürecin işleyişini, sürelerini ve doğurduğu hukuki sonuçları inceliyoruz.
Mirasbırakanın son iradesi, vasiyetnamenin okunmasıyla kendiliğinden hayata geçmez. Vasiyet konusu edimin yerine getirilmemesi halinde başvurulacak tenfiz davasının şartlarını, taraflarını, sürelerini ve doğurduğu sonuçları uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Mirasçılık sıfatını ortaya koyan veraset ilamı olmaksızın tereke üzerinde işlem yapmak mümkün değildir. Belgenin noterden ve sulh hukuk mahkemesinden nasıl alınacağını, kimlerin talep edebileceğini ve iptal yollarını inceliyoruz.