İki geminin çarpışması Türk Ticaret Kanunu bakımından çatma olarak nitelendirilir ve sorumluluk, tarafların kusur durumuna göre farklı esaslara bağlanır. Çatma türlerini, delil tespitini, tazminat davasını, sorumluluğun sınırlandırılmasını ve zamanaşımı sürelerini inceliyoruz.
Denizde eşya taşımanın hukuki çerçevesini çizen navlun sözleşmelerinin unsurlarını, taraflarını, yolculuk çarteri ile kırkambar ayrımını ve sözleşmenin ifa aşamalarını Türk Ticaret Kanunu hükümleri ışığında ele alıyoruz.
Türk Ticaret Kanunu gemi ipoteğini türlere ayıran ayrı bir bölüm içermez; sınıflandırma kanun hükümleri, öğreti ve yargı kararlarından çıkarılır. Tersaneci ipoteğinden yapı hâlindeki gemi ipoteğine, gemi alacaklısı hakkından üst sınır ve döviz ipoteğine kadar tüm türleri ele alıyoruz.
Sicile kayıtlı gemiler üzerindeki sözleşmesel rehin, yalnızca gemi ipoteği biçiminde kurulabilir. İpoteğin kuruluş şartlarını, teminat altına aldığı alacakları, kapsamını, derece ilişkilerini ve ipotek alacaklısının muacceliyet öncesi ve sonrasındaki haklarını ele alıyoruz.
Gemi ipoteği kimi zaman teminat altına aldığı alacakla birlikte, kimi zaman alacaktan bağımsız biçimde ortadan kalkar. TTK m. 1044 ve devamındaki sona erme sebeplerini, mahkeme kararıyla düşme hâllerini ve sicilden terkin sürecini uygulama açısından ele alıyoruz.
Gemiler sicile yazılı olsun ya da olmasın hukuken taşınır eşya sayılır; buna karşılık mülkiyetin devri, kazandırıcı zamanaşımı ve mülkiyetin sona ermesi kendine özgü kurallara bağlanmıştır. Gemi mülkiyetinin kazanılma yollarını ve bu değişikliklerin sicile yansımasını ele alıyoruz.
Sicil kaydından maliki belirlenemeyen ya da mülkiyeti usulünce bırakılan gemiler sahipsiz sayılır. Bu tür gemilerde mülkiyetin kim tarafından, hangi işlemle kazanılabileceğini sicile kayıtlı ve kayıtsız gemiler ayrımı üzerinden inceliyoruz.
Bir geminin hangi devletin bayrağını taşıdığı, tabi olduğu hukuku belirler. Türk Bayrağı çekme hakkının gerçek ve tüzel kişilere ait gemilerde hangi koşullarla doğduğunu, nasıl kullanıldığını ve hangi hallerde yitirildiğini ele alıyoruz.
Gemi sicili yalnızca teknenin devlete bağlılığını göstermez; ayni hakların kurulmasında, işlem güvenliğinin sağlanmasında ve kamu güveninin üretilmesinde belirleyici rol oynar. Milli Gemi Sicili, Türk Uluslararası Gemi Sicili ve yapı sicilini tescil usulleriyle birlikte ele alıyoruz.
Tescilde aranan şartların hafifliği ve vergisel kolaylıklar, gemi ve yat maliklerini yabancı ülke sicillerine yöneltmektedir. Kolay bayrak devletlerinin barındırdığı riskleri, güvenli sayılan üçüncü ülke bayraklarını ve yabancı sicile kayıt sürecini ele alıyoruz.
Zaman çarterinde geminin ticari yönetimi çarterere geçerken teknik yönetim donatanda kalır. Bu bölünmenin taraflara yüklediği borçları, tahsis ücretini, masraf paylaşımını, iade yükümlülüğünü ve zamanaşımını uygulama perspektifiyle inceliyoruz.