Gemi ipoteği, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1014 ve devamında düzenlenen, sicile kayıtlı bir gemi ya da gemi payı üzerinde kurulan ve alacaklıya bu değeri sattırarak satış bedelinden öncelikli tahsil imkânı tanıyan ayni bir haktır. Hakkın ayni nitelik taşıması ve varlığını tescile borçlu olması, ortadan kalkış biçimini de kendine özgü kurallara bağlar. Nitekim kanun koyucu, ipoteğin son bulmasını dağınık hükümler yerine sistematik bir düzen içinde ele almıştır.
Sona erme sebepleri TTK m. 1044 ve devamındaki hükümlerde üç ana grupta toplanır: alacağın yanı sıra ipoteği de ortadan kaldıran sebepler, alacağa dokunmaksızın yalnızca ipoteği düşüren sebepler ve mahkemeden alınacak düşme kararı. Bu sayım kapalı değildir; kanunda ayrıca anılmayan durumlar da aynı sonucu doğurabilir. Uygulamada en sık rastlananlar, geminin kurtarılamayacak biçimde batması ile geminin cebri icra yoluyla satılmasıdır.
Üzerinde önemle durulması gereken bir nokta daha vardır. İpoteğin hukuken sona ermesi, gemi sicilindeki kaydın kendiliğinden silinmesi sonucunu doğurmaz. Kaydın kalkması için ilgililerin gemi sicilinde terkin talebinde bulunması gerekir. Aşağıda, ipoteğin düşmesine yol açan hâlleri gruplar hâlinde inceliyoruz.
Alacakla Birlikte Gemi İpoteğinin Sona Erdiği Hâller
TTK'nın 1044 ila 1048. maddeleri arasındaki hükümler, hem teminat altına alınan alacağı hem de gemi üzerindeki ipoteği aynı anda ortadan kaldıran sebepleri düzenler.
Teminat Altına Alınan Alacağın Ortadan Kalkması
Gemi ipoteği fer'i nitelikte bir teminat hakkıdır; varlığını, güvence altına aldığı alacağa borçludur. Alacaktan kopuk, kendi başına ayakta duran bir gemi ipoteğinden söz edilemez. Bu bağlılığın doğal sonucu olarak, teminat altına alınan alacak ödeme yoluyla veya başka bir sebeple ortadan kalktığında ipotek de düşer. Ödeme hâline bağlanan bu sonuç TTK m. 1044'te hükme bağlanmıştır.
Ödemeyi yapan kişinin gemi maliki olmadığı hâllerde tablo değişir. TTK m. 1038/6, ipotekle güvence altına alınmış borcu ödediği için malike ya da onun hukuki seleflerine rücu edebilen ve gemi maliki sıfatı taşımayan borçlu bakımından ipoteğin sona ermeyip kendisine geçeceğini öngörür. Başka bir ifadeyle, malik olmadığı hâlde borcu ödeyen ve rücu imkânı bulunan kişi ipoteğin yeni lehtarı konumuna gelir. Ödeme alacağın yalnızca bir bölümünü karşılıyorsa, alacaklının elinde kalan kısım, borçluya intikal eden kısımdan sıra bakımından önce gelir. Ödemesiyle ipoteği kazanan ya da aynı sebeple gemi sicilinin düzeltilmesinde menfaati bulunan borçlu, düzeltme için gereken belgelerin kendisine verilmesini alacaklıdan isteyebilir.
Alacaklı ve Borçlu Sıfatlarının Aynı Kişide Toplanması
TTK m. 1044/2, bu iki sıfatın tek kişide birleşmesini ödeme hükmünde saymıştır. Birleşme borcu sona erdirdiğine göre, borca bağlı olarak varlığını sürdüren gemi ipoteği de ayakta kalamaz.
Alacaklılık ile Gemi Mülkiyetinin Birleşmesi
TTK m. 1045/1, ipotek hakkı ile geminin mülkiyetinin aynı elde toplanması hâlinde ipoteğin düşeceğini kabul eder. Kuralın iki istisnası vardır: borçlunun gemi malikinden başka bir kişi olması ve ipoteğe konu alacak üzerinde rehin ya da intifa hakkı bulunması. Bu ihtimallerde ipotek varlığını korur. Malik ile alacaklının aynı kişi olduğu durumda ipotekli geminin paraya çevrilmesi talep edilemez; ayrıca bundan sonra işleyecek faiz alacakları bakımından gemi teminat oluşturmaz.
Gemi Malikine Karşı Hakkın Zamanaşımına Uğraması
İpotek gemi siciline tescilli kaldığı sürece, teminat altına alınan alacak bakımından zamanaşımı işlemez. Buna karşılık TTK m. 1048, ipotek sicilden silinmişse — silme işlemi haksız olsa dahi — alacağa ilişkin zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceğini öngörür. Sürenin dolması hem ipoteğin hem de ipotek isteme hakkının düşmesi sonucunu doğurur.
Aynı hükümde tersaneci bakımından paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir. TTK m. 1013 uyarınca kanuni ipotek hakkına sahip olan tersaneci, ipoteğin tescilini talep hakkını zamanında kullanmazsa alacağı için zamanaşımı işlemeye başlar; sürenin dolmasıyla tersanecinin alacak hakkı düşer.
Birlikte Gemi İpoteğinde Maliklerden Birinin Ödeme Yapması
Aynı alacak birden çok gemiyle teminat altına alınmışsa, TTK m. 1046 uyarınca alacaklıya ödemede bulunan gemi maliki, diğer ipotekli gemilerden birinin malikine ya da onun hukuki seleflerine rücu edebildiği oranda o gemi üzerindeki ipotek hakkını kazanır; buna karşılık kendi gemisi üzerindeki ipotek son bulur.
TTK m. 1047 ise aynı meseleyi borçlu yönünden düzenler. Birlikte gemi ipoteğinde borçlu, ipotekli gemilerden yalnızca birinin malikine veya onun hukuki seleflerine rücu edebiliyorsa, kendisine sadece o gemi üzerindeki ipotek geçer; kalan gemiler üzerindeki ipotekler düşer.
Yalnızca Gemi İpoteğini Ortadan Kaldıran Hâller
TTK'nın 1049 ila 1051. maddeleri arasında, teminat altına alınan alacağa dokunmayıp yalnızca gemi üzerindeki ipoteği sona erdiren sebepler düzenlenmiştir. Bu hâllerde alacak varlığını sürdürür; ortadan kalkan, alacağın gemiyle güvenceye bağlanmış olmasıdır.
Malik ile İpotekli Alacaklının Kaldırma Yönünde Anlaşması
Gemi maliki ile ipotekli alacaklı, ipoteğin kaldırılması konusunda irade birliğine varır ve kayıt gemi sicilinden silinirse ipotek sona erer. Anlaşmanın yazılı biçimde düzenlenmesi ve imzaların noterce onaylanması zorunludur; taraflar dilerse anlaşmayı gemi sicil müdürlüğünde de yapabilir. Bu şekle uyulmaksızın kurulan kaldırma anlaşması geçerlilik taşımaz.
İpotek üzerinde başka kişilerin hakkı bulunuyorsa, kaldırma işlemi için onların da muvafakatinin alınması gerekir. Örneğin alacak üzerinde rehin hakkı sahibi bir kişi varsa, onun onayı olmadan ipoteğin kaldırılması mümkün olmaz.
İpotek Sahibinin Hakkından Feragat Etmesi
Alacaklının ipotekten vazgeçmesi ve bu feragat beyanına dayanılarak kaydın gemi sicilinden terkin edilmesi de ipoteği düşürür. Beyanın geçerli sayılabilmesi, imzası noterce onaylanmış bir senetle ya da doğrudan sicil müdürlüğünde yapılmış olmasına bağlıdır. Burada da ipotek üzerinde hak sahibi üçüncü kişiler varsa feragat için muvafakatleri aranır.
Kararlaştırılan Sürenin Dolması
Taraflar aksini kararlaştırmadıkça gemi ipoteği süreye bağlanmaksızın kurulur. Bununla birlikte ipotek tesis edilirken belirli bir süre öngörülmüşse, o sürenin dolmasıyla birlikte ipotek sona erer.
Mahkeme Kararıyla Gemi İpoteğinin Düşmesi
Kanun, iki durumda ipoteğin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasına imkân tanır: alacaklının kimliğinin belirlenememesi TTK m. 1052'de, alacağın tevdi edilmesi ise TTK m. 1053'te düzenlenmiştir.
Alacaklının Kim Olduğunun Bilinmemesi
Alacaklının kimliği tespit edilemiyorsa, gemi siciline ipotekle ilgili olarak yapılan son kayıttan itibaren on yıl geçmiş ve alacaklının hakkı bu süre içinde malik tarafından Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesi anlamında zamanaşımını kesecek biçimde tanınmamışsa, alacaklı ilan yoluyla çağrılarak ipoteğin düşmesine hükmedilebilir. Alacak vadeye bağlanmışsa on yıllık süre, vade dolmadan önce işlemeye başlamaz. Düşme kararının verilmesiyle birlikte ipotek ortadan kalkar.
İpoteğe Konu Borcun Tevdi Edilmesi
Gemi maliki, alacaklının alacağını ödeme ya da feshi bildirme hakkını kazanmışsa ve alacak tutarını geri alma hakkından feragat ederek alacaklı adına tevdi etmişse, belli olmayan alacaklı ilan yoluyla çağrılır ve ipoteğin düşmesine karar verilebilir. Faizler ancak miktarları sicile geçirilmişse tevdi edilir; düşme kararının verilmesinden önceki üç yıllık dönem dışında kalan faizler için tevdi yükümlülüğü yoktur.
Alacaklı, Türk Borçlar Kanunu'nun tevdie ilişkin hükümleri uyarınca hakkını daha önce almış sayılmıyorsa, düşme kararının verilmesiyle borç ödenmiş kabul edilir. Alacaklının tevdi yerine hiç başvurmaması hâlinde ise, tevdi edilen bedel üzerindeki hakkı, düşme kararından itibaren on yılın geçmesiyle son bulur. Böyle bir durumda tevdi eden kişi, tevdi anında geri alma hakkından feragat etmiş olsa dahi yatırdığı bedeli geri alabilir.
Geminin Batması veya Onarım Kabul Etmez Hâle Gelmesi
Kurtarılması mümkün olmayacak şekilde batan ya da tamir kabul etmez duruma gelen bir gemi sicilden terkin edildiğinde, ipoteğin konusunu oluşturan değer ortadan kalktığından ipotek de sona erer.
Bununla birlikte TTK m. 1022, ipoteğin sigorta tazminatını ve üçüncü kişiler tarafından ödenecek tazminatı da kapsadığını kabul etmektedir. Dolayısıyla geminin yok olması hâlinde ipotek hakkı, sigorta tazminatı ile üçüncü kişilerce ödenecek tazminat üzerinde varlığını sürdürür.
Geminin Cebri İcra Yoluyla Satılması
Gemi cebri icra yoluyla satıldığında elde edilen bedel, alacaklılar arasında sıraya göre paylaştırılır. Bu paylaşımda ipotekle teminat altına alınan alacağın tamamı karşılanamamış olsa bile ipotek sona erer; alacaklının karşılıksız kalan kısım için gemi üzerindeki teminatı devam etmez.
Independent Legal Değerlendirmesi
Gemi ipoteğinin sona ermesi, uygulamada çoğu zaman tek bir sebebe değil, birbirini izleyen işlemler zincirine dayanır. Alacağın ödenmesi, feragat beyanının düzenlenmesi ve sicil kaydının terkini farklı anlarda gerçekleşebilir; bu nedenle hakkın hukuken ne zaman düştüğü ile sicilin ne zaman temizlendiği ayrı ayrı belirlenmelidir. Özellikle gemi finansmanı işlemlerinde, kredinin kapanmasına rağmen terkin talebinde bulunulmaması sonraki devir ve tescil işlemlerinde tıkanıklık yaratmaktadır.
Ayni hakkın sona erdiğini ileri süren tarafın bunu belgeyle ortaya koyması gerektiği de göz ardı edilmemelidir. Noter onayı, sicil müdürlüğü nezdinde düzenlenen beyan ya da mahkeme ilamı gibi biçim şartlarına uyulmaması, sona erme iddiasını baştan tartışmalı hâle getirir.
Somut bir dosyada değerlendirme yapılırken şu başlıklar öncelikli olarak ele alınmalıdır:
- Sona erme sebebinin alacağı da kapsayıp kapsamadığının, yani ipoteğin alacakla birlikte mi yoksa tek başına mı düştüğünün belirlenmesi
- Feragat veya kaldırma anlaşmasında noter onayı ile sicil müdürlüğü şeklinden hangisinin izlendiğinin denetlenmesi
- İpotek üzerinde rehin ya da intifa hakkı sahibi üçüncü kişi bulunup bulunmadığının ve muvafakatlerinin araştırılması
- Sicilden silinmiş bir ipotek söz konusuysa alacağın zamanaşımı bakımından hangi tarihten itibaren risk altında olduğunun hesaplanması
- Gemi zayi olmuşsa sigorta tazminatı ve üçüncü kişi tazminatları üzerindeki hakkın korunmasına yönelik adımların zamanında atılması
- Terkin başvurusunun, sona erme gerçekleştikten sonra gecikmeksizin gemi siciline yapılması
Independent Legal, gemi finansmanı ve deniz ticareti uyuşmazlıklarında ipoteğin kurulmasından sicilden terkinine kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

