Gemiler, ekonomik değeri yüksek ve işletilmesi masraflı taşınırlar olduğundan, bunlar üzerinde kurulacak rehinlerin genel taşınır rehni hükümlerine bırakılması ciddi sakıncalar doğururdu. Taşınır rehninin teslim şartına bağlı olması, geminin alacaklıya teslim edilmesi halinde sefere çıkamamasına ve buna bağlı ağır bir ekonomik kayba yol açardı. Kanun koyucu bu sonucu önlemek amacıyla gemi rehnini özel hükümlerle düzenlemeyi tercih etmiş ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1014 vd. hükümlerinde ayrı bir rehin türü olarak gemi ipoteğine yer vermiştir. Bu hükümler, büyük ölçüde Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) yer alan taşınmaz rehnine ilişkin düzenlemelere yollama yapmaktadır.
Gemi ipoteği, sicile kayıtlı bir gemi ya da onun payı üzerinde kurulan; alacaklıya, gemiyi veya payı sattırıp satış bedelinden alacağını öncelikli olarak karşılama yetkisi veren ayni bir haktır. Hakkın doğması ise ipoteğin Türk Gemi Siciline tescil edilmesine bağlıdır.
İpoteğin doğabilmesi için gemi maliki ile alacaklının rehin kurulması yönünde iradelerini birleştirmeleri ve bu ipoteğin gemi siciline işlenmesi gerekir. Kuruluşa ilişkin sözleşmelerin yazılı biçimde yapılması ve altındaki imzaların noter onayından geçmesi aranır. Geçerli bir anlaşmanın ardından tescil talebini, lehine ipotek kurulan alacaklı da malik de ileri sürebilir. Gemi ipoteği anapara dışında takip giderlerini, işlemiş faizi ve zorunlu masrafları da güvence altına alır. Kapsamına gemi veya gemi payı, kira bedeli, kamulaştırma bedeli, geminin zıya ve hasarı nedeniyle ödenecek tazminat ile sigorta tazminatı girer. Aynı gemi üzerinde birden fazla ipotek bulunması halinde ipoteklerin derecesi, TMK m. 870-872'de taşınmaz rehni için öngörülen kurallara göre saptanır. Bu bilgi notunda anılan başlıkları sırasıyla ele alıyoruz.
Gemi İpoteğinin Tanımı ve Hukuki Niteliği
Muaccel hale gelmiş ya da ileride doğması muhtemel bir alacağın güvenceye kavuşturulması amacıyla, borçlunun malı üzerinde fer'i nitelikte sınırlı bir ayni hak olan ipotek kurulabilir. Alacaklı, bu hakka dayanarak rehinli malı sattırmak suretiyle alacağını elde etme imkânına sahip olur. TTK m. 1014 vd. hükümlerinde düzenlenen gemi ipoteği de aynı mantığa dayanır: sicile kayıtlı gemi veya pay üzerinde kurulan bu hak, alacaklıya gemiyi ya da payı paraya çevirtip satış bedelinden öncelikle tatmin olma yetkisi tanır. Sicile kayıtlı gemilerde sözleşmeye dayanan rehnin yalnızca gemi ipoteği biçiminde kurulabilmesi nedeniyle, bu gemiler teslime bağlı rehne konu edilemez. Sicil kayıtlarına ilişkin ayrıntılar için "Gemi Sicili ve Sicile Tescil" başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Sicile kayıtlı olmayan gemiler bakımından ise TMK'nın taşınır rehni hükümleri devreye girer ve rehin ancak teslimle kurulabilir. Bu kuralın bir istisnası vardır: sicile kaydedilmemiş gemi bir donatma iştiraki eliyle işletiliyorsa, paydaş donatanların her birine ait iştirak payının rehni, TMK'nın alacaklar ve diğer haklar üzerindeki rehinlere ilişkin hükümlerine tabi olur. Başka bir deyişle bu ihtimalde rehnin doğması için geminin teslimine gerek kalmaz.
Gemi İpoteği Hangi Gemiler Üzerinde Kurulabilir?
TTK'nın 1014 ve devamı maddelerindeki gemi ipoteği, kural olarak yalnızca Türk Gemi Siciline kayıtlı gemiler bakımından söz konusu olur. Bu kuralın istisnası TTK'nın 112. maddesinde yer alır: sicile kayıtlı bulunmayan bir gemi donatma iştiraki tarafından işletiliyorsa, paydaş donatanlardan her birinin iştirak payı üzerindeki rehin, TMK'nın alacaklar ve diğer haklar üzerindeki rehinlere ilişkin hükümlerine göre kurulur.
Gemi İpoteği Nasıl Kurulur?
Gemi ipoteğinin doğabilmesi, malik ile alacaklının gemi üzerinde ipotek tesisi konusunda anlaşmalarına ve bu ipoteğin gemi siciline tescil edilmesine bağlıdır. Kuruluş sözleşmesinin yazılı biçimde düzenlenmesi ve imzaların noterce onaylanması zorunludur; anlaşma dilenirse gemi sicil müdürlüğü nezdinde de yapılabilir. Bu biçimlerden birine uyulmadıkça ipotek anlaşması geçerlilik kazanmaz. Ayrıca geçerlilik için üzerinde ipotek kurulacak gemi, teminat altına alınacak alacak ve lehine ipotek tesis edilecek alacaklı anlaşmada yazılı olmalıdır.
TTK m. 1015/6 uyarınca hamiline yazılı bir tahvile bağlı alacağın güvence altına alınması bakımından ayrı bir kural benimsenmiştir. Bu ihtimalde ipotek tesisine ilişkin anlaşma yapılması zorunlu değildir; gemi ipoteğinin kurulması için malikin gemi sicil müdürlüğüne beyanda bulunması ve tescil işlemi yeterlidir.
Geçerli bir anlaşmanın ardından tescil istemini lehine ipotek kurulan alacaklı ya da malik ileri sürebilir. İpoteğin sicile işlenebilmesi için kural olarak gemi malikinin onayı gerekir. Bununla birlikte tescilden önce geçerli bir anlaşma yapılmışsa, malik Gemi Sicili Nizamnamesi uyarınca kayda onay verdiğini alacaklıya bildirmişse ya da sicil müdürlüğüne kayıt dilekçesi sunulmuşsa, ilgililer tescilden kaçınamaz. Yani geçerli bir ipotek anlaşmasının varlığı halinde malik tescil istemekten veya onay vermekten kaçınırsa, alacaklının başvurusu üzerine ipotek tescil edilir.
Gemi malikinin tasarruf ehliyetinin sonradan sınırlanması da kural olarak sonucu değiştirmez. Malik, tescile onay verdiğini noter aracılığıyla ipotek alacaklısına bildirmiş veya gemi sicil müdürlüğüne tescil başvurusunda bulunmuşsa, bu andan sonra ehliyetinin sınırlanması sicile bildirilen onayı ya da kayıt istemini geçersiz kılmaz.
Yurt dışında satın alınan ve henüz Türk Gemi Siciline ya da Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilmemiş gemilerde bayrak şahadetnamesine ipotek şerhi düşülmesi mümkündür. Gemi bu sicillerden birine kaydedildiğinde söz konusu ipotek resen sicile geçirilir.
İpoteğin türleri konusunda ayrıntılı bilgi için "Gemi İpoteğinin Türleri" başlıklı çalışmamıza bakılabilir.
Gemi İpoteğiyle Teminat Altına Alınan Alacaklar
Geminin gemi ipoteğine dayanılarak cebri icra yoluyla satılması durumunda, satıştan elde edilen bedelden yalnızca anapara değil bazı yan alacaklar da karşılanır. Bunlar şu kalemlerden oluşur:
- Sözleşme faizi: Teminat altına alınan alacak için taraflarca kararlaştırılan faiz oranının sicile yazılmış olması kaydıyla, bu oran üzerinden işleyecek faiz.
- Zorunlu masraflar: Ayrıca tescile ihtiyaç duyulmaksızın, ipotek alacaklısının gemiyi korumak amacıyla yaptığı harcamalar.
- Takip giderleri: Teminata bağlanmış alacağın tahsili amacıyla katlanılan harç, tebliğ ve ilan masrafları ile vekalet ücreti gibi giderler.
- Sigorta masrafları: Sigorta primlerinin ya da sigorta sözleşmesi gereğince sigortacıya ödenmesi gereken diğer bedellerin karşılanabilmesi için alacaklının yaptığı ödemeler ve bunların faizleri.
- Gecikme (temerrüt) faizi: Teminat altındaki alacağın vadesinde ödenmemesi sebebiyle işleyecek temerrüt faizi. Borçlu ile gemi malikinin farklı kişiler olduğu ve borcun alacaklının ihbarıyla muaccel olacağının kararlaştırıldığı hallerde, ipoteğin faizi de kapsaması için ihbarın borçlunun yanı sıra malike de yöneltilmesi gerekir.
Gemi İpoteğinin Kapsamı
TTK'nın 1020. maddesi, ipoteğin kapsamına nelerin gireceğinin TMK m. 862 ve 863 çerçevesinde belirleneceğini öngörmüştür. Anılan hükümler uyarınca gemi veya gemi payı, kira bedeli, kamulaştırma bedeli, geminin zıya ve hasarı nedeniyle ödenecek tazminat ile sigorta tazminatı ipoteğin kapsamındadır.
- Gemi ve gemi payı: İpotek, gemiyle birlikte onun bütünleyici parçalarını ve eklentilerini de kavrar. Satış amacıyla gemiye el konulduğunda, bütünleyici parça veya eklenti niteliği taşımayan eşyalar kapsam dışında kalır. Eklenti ya da bütünleyici parçanın gemiye hangi tarihte katıldığı önem taşımaz; el koyma anında mevcut olan tüm eklenti ve bütünleyici parçalar ipoteğin kapsamına dahildir.
- Kira bedeli: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişilmesinden ya da borçlunun iflasından itibaren, rehnin paraya çevrildiği ana kadar işleyen kira bedelleri ipotek kapsamına girer.
- Kamulaştırma bedeli: Geminin kamulaştırılması durumunda kamulaştırma bedeli, ipoteğe konu geminin yerini alır ve kapsam içinde sayılır.
- Zıya ve hasar tazminatı: Geminin zıyaı veya hasarı sebebiyle üçüncü kişilerce ödenecek tazminat da geminin yerine geçer ve ipoteğin kapsamına dahil olur.
- Sigorta tazminatı: İpoteğin kapsamındaki hususlar bakımından malikin menfaati, malik tarafından ya da onun lehine bir başkası tarafından sigorta ettirilmişse ipotek sigorta tazminatını da kapsar.
Bir alacak için birden çok gemi veya gemi payının ipotek edildiği hallerde bunların her biri borcun tümünden sorumlu olur. Alacaklı, her gemi veya payın yalnızca belirli bir kısımdan sorumlu tutulmasını sağlayacak biçimde alacağını bunlar arasında bölüştürebilir. Paylaştırma, sicil müdürlüğüne yapılacak beyan ve buna dayalı tescille hüküm ifade eder. Birlikte ipotek üzerinde hak sahibi konumunda kişiler bulunuyorsa onların da onayı aranır.
İpoteğin Derecesi ve Derecelerin Değiştirilmesi
Aynı gemi üzerinde birden çok ipotek kurulduğunda, bunların derecesi TMK m. 870-872'de taşınmaz rehni için öngörülen hükümlere göre saptanır. İpoteğin sağladığı güvence rehnin derecesiyle sınırlıdır; tescil sırasında önceki sıralarda yer alan ipoteklerin gösterilmesi kaydıyla ikinci ve üçüncü derecede rehin tesis edilebilir. Bir gemi üzerinde birden fazla ipotek varsa bunlar arasındaki sıra, derecelerine göre belirlenir.
Derecelerin sonradan yer değiştirmesi ise belirli koşullara bağlanmıştır. Bunun için ipotek hakkı geriye çekilen alacaklı ile derecesi yükselen ipotek sahibinin, imzaları noterce ya da sicil müdürlüğünce onaylanmış yazılı bir anlaşma yapmaları gerekir. Buna ek olarak gemi malikinin ve varsa hakkı kısıtlanan diğer ipotek alacaklılarının onay vermesi şarttır.
İpoteğin Devri ve Teminat Altındaki Alacağın Değiştirilmesi
Teminat altına alınmış alacağın devredilmesiyle gemi ipoteği de yeni alacaklıya intikal eder. Alacak ile ipotek birbirinden koparılamaz; biri diğerinden bağımsız olarak devredilemez. Devrin geçerliliği, eski alacaklı ile yeni alacaklının yazılı biçimde anlaşmasına ve işlemin gemi siciline tescil edilmesine bağlıdır.
İpotekle güvence altına alınan alacağın yerine bir başka alacak konulması da mümkündür. Yeni alacağın alacaklısı önceki alacaklıyla aynı kişiyse, alacaklı ile malikin imzaları noterce onaylı bir sözleşme yapmaları veya gemi sicil müdürlüğünde anlaşmaları ve durumun sicile tescil edilmesi gerekir. Yeni alacağın sahibi eski ipotekli alacaklıdan farklı bir kişiyse yazılı anlaşmaya onun da katılması aranır. İpotek üzerinde hak sahibi üçüncü kişiler bulunuyorsa onların da onayı gereklidir.
İpotek Alacaklısının Hakları
Gemi ipoteği alacaklısına, alacağın muaccel hale gelmesinden önceki ve sonraki dönem bakımından ayrı ayrı yetkiler tanınmıştır.
Alacak Muaccel Olmadan Önce
Geminin veya tesisatının kötüleşmesi sonucunda ipoteğin sağladığı güvence tehlikeye düşerse, alacaklı malike tehlikeyi bertaraf etmesi için uygun bir süre tanır; bu süre içinde tehlike giderilmediği takdirde ipoteği derhal paraya çevirme hakkını kazanır.
Malikin gemiyi işletme biçimi nedeniyle, teminatı tehlikeye düşürecek şekilde geminin ya da tesisatının kötüleşmesinden veya ipotekli alacaklının haklarının başka bir yönden tehlikeye girmesinden endişe duyuluyorsa ya da üçüncü kişilerin müdahale ve tahribatına karşı malik gereken tedbirleri almıyorsa, alacaklının istemi üzerine mahkeme aşağıdaki yönde karar verir:
- Geminin TTK m. 1353 uyarınca ihtiyaten haczedilmesine,
- Gerekli görülmesi halinde geminin kaptan dışında bir yediemine teslim edilmesine,
- Malikin, ihtiyati haczin uygulandığı tarihten başlayarak bir ay içinde gerekli önlemleri almasına.
Bu sürenin dolmasıyla birlikte önlemlerin hâlâ alınmadığı veya alınanların yetersiz kaldığı anlaşılırsa mahkeme, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatması için alacaklıya bir aylık süre tanır. İpotek kapsamındaki eklentinin kötüleşmesi ya da normal bir işletmenin gereklerine aykırı biçimde gemiden uzaklaştırılması da geminin kötüleşmesi sayılır.
Kötüleşme endişesi üçüncü bir kişinin fiilinden kaynaklanıyor ve teminatı tehlikeye düşürecek boyutta ise alacaklı, bu kişi aleyhine fiilin önlenmesi davası açabilir.
Alacak Muaccel Olduktan Sonra
Alacağı muaccel hale geldiği halde ödenmeyen gemi ipoteği alacaklısı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaparak gemiyi sattırabilir. Satıştan elde edilen bedelden, ipoteğin kapsamına giren alacaklarını tahsil etme imkânına kavuşur.
İpoteğin hangi biçim ve koşullarda son bulacağına ilişkin ayrıntılar için "Gemi İpoteğinin Sona Ermesi" başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Gemi finansmanı işlemlerinde ipotek, kredi verenin en güçlü teminatıdır; ancak bu gücün korunması büyük ölçüde kuruluş ve tescil aşamasındaki titizliğe bağlıdır. Anlaşmanın şekil şartlarına uyulmaması, teminat altına alınan alacağın veya faiz oranının sicilde yeterince belirli kılınmaması ya da derece ilişkilerinin sözleşmede öngörülmemesi, cebri satış aşamasında alacaklının beklediği önceliği kaybetmesine yol açabilir. Uluslararası unsur taşıyan işlemlerde geminin bayrağı ve sicil durumu da tesis edilecek teminatın yapısını doğrudan etkiler.
Bir gemi ipoteği kurgulanırken şu başlıklar öncelikle ele alınmalıdır:
- Geminin sicil durumunun ve donatma iştiraki söz konusuysa uygulanacak rehin rejiminin baştan tespiti
- İpotek sözleşmesinde gemi, alacak ve alacaklı unsurlarının tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi
- Faiz oranının sicile yazdırılması ve yan alacakların teminat kapsamında kalmasının güvenceye alınması
- Derece sisteminin ve boşta kalan derecelerin, ileride yapılacak finansmanlar dikkate alınarak planlanması
- Sigorta menfaatinin ipotek alacaklısıyla ilişkilendirilmesi ve tazminatın kapsam içinde kalmasının izlenmesi
- Geminin kötüleşmesi ihtimaline karşı muacceliyet öncesi başvurulabilecek tedbirlerin sözleşmeye yansıtılması
Independent Legal, deniz ticareti ve gemi finansmanı alanında ipotek tesisi, sicil işlemleri ve rehnin paraya çevrilmesi süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

