Taşınmaz rehni kurulurken kural olarak eşin onayı aranmaz; ancak taşınmaz aile konutu niteliğindeyse tablo tümüyle değişir. Malik olmayan eşin açık rızası alınmadan kurulan ipoteğin geçersizliğini, kaldırılması davasını ve Yargıtay uygulamasını ele alıyoruz.
Karşılıksız kazandırma taahhüdü içeren bağışlama, tek tarafa borç yükleyen yapısı nedeniyle ehliyet ve şekil bakımından özel kurallara tabidir. Sözleşmenin unsurlarını, türlerini ve bağışlayanın sorumluluğunu ele alıyoruz.
Karşılıksız yapılan bir kazandırma her koşulda kalıcı değildir. Bağışlamanın geri alınmasını mümkün kılan sebepleri, yüklemeli bağışlamaya özgü meseleleri, bir yıllık hak düşürücü süreyi ve mirasçıların bu yetkiyi hangi hallerde kullanabileceğini uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Vadenin geçmesi tek başına borçluyu temerrüde düşürmeye çoğu zaman yetmez. Temerrüdün hangi koşullarda doğduğunu, gecikme tazminatı ile temerrüt faizi arasındaki farkları ve karşılıklı borç doğuran sözleşmelerde alacaklıya tanınan seçimlik hakları ele alıyoruz.
Kat malikleri kurulunca belirlenen aidat, ölçüsüz biçimde yüksek olduğunda kesin ve tartışılmaz bir borç haline gelmez. İşletme projesine itiraz yolunu, itiraz süresini, lüks giderlerin kimlere yükletilebileceğini ve ödememenin doğurduğu sonuçları uygulama açısından ele alıyoruz.
Önceden hazırlanmış standart sözleşmelerde düzenleyene avantaj sağlayan hükümler genel işlem koşulu olarak nitelendirilir ve özel bir geçerlilik denetimine tabidir. Bu koşulların bağlayıcı sayılabilmesinin şartlarını, yorum kurallarını, yazılmamış sayılma yaptırımını ve tazminat imkânını ele alıyoruz.
İpotek, alacağını tahsil edemeyen alacaklıya taşınmazı cebri icra yoluyla sattırma yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır. Bu bilgi notunda ipoteğin kuruluş şartlarını, alacağa bağlılık ve belirlilik ilkelerini, sabit dereceler sistemini, kanuni ipotek hallerini ve paraya çevrilme sürecini ele alıyoruz.
Bir sözleşme, tarafın gerçek iradesini yansıtmayan koşullarda imzalanmışsa bağlayıcılığı tartışmalı hale gelir. Yanılma, aldatma ve korkutma hallerinin sözleşmeyi nasıl etkilediğini ve iradesi sakatlanan tarafın hangi süre içinde harekete geçmesi gerektiğini inceliyoruz.
Kiracının sözleşme süresi dolmadan işyerinden ayrılması, kira borcunu aynı anda sona erdirmez. Makul sürenin nasıl belirlendiğini, kiracının hangi kalemlerden sorumlu olduğunu, yapılacak indirimleri ve sorumluluktan kurtulma yolunu ele alıyoruz.
Rehin, bir malvarlığı değeri üzerinde alacaklı yararına kurulan sınırlı ayni hak olarak borcun ifasını güvenceye bağlar. Taşınmaz ve taşınır rehninin kuruluş biçimlerini, bu iki türe hâkim olan ilkeleri, teminat değerinin korunmasını ve rehnin sona ermesini uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Haklı bir hukuki dayanak olmaksızın başkasının malvarlığı ya da emeği üzerinden değer kazanan kişi, elde ettiğini iade etmekle yükümlüdür. Sebepsiz zenginleşmenin unsurlarını, davanın şartlarını, iade borcunun kapsamını, davanın tali niteliğini ve zamanaşımı rejimini uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Tapuya hukuka aykırı biçimde işlenmiş bir ipotek, malikin mülkiyet hakkını haksız yere daraltır. İpoteğin kaldırılması davasının hukuki niteliğini, geçersizlik sebeplerini, taraflarını, görevli ve yetkili mahkemeyi ve ispat yükünü uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.