Alacaklının kredi ve ticari borç ilişkilerinde aradığı şey çoğu zaman ödeme vaadinden fazlasıdır. Bu ihtiyacı karşılayan başlıca kurum rehindir. Rehin, belirli bir mal ya da mülk üzerinde alacaklı lehine kurulan sınırlı bir ayni hak olarak borçlunun ödeme yükümlülüğünü teminat altına alır ve alacaklı bakımından bir güvenceyi temsil eder.
Rehnin alacaklıya tanıdığı yetki, uygulamada sanıldığından dardır. Rehinli malı kullanmak, ondan yararlanmak veya üzerinde tasarrufta bulunmak rehin hakkı sahibinin yetki alanında değildir; taşınmaz rehninde alacaklı malın zilyetliğini dahi elde edemez. Alacaklıya bırakılan tek imkân, borç ödenmediğinde rehne konu değerin sattırılmasını sağlamak ve satıştan doğan bedelden alacağının parasal karşılığını öncelikli biçimde elde etmektir.
Rehin, ömrü boyunca teminat altına aldığı alacağın kaderini paylaşır. Borçlu borcunu ifa ettiğinde rehin kaldırılır ve mal yükünden kurtulur; ifa gerçekleşmezse alacaklı rehinli değeri paraya çevirterek alacağını tahsil edebilir. Bu yönüyle rehin, alacaklı bakımından bir güvence, borçlu bakımından bir yükümlülük oluşturur. Kurumun iki temel görünümü vardır: taşınmaz rehni ve taşınır rehni. Birincisinde sözleşmenin resmi şekilde kurulması ve hakkın tapuya tescil edilmesi zorunludur; ikincisinde tescilden söz edilmez, bunun yerine rehne konu malın alacaklıya teslimi aranır.
Taşınmaz Rehni
Taşınmaz rehnine ilişkin düzenlemeler Türk Medeni Kanunu'nun 850. maddesinden itibaren ayrıntılı biçimde yer almaktadır. Bu hükümler uyarınca rehnin konusunu tapu siciline kayıtlı bir taşınmaz oluşturur. Alacağına kavuşamayan rehin hakkı sahibi, taşınmazı icra organları eliyle paraya çevirterek satış bedelinden öncelikli olarak tatmin edilme yetkisine sahiptir. Bu yetki ayni nitelik taşıdığı için herkese karşı ileri sürülebilir. Kanun taşınmaz rehnini üç türde öngörmüştür: ipotek, ipotekli borç senedi ve irat senedi.
İpotek
İpotek, borçlunun belirli bir borcunu teminata bağlamak amacıyla alacaklı yararına kurulan bir güvence hakkıdır ve taşınmaz ya da taşınır bir mal üzerinde tesis edilebilir. Borç vadesinde ödenmediğinde alacaklı, ipotekli malın satışı yoluyla alacağını tahsil etme imkânını elde eder. İpotek Nedir? başlıklı ayrı bir incelemede konunun ayrıntılarına yer verilmektedir.
İpotekli Borç Senedi
İpotekli borç senedinde bir borç, üzerinde ipotek kurulmuş bir senede bağlanmaktadır. Borçlu, alacaklının alacağını güvence altına almak üzere belirli bir mal üzerinde ipotek tesis eder ve bununla birlikte bir borç senedi düzenler. Ödeme yapılmaması hâlinde alacaklı, ipotek yüklü malı sattırarak alacağını karşılayabilir.
İrat Senedi
İrat senedi, alacaklının borçludan ödeme talep ettiğini ortaya koyan bir senettir. Borçlu, belirlenen tarihte ya da öngörülen süre içinde borcunu ödemediği takdirde alacaklıya ödemede bulunmayı kabul etmiş olur. Senet böylece, ödemenin gerçekleşmemesi ihtimalinde alacaklı bakımından hukuki bir dayanak sağlar.
Taşınmaz Rehnine Hâkim Olan İlkeler
Belirlilik İlkesi
Rehin kurulurken alacağın tutarının tapu kütüğüne Türk parası üzerinden yazılması gerekir. Kuruluş anında miktar henüz netleşmemişse taraflar, en fazla ne tutarda teminat gösterileceğini kararlaştırmak suretiyle de rehin tesis edebilir; bu ihtimalde üst sınır ipoteği gündeme gelir.
Türk parası üzerinden gösterme kuralının istisnası, yabancı kredi kuruluşlarının yabancı para cinsinden kullandırdığı kredilerdir. Bu kredilerin güvence altına alınabilmesi bakımından rehnin yabancı para birimiyle kurulmasına imkân tanınmıştır.
Belirlilik yalnızca alacak yönünden aranmaz; rehinle yüklenecek taşınmazın da tapuda kayıtlı ve belirli olması zorunludur.
Kamuya Açıklık İlkesi
Taşınmaz rehninin doğması için bir kazanma sebebi bulunmalı, tescil talebi ileri sürülmeli ve tapuya tescil yapılmalıdır.
Kazanma sebebini oluşturan taşınmaz rehni sözleşmesi resmi şekle tabidir; sözleşmeye resmiyet kazandıran makam tapu müdürlüğüdür. Sözleşmenin kurulmasının ardından tescil talebi iletilmelidir. Bu talep bir tasarruf işlemi olduğundan yalnızca malik veya yetkili temsilcisi tarafından ileri sürülebilir.
Rehin tescille doğduğuna göre, sona ermesi de terkine bağlıdır. Terkin isteminde bulunma yetkisi rehin hakkı sahibine aittir.
Alacağın ortadan kalkmasının taşınmaz rehnini kendiliğinden sona erdirip erdirmeyeceği doktrinde tartışmalıdır. Bir görüş, alacağın son bulmasıyla taşınmaz rehninin de sona ereceğini kabul eder; bu yaklaşımda malik, açıklayıcı nitelikteki bir terkin talebiyle ipotek kaydını sildirebilir. Diğer görüşe göre ise alacak sona erdiğinde malikin doğrudan terkin isteme yetkisi doğmaz. Malikin yapması gereken, önce rehin hakkı sahibinden terkin talebinde bulunmasını istemektir; alacaklının bu yola gitmemesi hâlinde malik tarafından tapu kaydının düzeltilmesi davası açılabilir. Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davası ve İpoteğin Kaldırılması Davası başlıklı incelemeler bu konuyu ayrıca ele almaktadır.
Sabit Dereceler Sistemi
Bu sistemde taşınmaz, belirli değerleri karşılayan derecelere ayrılır. Dereceler birbirinden bağımsız olduğundan her birinde ayrı bir rehin hakkı kurulabilir. Rehnin sırasını ve miktarını belirleme yetkisi taşınmazın malikindedir. Sisteme sabit dereceler adının verilmesinin nedeni şudur: önceki derecede yer alan rehin terkin edildiğinde, sonraki derecelerdeki rehinler boşalan sıraya ilerleyemez.
Teminat İlkesi
Teminat yükünün kapsamına taşınmazın kendisi, bütünleyici parçaları ve eklentileri ile kira bedelleri ve sigorta tazminatı girer.
Güvence altına alınan alacak bakımından kapsamı ise anapara, takip giderleri ve faizler, sözleşmeyle kararlaştırılan faiz oranı ve taşınmazın korunması amacıyla yapılan zorunlu masraflar oluşturur; malik ödemediği için onun hesabına sigortacıya yatırılan primler bu masrafların tipik örneğidir.
Rehin hakkı sahibinin taşınmazı kendi eliyle paraya çevirmesi mümkün değildir; satış işlemi icra organları aracılığıyla yürütülür. Alacağın ödenmemesi durumunda rehne konu malın mülkiyetinin doğrudan rehinli alacaklıya geçeceği yönünde yapılan anlaşmalar hükümsüz sayılır; öğretide bu yasak lex commissoria olarak adlandırılmaktadır.
Paraya çevirmeden elde edilen tutar, rehinli alacaklılar arasında sıraları oranında paylaştırılır. Aynı sırada bulunan alacaklılar ise alacakları oranında tatmin edilir.
Rehinli Taşınmazın Değerinin Korunması
Bir taşınmaz üzerinde rehin bulunması malikin mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaz; tasarruf yetkisi malikte kalmaya devam eder ve malik taşınmaz üzerinde çeşitli işlemler yapabilir. Ne var ki bu tasarruflar malın değerinin düşmesine yol açıyorsa, ipotek hakkı sahibi hâkimden söz konusu davranışların yasaklanmasını isteyebilir. Hâkim bu talep üzerine alacaklıya gerekli önlemleri alma yetkisi tanıyabilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde ise alacaklı, kendisine böyle bir yetki verilmesini beklemeden önlemleri kendiliğinden alabilir. Alacaklı, önlem için katlandığı giderleri malikten isteyebilir; ayrıca bu alacakları bakımından taşınmaz üzerinde tescile gerek olmaksızın doğan ve tescilli diğer yüklerin önünde gelen bir rehin hakkı kazanır.
Bütün bu hükümlere karşın rehinli taşınmazın değeri azalmışsa alacaklı, borçludan alacağı için başka bir güvence göstermesini ya da taşınmazın eski hâline getirilmesini isteyebilir. Hâkimin tanıdığı süre içinde yeterli güvence sağlanmadığı takdirde alacaklı, güvence açığını karşılayacak tutardaki alacak kısmının ödenmesini isteyebilir.
Taşınır Rehni
Taşınır rehninde rehnin konusunu bir taşınır mal, hayvan, hak veya alacak oluşturabilir. Burada da alacağını elde edemeyen rehin hakkı sahibi, rehne konu değeri sattırmak suretiyle alacağına kavuşabilecektir.
Taşınır Rehnine Hâkim Olan İlkeler
Alacağa Bağlılık İlkesi
Taşınır rehni, güvence altına aldığı alacağa bağlıdır. Alacağın geçersizliği rehni de geçersiz kılar; alacak son bulduğunda rehin de ortadan kalkar.
Buna karşılık alacağın zamanaşımına uğraması rehni ortadan kaldırmaz. Zamanaşımı süresi dolmuş olsa dahi rehinli mal paraya çevrilerek alacağın tahsili mümkündür.
Alacağın devredilmesi hâlinde rehin hakkı da devralan yeni alacaklıya intikal eder.
Kamuya Açıklık İlkesi
Taşınmaz rehninde aleniyet, tapuya yapılan tescille sağlanmaktadır. Taşınır rehninde tescil söz konusu olmadığından kamuya açıklığın aracı teslimdir. Rehinli malın zilyetliği alacaklıya, taraflar sözleşmede bu yönde anlaşmışlarsa üçüncü bir kişiye devredilmelidir.
Güvenin Korunması İlkesi
Rehin hakkını kuran kişi gerçekte tasarruf yetkisinden yoksun olsa bile, rehne konu taşınır üzerinde iyiniyetle zilyetlik kuran kimse, zilyetliğe ilişkin hükümler çerçevesinde edinimi korunduğu ölçüde rehin hakkını kazanır.
Belirlilik İlkesi
Rehne konu olan taşınır, hayvan, hak ya da alacak belirli olmalıdır.
Taşınmaz rehninden ayrılan yön şudur: güvence altına alınan alacağın tutarı, rehin kurulurken belirlenmiş olmak zorunda değildir. Önemli olan, satışın gerçekleştiği anda alacağın para ile ölçülebilir olmasıdır.
Teminatın Bölünmezliği Prensibi
Teminat yükünün kapsamı, rehne konu malın yanı sıra onun bütünleyici parçalarını ve eklentilerini de içine alır.
Rehin, alacağın tamamı bakımından güvence oluşturur. Rehin hakkı sahibinin rehinli malı iade etme borcunun doğabilmesi, borcun tamamının ödenmiş olmasına bağlıdır.
Öncelik Prensibi
Aynı malvarlığı unsuru üzerinde birden çok taşınır rehni tesis edilebilir. Taşınmaz rehninde belirleyici olan, rehnin yer aldığı derecedir; taşınır rehninde ise ölçüt rehinlerin kuruluş tarihidir. Daha önce kurulan rehin sırada önce gelir. Dolayısıyla paraya çevirme sonucunda elde edilen bedelden ilk olarak en erken tarihli rehinli alacaklının alacağı karşılanır.
Taşınır Rehninin Sona Ermesi
Rehin hakkı, alacağın ödenmesi ya da başka bir sebeple ortadan kalktığında alacaklı, rehinli taşınırı hak sahibine geri vermekle yükümlü hâle gelir. Bu yükümlülüğün doğması için alacaklının alacağının tamamına kavuşmuş olması gerekir. Borcun bir bölümü ödenmişse alacaklı, rehinli taşınırı veya onun bir kısmını iade etmek zorunda değildir.
Taşınır rehninde teslim kurucu unsur olduğundan, alacaklının zilyetliği yitirmesi ve malı elinde bulunduran üçüncü kişiden geri alamayacak duruma gelmesi rehni sona erdirir. Bununla birlikte alacaklının rızasıyla mal fiilen yalnızca rehnedenin hâkimiyetine bırakılmışsa, bu süre boyunca rehnin hükümleri askıya alınır; böyle bir durumda rehin hakkı sona ermiş sayılmaz.
Rehin Hakkı Sahibinin Sorumluluğu
Rehinli taşınırın kaybolmasından, yok olmasından ya da değerinin azalmasından kaynaklanan zararlardan rehin hakkı sahibi alacaklı sorumludur. Alacaklı, ancak bu sonuçların doğmasında kusurunun bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Rehinli taşınırı kendiliğinden bir başkasına devreden veya yeniden rehneden alacaklı ise bundan doğan bütün zararlardan sorumlu tutulur.
Rehin Hakkı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Noter huzurunda düzenlenen ipotek sözleşmesi geçerli midir?
İpotek de dâhil olmak üzere taşınmaz rehni sözleşmelerinin resmi şekilde kurulması zorunludur. Sözleşmeye resmiyet kazandırma yetkisi tapu müdürlüğüne aittir. Bu nedenle noter huzurunda düzenlenmiş bir ipotek sözleşmesi geçerlilik taşımaz.
Aile konutu üzerinde ipotek kurulurken eşin rızası aranır mı?
Medeni Kanun, eşlerden birinin diğerinin rızasını almaksızın aile konutu üzerindeki hakları sınırlamasına izin vermemektedir. İpotek tesisi de aile konutuna ilişkin hakları sınırlayan bir işlem olduğundan eşin rızasının alınması şarttır. Rıza bulunmadığı takdirde ipotek geçersiz olacaktır.
Ticari işletme rehninde malların teslimi zorunlu mudur?
Taşınır rehninde ana kural malın teslim edilmesidir. Ancak ticari hayatın gerekleri, ticari işletmelerin rehni bakımından farklı bir uygulamayı zorunlu kılmıştır. Ticari işletme rehninde, işletmeye ait taşınırlar Ticaret Sicili'ne tescil edilmek suretiyle rehne konu olabilir. İşletme sahibi böylelikle faaliyetini yürüttüğü malların zilyetliğini devretmeksizin ticari işlerine devam edebilir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Rehin uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen unsur, çoğu zaman teminatın ekonomik büyüklüğünden çok kuruluş aşamasındaki şekil ve belirlilik denetimidir. Resmi şekle uyulmadan kurulan bir taşınmaz rehni ya da teslim unsuru gerçekleşmemiş bir taşınır rehni, alacaklıya kâğıt üzerinde güvence sağlarken icra aşamasında işlevsiz kalabilir.
Teminatın yalnızca kurulması değil, ömrü boyunca korunması da ayrı bir takip gerektirir. Somut bir dosyada şu başlıklar önceliklendirilmelidir:
- Rehin sözleşmesinin resmi şekil şartını karşılayıp karşılamadığının kuruluş aşamasında denetlenmesi
- Alacağın tapu kütüğünde Türk parası üzerinden, gerekiyorsa üst sınır ipoteği biçiminde gösterilmesi
- Taşınır rehninde teslimin fiilen gerçekleştiğinin ve zilyetliğin korunduğunun belgelenmesi
- Aile konutu niteliği taşıyan taşınmazlarda eş rızasının işlem öncesinde temin edilmesi
- Derece ve sıra ilişkisinin paraya çevirme senaryosu üzerinden analiz edilmesi, teminat değeri düşerse ek güvence talebinin süresinde ileri sürülmesi
Independent Legal, teminat yapılarının kurgulanmasından rehnin paraya çevrilmesine kadar rehin hukukundan doğan uyuşmazlıklarda danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

