Var olmayan bir borç nedeniyle takip baskısı altına giren kişi, borçlu sayılmadığını mahkeme kararıyla ortaya koyabilir. Menfi tespit davasının koşullarını, ihtiyati tedbir rejimini, ispat yükünü, tazminat sonuçlarını ve süreleri uygulama gözüyle inceliyoruz.
Malvarlığını takipten kaçırmak için hileye başvuran borçlu, yalnızca özel hukuk yaptırımlarıyla değil cezai sorumlulukla da karşılaşır. İİK m. 331 kapsamındaki suçun unsurlarını, yaptırımını, şikâyet usulünü ve alacaklının başvurabileceği tamamlayıcı yolları inceliyoruz.
Ortakların belirlenmiş payı bulunmayan elbirliği mülkiyetinde, borçlu ortağın alacaklısı taşınmazı doğrudan sattıramaz. Alacağa ulaşmanın yolu, icra mahkemesinden alınacak yetkiyle ortaklığın giderilmesi davası açmaktan geçer.
Sosyal güvenlik sisteminden bağlanan aylıklar kural olarak cebri icranın konusu yapılamaz. Bu korumanın sınırlarını, nafaka ve prim borcu istisnalarını, rıza beyanının geçerlilik koşullarını ve hukuka aykırı kesintilere karşı izlenecek yolları ele alıyoruz.
Cebri icra, borçluyu ekonomik varlığını sürdüremez hale getiremez. Kanunun mutlak ve kısmi koruma altına aldığı mal ile gelirleri, haline münasip ev ölçütünü, sigorta ödemelerine ilişkin tartışmaları ve haczedilmezlik şikâyetinin usulünü inceliyoruz.
Haciz, kesinleşmiş bir takipte alacaklının talebiyle borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini sınırlayan cebri icra işlemidir. Haczin türlerini, konusunu, haciz dışında kalan değerleri ve borçluya tanınan başvuru yollarını mevzuat çerçevesinde inceliyoruz.
Her haciz işlemi hukuka uygun değildir. Haczedilmezlik, taşkın haciz, usulsüz tebligat ve üçüncü kişiye ait malın haczi gibi hallerde icra mahkemesine yapılacak başvurunun sebeplerini, sürelerini ve izlenecek usulü ele alıyoruz.
Haciz tek başına alacağı tahsil etmez; asıl sonuç, malın açık artırmayla satılmasıyla doğar. Satış talebi süreleri, kıymet takdiri, e-Satış üzerinden yürüyen artırma, ihalenin feshi ve satış bedelinin dağıtımını uygulama ekseninde ele alıyoruz.
Daha önce konulmuş bir hacze sonradan katılmak, alacaklıya satış bedelinden pay alma imkânı verir. Bu istisnai kurumun koşullarını, alacaklılar arasındaki sıra ilişkisini, garameten paylaştırmayı ve iştirak kararına karşı başvuru yollarını ele alıyoruz.
Haciz, satış veya tebligat gibi icra işlemleri hukuka aykırı biçimde yapıldığında ilgililerin başvurabileceği temel denetim yolu şikâyettir. Şikâyetin sebeplerini, sürelerini, taraflarını ve icra mahkemesinin verebileceği kararları ele alıyoruz.
İcra müdürlüğü huzurunda verilen taksit sözü, yerine getirilmediğinde borçluyu üç aya kadar tazyik hapsiyle karşı karşıya bırakabilir. Taahhüdün geçerlilik şartlarını, ihlal suçunun unsurlarını, şikâyet sürelerini ve cezanın ortadan kalkma yollarını inceliyoruz.
Her ilam verildiği anda takibe konulamaz; bir kısmı ancak kanun yolları tükendikten sonra icra kabiliyeti kazanır. Kesinleşme şartının hangi karar türlerinde arandığını, hangi hallerde aranmadığını ve şart ihlal edildiğinde işletilecek yolları inceliyoruz.
Cebri icra yoluyla yapılan açık artırmalar sıkı şekil kurallarına bağlıdır. Bu kurallara aykırılık halinde başvurulacak ihalenin feshi yolunu; sebeplerini, başvuru ehliyetini, yedi günlük süreyi, harç ve teminat rejimini uygulama açısından ele alıyoruz.
Ödeme emrine itiraz borçlunun yasal hakkıdır; ancak temelsiz bir itiraz, asıl borcun üzerine eklenen ayrı bir mali yük doğurur. İcra inkâr tazminatının koşullarını, likidite ölçütünü ve hesaplama yöntemini uygulama gözüyle inceliyoruz.
Ticaret mahkemesinin iflasa hükmetmesi, borçlunun hukuki konumunu bütünüyle değiştirir; bireysel takip düzeni yerini toplu tasfiyeye bırakır. Kararın müflis, alacaklılar ve üçüncü kişiler bakımından doğurduğu sonuçları bütüncül biçimde ele alıyoruz.
Ticari borçlarını karşılayamayan işletmeler bakımından iflas, bireysel takiplerin yerini alan toplu bir tasfiye rejimidir. İflasa tabi kişileri, talep hakkına sahip tarafları, takipli ve takipsiz başvuru usullerini ve ticaret mahkemesindeki yargılamayı bütünlüklü biçimde ele alıyoruz.
Ticaret mahkemesinin iflasa hükmetmesiyle borçlunun malvarlığı tek bir havuzda toplanır ve yönetim iflas idaresine geçer. Masanın kapsamından envanter çalışmalarına, alacak kaydından paylaştırmaya kadar tasfiyenin tüm aşamalarını inceliyoruz.
Borçlunun malvarlığını eritme ihtimali karşısında alacaklıya tanınan en etkili araçlardan biri ihtiyati hacizdir. Tedbirin şartlarını, teminat rejimini, kararın icrasını, itiraz yollarını ve haksız hacizden doğan tazminat sorumluluğunu ele alıyoruz.
Ödeme emrine yapılan itiraz takibi durdurur; ancak alacaklının elinde İİK m. 68 kapsamında bir belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu yolun şartlarını, ispat rejimini, tazminat sonuçlarını ve karara karşı başvuru imkânlarını ele alıyoruz.
Adi senede dayalı takipte borçlu imzayı inkâr ettiğinde takip durur ve alacaklının önü İİK m. 68/a ile açılır. İtirazın geçici kaldırılması davasının koşullarını, bilirkişi sürecini, para cezası ile tazminat rejimini ve borçtan kurtulma davasını ele alıyoruz.
Teminata bağlanmış bir alacağın tahsilinde izlenecek yol, genel haciz takibinden önemli ölçüde ayrılır. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin şartlarını, ilamlı ve ilamsız ayrımını, borçlunun itiraz imkânlarını ve satış bedelinin dağıtımını ele alıyoruz.
Malını haksız bir zilyedin elinde bulan malikin başvurabileceği temel yol istihkak davasıdır. Davanın türlerini, haciz sırasında işleyen kısa süreleri, taraflarını, ispat düzenini ve doğurduğu iade sonuçlarını inceliyoruz.
Borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında ödeme yapan kişi, ödediği tutarı istirdat davasıyla geri isteyebilir. Davanın şartlarını, bir yıllık hak düşürücü süreyi, ispat düzenini ve menfi tespit davasıyla ilişkisini ele alıyoruz.
Borçlunun ödeme emrine itirazı ilamsız takibi durdurur. Takibin devam edebilmesi için başvurulan itirazın iptali davasının şartlarını, ispat rejimini, tazminat sonuçlarını, görev-yetki kurallarını ve kanun yollarını inceliyoruz.
Çek ve senede dayalı takiplerde borçlunun elindeki en etkili savunma, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektir. Beş günlük süreyi, icra hukuk mahkemesindeki yargılamayı, ispat yükünü ve haksız çıkan tarafı bekleyen tazminat ile para cezasını ele alıyoruz.
İşverenin konkordatoya başvurması iş sözleşmelerini kendiliğinden sona erdirmez; ancak alacakların tahsil düzenini kökten değiştirir. İşçilik alacaklarının imtiyaz sırasını, mühletin takip yasağını, Ücret Garanti Fonu'nu ve işçinin izleyebileceği yolları ele alıyoruz.
Ödeme güçlüğüne düşen işletmeler için konkordato, iflasa alternatif bir yapılandırma yoludur. Kurumun türlerini, başvuru şartlarını, mühlet aşamalarını, tarafların yükümlülüklerini ve tasdik ile ret kararlarının sonuçlarını inceliyoruz.
Hiç doğmamış ya da sona ermiş bir alacak için takip başlatan alacaklı, borçlu lehine tazminatla karşılaşabilir. Kötüniyet tazminatının koşullarını, hesaplama matrahını ve içtihatta öne çıkan ölçütleri uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.
Ücrete konulan haciz, işvereni borç ilişkisinin tarafı olmadığı halde icra sürecinin fiilî muhatabı haline getirir. Kesinti oranlarını, nafaka alacaklarının ayrıcalıklı konumunu, birden çok hacizde sıra kurallarını ve müzekkereye uyulmamasının doğurduğu sorumluluğu ele alıyoruz.
Borçlunun malvarlığını üçüncü kişilere aktararak takibi sonuçsuz bırakmaya çalışması, alacaklının elindeki cebri icra imkânını fiilen ortadan kaldırır. Tasarrufun iptali davasının ön koşullarını, İİK m.278-280 kapsamındaki iptal sebeplerini, hak düşürücü süreleri ve davanın doğurduğu sonuçları inceliyoruz.
Belgeye dayanmayan bir alacak iddiasıyla başlatılan takipte borçlunun elindeki en etkili araç, süresinde yapılacak itirazdır. Bu bilgi notunda itirazın türlerini, süresini, biçimini ve takip üzerindeki durdurucu etkisini uygulama açısından değerlendiriyoruz.
Kira bedelini tahsil edemeyen kiraya veren, mahkeme kararı beklemeden İİK m. 269 uyarınca doğrudan icra dairesine başvurabilir. Takibin şartlarını, ödeme emrinden hacze uzanan aşamaları ve kefile başvuru imkânını uygulama perspektifiyle inceliyoruz.
Satış bedeli tüm alacakları karşılamadığında paylaştırmanın çerçevesini sıra cetveli belirler. Cetvelin nasıl düzenlendiğini, alacaklar arasındaki öncelik hiyerarşisini ve tebliğden itibaren işleyen 7 günlük süre içinde başvurulabilecek şikâyet ile itiraz davası yollarını ele alıyoruz.
Henüz kesinleşmemiş bir ilama dayanan takipte borçlunun elindeki tek koruma, teminat karşılığında icranın geri bırakılmasıdır. Derkenardan mehil vesikasına, doksan günlük süreden hacizlerin akıbetine kadar tehiri icra sürecinin işleyişini ele alıyoruz.
Faaliyetini fiilen durduran ancak kanuni bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen tacirler, alacaklıların şikâyeti üzerine hapis cezasıyla karşılaşabilir. İİK m. 44 ile m. 337/a çerçevesinde usulsüz terkin şartlarını, şikâyet süresini ve yargılama düzenini ele alıyoruz.