Independent LegalIndependent Legal

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve İflas Hukuku

Hacizli Malın Paraya Çevrilmesi ve Elektronik İhale Usulü

Haciz tek başına alacağı tahsil etmez; asıl sonuç, malın açık artırmayla satılmasıyla doğar. Satış talebi süreleri, kıymet takdiri, e-Satış üzerinden yürüyen artırma, ihalenin feshi ve satış bedelinin dağıtımını uygulama ekseninde ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı İcra ve İflas HukukuOkuma 13 dk

İcra takibinde haciz, borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını ifade eder; bu aşama tek başına alacağın tahsilini sağlamaz. Asıl hedef hacizli malın satışa sunulması ve elde edilen bedelden alacaklının tatmin edilmesidir. Bir başka anlatımla alacaklının yöneldiği şey malın kendisi değil, satıştan doğan bedeldir. Süreç icra müdürlüğünün denetiminde ve büyük ölçüde elektronik ortamda açık artırma usulüyle yürütülür.

Bu çalışmada hacizli malların hangi usullerle satıldığını, satış işleminin tabi olduğu kuralları ve ihalenin nasıl işlediğini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz. Taşınır ile taşınmaz satışları arasındaki farklar, satıştan önce tamamlanması gereken işlemler, ilan usulü, artırmaya katılım koşulları ve satış sonrasında doğan haklar bakımından uygulamaya dönük bilgiler sunuyoruz.

Paraya Çevirme İlkesi ve Satışın Hukuki Temeli

İcra hukukunun taşıyıcı ilkelerinden biri "paraya çevirme ilkesi"dir. Bu ilkeye göre para alacaklısı, borçlunun malvarlığından doğrudan değil, o malvarlığının satışından elde edilecek bedel üzerinden tatmin edilir. Yani hacizli mallar alacaklıya aynen devredilmez; açık artırmayla nakde dönüştürülür ve alacaklının alacağı bu bedelden karşılanır.

Söz konusu ilke yalnızca tek bir alacağın tahsilini değil, alacaklılar arasında adil bir paylaşımı ve malın piyasa değeri üzerinden değerlendirilmesini gözeten geniş kapsamlı bir hukuki ve iktisadi dengeyi ifade eder. Bu yaklaşım sayesinde açık artırma yoluyla bir rekabet ortamı doğar ve malın gerçek piyasa değeri ortaya çıkar; malvarlığının değerinin altında elden çıkarılmasının önüne geçilir. Böylece alacaklının tahsil imkânı güçlenirken borçlunun uğrayacağı kayıp da sınırlandırılmış olur.

Satış Talebi ve Tabi Olduğu Süreler

Haciz işleminin tamamlanmış olması borcun tahsili için yeterli değildir. Alacağa ancak malların paraya çevrilmesiyle ulaşılır. Bu nedenle hacizli malların satılabilmesi için icra müdürlüğüne satış talebi yöneltilmesi gerekir. Haczin genel çerçevesi için Haciz Nedir? Haciz Süreci ve Hukuki Sonuçları başlıklı çalışma incelenebilir.

Satış Talebini Kim İleri Sürebilir?

Geçmişte satış talebinde bulunma yetkisi yalnızca alacaklıya tanınmıştı. 7343 sayılı Kanun'la İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişikliğin ardından borçlu da hacizli mallarının satılmasını isteyebilir hale gelmiştir.

Bu düzenleme borçluyu edilgen bir taraf olmaktan çıkarmış, borcun kapatılması sürecinde daha etkin bir konum kazanmasını sağlamıştır. 7343 sayılı Kanun'la getirilen yetki, borçlunun yalnızca bir yükümlü değil, süreci yönlendirebilen aktif bir taraf olduğunu göstermektedir. Borçlu bu yolla:

  • Borcun tamamını karşılayacak malın satışını isteyebilir,
  • Böylece diğer malları üzerindeki hacizlerin kalkmasını sağlayabilir ve
  • Tasarruf serbestisine yeniden kavuşabilir.

Değişiklik, borçlunun icra sürecinde sürekli bir baskı altında kalmasını önlerken alacaklı bakımından da tahsilatın hızlanma ihtimalini artırmaktadır.

Süreler

Satış talebi için İcra ve İflas Kanunu'nda öngörülen süreler taşınırlar ile taşınmazlar bakımından aynıdır:

  • Kural: Alacaklının ya da borçlunun, haczin fiilen uygulandığı tarihten itibaren bir yıl içinde satış talebinde bulunması zorunludur. Süre haciz kararının verildiği güne göre değil, haczin fiilen gerçekleştirildiği tarihe göre işlemeye başlar.
  • İstisna: Bozulmaya elverişli, muhafazası masraf gerektiren veya değeri hızla düşen taşınırların satışına icra müdürü, ayrıca bir satış talebi aranmaksızın resen karar verebilir. Bu imkân, malın değer yitirmesini ya da gereksiz masraf doğmasını engellemeye yöneliktir.

Süre İçinde Satış İstenmezse Ne Olur?

Satış talebi süresinde ileri sürülmezse haciz kendiliğinden düşer. Bu durumda hacizli mallar üzerindeki el koyma sona erer ve alacaklının yeniden haciz işlemi başlatması gerekir.

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: haczin düşmesi takibi sona erdirmez. Alacaklı, mevcut dosya üzerinden yeniden haciz isteyerek süreci canlandırabilir. Dolayısıyla dosya kapanmaz; yalnızca hacizle sağlanmış güvence ortadan kalkar.

Kıymet Takdiri

Hacizli malların satışa çıkarılabilmesi, öncelikle bunların piyasa değerlerinin saptanmasına, yani kıymet takdiri yapılmasına bağlıdır. Satışın hangi değer üzerinden başlayacağı bu tespitle belirlendiğinden, kıymet takdiri sürecin kritik aşamalarından biridir.

Amacı ve Dayanağı

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, malın gerçek değerine yakın bir bedelle elden çıkarılabilmesi için satıştan önce kıymet takdiri yapılır. Bu işlem özellikle taşınmazlar bakımından ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

Taşınmazlarda Değer Tespiti

Bir taşınmazın satışa çıkarılabilmesi için tarafsız ve bağımsız bir bilirkişi eliyle değer tespiti yapılması gerekir. Süreç şu adımları izler:

  • Bilirkişi taşınmazı bizzat yerinde inceler,
  • Konum, nitelikler, mevcut kullanım biçimi ve piyasa koşulları birlikte değerlendirilerek piyasa değeri saptanır,
  • Değere etki eden bütün unsurlar hazırlanan raporda gerekçeleriyle açıklanır.

İcra memuru, raporun hazırlanmasında dikkate alınması gereken hususları — tapudaki ipotek, irtifak ve haciz kayıtları gibi yükümlülükleri — bilirkişiye bildirmekle yükümlüdür.

Raporun Tebliği ve İtiraz İmkânı

Kıymet takdiri tamamlandığında hazırlanan rapor hem alacaklıya hem de borçluya usulüne uygun biçimde tebliğ edilir. Bu tebligat, ilgililerin hak kaybına uğramaması bakımından önem taşır.

Rapora itiraz etmek isteyen taraflar, tebliğ tarihinden başlayan yedi günlük süre içinde icra mahkemesine başvurabilir. Rapor hiç tebliğ edilmemiş ya da usule aykırı biçimde tebliğ edilmişse, itiraz hakkı rapordan haberdar olunan tarihten itibaren kullanılabilir.

Kıymet Takdirine İtiraz

Kıymet takdiri raporu hacizli malın satışına esas alınacak değeri belirlediğinden hem alacaklıyı hem de borçluyu doğrudan ilgilendirir. Raporun hatalı, eksik ya da özensiz düzenlenmesi ihtimaline karşı taraflara itiraz hakkı tanınmıştır.

Süre ve Usul

Rapora yönelik itiraz, İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra mahkemesinde şikâyet yoluyla ileri sürülür. Taraflar bu hakkı, raporun usulüne uygun tebliğinden itibaren 7 gün içinde kullanabilir.

Rapor:

  • Hiç tebliğ edilmemişse ya da
  • Usulsüz biçimde tebliğ edilmişse,
  • süre, raporun fiilen öğrenildiği tarihte işlemeye başlar.

İtiraz Hakkı Kime Aittir?

Kıymet takdirine karşı itiraz edebilecek kişi ve kurumlar şunlardır:

  • Alacaklı: Belirlenen değerin düşüklüğü nedeniyle alacağının karşılanamayacağı kaygısını taşıyorsa,
  • Borçlu: Malının gerçek değerinin altında değerlendirildiği kanaatindeyse,
  • İpotek alacaklısı ve hakkı zedelenebilecek diğer ilgili üçüncü kişiler.

İtiraz Sebepleri

Uygulamada rapora yöneltilen itirazlar genellikle şu gerekçelere dayanır:

  • Bilirkişinin uzmanlığı veya tarafsızlığı konusunda ciddi kuşkular bulunması,
  • Değerin piyasa gerçeklerinin çok altında ya da fahiş biçimde belirlenmiş olması,
  • Malın hukuki durumunun (ipotek, haciz, şerh gibi) dikkate alınmaması,
  • Raporun yüzeysel, yetersiz olması ya da teknik hatalar içermesi,
  • Tebligatın usulüne uygun yapılmamış olması.

Mahkemenin İncelemesi

İtiraz, ilgili icra mahkemesinde dosya üzerinden değerlendirilir. Mahkeme, ihtiyaç duyarsa başka bir bilirkişi atayarak malın yeniden değerlendirilmesini isteyebilir.

  • İtiraz yerinde görülürse: Yapılmış olan değer tespiti iptal edilerek yeni bir rapor alınır.
  • İtiraz reddedilirse: Rapor kesinleşir ve satış bu bedel esas alınarak sürdürülür.

Not: Değer tespiti kesinleşmeden satışa geçilemez. Ayrıca değer tespitindeki hata veya eksiklik, satış tamamlandıktan sonra ihalenin feshi talebine dayanak oluşturabilir.

Satış İlanı ve İhale Öncesi Hazırlıklar

İlanın Düzenlenmesi ve İçeriği

Kıymet takdiri kesinleştikten sonra satış ilanı icra dairesince hazırlanır. İlanda aşağıdaki bilgilere yer verilmesi zorunludur:

  • Malın bulunduğu yer,
  • Satışa çıkarılan malın cinsi, niteliği ve önemli özellikleri,
  • Artırmanın yapılacağı tarih ile saat aralığı,
  • Kıymet takdirine göre saptanan tahmini değer,
  • Açık artırmanın elektronik satış portalı (e-Satış) üzerinden yürütüleceği bilgisi.

Elektronik Satış Portalı ve İlanın Yayımı

İcra yoluyla yapılan satışlarda ilanların yayımlandığı resmî platform, Adalet Bakanlığı bünyesindeki e-Satış Portalıdır. Sistem, sürecin şeffaf, erişilebilir ve güvenilir biçimde yürütülmesini sağlamak üzere kurulmuştur.

https://esatis.uyap.gov.tr

İlan Süresi

Artırmanın gerçekleştirileceği gün ve saat aralığı, başlangıç tarihinden en az 15 gün önce duyurulmalıdır. İlan şu mecralarda yayımlanabilir:

  • e-Satış Portalı,
  • Gerek görülmesi halinde Basın İlan Kurumu İlan Portalı,
  • Ayrıca adliye ilan panoları.

İlan, artırma tamamlanıncaya dek yayında kalarak ilgililerin erişimine açık tutulur. Böylece malın daha geniş bir kitleye ulaşması, rekabetin artması ve malın değerinde satılması amaçlanır.

Portalda ilan yayımlanması icra dairesinin takdirine bırakılmış bir konu değil, kanuni bir zorunluluktur. İlana ayrıca adliyelerdeki panolarda, gerekli görüldüğü takdirde yerel gazetelerde de yer verilebilir. Bu düzen, duyurunun geniş bir kesime ulaşmasını sağlayarak rekabeti güçlendirmeyi ve satışın şeffaf yürütülmesini hedefler.

Mükellefiyetler Listesi

Taşınmaz satışlarında icra memuru, satıştan önce bir mükellefiyetler listesi düzenler. Listede taşınmaz üzerindeki:

  • İpotekler,
  • Haciz şerhleri,
  • İrtifak hakları,
  • Sınırlayıcı nitelikteki diğer kayıtlar

ayrıntılı biçimde gösterilir. Hazırlanan liste, borçlu ile haciz koydurmuş alacaklılara tebliğ edilir. Taraflara 3 günlük itiraz süresi tanınır. Bu sürenin dolması ya da itirazların reddedilmesiyle liste kesinleşir.

Artırma Şartnamesi

İcra dairesi, ihaleye katılımın koşullarını gösteren artırma şartnamesini düzenler. Şartnamede şu hususlar yer alır:

  • Katılım için gerekli belgeler,
  • Teminat oranı (%10),
  • Elektronik ortamda teklif verilmesine ilişkin kurallar,
  • Satış bedelinin ödenme süresi ve yöntemi.

Artırma şartnamesi, ihaleye katılacak tarafların hak ve yükümlülüklerini belirler ve satış işleminin hukuki dayanağını oluşturur.

Açık Artırma ve İhale

Genel Esaslar ve Süreler

Kıymet takdiri kesinleşip ilan yayımlandıktan sonra ihale süreci başlar. Hacizli mal açık artırma (elektronik artırma) yoluyla satışa sunulur. İşlem, icra dairesinin belirlediği tarih ve saat diliminde Adalet Bakanlığı'na ait e-Satış Portalı üzerinden yürütülür.

a. Birinci Artırma

  • İlan tarihi, artırmanın başlayacağı günden en az 15 gün öncesine denk gelmelidir.
  • Artırma, elektronik ortamda 7 gün boyunca erişilebilir durumda kalır.
  • Bu süre boyunca teklifler verilir ve en yüksek teklifi sunan kişi satışa hak kazanır.
  • Ancak teklifin hukuken geçerli sayılabilmesi için taşıması gereken koşullar bulunur (aşağıya bkz.).

b. İkinci Artırma

  • Birinci artırmada geçerli bir teklif alınamaz ve satış gerçekleşmezse ikinci artırmaya geçilir.
  • İkinci artırma günü, birincisinin bitiminden itibaren en geç bir ay içinde saptanır ve yeniden ilan edilir.
  • İkinci artırma da e-Satış platformunda 7 gün süreyle açık kalır; aynı kurallar geçerlidir.

Teklifin Geçerli Sayılma Koşulları

Elektronik ortamdaki icra satışlarında yalnızca en yüksek teklifi vermiş olmak, malı satın almaya hak kazandırmaz. Teklifin geçerli kabul edilerek satışın tamamlanabilmesi için şu üç asgari koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Yüzde elli kuralı: Teklif edilen bedelin, malın muhammen (takdir edilen) kıymetinin en az %50'si düzeyinde olması gerekir.
  • Rüçhanlı alacak kuralı: Teklifin, mal üzerinde kayıtlı rüçhanlı (öncelikli) alacakların toplamını aşması aranır (ipotek ya da rehinle teminat altına alınmış alacaklar bu kapsamdadır).
  • Masraf kuralı: Teklifin satış ve paylaştırma masraflarını karşılamaya yeterli olması gerekir; bu masraflar icra dairesince belirlenir ve ilanda gösterilir.

Teminat Yükümlülüğü

Elektronik ortamda düzenlenen icra ihalelerine katılmak isteyen herkes belirli bir teminat yatırmak zorundadır. Teminat, satışın ciddiyetini korumak ve kötü niyetli tekliflerin önüne geçmek amacı taşır.

Teminatın Esasları

  • Teminat, malın muhammen (takdir edilen) değeri üzerinden %10 oranında belirlenir.
  • Bu tutarın icra dairesince bildirilecek banka hesabına yatırılması gerekir.
  • Teminat yatırılmadan e-Satış sistemi üzerinden teklif verilmesi mümkün değildir.

Teminattan Muaf Tutulanlar

Aşağıdaki kişiler bakımından teminat yatırma zorunluluğu aranmaz:

  • Ortaklığın giderilmesi için yapılan satışlarda, satışa konu payın maliki olan kişiler,
  • Satış talebini ileri sürmüş olan alacaklı.

Bu kişilerin muafiyetten yararlanabilmesi, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai saati sonuna kadar icra dairesine yazılı başvuruda bulunmalarına ve alacak ya da pay oranlarının teminata karşılık geldiğini belgelemelerine bağlıdır.

Bu düzen hem katılımcıların güvenilirliğini yükseltir hem de gerçek alıcılarla fırsatçıları birbirinden ayırarak artırmayı adil ve güvenli hale getirir.

İhale Elektronik Ortamda Nasıl İşler?

Hacizli malların satışı bugün tamamen elektronik ortamda yürütülmektedir. 7343 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemenin ardından bu işlemler, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ile bütünleşik Elektronik Satış Portalı üzerinden gerçekleştirilmektedir. İşleyiş adım adım şöyledir:

Satış Elektronik Ortamda Gerçekleşir

Hacizli mallar fiziki bir mekânda değil, resmî satış portalı aracılığıyla elektronik ortamda açık artırmaya çıkarılır. İşlemler yalnızca UYAP'a bağlı bu sistem üzerinden yürütülür.

Artırma Süresi ve Teklifler

Artırma, ilanda gösterilen gün ve saat diliminde başlayıp toplam 7 gün sürer. Bu süre boyunca kullanıcılar sistem üzerinden teklif verebilir.

Teklif verirken uyulması gereken kurallar bulunur:

  • Teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen (tahmini) değerinin binde beşinden az olamaz ve hiçbir halde 1.000 TL'nin altına inemez.
  • En yüksek teklifi veren kişi, artırma süresince daha yüksek bir teklif gelmedikçe teklifinden dönemez ve teminatını geri alamaz.

Son Dakikadaki Teklifler Süreyi Uzatır

Artırmanın son 10 dakikası içinde yeni bir teklif sunulursa sistem süreyi otomatik olarak 3 dakika uzatır. Bu ek süre içinde tekrar teklif gelirse her defasında 3 dakika daha eklenir. Ancak toplam uzatma 1 saati aşamaz. Adalet Bakanlığı bu süreyi uzatabilir, kısaltabilir ya da tümüyle kaldırabilir.

Kimlik Bilgilerinin Gizliliği

Teklif veren kişilerin kimlik bilgilerini yalnızca sistemi yöneten yetkililer görebilir; diğer kullanıcılar bu bilgilere erişemez. Böylelikle ihale ortamının hem güvenli hem de şeffaf olması sağlanır.

İhalenin Kesinleşmesi ve Feshi

Kesinleşme

Artırma sonunda en yüksek teklifi sunan kişi alıcı sıfatını kazanır. Ne var ki satış o anda kesinleşmez; geçerlilik kazanması, satış gününden itibaren yedi günlük yasal bekleme süresinin dolmasına bağlıdır. Bu süre içinde itiraz edilmez ya da yapılan itiraz reddedilirse ihale kesinleşerek mülkiyet alıcıya geçer.

Feshin İstenmesi ve Başvuru Usulü

Satışın hukuka aykırı biçimde yapıldığı kanaatinde olanlar, icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurarak ihalenin iptalini isteyebilir. Fesih talebinde bulunabilecek kişiler şunlardır:

  • Borçlu,
  • Alacaklı,
  • İhaleye katılarak teklif vermiş olanlar (nispi harç yatırmaları gerekir),
  • Taşınmaz üzerinde hakkı bulunan ilgililer (ipotek, intifa vb.).

Talep sahibinin, dayandığı usulsüzlük yüzünden kendi menfaatinin zarara uğradığını kanıtlaması gerekir.

Kural olarak başvurunun, ihalenin yapıldığı günden itibaren 7 gün içinde yapılması gerekir. Bazı özel hallerde (ihaleye fesat karıştırılması, yanıltıcı bilgi verilmesi ya da satış ilanının usulsüz tebliği gibi) süre, bu durumun öğrenildiği tarihte başlar. Her durumda bu süre, ihalenin ilanından itibaren bir yılı aşamaz.

Fesih Sebepleri ve Yargılama Usulü

İhalenin feshi talebi icra mahkemesince duruşmalı olarak ve basit yargılama usulüne göre incelenir. En sık ileri sürülen fesih sebepleri şunlardır:

  • İhaleye fesat karıştırılması,
  • Satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi,
  • Alıcının taşınmazın nitelikleri konusunda yanıltılması,
  • Kıymet takdirinin üzerinden uzun bir zamanın geçmiş olması,
  • İhalenin ilan edilen yer ve zaman dışında yapılması.

Şikâyetin reddi halinde başvuru sahibi, ihale bedelinin %10'u tutarında tazminata mahkûm edilebilir. Buna karşılık sürenin kaçırılması gibi usuli nedenlerle reddedilen başvurularda bu yaptırım uygulanmaz.

İhalenin feshine karar verilirse mülkiyet sona erer ve satış bedeli nemasıyla birlikte alıcıya geri ödenir. Alıcı taşınmazı kullanmış olsa dahi ecrimisil ödemekle yükümlü tutulmaz; ancak maldan sağladığı kazançları iade etmesi gerekir ve yaptığı zaruri ile faydalı masrafların karşılığını talep edebilir.

Satışın Tamamlanması ve Tapuya Tescil

Usulüne uygun bir açık artırma sonunda en yüksek geçerli teklifin sahibi satışa hak kazanır. Bununla birlikte mülkiyetin devredilebilmesi ve işlemin tamamlanabilmesi için aşağıdaki yasal aşamaların eksiksiz yürütülmesi gerekir:

a. Satışın Kesinleşmesi

Artırmanın tamamlanmasının ardından icra dairesince bir satış tutanağı düzenlenir. Tutanakta;

  • Teklif edilen bedel,
  • İhaleyi kazanan kişi,
  • Yatırılmış olan teminat gibi bilgiler gösterilir.

Tutanağın düzenlenmesinin ardından İcra ve İflas Kanunu m. 134 uyarınca ihalenin feshine ilişkin yedi günlük süre işlemeye başlar. Söz konusu süre içinde fesih talebi gelmezse satış kesinleşir.

b. Bedelin Ödenmesi

Alıcı, icra dairesinin tayin ettiği süre içinde bedelin tamamını tek seferde ve eksiksiz ödemekle yükümlüdür. Aksi halde:

  • Satış geçersiz hale gelir,
  • Teminat irat kaydedilir, yani Hazineye gelir yazılır,
  • Mal yeniden satışa çıkarılır.

Bu yaptırım, satışın güvenilirliğini korumayı ve ihaleye katılımda ciddiyeti sağlamayı amaçlar.

c. Tescil (Taşınmazlarda)

Taşınmaz satışlarında ihale kesinleşip bedel ödendikten sonra icra dairesince "taşınmaz satış belgesi" düzenlenir. Bu belge, mülkiyetin geçirilmesi için tapu müdürlüğüne iletilir.

Tescil tamamlandığında:

  • Mülkiyet alıcıya geçer,
  • İstisnalar saklı kalmak üzere taşınmaz üzerindeki haciz, ipotek ve şerhler terkin edilir.

Satış Bedelinin Ödenmesi ve Paylaştırılması

İhale kesinleşip bedel yatırıldıktan sonra elde edilen tutar belirli bir öncelik sırası gözetilerek dağıtılır. Bu aşama, özellikle birden çok alacaklının bulunduğu dosyalarda önem kazanır.

a. Önce Karşılanan Kalemler

İcra dairesi satış bedelinden öncelikle şu giderleri karşılar:

  • Takip ve haciz masrafları
  • Satış ve artırma giderleri

b. Alacaklılara Yapılan Ödeme

Giderler mahsup edildikten sonra geriye kalan tutar alacaklılara dağıtılır. Dosyada birden çok alacaklı bulunuyorsa:

  • İcra müdürlüğünce bir sıra cetveli düzenlenir,
  • Ödemeler alacaklıların hukuki önceliklerine göre yapılır; örneğin ipotekli alacaklı öncelikli konumdadır.

c. Artan Tutarın Borçluya Verilmesi

Satış bedeli bütün borçları ve masrafları karşıladıktan sonra bir bakiye kalırsa, bu tutar borçluya iade edilir. Söz konusu düzenleme borçlunun menfaatini gözeten yasal bir güvence niteliğindedir.

Satış aşaması, icra takibinin en çok hak kaybı doğuran bölümüdür. Bir yıllık satış isteme süresinin kaçırılması haczin düşmesine yol açarken, kıymet takdirine yedi gün içinde itiraz edilmemesi malın gerçek değerinin çok altında elden çıkmasıyla sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle haciz tutanağının düzenlendiği andan itibaren süreç bir takvim üzerinden yönetilmelidir.

İhaleye alıcı sıfatıyla katılanlar bakımından da dikkat gerektiren noktalar vardır. Mükellefiyetler listesi incelenmeden verilen teklifler, satın alınan taşınmazın üzerinde devam eden yükümlülüklerle karşılaşılmasına neden olabilir. Uygulamada şu başlıkların gözetilmesinde yarar görüyoruz:

  • Haczin fiilen uygulandığı tarihin esas alınarak satış isteme süresinin takip edilmesi
  • Kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihinin ve rapordaki teknik verilerin denetlenmesi
  • Artırmaya katılmadan önce mükellefiyetler listesi ile tapu kaydının birlikte incelenmesi
  • Teklifin yüzde elli, rüçhanlı alacak ve masraf ölçütlerini karşılayıp karşılamadığının önceden hesaplanması
  • İhalenin feshi talebinde kişisel menfaat ihlalinin somut biçimde ortaya konulması ve yüzde onluk tazminat riskinin değerlendirilmesi
  • Birden çok alacaklının bulunduğu dosyalarda sıra cetveline karşı başvuru ihtimalinin öngörülmesi

Independent Legal, icra takiplerinde satış aşamasının yürütülmesi, kıymet takdirine itiraz ve ihalenin feshi süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara