İcra dairelerince yürütülen haciz, satış, tebligat ve benzeri işlemlerin her zaman hukuka uygun biçimde tesis edildiğini söylemek mümkün değildir. Kanuna aykırı düşen, yetki sınırlarını aşan ya da ilgililerin haklarını zedeleyen icra işlemlerine karşı tanınmış olan temel başvuru yolu şikâyet kurumudur.
Şikâyet, işlemi gerçekleştiren icra dairesinin bağlı bulunduğu İcra Hukuk Mahkemesine yazılı veya sözlü olarak iletilebilir. Mahkeme, incelemesi sonucunda işlemin iptaline ya da düzeltilmesine karar verebileceği gibi, icra memurunun yapmaktan kaçındığı veya geciktirdiği bir işlemin yerine getirilmesini de emredebilir.
Bu bilgi notunda şikâyet yolunun kapsamını, hangi işlemlerin bu yolla denetlenebileceğini, başvuru sürelerini, tarafların kimler olduğunu ve mahkemenin verebileceği karar türlerini mevzuat ile uygulama çerçevesinde ele alıyoruz.
Şikâyetin Hukuki Niteliği
Şikâyet; icra ve iflas daireleri, icra müdürü ve icra memuru tarafından tesis edilen ve ilgililerin haklarını ihlal eden işlemlerin İcra Hukuk Mahkemesi denetiminden geçirilerek olumsuz etkilerinin giderilmesini sağlayan bir kurumdur. İcra ve İflas Hukukuna özgü, kendine has bir denetim mekanizması olarak konumlanır.
Şikâyet, teknik anlamda ne bir dava ne de bir kanun yoludur. Buna karşılık uygulamadaki etkisi bakımından bu kurumlardan geri kalmaz. İcra Hukuk Mahkemesinin yürüttüğü inceleme yine de dava niteliği kazanmaz; şikâyet, icra alanı içinde sonuç doğuran bağımsız bir yol olarak varlığını sürdürür.
Şikâyet Sebepleri Nelerdir?
İcra ve İflas Kanunu m. 16, icra ve iflas daireleri ile icra müdür ve memurlarınca yapılan işlemlerin belirli sebeplerle denetlenmesine imkân tanır. Bu sebepler şunlardır:
- Bir hakkın yerine getirilmemesi
- İşlemin kanuna aykırı olması
- Bir hakkın sebepsiz yere sürüncemede bırakılması
- İşlemin hadiseye uygun düşmemesi
- İşlemin kamu düzenine aykırılık taşıması
Sayılan hâllerden herhangi birinin bulunması durumunda, icra dairesinin işlemi icra mahkemesinin incelemesine sunulmak üzere şikâyet konusu yapılabilir.
İşlemin Kanuna Aykırı Olması
Buradaki kanuna aykırılıktan anlaşılması gereken, bir kanun hükmünün icra memuru tarafından somut olaya yanlış biçimde tatbik edilmesidir. Başta İcra ve İflas Kanunu olmak üzere diğer kanunlar, tüzükler ve yönetmelikler bu kapsama dâhildir. Buna karşılık tarafların kendi aralarında kurdukları sözleşmelere aykırılık, kanuna aykırılık kategorisinde değerlendirilemez; dolayısıyla tek başına şikâyet sebebi oluşturmaz.
İşlemin Hadiseye Uygun Olmaması
Kanun koyucu bazı durumlarda işlemi tesis eden icra memuruna veya müdürüne takdir yetkisi tanımıştır. Bu yetkinin somut olayın gereklerine uygun kullanılmaması hâlinde işlemin hadiseye uygun düşmemesi sonucu doğar.
Örnek olarak İİK m. 83'e bakılabilir. Hüküm, borçlunun maaşının en az dörtte birinin haczedileceğini öngörmektedir. İcra memuru, bu çerçevede maaşın hangi oranda haczedileceğini olayın koşullarına göre kendisi belirler. Geliri oldukça yüksek olan bir borçlunun maaşının yalnızca dörtte biri oranında haczedilmesi somut olaya uygun düşmeyebilir ve bu yönüyle şikâyete konu edilebilir. Buna karşılık dörtte birin altında bir oranın uygulanması, kanunda bu oran alt sınır olarak açıkça belirlendiğinden, doğrudan kanuna aykırılık teşkil eder.
Konunun ayrıntıları, Maaş Haczi ve İşverenin Maaş Haczinden Sorumluluğu başlığı altında ayrıca incelenmektedir.
Bir Hakkın Yerine Getirilmemesi
İcra memurunun, görev alanına giren bir işi yapmaması hakkın yerine getirilmemesi sonucunu doğurur. Memur, kendisinden beklenen işlemi yapmayı açıkça reddedebileceği gibi hiçbir açıklama yapmaksızın sessiz kalmayı da tercih edebilir. Her iki durumda da sonuç değişmez; ortada yerine getirilmeyen bir hak vardır.
Bir Hakkın Sebepsiz Yere Sürüncemede Bırakılması
İcra memurunun, kanunda belirlenen ya da makul sayılabilecek bir zaman dilimi içinde görevi kapsamındaki işi haklı bir neden olmaksızın yapmaması hâlinde hakkın sürüncemede bırakılmasından söz edilir. Bu sebep ile hakkın yerine getirilmemesi birbirine oldukça yakın niteliktedir; ikisini birbirinden ayırmanın tek yolu, memurun niyetinin açıkça anlaşılabilmesidir.
Kamu Düzenine Aykırılık
İcra dairelerince tesis edilen ve kamu düzenine aykırılık taşıyan işlemlere ilişkin kanunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte Yargıtay kararları ve yerleşik kabul uyarınca bu nitelikteki işlemlere karşı her zaman şikâyet yoluna gidilebilmektedir. Kamu düzeni kavramının kanuni bir tanımı bulunmadığından, değerlendirme her somut olay bakımından ayrıca yapılmalıdır. Genel bir tarif denenecek olursa kamu düzeni, toplumsal ve genel çıkarların ön planda tutulmasıyla sağlanan düzen biçiminde ifade edilebilir.
Kural olarak icra mahkemesinin bir şikâyeti incelemesi, ortada bir talebin bulunmasına bağlıdır. Ne var ki mahkeme, başka bir sebeple önüne gelen dosyada kamu düzenine aykırı bir işlem tespit ederse bunu kendiliğinden dikkate alarak iptal edebilir.
Şikâyet Başvurusunun Süresi
Şikâyet süresi kural olarak, şikâyete konu işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür. İşlem tebliğ edilmişse bu süre tebliğ tarihinden işlemeye başlar; tebligat yapılmamışsa başlangıç anı öğrenme tarihidir. Karşı taraf, şikâyet edenin işlemden daha erken bir tarihte haberdar olduğunu ispatlarsa, sürenin başlangıcı olarak bu tarih esas alınır.
Yedi günlük süre hak düşürücü niteliktedir. Bu nedenle icra mahkemesi, şikâyetin süresi içinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden gözetir. Şikâyet, işlemi tesis eden icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yöneltileceğinden, icra dairesine yapılan bir başvuru süreyi korumaz. Dolayısıyla icra dairesine süresinde iletilmiş bir şikâyet, icra mahkemesine de süresi içinde yeniden sunulmadığı takdirde mahkemece dikkate alınamaz.
Buna karşılık bir hakkın yerine getirilmemesi ya da sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hâllerinde şikâyet süresizdir. Zira icra dairesinin işlemi yapmaması, yani hareketsiz kalması her an yeni bir süre başlatır; hareketsizlik süreklilik gösteren bir durumdur.
Kamu düzenine aykırı işlemler bakımından da benzer bir sonuç geçerlidir. Kanunda bu yönde açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, içtihat ve yerleşik uygulama bu tür işlemlere karşı her zaman şikâyet yoluna başvurulabileceğini kabul etmektedir. Mahkemenin inceleme yapabilmesi kural olarak talebe bağlı olsa da, başka bir nedenle önüne gelen dosyadaki kamu düzenine aykırı işlem re'sen dikkate alınarak iptal edilebilir.
Şikâyetin Tarafları
Şikâyet, icra hukukuna özgü bir yol olduğundan ve dava ya da kanun yolu niteliği taşımadığından, bu yola başvurulduğunda davacı ve davalıdan söz edilmez. Başvurunun tarafları şikâyet eden ve şikâyet olunan biçiminde adlandırılır.
Bu yola yalnızca icra işleminin tarafları değil, işlemden etkilenen tüm ilgililer başvurabilir. Şikâyet olunan ise işlemi gerçekleştiren icra ve iflas dairesidir. Başvuru bir dava niteliği taşımadığından, karşı tarafın gösterilmemiş olması herhangi bir eksiklik oluşturmaz. Bununla birlikte uygulamada icra dosyasının karşı tarafı davalı olarak gösterilmektedir.
İcra Mahkemesinin Verebileceği Kararlar
Şikâyet incelemesi sonunda icra mahkemesince verilen karar, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz; şekli anlamda kesin hüküm niteliği taşır. Mahkeme, şikâyete konu işlemi yapan icra dairesinin yerine geçerek yeni bir işlem tesis edemez. Bu çerçevede mahkemenin önündeki seçenekler şikâyetin kabulü veya reddidir.
Şikâyetin reddi hâlinde işlem varlığını sürdürür. Kabul kararı verildiğinde ise mahkeme, işlemin iptaline, düzeltilmesine ya da icra memurunun haklı bir neden olmaksızın yapmadığı veya geciktirdiği işlemin yerine getirilmesine hükmedebilir. Buna göre şikâyet üzerine verilebilecek kararlar şu üç başlıkta toplanır:
- Şikâyete konu işlemin iptali
- Şikâyete konu işlemin düzeltilmesi
- İcra memurunun sebepsiz olarak yapmadığı veya geciktirdiği işlemlerin yapılmasının emredilmesi
İşlemin İptali
İcra dairesince tesis edilen ve kanuna ya da olaya aykırı düşen işlem, icra mahkemesi tarafından iptal edilir. Mahkemenin icra dairesinin yerine geçerek yeni bir işlem kurma yetkisi bulunmadığından, iptal kararının ardından yeni işlemi yine icra dairesi tesis eder. Bu yeni işlemler de aynı şekilde icra mahkemesinde şikâyete konu edilebilir.
İşlemin Düzeltilmesi
İcra dairesinin kararında birtakım maddi yanlışlıklar bulunabilir; hesap hataları bunun tipik örneğidir. Bu nitelikteki maddi yanlışlıklar icra mahkemesince düzeltilebilir. Ancak düzeltme kararı verilebilmesi için, düzeltmenin dosya üzerinden yapılabilir nitelikte olması gerekir.
İşlemin Yapılmasının Emredilmesi
İİK m. 17 uyarınca icra mahkemesi, icra memuruna yapmadığı veya geciktirdiği işlemleri yerine getirmesini emreder. Mahkemenin yetkisi işlemin yapılmasını emretmekle sınırlıdır; icra dairesinin yerine geçerek işlemi bizzat gerçekleştiremez. İcra dairesi ise mahkeme kararına direnemez ve kararın gereğini yerine getirmek zorundadır.
Independent Legal Değerlendirmesi
Şikâyet, icra takibinin hızını doğrudan etkileyen bir denetim aracıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan kayıp, hakkın esasından değil süreden doğar: yedi günlük hak düşürücü sürenin kaçırılması, esasen yerinde olan bir itirazın hiç incelenmemesine yol açar. Bu nedenle işlemin öğrenildiği anın belgelendirilmesi, başvurunun kendisi kadar önem taşır.
İkinci kritik nokta, başvurunun doğru mercie yöneltilmesidir. İcra dairesine verilen dilekçe süreyi korumadığından, şikâyetin doğrudan yetkili icra mahkemesine sunulması gerekir. Kamu düzenine aykırılık ile hakkın yerine getirilmemesi hâllerinin süre sınırından muaf tutulması ise, geç fark edilen usulsüzlükler bakımından değerlendirilmesi gereken bir imkândır.
Somut bir dosyada şu başlıklar öncelikle gözetilmelidir:
- İşlemin tebliğ mi edildiği yoksa fiilen mi öğrenildiğinin ve buna bağlı olarak sürenin başlangıcının saptanması
- Şikâyetin, işlemi tesis eden icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yöneltilmesi
- İleri sürülen sebebin kanuna aykırılık mı yoksa hadiseye uygunsuzluk mu olduğunun net biçimde ortaya konması
- Süresiz şikâyet imkânı bulunup bulunmadığının, işlemin niteliğine göre değerlendirilmesi
- Mahkemenin icra dairesinin yerine geçemeyeceği gözetilerek talebin doğru biçimde kurulması
Independent Legal, icra takiplerinin her aşamasında icra dairesi işlemlerinin denetlenmesi ve şikâyet başvurularının yürütülmesi konusunda danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

