Independent LegalIndependent Legal

Miras Hukuku

Miras Hukuku

Resmi Vasiyetname: Düzenleme Usulü, Tanıklık Yasakları ve İptal Sebepleri

Resmi memur ve iki tanığın katılımıyla kurulan resmi vasiyetname, ölüme bağlı tasarruflar içinde en güçlü ispat değerine sahip olanıdır. Şekil şartlarını, tanıklık yasaklarını, noter sürecini ve iptal ihtimallerini uygulama perspektifiyle inceliyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Miras HukukuOkuma 12 dk

Resmi vasiyetname, Türk Medeni Kanunu'nun tanıdığı ölüme bağlı tasarruf biçimleri arasında hem en yaygın kullanılanı hem de ispat gücü en yüksek olanıdır.

Geçerlilik, kanunun aradığı şekil koşullarının eksiksiz karşılanmasına bağlıdır. Mirasbırakanın iradesinin resmi memur önünde ve tanıkların katılımıyla belgelenmesi, ileride doğabilecek geçerlilik ve ispat tartışmalarının önünü büyük ölçüde keser.

Bu bilgi notunda resmi vasiyetnamenin ne anlama geldiğini, aranan koşulları, düzenleme usullerini ve hangi hallerde iptal edilebileceğini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

Resmi Vasiyetname Nedir?

Resmi vasiyetname, mirasbırakanın son isteklerini resmi memur önünde ve kanunun öngördüğü usule uygun biçimde ortaya koyduğu vasiyetname türüdür. Türk Medeni Kanunu'nun 532 ve devamı maddelerinde düzenlenen bu tür, uygulamada en çok başvurulan seçenektir.

Kurumun temel işlevi, mirasbırakanın iradesinin güvenilir biçimde belgelenmesi ve ölümünün ardından çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçilmesidir. Bu nedenle düzenleme sırasında resmi memurun yanı sıra iki tanığın da hazır bulunması zorunludur.

Şekil koşullarının resmi makam denetiminden geçmesi, resmi vasiyetnameye diğer türlere kıyasla daha güçlü bir ispat değeri kazandırır ve bu belgelerin iptal davasına konu olma sıklığını azaltır.

Resmi Vasiyetname Nerede Düzenlenir?

Bu belgeyi düzenleme yetkisi sulh hâkimine, notere ve kanunla bu konuda yetkilendirilmiş diğer resmi memurlara aittir.

Pratikte resmi vasiyetnamelerin büyük çoğunluğu noterliklerde hazırlanmaktadır. Ne var ki kanun yetkiyi noterlerle sınırlamamış; belirli koşullarda sulh hâkimlerinin ve diğer yetkili görevlilerin de düzenleme yapabilmesine olanak tanımıştır.

Kimler Resmi Vasiyetname Düzenleyebilir?

Türk Medeni Kanunu'nun 502. maddesi uyarınca, ayırt etme gücünü haiz olan ve on beş yaşını tamamlamış her kişi resmi vasiyetname düzenleyebilir.

Bununla birlikte vasiyetname yapma yetkisi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğinde olduğundan vekâlet veya temsil yoluyla kullanılamaz; belgenin bizzat mirasbırakan tarafından düzenlenmesi gerekir.

Diğer Vasiyetname Türlerinden Farkı

Türk hukukunda resmi vasiyetnamenin yanı sıra el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere iki tür daha bulunur. Resmi vasiyetnameyi bunlardan ayıran başlıca yönler şunlardır:

  • Şekil koşulları resmi makamın denetiminden geçer.
  • Belge resmi memur önünde düzenlenir.
  • Sonradan ileri sürülecek geçersizlik iddialarına daha seyrek konu olur.
  • İki tanığın katılımı zorunlu tutulmuştur.
  • İspat gücü diğer türlere göre yüksektir.
  • Kaybolma ya da üzerinde değişiklik yapılma tehlikesi düşüktür.

Bu üstünlükleri nedeniyle resmi vasiyetname, özellikle malvarlığı yüksek değer taşıyan kişiler bakımından en güvenli seçenek olarak değerlendirilmektedir.

Resmi Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu'nun 532 ve devamı maddelerinde yer alan bu tasarrufun geçerliliği, kanunun aradığı şekle uyulmasına bağlıdır. Koşullardan yalnızca birinin eksik kalması, ilgililerin açacağı dava sonucunda vasiyetnamenin iptaliyle sonuçlanabilir. Geçerlilik için aranan hususlar şunlardır:

  • Belgenin yetkili bir resmi memur önünde düzenlenmesi,
  • Kanunun aradığı nitelikleri taşıyan iki tanığın hazır bulunması,
  • Mirasbırakanın iradesinin usulüne uygun biçimde ortaya konulması,
  • Okuma, beyan ve imza aşamalarının kanunda gösterilen şekilde tamamlanması,
  • Belgede düzenlenme tarihinin yer alması.

Resmi Memur Önünde Düzenlenmesi

Vasiyetname; noter, sulh hâkimi veya kanunla bu yetki verilmiş diğer resmi memurlarca düzenlenir. Mirasbırakanın son isteklerini doğrudan resmi memura aktarması ve belgenin bu beyan doğrultusunda hazırlanması gerekir.

Resmi memurun rolü metni kâğıda dökmekten ibaret değildir. Aynı zamanda düzenlemenin kanuni usule uygun yürütülmesini sağlamak ve aranan şekil koşullarını denetlemekle yükümlüdür.

İki Tanığın Bulunması

Düzenleme sırasında iki tanığın hazır olması zorunludur. Tanıklar, mirasbırakanın tasarruf ehliyetini taşıdığını ve belgeyi özgür iradesiyle düzenlediğini teyit eden kişiler olarak sürece dahil olur.

Kanun, tanıkların yansızlığını güvence altına almak için bazı kişilerin bu görevi üstlenmesini yasaklamıştır. Mirasçılar, mirasçıların yakınları ve vasiyetnameden çıkar sağlayacak kişiler tanık sıfatıyla yer alamaz.

Beyan, Okuma ve İmza Süreci

Mirasbırakan, belgeye geçirilmesini istediği hususları resmi memura aktarır. Memurun hazırladığı metin ardından mirasbırakana okunur ya da bizzat mirasbırakan tarafından okunur.

Metnin iradeye uygun bulunması halinde belge imzalanır. Bunun ardından tanıklar da kanunun öngördüğü beyanlarda bulunarak imzalarını atar. Bu aşamaların eksiksiz tamamlanması geçerlilik bakımından belirleyicidir.

Tarih ve Düzenleme Şekli

Belgede düzenlenme tarihinin bulunması zorunludur. Tarih, birden fazla vasiyetnamenin varlığı ya da mirasbırakanın ehliyetinin tartışılması halinde özel bir ağırlık kazanır.

Ayrıca vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunu'nda gösterilen şekle uygun düzenlenmesi gerekir. Şekle aykırı hazırlanan belgeler, mirasbırakanın gerçek iradesini yansıtsalar bile geçersizlik ya da iptal iddialarıyla karşılaşabilir.

Kimler Tanık Olamaz?

Tanıkların yansız ve güvenilir kişiler olması, belgenin geçerliliği açısından büyük önem taşır. Bu nedenle Türk Medeni Kanunu bazı kişilerin resmi vasiyetname düzenlenirken tanıklık yapmasını yasaklamıştır.

Bu yasakların amacı, mirasbırakanın iradesini herhangi bir baskı altında kalmadan açıklayabilmesini sağlamak ve belgeden yarar sağlayacak kişilerin sürece karışmasını engellemektir.

Tanıklık yasağına aykırı biçimde düzenlenen vasiyetnameler, sonradan açılacak iptal davalarına konu olabilir.

Mirasçılar ve Yakınları

Sürece katılan tanıkların yansız olması gerektiğinden; mirasçılar ile bunların eşleri, altsoy ve üstsoyları, kardeşleri ve bu derecedeki yakın hısımları tanıklık yapamaz.

Kanun koyucu, mirastan doğrudan ya da dolaylı biçimde yarar sağlama ihtimali bulunanların tanıklığını yasaklayarak belgenin güvenilirliğini korumayı hedeflemiştir.

Fiil Ehliyeti Bulunmayan Kişiler

Tanıkların ayırt etme gücüne ve fiil ehliyetine sahip olması aranır. Bu nedenle;

  • Kısıtlı olanlar,
  • Ayırt etme gücünden yoksun bulunanlar,
  • Katıldıkları işlemin anlamını ve doğuracağı sonuçları kavrayabilecek durumda olmayanlar

tanık sıfatıyla görev alamaz. Tanıkların, mirasbırakanın iradesini serbestçe açıkladığını ve işlemin usulüne uygun yürütüldüğünü doğrulayabilecek durumda bulunmaları gerekir.

Vasiyetnameden Menfaat Sağlayan Kişiler

Belgeyle kendisine kazandırma yapılan kişiler ile bunların yakınları da tanıklık yapamaz.

Örneğin vasiyetname yoluyla taşınmaz bırakılan bir kimse ya da bu kimsenin eşi, çocuğu, annesi ve babası tanık olarak yer alamaz. Aksi halde söz konusu kazandırma bakımından bir geçerlilik sorunu doğabilir.

Bu düzenleme, sürece katılanların yansızlığını korumayı ve mirasbırakanın gerçek iradesinin muhafazasını amaçlar.

Resmi Vasiyetname Düzenleme Biçimleri

Türk Medeni Kanunu, mirasbırakanın okuma ve yazma durumunu esas alarak iki ayrı usul benimsemiştir. Metni okuyup imzalayabilen kişiler için bir usul geçerliyken, bunu yapamayanlar bakımından farklı bir düzenleme öngörülmüştür.

Her iki usulde de hedef aynıdır: belgenin mirasbırakanın gerçek iradesini yansıttığının güvence altına alınması.

Okuyup İmzalama Yoluyla Düzenleme

Mirasbırakanın belgeyi okuyup imzalayabilecek durumda olması halinde uygulanacak usul, Türk Medeni Kanunu'nun 533. maddesinde düzenlenmiştir.

Bu usulde mirasbırakan son isteklerini resmi memura bildirir; memur bu beyanları yazıya geçirerek metni hazırlar. Hazırlanan metin mirasbırakan tarafından okunur ve iradesine uygun bulunması durumunda imzalanır.

İmzanın ardından tanıklar da mirasbırakanın belgeyi okuduğunu, imzaladığını ve tasarruf ehliyetine sahip olduğunu beyan ederek imza atar.

Noterliklerde düzenlenen resmi vasiyetnamelerin büyük bölümü bu yöntemle hazırlanmaktadır.

Okuyamayan veya İmzalayamayan Kişiler Bakımından Düzenleme

Görme engeli, okuma yazma bilmeme, bedensel bir engel ya da benzeri bir neden yüzünden mirasbırakan belgeyi okuyamıyor veya imzalayamıyorsa, Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesindeki özel usul devreye girer.

Bu halde resmi memurun hazırladığı metin mirasbırakana okunur ve içeriğin son isteklerine uygun olup olmadığı kendisine sorulur. Mirasbırakan belgenin iradesini yansıttığını bildirdiğinde tanıklar, hem bu beyanın kendi huzurlarında yapıldığını hem de mirasbırakanın tasarruf ehliyetini taşıdığını doğrulayarak imzalarını atar.

Kanun bu özel usulü, okuyamayan veya imzalayamayan kişilerin de vasiyetname düzenleyebilmesi için kabul etmiştir. Şekil koşullarına uyulduğu sürece bu yolla düzenlenen belgeler diğer resmi vasiyetnamelerle aynı hukuki değeri taşır.

Vasiyetname Düzenleyecek Kişilere İlişkin Özel Durumlar

Kanun, resmi vasiyetname düzenlenirken mirasbırakanın gerçek iradesinin eksiksiz ortaya konulmasını amaçlar. Bu doğrultuda bazı kişiler bakımından genel kuralların yanında özel usuller benimsenmiştir.

İleri yaş, dil engeli veya çeşitli fiziksel engeller kişinin vasiyetname düzenlemesine engel oluşturmaz; ancak bu hallerde iradenin tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanması gerekir.

İleri Yaştaki Kişilerin Düzenlediği Resmi Vasiyetname

Türk hukukunda belirli bir yaşın üstündeki kişilerin vasiyetname yapmasını yasaklayan bir kural bulunmaz. Aranan tek şey, belgenin düzenlendiği tarihte ayırt etme gücünün mevcut olmasıdır.

Bu nedenle ileri yaş, Alzheimer hastalığı, demans ya da benzeri rahatsızlıkların söz konusu olduğu hallerde, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi amacıyla sağlık raporu alınması uygulamada sıkça tercih edilmektedir.

Türkçe Bilmeyen Kişilerin Düzenlediği Resmi Vasiyetname

Türkçe bilmeyen kişilerin de resmi vasiyetname düzenlemesi mümkündür. Ancak mirasbırakanın belgenin içeriğini tam olarak kavraması ve iradesini doğru biçimde ifade edebilmesi gerekir.

Bu nedenle uygulamada yeminli tercüman aracılığıyla işlem yürütülmekte, tercümanın katılımıyla mirasbırakanın beyanları resmi memur tarafından kayda geçirilmektedir. Böylece belgenin gerçek iradeyi yansıttığı güvence altına alınır.

Görme Engelli Kişilerin Düzenlediği Resmi Vasiyetname

Görme engelli kişilerin resmi vasiyetname düzenlemesinin önünde bir engel yoktur. Ne var ki metni okuyamayacak olmaları nedeniyle Türk Medeni Kanunu'ndaki özel usullerin uygulanması gerekir.

Bu durumda metin resmi memur tarafından mirasbırakana okunur ve içeriğin kendi isteklerine uygun olduğu açıkça teyit edilir. Böylece belgenin gerçek iradeye uygun düzenlendiği güvenceye bağlanmış olur.

Sağır ve Dilsiz Kişilerin Düzenlediği Resmi Vasiyetname

Sağır, dilsiz ya da hem sağır hem dilsiz kişiler de resmi vasiyetname düzenleyebilir. Ancak iletişim biçimlerine göre farklı usuller uygulanabilir.

Mirasbırakan okuma ve yazma yoluyla iletişim kurabiliyorsa iradesini yazılı olarak ortaya koyabilir. Gerektiğinde işaret dili tercümanından ya da uygun iletişim yöntemlerinden yararlanılarak son isteklerin doğru biçimde belirlenmesi sağlanır.

Burada belirleyici olan husus, mirasbırakanın belgenin içeriğini anlayabilmesi ve iradesini hiçbir tereddüde yer bırakmadan açıklayabilmesidir.

Resmi Vasiyetname ile Kazandırma Yapılamayacak Kişiler

Kanun, düzenleme sürecine katılan bazı kişilere vasiyetname yoluyla kazandırma yapılmasını yasaklamıştır. Bu yasağın amacı, sürece dahil olan kişilerin mirasbırakan üzerinde etki kurmasını engellemek ve belgenin güvenilirliğini korumaktır.

Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesi uyarınca; düzenlemeye katılan resmi memura, tanıklara ve görev alan diğer kişilere, bunların altsoy ve üstsoyuna, kardeşlerine ve eşlerine bu vasiyetname ile kazandırma yapılamaz.

Bu çerçevede;

  • Belgeye katılan tanıklar,
  • Vasiyetnameyi düzenleyen noter ya da diğer resmi memurlar,
  • Bu kişilerin altsoy ve üstsoyları,
  • Düzenleme sırasında görev alan tercümanlar ve diğer görevliler,
  • Anılan kişilerin kardeşleri,
  • Eşleri

resmi vasiyetnameyle yapılan kazandırmalardan yararlanamaz. Kanuna aykırı biçimde bu kişilere yapılan kazandırmalar geçersizdir; ancak geçersizlik yalnızca söz konusu kazandırma bakımından sonuç doğurur. Kural olarak belgenin bütünü hükümsüz hale gelmez.

Bu düzenleme sayesinde sürece katılanların yansızlığı korunmakta ve mirasbırakanın son isteklerini baskı altında kalmadan açıklaması güvenceye bağlanmaktadır.

Noterde Vasiyetname Düzenleme Süreci Nasıl İşler?

Resmi vasiyetnamelerin büyük bölümü noterliklerde hazırlanmaktadır. Noterde düzenlenen belge, mirasbırakanın son isteklerinin resmi bir metne dönüştürülmesini ve güvenli biçimde saklanmasını sağlayan en yaygın seçenektir.

Düzenleme sırasında mirasbırakanın kimliği, ehliyeti ve iradesi denetlenir; kanunun aradığı şekil koşulları yerine getirilerek belge oluşturulur.

Başvuru Aşaması

Resmi vasiyetname yaptırmak isteyen kişi dilediği notere başvurarak talebini iletebilir.

Noter başvuru sırasında öncelikle kimliği ve vasiyetname düzenleme ehliyetini değerlendirir. Özellikle ileri yaş, ağır hastalık veya ehliyet konusunda kuşku bulunması halinde ek belge ya da sağlık raporu istenebilir.

Gerekli Belgeler

Çoğu durumda nüfus cüzdanı, kimlik kartı veya pasaport gibi kimliği ortaya koyan resmi bir belgenin sunulması yeterlidir.

Bununla birlikte olayın özelliklerine göre noter tarafından;

  • Tanıklara ilişkin bilgiler,
  • Sağlık raporu,
  • Vasiyete konu malvarlığına ilişkin bilgiler,
  • Tercüman bilgileri

talep edilebilir.

Düzenleme ve İmza İşlemleri

Mirasbırakan, belgeye geçirilmesini istediği hususları notere aktarır. Noterin hazırladığı metin mirasbırakana okunur ya da bizzat mirasbırakan tarafından okunur.

Metnin iradeye uygun bulunması halinde belge imzalanır. Ardından tanıklar da kanunun aradığı beyanlarda bulunarak imzalarını atar.

Bu aşamaların tamamlanmasıyla resmi vasiyetname hukuken kurulmuş olur.

Vasiyetnamenin Saklanması

Düzenlenen belgenin aslı noterlikte muhafaza edilir. Böylece kaybolma, zarar görme ya da üçüncü kişilerce değiştirilme tehlikesi önemli ölçüde azalır.

Mirasbırakanın ölümü üzerine belge ilgili mercilere bildirilir, açılma sürecine tabi tutulur ve mirasçılar ile diğer ilgililere duyurulur.

Bu nedenle resmi vasiyetname, hem düzenlenme usulü hem de saklanma biçimi bakımından diğer türlere kıyasla daha yüksek bir hukuki güvence sunar.

Resmi Vasiyetnameden Nasıl Dönülür?

Belgenin düzenlenmiş olması, mirasbırakanın bu irade açıklamasıyla kesin biçimde bağlandığı anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu, mirasbırakana ölümüne kadar vasiyetnamesini değiştirme ya da bütünüyle geri alma yetkisi tanımıştır.

Bu yönüyle resmi vasiyetname, miras sözleşmesinden ayrılır ve her zaman geri alınabilir veya değiştirilebilir. Dönme;

  • Vasiyete konu mal üzerinde sağlararası tasarrufta bulunulması,
  • Yeni bir ölüme bağlı tasarruf yapılması,
  • Belgenin yok edilmesi

yollarından biriyle gerçekleşebilir.

Yeni Bir Vasiyetname Düzenlenmesi

Mirasbırakan, sonradan yapacağı yeni bir vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle önceki resmi vasiyetnamesini kısmen veya tamamen geri alabilir.

Sonraki tarihli belgede önceki vasiyetnamenin geri alındığı açıkça belirtilebilir. Ayrıca iki belge arasında çelişki bulunması halinde kural olarak en son tarihli tasarruf esas alınır.

Vasiyetnamenin Yok Edilmesi

Aslı noterlikte saklandığından, mirasbırakanın elindeki nüshayı ortadan kaldırması kural olarak dönme sonucunu doğurmaz. Bu yolla dönmek uygulamada pek mümkün olmadığı için en güvenli yöntem, yeni bir vasiyetname düzenlemek ya da noterlikte resmi usulle iptal beyanında bulunmaktır.

Vasiyete Konu Mal Üzerinde Tasarrufta Bulunulması

Mirasbırakanın vasiyet ettiği malı sonradan satması, bağışlaması veya başka bir yolla elinden çıkarması da ilgili vasiyet hükmünden dönüldüğü biçiminde yorumlanabilir.

Örneğin vasiyetname ile belirli bir kişiye bırakılan taşınmazın daha sonra üçüncü bir kişiye satılması durumunda, taşınmaz terekede yer almayacağından ilgili hüküm uygulanamaz hale gelir.

Dönmenin Sonuçları

Dönme halinde geri alınan tasarruflar hüküm doğurmaz. Mirasbırakanın daha önce düzenlediği başka bir vasiyetname varsa, bunun geçerliliği olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Dolayısıyla resmi vasiyetname düzenlenmiş olması, mirasbırakanın iradesini sonradan değiştirmesine engel oluşturmaz. Kanun, ölüm anına kadar vasiyetnameyi serbestçe değiştirme ve geri alma imkânı tanımıştır.

Resmi Vasiyetnameye İtiraz ve İptal Davası

Resmi vasiyetname diğer türlere göre daha güçlü bir ispat değeri taşısa da her koşulda tartışmasız bir belge sayılmaz. Kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde belgeye itiraz edilebilir ve vasiyetnamenin iptali davası açılabilir.

Özellikle mirasbırakanın ehliyeti, iradesinin sakatlanmış olması ya da şekil koşullarına uyulmaması gibi durumlarda geçerlilik mahkeme denetimine tabi tutulabilir.

Resmi Vasiyetname Hangi Hallerde İptal Edilebilir?

Türk Medeni Kanunu'na göre iptal şu sebeplere dayanabilir:

  • Belgenin hata, hile, korkutma veya zorlama sonucunda düzenlenmiş olması,
  • Mirasbırakanın düzenleme tarihinde ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
  • İçeriğin hukuka ya da ahlaka aykırı hükümler taşıması,
  • Kanunun aradığı şekil koşullarına uyulmaması.

Uygulamada en sık öne sürülen gerekçeler, mirasbırakanın ehliyetsiz olduğu iddiası ile tanıklara ve şekle ilişkin usulsüzlüklerdir.

İptal Davasında Süreler ve Dava Hakkı

İptalden hukuki yararı bulunan herkes dava açabilir. Bu kapsamda yasal mirasçılar, atanmış mirasçılar, vasiyet alacaklıları ve belgenin iptali halinde hak kazanacak diğer ilgililer dava hakkına sahiptir.

Dava, iptal sebebinin ve vasiyetnamenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Her halde, vasiyetnamenin açıldığı tarihten başlayarak iyi niyetli davalılara karşı 10 yıl, iyi niyetli olmayan davalılara karşı ise 30 yıllık hak düşürücü süreler uygulanır. Bu sürelerin kaçırılması halinde iptal istenemez.

İptal Davasının Sonuçları

Mahkemenin davayı kabul etmesi durumunda resmi vasiyetname kısmen ya da tamamen hükümsüz hale gelir. İptalin kapsamına göre miras paylaşımı yeniden ele alınır; gerekirse önceki bir vasiyetname ya da yasal mirasçılık hükümleri uygulanır.

Bu nedenle iptal davaları, mirasın paylaşımını doğrudan etkileyen ve teknik değerlendirme gerektiren uyuşmazlıklar arasında yer alır.

Resmi vasiyetnamenin sağladığı güvence, şekil koşullarının eksiksiz karşılanmış olmasına bağlıdır. Uygulamada iptal kararlarının önemli bir bölümü, belgenin içeriğinden değil düzenleme anındaki usul hatalarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle vasiyetname hazırlığı, malvarlığının paylaştırılmasından önce ehliyet ve tanık seçimi üzerine kurulmalıdır.

Belgenin sonraki yıllarda tartışmaya açılmaması bakımından, düzenleme tarihindeki ayırt etme gücünü destekleyen kayıtların oluşturulması ve tanıklık yasaklarının kapsamının geniş yorumlanması yerinde olur.

Somut bir dosyada özellikle şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Tanıkların, mirasçılık ve kazandırma ilişkileri yönünden yasak kapsamına girmediğinin önceden denetlenmesi
  • İleri yaş veya rahatsızlık hallerinde düzenleme tarihine yakın bir sağlık raporunun temin edilmesi
  • Mirasbırakanın okuma veya imza güçlüğü varsa 535. maddedeki özel usulün eksiksiz uygulanması
  • Türkçe bilmeyen mirasbırakanlarda yeminli tercüman katılımının belgeye açıkça yansıtılması
  • Önceki vasiyetnamelerin geri alındığının yeni belgede tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtilmesi
  • İptal davası düşünülüyorsa bir yıllık sürenin öğrenme anına göre hesaplanması

Independent Legal, resmi vasiyetnamelerin düzenlenmesine ilişkin danışmanlık ile vasiyetnamenin iptali ve tenfizi uyuşmazlıklarının takibi konularında hizmet sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara