Tenkis davası, saklı pay sahibi bir mirasçının mirasçılık hakkını ve payını korumak amacıyla başvurduğu hukuki yoldur. Saklı pay sahibi mirasçı bu davada, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufları ya da diğer mirasçılarla kurduğu ilişkiler yüzünden payının zedelendiğini ileri sürer ve ihlale yol açan tasarrufların etkisiz kılınmasını isteyebilir. Amaç, mirasçılık haklarının korunması ve hakkaniyete aykırı kazandırmaların önlenmesidir.
Türk hukuku bazı yasal mirasçıların paylarını güvence altına almıştır. Mirasbırakanın eşi, çocukları, torunları ve ana babası saklı paylı mirasçı olarak kabul edilir. Bu kişiler miras payı üzerinde en azından belirli bir oranda hak sahibidir ve bu orana saklı pay adı verilir. Mirasbırakandan beklenen, malvarlığı üzerinde tasarruf ederken bu hakları gözetmesidir; dolayısıyla tasarruf yetkisi sınırsız değildir.
Buna karşın mirasbırakan sağlığında kurduğu bir miras sözleşmesi ya da bir vasiyetname aracılığıyla üçüncü bir kişi lehine karşılıksız kazandırmada bulunmuş olabilir; sözgelimi evini bağışlamış olabilir. Böyle bir durumda saklı paylı mirasçılar, bu kazandırmanın yasal sınırlar içinde kalmasını talep edebilir. İşte bu talebin yöneltildiği dava tenkis davasıdır.
Tenkis, saklı payı zedelenen mirasçıların başvurabileceği bir yoldur. Dava, terekedeki haksız veya hileli kazandırmaların saklı paylara verdiği zararı ortadan kaldırmayı ya da azaltmayı hedefler. Mirasçılar mahkemeden, mirasbırakanın iradesinin saklı paylarla bağdaşacak biçimde düzeltilmesini ister. Böylece hem saklı paylı mirasçıların hakları korunur hem de mirasbırakanın iradesi ile saklı pay arasında bir denge kurulur.
Tenkis Davası Nedir?
Tenkis terimi hukuk dilinde hafifletme ya da indirgeme anlamını taşır. Tenkis davası ise, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarında veya diğer mirasçılarla yaptığı düzenlemelerde yer alan bazı hükümlerin hükümsüz olduğu ileri sürülerek bu hükümlerin etkisinin kaldırılması ya da azaltılması için açılan davadır. Kurum, söz konusu hükümlerin mirasçılar üzerindeki etkisini yumuşatmaya veya bütünüyle bertaraf etmeye yarar.
Hukuk düzenimizde herkes, ölümünden sonra terekesinin kime kalacağını belirleme serbestisine sahiptir. Saklı paylı mirasçılar bu serbestinin istisnasını oluşturur. Bu kişiler, mirasbırakanın ölümünden önce yaptığı bazı tasarruflara ve hatta sağlığında gerçekleştirdiği bazı kazandırmalara rağmen saklı pay oranlarını muhafaza eder.
Mevzuat, saklı payların ihlalini doğrudan bir geçersizlik sebebi olarak düzenlememiştir. Saklı paylar zedelenmiş olsa dahi mirasçılar mirasbırakanın iradesine saygı göstermeyi seçebilir. Ancak bu sonucu benimsemeyip haklarını korumak isteyenler tenkis davası açarak bu yetkiyi kullanabilir.
Davada saklı paylı mirasçı, mirasbırakanın tereke üzerindeki tasarruflarının haksız olduğunu, saklı payını azalttığını ya da tamamen ortadan kaldırdığını ileri sürer. Mahkeme inceleme sonucunda saklı payın korunması veya geri alınması yönünde hüküm kurabilir. Talebin kabulü halinde terekeden, saklı paylı mirasçının hakkına karşılık gelen bir miktar ayrılır ya da paylaşım buna göre düzenlenir. Böylece mirasçının yasal payı güvence altına alınmış olur.
Tenkis talebi genel olarak, bir hükmün haksız, zarar verici ya da hileli olduğunu ileri sürerek onun etkisini gidermeye veya azaltmaya yöneliktir. Davacı taraf, geçerliliği etkileyen unsurun varlığını ortaya koymakla yükümlüdür. Talebin kabulü halinde mahkeme ilgili hükmü hükümsüz kılabilir, hafifletebilir ya da değiştirebilir.
Tenkis Davası Açabilecek Saklı Paylı Mirasçılar
Saklı pay, Türk Medeni Kanunu uyarınca terekeden mirasçılara yasal olarak ayrılması gereken asgari payı anlatır. Bu pay, mirasçılara öncelikli biçimde tanınan ve mirasbırakanın tasarruf iradesi karşısında korunan bir haktır. Malvarlığı üzerindeki tasarruflarda bu payın gözetilmesi gerekir.
Türk hukukunda mirasbırakanın ana babası, çocukları, torunları ve eşi saklı paylı mirasçı sayılır. Bu kişiler terekeden pay alırken belirli oranlarda hak sahibidir.
Türk Medeni Kanunu'na göre tenkis davası açabilecek saklı paylı mirasçılar şunlardır:
- Mirasbırakanın eşi
- Mirasbırakanın çocukları
- Mirasbırakanın ana babası
- Mirasbırakanın torunları
Sayılan kişiler saklı paylı mirasçı kabul edilir ve terekedeki paylarına yasal olarak hak sahibidir. Bu mirasçılar, ölüme bağlı tasarruflar veya mirasçılar arasında yapılan düzenlemeler sonucunda saklı paylarının zedelendiğini ileri sürerek dava açabilir. Davada, tereke üzerindeki haksız kazandırmaların ya da saklı payı azaltan hükümlerin düzeltilmesi veya iptali istenebilir.
Saklı Pay Oranları
Oranlar Türk Medeni Kanunu'nun 506. maddesinde belirlenmiştir.
- Altsoy bakımından (çocuklar ve torunlar) saklı pay, yasal miras payının ½'si oranındadır.
- Ana ve babadan her biri için saklı pay, yasal miras payının ¼'ü oranındadır.
- Sağ kalan eşin saklı payı ise hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre farklılaşır.
Eş, altsoyla ya da ana baba zümresiyle birlikte mirasçı konumundaysa saklı payı yasal miras payının tamamı kadardır.
Bunun dışındaki hallerde ise yasal miras payının ¾'ü oranında saklı paya sahip olur.
Bu oranlar azaltılamaz. Mirastan Feragat, Mirasçılıktan Çıkarma ve Mirasın Reddi başlıklı çalışmalarda ele alınan haller dışında, saklı paylı mirasçılar payları oranında mirastan yoksun bırakılamaz.
Mirasbırakanın Tasarruf Oranı
Yukarıda belirtildiği gibi mirasbırakan, saklı pay oranları düşüldükten sonra kalan kısım üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir. Örneğin aksine bir düzenleme yoksa, tek çocuğu olan bir babanın terekesinin tamamı oğluna kalır. Oğlun bu pay üzerindeki saklı payı yarı yarıya (½) olacaktır. Bu tabloda baba, malvarlığının kalan yarısı (½) üzerinde serbestçe tasarruf edebilirken oğula ait olması gereken diğer yarıya dokunmamalıdır.
Serbestçe tasarruf edilebilecek kısmın saptanabilmesi için tenkis hesabına esas alınacak terekenin doğru biçimde belirlenmesi gerekir. Bu hesap şu adımlarla yapılır: önce mirasbırakanın taşınmazları, nakit varlıkları ve alacakları gibi malvarlığı değerleri tespit edilir. Tereke aktiflerinden cenaze giderleri, tereke borçları, tedbir masrafları ve bakmakla yükümlü olunan kişilerin üç aylık geçim giderleri düşülür. Bulunan tutara, yukarıda değinilen sağlararası kazandırmalar eklenerek tenkise tabi tereke ortaya çıkarılır. Son olarak bu tereke üzerinden saklı paylı mirasçıların payları çıkarıldığında, mirasbırakanın serbestçe tasarruf edebileceği değere ulaşılmış olur.
Tenkise Tabi Olan Tasarruflar
Türk Medeni Kanunu'nun 565. maddesi, tenkise tabi sağlararası kazandırmaları şöyle saymıştır:
- Miras haklarının ölümden önce tasfiye edilmesi amacıyla yapılan kazandırmalar.
- Mirasçılık sıfatını yitiren yasal mirasçıya, miras payına mahsuben yapılan sağlararası kazandırmalar.
- Saklı pay kurallarını etkisiz bırakmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar.
- Altsoya geri verilmemek üzere malvarlığı devri ya da borçtan kurtarma yoluyla yapılan kazandırmalar ile alışılmışın ötesinde verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi.
- Serbestçe dönme hakkı saklı tutularak yapılan bağışlamalar ile ölümden önceki bir yıl içinde âdet gereği verilen hediyeler dışında kalan bağışlamalar.
Tenkise Tabi Olmayan Tasarruflar
Tenkise tabi tasarruflar emredici biçimde ve sınırlı sayıda düzenlenmiştir. Bu nedenle kanunda sayılmayan sağlararası tasarruflar, karşılıksız yapılmış olsalar bile tenkise konu edilmez. Uygulamada en çok karşılaşılan örnekler şunlardır:
- Ahlaki bir ödevin gereği olarak verilenler.
- Âdet gereğince verilen hediyeler.
- Eşler arasındaki mal rejiminden doğan talepler.
- Serbestçe dönme hakkı saklı tutulmaksızın ve ölümden bir yıldan daha önce yapılmış bağışlamalar.
- Henüz kazanılmamış bir haktan feragat edilmesi.
Tenkise Tabi Tasarruflarda Sıralama (Tenkiste Sıra)
Sıralama Türk Medeni Kanunu'nun 570. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre:
- Tenkise ölüme bağlı tasarruflardan başlanır ve her birinden orantılı biçimde indirim yapılır.
- Saklı pay ihlali sürüyorsa ikinci aşamada sağlararası tasarruflara geçilir; burada en yeni tarihliden en eskiye doğru ilerlenir.
- İhlal hâlâ giderilememişse üçüncü sırada kamuya yararlı ölüme bağlı tasarruflar gelir ve her birinden orantılı olarak tenkis yapılır.
- Saklı paylı mirasçılar paylarına yine kavuşamamışsa dördüncü aşamada kamuya yararlı sağlararası kazandırmalara başvurulur; bu kalemde de en yeni tarihliden eskiye doğru gidilir.
Görüldüğü üzere tenkis, ölüme bağlı tasarruflardan başlayan ve saklı payların korunmasına yönelik kademeli adımlarla süren bir işlemdir. Bununla birlikte her olayın kendine özgü koşulları sonucu etkileyebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tenkis davasında görev ve yetki şu esaslara göre belirlenir:
Yetki: Bu davada yetki, genel ve özel yetki olmak üzere iki başlık altında değerlendirilir.
Genel yetki mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesine aittir. Dolayısıyla dava, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki mahkemede açılabilir.
Mirasbırakanın Türkiye'de yerleşim yeri bulunmuyorsa dava, taşınmaz malvarlığının bulunduğu yerde açılabilir.
Görevli Mahkeme: Görev Asliye Hukuk Mahkemesindedir. Miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda yetkilendirilmiş olan bu mahkemeler tenkis taleplerini de karara bağlar.
Hak Düşürücü Süre (Zamanaşımı)
Süreler Türk Medeni Kanunu'nun 571. maddesinde belirlenmiştir. Hükme göre mirasçıların dava hakkı, saklı paylarına tecavüz edildiğini öğrendikleri anda doğar ve bu hakkın bir yıl içinde kullanılması gerekir. Süre içinde dava açılmazsa hak sona erer.
- Saklı payının zedelendiğini öğrenen mirasçı, bu tarihten itibaren bir yıl içinde davasını açmalıdır; aksi halde sürenin dolmasıyla dava hakkı düşer.
- Vasiyetnamelere ilişkin dava hakkı vasiyetnamenin açıldığı tarihten, diğer tasarruflar bakımından ise mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle düşer.
- Her halükârda mirasbırakanın ölüm tarihinin üzerinden on yıl geçtikten sonra dava açılamaz.
Konunun ayrıntıları için Vasiyetnamenin İptali başlıklı çalışma incelenebilir.
Bu süreler, tenkis yoluna başvurmayı düşünen mirasçıların titizlikle takip etmesi gereken sınırlamalardır. Belirtilen zaman dilimleri kaçırıldığında dava hakkı ortadan kalkar.
Yargılama Süreci
Delil Sunumu
Delillerin mahkemeye sunulması, yargılamanın sağlıklı ilerlemesi ve sonuçlanması bakımından kritik bir aşamadır. Taraflar iddia ve savunmalarını desteklemek üzere delil gösterebilir; bu deliller uyuşmazlığın doğru değerlendirilmesini sağlar. Tenkis yargılamasında başvurulabilecek deliller şunlar olabilir:
Belge ve Kayıtlar: Terekeye ilişkin tapu kayıtları, banka hesap dökümleri, borç senetleri ve alacak belgeleri delil olarak sunulabilir.
Tanık Beyanları: Mirasbırakanın sağlığındaki döneme veya ölümünden önceki sürece tanıklık edebilecek kişilerin anlatımları, iddiayı desteklemek ya da çürütmek için kullanılabilir. Örneğin saklı paylı mirasçılara sağlığında yapılan kazandırmalara ilişkin tanık ifadeleri belirleyici olabilir.
Bilirkişi Raporları: Mahkemece görevlendirilecek bilirkişi, terekenin değerini ya da yapılan kazandırmaların saklı payları etkileyip etkilemediğini inceleyerek rapor düzenleyebilir.
Vasiyetname ve Anlaşmalar: Mirasbırakanın vasiyetnamesi ile diğer mirasçılarla yapılan düzenlemeler, uyuşmazlığın kaynağına ilişkin delil oluşturur. Bu belgelerin doğruluğu ve geçerliliği mahkemece değerlendirilir.
Diğer Deliller: Yazışmalar, telefon kayıtları, fotoğraflar ve video kayıtları da dosyaya sunulabilir. Bunların ilgisi ve doğruluğu yine mahkemece takdir edilir.
Delillerin sunumunda HMK hükümlerine uyulması gerekir. Taraflar bakımından, delil bildirimi için öngörülen sürelere ve mahkemenin belirlediği usule riayet edilmesi önem taşır.
İspat Yükümlülüğü
İspat yükü davacı tarafta, yani saklı paylı mirasçıdadır. Mirasbırakanın tasarruflarının saklı payına tecavüz ettiğini ileri süren mirasçı, bu iddiasını ortaya koymakla yükümlüdür.
Harç
Tenkis davaları nispi harca tabidir. Miras hukukunda terekenin kapsamı ve saklı pay oranları, yani tenkis hesabı çoğu zaman dava açıldığı anda tam olarak belirlenemez. Bu nedenle davanın başında genellikle düşük bir değer üzerinden harç yatırılır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında bilirkişi tenkis hesabını yaptıktan sonra harç tamamlanır ve talep edilen miktar artırılabilir.
Öte yandan tenkisten ayrı bir dava türü olan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası, uygulamada tenkis talebiyle birlikte terditli biçimde açılabilmektedir.
Muvazaa davası ile iki dava türünün karşılaştırılmasına ilişkin ayrıntılar için Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davası başlıklı çalışmaya bakılabilir.
Tenkis ile Muris Muvazaası Arasındaki Farklar Nelerdir?
Tenkis ve muris muvazaası, farklı kavramlara ve farklı hukuki temellere dayanan iki ayrı dava türüdür. Aralarındaki başlıca ayrımlar şunlardır:
- Amaç: Tenkis, mirasbırakanın tasarruflarının saklı payları zedelediğini ileri süren mirasçıların haklarını korumaya yöneliktir. Muris muvazaası davası ise bir malvarlığı aktarımının gerçek olmayıp görünüşte ya da dolaylı biçimde gerçekleştirildiğini iddia eden tarafın, işlemi geçersiz kıldırmak için açtığı davadır.
- Taraflar: Tenkiste davacı sıfatı saklı paylı mirasçılara aittir; muvazaa davasında ise malvarlığı aktarımının tarafı olan kişi veya kuruluşlar davalı konumunda bulunabilir.
- Hukuki Dayanak: Tenkis davası miras hukuku kurallarına ve saklı paya tecavüz edildiği iddiasına dayanır. Muris muvazaası davası ise hukuki muvazaanın varlığına, yani yapılan işlemin görünüşünden farklı bir amaç taşıdığı iddiasına dayanır.
- İspat Yükümlülüğü: Tenkiste ispat yükü mirasçılardadır; saklı paylı mirasçılar tasarrufların paylarına tecavüz ettiğini kanıtlamak zorundadır. Muvazaa davasında ise iddiayı ileri süren taraf, işlemin görünüşte veya dolaylı bir amaçla yapıldığını ortaya koymalıdır.
Tenkis davasında kurulacak hüküm, saklı paylı mirasçıların haklarını koruyacak biçimde tasarrufların geçersiz kılınmasını veya etkisinin hafifletilmesini içerebilir. Muvazaa davasında ise hüküm, gerçekleştirilen aktarımın iptalini ya da geçersizliğini gerektirebilir.
Mahkeme Masrafları ve Avukatlık Ücreti Ne Kadardır?
Bu kalemler pek çok etkene bağlı olarak değişkenlik gösterir. Uyuşmazlığa konu terekenin değeri, dosyanın karmaşıklığı, yargılamanın süresi ve vekilin deneyimi masrafların ve ücretin belirlenmesinde rol oynar.
Mahkeme masrafları, dava değeri üzerinden ödenecek harçları, keşif ve bilirkişi ücretlerini, posta giderlerini ve diğer hukuki işlemler için yapılması gereken ödemeleri kapsar. Bu kalemler, davanın görüldüğü mahkemenin genel uygulamasına ve her yıl güncellenen resmi tarifelere göre farklılaşır.
Avukatlık ücreti, miras hukuku alanında çalışan vekilin dosyaya ayırdığı zaman ve emek, uyuşmazlığın karmaşıklığı ve deneyim düzeyi gibi ölçütlere göre belirlenir. Ücretlendirme uygulamada saatlik, sabit tutarlı ya da davanın sonucuna bağlı oransal biçimlerde kararlaştırılabilir.
Her dosyanın kendine özgü değişkenleri bulunduğundan bu konuda önceden kesin bir rakam vermek güçtür. Bu nedenle dava açılmadan önce vekâlet ücretinin kapsamı konusunda açık bir anlaşmaya varılması yerinde olur. Masrafların ve ücretin nasıl hesaplandığına ilişkin bilgi ile tahmini bir maliyet öngörüsü bu aşamada paylaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tenkis davası hangi durumlarda gündeme gelir?
Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarında veya diğer mirasçılarla yaptığı düzenlemelerde yer alan bazı hükümlerin saklı payları zedelemesi halinde, saklı paylı mirasçılar tenkis yoluna başvurarak bu tasarrufların etkisini hafifletmeyi ve paylarını korumayı amaçlar.
Dava şu hallerde açılabilir:
- Mirasbırakanın vasiyetnamesinde saklı paylı mirasçıların paylarını ihlal eden hükümler bulunması halinde.
- Mirasçılar arasında yapılan düzenlemelerin saklı paylı mirasçıların haklarını sınırlaması ya da tamamen ortadan kaldırması halinde.
- Mirasbırakanın gerçekleştirdiği ölüme bağlı tasarrufların saklı payları zedelemesi halinde.
Davayı kimler açabilir?
Dava hakkı saklı paylı mirasçılara aittir. Bu kişiler, mirasın açılmasıyla birlikte miras hukukunca belirlenen saklı pay oranlarına sahip olanlardır. Tasarrufların paylarını ihlal ettiği kanaatine varan bu mirasçılar, ölüme bağlı tasarrufların ya da sağlararası kazandırmaların saklı payı zedelediğini ileri sürerek söz konusu hükümlerin geçersiz kılınmasını veya etkisinin azaltılmasını isteyebilir.
Miras davalarında avukatla temsil zorunlu mudur?
Türk hukuku, tarafların mahkeme önünde kendilerini bizzat savunmasına ve temsil etmesine imkân tanır; belirli istisnalar dışında avukatla temsil zorunlu değildir. Bu çerçevede miras davalarında da vekille temsil zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bununla birlikte tenkis ve muris muvazaası uyuşmazlıklarının teknik yapısı nedeniyle, sürecin hukuk formasyonu olmayan kişilerce yürütülmesi telafisi güç işlem hatalarına yol açabilir. Hak kaybı yaşanmaması için herhangi bir adım atılmadan önce miras hukuku alanında çalışan deneyimli vekillerden destek alınması önerilir.
Miras hukuku alanında çalışan vekil hangi konularda destek verir?
Miras hukuku alanında uzmanlaşmış vekiller; mirasçılık, vasiyetnameler, tenkis talepleri, terekenin paylaşımı, mirasın yönetimi ve bu alandaki uyuşmazlıklar bakımından danışmanlık ve temsil hizmeti sunar.
Bu desteğin işlevi, mirasçıların haklarının korunması, yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi, hukuki sürecin etkin biçimde yönetilmesi ve miras hukukundan doğan sorunların çözüme kavuşturulmasıdır. Alanında deneyimli bir vekilin danışmanlığı, sürecin daha öngörülebilir ve güvenilir biçimde ilerlemesini sağlar.
Bu katkı başlıca şu noktalarda somutlaşır:
Hukuki Danışmanlık: Miras hukukuna ilişkin doğru bilginin aktarılması, tarafın hak ve sorumluluklarının açıklanması ve olaya uygun hukuki stratejinin belirlenmesi.
Uyuşmazlık Çözümü: Terekenin paylaşımı, vasiyetnamenin yorumlanması ve tenkis talepleri gibi başlıklarda ortaya çıkan anlaşmazlıkların ele alınması, yargılama sürecinde temsil ve hakların korunması.
Beyanname ve Başvuru İşlemleri: Gerekli belgelerin hazırlanması, başvuruların yapılması ve paylaşım sürecindeki usul işlemlerinin eksiksiz biçimde tamamlanması.
Hukuki Süreçlerin Yönetimi: Terekenin dağıtımı, varlık değerlemeleri ve vergi boyutu gibi teknik başlıklarda sürecin planlanması ve gereken adımların zamanında atılması.
Independent Legal Değerlendirmesi
Tenkis uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen unsur çoğunlukla hukuki nitelendirme değil, hesaplamanın doğruluğudur. Tenkise esas terekenin kapsamı, sağlararası kazandırmaların eklenmesi ve indirim sırasının doğru uygulanması, davanın kabul edilip edilmeyeceğinden çok ne ölçüde kabul edileceğini tayin eder. Bu nedenle dava dilekçesinin, bilirkişi incelemesinin çerçevesini baştan çizecek biçimde kurgulanması gerekir.
Ayrıca tenkis ile muris muvazaası taleplerinin birbirinin alternatifi olduğu, terditli talep kurgusunun ise sürelerin ayrı ayrı işlemesi nedeniyle dikkat gerektirdiği unutulmamalıdır.
Somut bir dosyada özellikle şu başlıklara öncelik verilmelidir:
- Saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihin, bir yıllık süre bakımından belgelenmesi
- Sağlararası kazandırmaların TMK m. 565 kapsamına girip girmediğinin tek tek denetlenmesi
- Tenkiste sıra kuralına uygun bir talep sıralamasının dilekçede kurulması
- Terekeden düşülecek borç, cenaze ve geçim giderlerinin baştan hesaba katılması
- Harcın dava başında düşük değer üzerinden yatırılması halinde tamamlama aşamasının planlanması
- Muvazaa iddiasının terditli olarak ileri sürülüp sürülmeyeceğinin en baştan kararlaştırılması
Independent Legal, saklı pay ihlallerinden doğan tenkis taleplerinin hazırlanması ve bu taleplerle bağlantılı tapu iptali uyuşmazlıklarının takibi konularında danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktadır.

