İnternet ve sosyal medya kullanımının genişlemesi, hakaret, tehdit ve cinsel taciz gibi fiillerin de bu mecralara taşınması sonucunu doğurmuştur. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle çok sayıda kişi zarar görmekte, kişilik hakları zedelenmekte ve özel yaşam alanları hedef alınmaktadır. Kanun koyucu, ortaya çıkan mağduriyetlerin mümkün olan en kısa sürede giderilmesi amacıyla özel hukuki mekanizmalar öngörmüştür. Bu mekanizmalar sayesinde suç oluşturan ya da başkalarını mağdur eden içeriklerin yayından çıkarılması mümkün hale gelmiştir. Bunun ötesinde, kanunda sayılan bazı hallerde kamu yararı gerekçesiyle de içeriklerin kaldırılmasına karar verilebilmektedir.
Kural olarak internetteki bir paylaşımın kaldırılması istemi Sulh Ceza Hâkimliğine yöneltilir. Bununla birlikte belirli durumlarda doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na başvurularak erişimin engellenmesi talep edilebilmektedir.
Her koşulda, bir paylaşım nedeniyle zarara uğrayan kişinin içerik sağlayıcıya, platforma veya erişimi sağlayan kuruluşa uyarıda bulunarak içeriğin yayından çıkarılmasını istemesi de mümkündür.
Hukuka Aykırı İçerik Kavramı
Kanun, bir paylaşımın yayından kaldırılabileceği halleri belirli sebeplerle sınırlandırmıştır. İnternette bir içeriğin yayımlanması ve görüntülenmesi; ifade hürriyeti, bilgi edinme hakkı ve basın özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerle iç içe geçtiğinden, hangi durumlarda kaldırma kararı verilebileceği kanunda açık biçimde düzenlenmiştir. Sürecin işleyebilmesi için önce içeriğin hukuka aykırı nitelik taşıması gerekir.
5651 sayılı Kanun bakımından, anılan Kanunun 8. maddesinin dört bendinde sayılan suçları oluşturduğu yönünde yeterli şüphe sebebi bulunan yayın ve içerikler hukuka aykırı sayılmakta ve bunlar hakkında içeriğin çıkarılması öngörülmektedir.
Aynı şekilde özel hayatın gizliliğine ya da kişilik haklarına zarar veren paylaşımlar da hukuka aykırı kabul edilmiş ve Kanun kapsamında kaldırılabilecekleri düzenlenmiştir.
İnternet Yayınlarına İlişkin Hukuki Çerçeve
Sanal dünya olarak da adlandırılan internet ortamında kimi zaman farkında olunmadan ağır suçlar işlenmektedir. Kullanıcıların önemli bir bölümü, kendilerine ulaşılamayacağı düşüncesiyle; husumet duyduğu kişilere ya da hiç tanımadığı halde görüşlerini benimsemediği kimselere karşı kendi hesaplarından veya bu amaçla açtıkları sahte hesaplardan hukuka aykırı davranışlarda bulunabilmektedir.
Dünya genelinde katlanarak artan bu paylaşımlar, içeriklerin hukuki konumuna dair tartışmaları da beraberinde getirmiş; devletler mevzuatlarını bu gelişmeye uyarlayarak koruma sağlamaya yönelmiştir. Konuyu düzenleyen temel metin 5651 sayılı Kanundur.
Bunun yanında 2007 yılından bugüne sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ve bu platformlar üzerinden işlenen suçların artması, ek düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. Nitekim 29.07.2020 tarihinde kabul edilen 7253 sayılı değişiklik kanunu – tam adıyla İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun – 31.07.2020 günlü Resmî Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlük kazanmıştır.
İçeriğin Kaldırılmasının Şartları
İnternet üzerinden yapılan kimi paylaşımlar bir suçun işlenmesine, kişilik haklarının çiğnenmesine ya da özel hayatın gizliliğinin ihlaline yol açabilir. Mevzuatımız bu gibi hallerde zarar gören kişiye içeriğin kaldırılmasını isteme imkânı tanımıştır. Dahası, kamuyu ilgilendiren bazı durumlarda kaldırma kararları re'sen de alınabilmektedir. Düzenlemeler uyarınca içeriğin yayından çıkarılması aşağıdaki hallerde gündeme gelir:
- Kişilik haklarının ihlal edilmesi,
- Özel hayatın gizliliğinin zedelenmesi,
- İnternet yayınları aracılığıyla suç işlenmesi,
- Gecikmesinde sakınca bulunan hallerin varlığı.
İnternet Yayınları Aracılığıyla Suç İşlenmesi
İnternet ortamında yapılan yayınlarla aşağıdaki katalog suçlardan biri veya birkaçının işlendiği yönünde "yeterli suç şüphesi" doğmuşsa, içeriğin çıkarılmasına ya da erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu suçlar şunlardır:
- İntihara Yönlendirme (TCK m. 84)
- Çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103/1)
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (TCK m. 190)
- Sağlık için tehlikeli madde temini (TCK m. 194)
- Müstehcenlik (TCK m. 226)
- Fuhuş (TCK m. 227)
- Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (TCK m. 228)
- 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda Yer Alan Suçlar
- 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Yer Alan Suçlar
- Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar
Gecikmesinde Sakınca Bulunan Haller
Aşağıda sayılan durumlar gecikmesinde sakınca bulunan hal olarak değerlendirilir ve bu hallerde, derhal ya da en geç dört saat içinde uygulanmak üzere içeriğin kaldırılmasına hükmedilebilir:
- Yaşam hakkının korunması
- Kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması
- Milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunması
- Suç işlenmesinin önüne geçilmesi
- Genel sağlığın korunması
Bu tür acil durumların bir bölümünde ise kararı doğrudan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı verebilir. Başkanın bu yetkiyi kullanabileceği haller şunlardır:
- Cumhurbaşkanlığı ya da milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması,
- Suç işlenmesinin engellenmesi,
- Genel sağlığın korunması.
Sayılan sebeplerin bulunması durumunda ilgili bakanlıkların talebiyle BTK Başkanına karar alma yetkisi tanınmıştır. Başkanın verdiği karar, vakit kaybedilmeksizin ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. Öte yandan kararın, alınmasını izleyen yirmi dört saatlik süre içinde Sulh Ceza Hâkimine onaylatılması zorunludur. Hâkimin inceleme sonucunu bildirmesi için ise kırk sekiz saatlik bir süre öngörülmüştür. Bu süre dolduğunda onaydan geçmemiş karar kendiliğinden ortadan kalkar.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kaldırma kararlarını yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılar hakkında idari para cezası uygulanır.
Yukarıda sayılan hallerde içeriği oluşturan ve yayan kişiler aleyhine Başkanın suç duyurusunda bulunması da mümkündür. Suç duyurusu, dilekçeyle ya da savcılıkta kayda geçirilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığına yapılmalıdır.
Kişilik Haklarının İhlal Edilmesi
İnternette yapılan bir yayın nedeniyle kişilik hakları zarar görebilir. Bu sonucun doğması için mağdura karşı ayrıca bir suç işlenmiş olması gerekmez. Örneğin doğrudan hakaret içermeyen, ancak kişinin itibarını sarsabilecek nitelikteki ifadelerin kullanılması da kişilik haklarının ihlaline yol açabilir.
Bu yolla zarara uğrayan kişinin önünde iki seçenek bulunur:
- İçerik veya yer sağlayıcısına uyarıda bulunarak paylaşımın yayından çıkarılmasını isteyebilir. Kendisine başvurulan içerik ve yer sağlayıcısının bu talebi yirmi dört saat içinde yanıtlaması gerekir.
- Bunun yerine doğrudan Sulh Ceza Hâkimliğine başvurup içeriğin kaldırılmasını talep edebilir.
Kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle hâkimin verdiği kaldırma kararları Erişim Sağlayıcıları Birliğine iletilir. Birlik, kararı ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcılara ulaştırır. Kendisine ulaşan karar gecikmeksizin, dört saati aşmayacak bir sürede uygulanmalıdır. Sulh Ceza Hâkiminin kararına uymayan içerik, yer ve erişim sağlayıcılar hakkında adli para cezasına hükmedilebilir.
Özel Hayatın Gizliliğine Yönelen İhlaller
İnternet ortamındaki bir yayın yüzünden özel hayatının gizliliği zedelenen kişi, söz konusu içeriğin silinmesi istemiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna doğrudan başvuruda bulunabilir. Başvurunun BTK tarafından işleme alınabilmesi için metinde şu unsurların bulunması şarttır:
- İhlale yol açan yayının tam adresi (URL).
- Söz konusu yayında hangi hususların hakkı ihlal ettiğine dair açıklama.
- Başvuranın kimliğini ispatlamaya elverişli bilgiler.
BTK Başkanı, gelen talep üzerine gerekli tedbirlerin alınması amacıyla Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirimde bulunabilir.
Özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği gerekçesiyle Kuruma başvuran kişi, talebini izleyen yirmi dört saat içinde konuyu Sulh Ceza Hâkiminin kararına taşımalıdır. Hâkim, ihlalin bulunup bulunmadığı konusunda kırk sekiz saat içinde hükmünü kurar; verilen karar Kuruma doğrudan iletilir.
Gizlilik ihlaline bağlı olarak acele hareket edilmesi gereken durumlarda ise içerik, daha sonra Sulh Ceza Hâkimine onaylatılmak kaydıyla, Başkanın emri üzerine Kurumca silinebilir.
Her durumda, hakkında erişimin engellenmesi ya da içeriğin kaldırılması kararı verilen paylaşımın ilgilisi, kararın kaldırılmasını istemek üzere tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edebilir. İtirazı incelemeye yetkili merci, erişimin kaldırılmasına hükmeden Sulh Ceza Hâkimliğini numara itibarıyla izleyen Sulh Ceza Hâkimliğidir.
Konunun bir diğer boyutu olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, cezai sorumluluk bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir başlıktır.
Kaldırma Kararını Hangi Makamlar Verebilir?
Adli Makamlar
- Sulh Ceza Hâkimliği
Yukarıda ortaya konulan esaslar bakımından, soruşturma evresinde kaldırma kararı verme yetkisi Sulh Ceza Hâkimliğinde toplanmıştır.
- Mahkemeler
5651 sayılı Kanun uyarınca kovuşturma evresinde bu yetki mahkemeye geçer. Dolayısıyla içeriğin silinmesine ilişkin kararı, kovuşturmayı yürüten mahkeme verecektir.
- Cumhuriyet Savcılığı
Soruşturma evresinde kaldırma kararı vermeye yetkili makam kural olarak Sulh Ceza Hâkimliği olmakla birlikte, yukarıda açıkladığımız gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da bu kararı alabilmektedir. Ancak kararın hâkim tarafından onaylanması zorunludur.
Hâkimlik, mahkeme ya da Cumhuriyet savcısınca alınan karar, gecikmeksizin ve dört saati geçmeyecek biçimde uygulanmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna iletilir.
Koruma tedbiri niteliğindeki kaldırma kararlarını uygulamayan içerik, yer veya erişim sağlayıcılar hakkında cezai yaptırımlara başvurulabilir.
İdari Makamlar
5651 sayılı Kanun kapsamında kaldırma kararı alabilecek iki idari merci bulunmaktadır: Cumhurbaşkanlığı ve BTK Başkanı.
- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı
Kanunda sayılan suçların oluştuğu yönünde yeterli şüphe taşıyan yayınlar bakımından, içerik ya da yer sağlayıcının yurt dışında bulunması koşuluyla doğrudan BTK Başkanı kaldırma kararı verebilir. Buna karşılık yayının oluşturduğu suç çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik veya fuhuş kapsamındaysa, Başkanın re'sen karar verebilmesi için içerik ya da yer sağlayıcının yurt dışında olması aranmaz.
Gecikmesinde sakınca bulunan sebeplerin – yaşam hakkının, can ve mal güvenliğinin, milli güvenlik ile kamu düzeninin ya da genel sağlığın korunması, suç işlenmesinin engellenmesi – varlığı halinde de ilgili bakanlıkların talebiyle Başkan kaldırma kararı alabilir. Alınan karar yirmi dört saatlik süre içinde sulh ceza hâkimine onaylatılır; hâkim kırk sekiz saat içerisinde hükmünü kurar. Aksi takdirde karar kendiliğinden ortadan kalkar.
Benzer biçimde, bir yayın yüzünden özel hayatının gizliliğinin çiğnendiğini öne süren kişilerin Kuruma yönelttiği silme istemleri, uygulanmak üzere Başkan eliyle Erişim Sağlayıcıları Birliğine aktarılır. Bu karar da 24 saatlik süre içinde sulh ceza hâkiminin onayına götürülecek, hâkim ise sonucu kırk sekiz saati aşmayacak şekilde açıklayacaktır.
Başkana re'sen hareket etme imkânı veren bir hal daha 9/A maddesinde düzenlenmiştir:
5651 sayılı Kanun m. 9/A
"Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan Başkanın emri üzerine içeriğin kaldırılması Kurum tarafından yapılır."
Bu yolla alınan kararlar bakımından da yirmi dört saatlik onay süresi ile hâkim için öngörülen kırk sekiz saatlik açıklama süresi işler.
- Cumhurbaşkanlığı
Kanunun 8/A maddesi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhurbaşkanlığına da kaldırma kararı alma imkânı tanımıştır. Bu yetkinin kullanılabilmesi için kararın; yaşam hakkının, kişilerin can ve mal güvenliğinin, milli güvenlik ile kamu düzeninin veya genel sağlığın korunması yahut suç işlenmesinin önlenmesi sebeplerinden birine ya da birkaçına dayanması gerekir. Karar, alınmasından itibaren yirmi dört saatlik süre içinde sulh ceza hâkimine onaylatılır; hâkim kırk sekiz saat içerisinde bir açıklama yapmazsa karar kendiliğinden hükümsüz kalır.
Unutulma Hakkı Kapsamında Silme Talepleri
Unutulma hakkı, kişinin geçmişte yaşadığı bir olaya ilişkin haber, görüntü ya da videonun internet ortamında yayımlanmasının üzerinden uzun bir zaman geçmesi halinde bu içeriklerin kaldırılmasını isteyebilmesini ifade eder. Böylece güncelliğini yitirmiş içeriklerin kişide yarattığı mağduriyetin giderilmesi amaçlanır. Hangi paylaşımların bu hak kapsamında kaldırılabileceği önem taşır. Unutulma hakkına dayalı bir talep incelenirken şu hususlar gözetilerek sonuca varılır:
- İçeriğin ne kadar süredir yayında kaldığı
- Paylaşımın konusu ve niteliği
- Bilginin güncelliğini koruyup korumadığı
- Habere konu kişinin kamuoyu bakımından tanınırlığının bulunup bulunmadığı
- Haberin kamu yararı açısından taşıdığı ağırlık
- İçeriğin olgusal bir gerçekliğe mi yoksa değer yargısına mı dayandığı
- Paylaşımın tarihsel bir nitelik taşıyıp taşımadığı
- Kamuoyunun içeriğe yönelik ilgisinin sürüp sürmediği
Sosyal Medya Paylaşımlarının Yayından Çıkarılması
Bugün TikTok, X (Twitter), Facebook, Instagram ve YouTube gibi uygulamalar son derece yoğun bir kullanıcı kitlesine sahiptir. Bu mecralar aynı zamanda suç işlenmesini artırmakta, hatta kimi fiillerin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmaktadır.
Bu platformlarda yayımlanan paylaşımlar da zaman zaman suç oluşturabilir, kişilik haklarını veya özel hayatın gizliliğini zedeleyebilir ya da kamu yararı bakımından sakınca doğurabilir. Böyle bir durumda Sulh Ceza Hâkimliğine başvurularak, koşulların oluşması halinde bu içeriklerin de kaldırılması mümkündür. Bunun dışında uygulamaların kendi iç denetim mekanizmaları da bulunmaktadır; kişiler doğrudan platforma başvurarak da içeriğin kaldırılmasını isteyebilir.
- YouTube: Platform, telif hakkını ya da özel hayatın gizliliğini zedeleyen paylaşımları şikâyet bildirimi üzerine incelemekte ve hak ihlallerini önlemeye çalışmaktadır. Bir video için kullanıcıların önünde "Gizliliğin İhlali" ya da "Telif Hakkı İhlali Bildirimi" seçenekleri bulunur.
- Facebook: Video, fotoğraf ve yazı gibi her türden gönderinin yayımlanabildiği, yoğun kullanılan bir mecradır. Burada yer alan paylaşımların hukuka aykırılık taşıması da mümkündür; "Facebook Şikâyet ve İhlal Bildirimi" kanalı kullanılarak bir gönderinin yayından çıkarılması istenebilir.
- X (Twitter): Söz, fotoğraf, video ve haber yoluyla çeşitli hak ihlallerinin doğabildiği, günümüzün en çok kullanılan uygulamalarından biridir. İçerik denetiminin görece sıkı olduğu söylenebilir. "X Hak İhlali Bildirimi" kanalı her tür ihlalin iletilmesine açıktır; dolayısıyla denetim yalnızca telif hakkı veya özel hayatın gizliliğiyle sınırlandırılmamıştır.
- Instagram: Burada yayımlanan fotoğraf ve videolar da özel hayatın gizliliğini ya da başka hakları ihlal edebilir. Her fotoğraf ve videonun yanında beliren "Şikayet Et" seçeneğine ek olarak, "Instagram Yardım Merkezi/Gizlilik ve Emniyet Merkezi" kanalı da bildirim için kullanılabilir.
- TikTok: Uygulama, "Topluluk Kuralları İhlalleri" başlığı altında bir denetim sistemi kurmuştur. Kullanıcılar bu kapsamda kaldırma talebinde bulunabilmekte ve içerik platformca yayından çıkarılabilmektedir. Ayrıca ihlalde bulunan kullanıcıya ihtar gönderilir; ihtarların birikmesi ya da ağır nitelikte tek bir ihlalin varlığı halinde hesap kalıcı olarak kapatılabilir.
Arama Motoru Sonuçlarının Kaldırılması
Arama motorları çok geniş bir kapsama sahip olduklarından, içeriklere ve bu içeriklerin bulunduğu sitelere ulaşmanın başlıca aracı konumundadır. Bu nedenle Bing, Yandex veya Google gibi arama motorlarında yer alan bir içeriğin hangi yolla sildirilebileceği ayrı bir önem taşır. Genellikle küresel ölçekte faaliyet gösteren bu şirketler; devletlerin, kamu kurumlarının ve mahkemelerin başvurularını incelemeye almaktadır.
Başvuru kabul edildiğinde arama motorları, içeriğin bulunduğu sitelere ait indeks bilgilerini kaldırmaktadır. İndeks bilgisi kaldırılan sayfa artık arama sonuçlarında görünmez. Ancak bu, içeriğin ortadan kalktığı anlamına gelmez; paylaşım sitede kalmaya devam eder, yalnızca arama yoluyla bulunamaz. İçeriğin bizzat kaldırılması isteniyorsa, yukarıda açıkladığımız kanuni prosedür izlenerek Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması gerekir.
Arama motorlarının bildirim için geliştirdiği yöntemler şunlardır:
- Google: İçerik ihlaline dair şikâyetleri "Google Olumsuz İçerik Bildirme" kanalı üzerinden almakta, incelemesi sonucunda hak ihlali bulunduğu kanaatine varırsa ilgili içeriklerin indeks bilgilerini kaldırmaktadır.
- Yandex: Bir ihlal söz konusu olduğunda "Yandex Yardım Merkezi" aracılığıyla bildirim yapılabilir. Diğer arama motorlarından farklı olarak Yandex'in Türkiye'de bir iletişim ofisi de bulunmaktadır; hukuki nitelikteki sorunlar doğrudan bu ofise de iletilebilir.
- Bing: Hak ihlallerine önem veren ve özellikle kişisel hak ihlallerinde hızlı hareket etmeyi amaçlayan Bing'de, "Bing Sorun Bildirme" kanalı üzerinden içerik şikâyet edilerek incelemeye alınması sağlanabilir.
Independent Legal Değerlendirmesi
İçeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi süreçlerinde belirleyici olan unsur, doğru merciin doğru zamanda seçilmesidir. Kişilik hakkı ihlali, özel hayatın gizliliği ve katalog suç iddiası birbirinden farklı usullere tabidir; talebin yanlış hukuki temele oturtulması, kısa sürelerin işlediği bu alanda telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Yirmi dört ve kırk sekiz saatlik onay süreleriyle dört saatlik uygulama süresi, sürecin ne kadar hızlı ilerlediğini göstermektedir.
Uygulamada sıkça gözden kaçan bir başka nokta, içeriğin kaldırılmasının tek başına yeterli olmamasıdır. Aynı paylaşım kısa süre içinde başka hesaplardan yeniden yayımlanabildiğinden, kaldırma talebinin ceza soruşturması ve tazminat yollarıyla birlikte kurgulanması daha etkili bir koruma sağlar.
Somut bir başvuru hazırlanırken şu başlıkların önceliklendirilmesini öneriyoruz:
- İhlale konu paylaşımın URL bilgisiyle birlikte, silinme ihtimaline karşı zaman damgalı biçimde kayıt altına alınması
- Talebin kişilik hakkı ihlaline mi, özel hayatın gizliliğine mi yoksa katalog suça mı dayandığının baştan belirlenmesi
- Doğrudan platforma yapılacak bildirim ile Sulh Ceza Hâkimliğine başvuru arasındaki tercihin hız ve etki bakımından değerlendirilmesi
- Kanunda öngörülen yirmi dört saatlik onaya sunma süresinin kaçırılmaması
- Aynı içeriğin farklı hesaplarda yeniden yayımlanma ihtimaline karşı takip mekanizması kurulması
- Unutulma hakkına dayalı taleplerde güncellik ve kamu yararı ölçütlerinin gerekçelendirilmesi
Independent Legal, bilişim hukuku alanında içeriğin kaldırılması ve erişimin engellenmesi başvurularından bunlara bağlı ceza ve tazminat süreçlerine kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

