Onura dokunan, kişiyi küçük düşüren söz ya da davranışlar genel olarak hakaret kavramıyla ifade edilir. Bu fiilin mutlaka mağdurun karşısında gerçekleştirilmesi gerekmez; kanunun aradığı koşullar sağlandığında, mağdur ortamda bulunmasa dahi suçun oluşması mümkündür. Kanun koyucu bu esneklikten hareketle, dijital yayınlar ve sosyal ağ paylaşımları aracılığıyla da aynı suçun işlenebileceğini benimsemiştir.
Türk Ceza Kanunu, fiilin bilişim sistemleri üzerinden gerçekleştirilmesini ayrı bir ağırlaştırıcı sebep olarak ele alır. Bir başka anlatımla Facebook, Twitter veya YouTube gibi platformlarda başkasının onurunu hedef alan kişi, kanunda öngörülen yaptırımın ağırlaştırılmış biçimiyle karşılaşır. Bunun gerekçesi açıktır: sosyal ağların varlık sebeplerinden biri, paylaşılan içeriğin fiziki çevrede erişilebilecek kitleden çok daha kalabalık bir topluluğa ulaşmasıdır. Suç oluşturan bir içeriği paylaşan kişinin, bu içeriğin yayılmasını bilerek ve isteyerek göze aldığı kabul edilir. Aleniyet halini düzenleyen özel hüküm TCK m. 125/4 olup, bu durumda ceza altıda bir oranında artırılır. Dolayısıyla internet aracılığıyla ve alenen gerçekleştirilen hakaret, cezanın yükselmesi sonucunu doğuran nitelikli bir haldir.
Sosyal ağlar bilgiye erişimi, fikir alışverişini ve sosyalleşmeyi kolaylaştırırken beraberinde sanal zorbalık olgusunu da getirmiştir. Kimliği tespit edilemeyecek sahte profiller açan kötü niyetli kullanıcılar, diğer kişilere yönelik aşağılayıcı yorumlar yazabilmekte veya küçük düşürücü içerikler yayabilmektedir. Sahte hesaplardan yapılan bu tür paylaşımlar ceza kanunu bakımından suç teşkil edebildiğinden, bu davranışlara maruz kalanların başvurabileceği çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır.
Hakaret Suçu Nedir?
Bu suç tipi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Şerefe Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde, 125 ile 131. maddeler arasında hükme bağlanmıştır. Suçun iki farklı görünüm biçimi vardır: bir yanda sövme yoluyla kişinin onur, şeref ve saygınlığına yöneltilen saldırılar, diğer yanda kişiye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde somut bir fiil veya olgu yüklenmesi. Her iki davranış da suçun oluşması bakımından tek başına yeterlidir.
Suçun fiil unsurunu işte bu iki davranış biçimi meydana getirir. Fiilin mağdurun huzurunda işlenmesi mümkün olduğu gibi, mağdurun gıyabında gerçekleştirilmesinin önünde de bir engel yoktur. Kanun ayrıca sesli, yazılı ya da görüntülü bir ileti aracılığıyla işlenen hakareti ayrıca düzenlemiştir. İnternet ve sosyal medya kullanımının bugün ulaştığı yaygınlık, bu işleniş biçimini fazlasıyla kolaylaştırmaktadır.
Konumuzu ilgilendiren hüküm şu şekildedir:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 125/2
"Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur."
Metinden anlaşılacağı üzere, onur kırıcı ifadeler mağdura internet veya sosyal ağlar üzerinden hangi teknik yolla ulaştırılmış olursa olsun, fail hakkında hakaret suçuna ilişkin yaptırım uygulanır.
Hangi İfadeler İnternet Üzerinden Hakaret Sayılır?
Bu suçu meydana getiren sözcüklerin tek tek sıralandığı kapalı bir listeden söz edilemez. Ölçüt şudur: internet aracılığıyla kişinin haysiyetini, onurunu, şerefini ve saygınlığını zedeleyen, onu rencide eden, sövme niteliği taşıyan her türlü saldırı bu kapsamdadır. Uygulamada en sık rastlanan örnekler, bir kullanıcının bir diğerine yönelttiği "salak", "aptal", "şerefsiz" gibi küçük düşürücü nitelemelerdir; bunların suç oluşturduğunda tereddüt yoktur.
Bunların dışında, bir kişinin dış görünümü ya da paylaştığı fotoğraflar hedef alınarak, ruhsal ve bedensel bütünlüğünü sarsma amacıyla yazılan olumsuz ve hakaret içerikli yorumlar da suçun kapsamına girebilir. Kişide gerçekten var olan bir özelliğin, yalnızca onu aşağılamak ve incitmek maksadıyla kötü niyetle öne çıkarılması dahi bu suçu doğurabilir.
Öte yandan sanatçı, sporcu veya siyasetçi gibi geniş kitlelerce tanınan kişilere yöneltilen eleştiriler kural olarak suç oluşturmaz. Ancak eleştirinin sınırı aşılarak sövme ve hakaret düzeyine ulaşması halinde suçtan söz edilmesi mümkün hale gelir.
Hakaret mi, Tehdit mi?
Somut olayda ortaya çıkan ihlalin hangi suç tipine girdiği zaman zaman karışıklığa yol açabilmektedir. Oysa suçun unsurları bakımından yapılan hukuki inceleme, internet üzerinden tehdidin, hakaretten hem oluşum biçimi hem de sonuçları itibarıyla tamamen ayrı bir suç olduğunu ortaya koyar.
Tehdit, bir kimseye haksız bir zarara ya da kötülüğe uğratılacağının bildirilmesiyle meydana gelir; ağır ve haksız bir zararın gerçekleştirileceğinin mağdura duyurulması suçun oluşması için yeterlidir. Hakarette ise böyle bir zarar verme ya da kötülük yapma amacı aranmaz.
Tehdidin özellikle sosyal ağlar üzerinden işleniş biçimleri ve mağdurun başvurabileceği yollar, Sosyal Medya ve İnternet Yoluyla Tehdit başlıklı çalışmamızda ayrıca ele alınmıştır.
Son olarak belirtmek gerekir ki dilekçe hakkı, basın ve yayın özgürlüğü ile iddia ve savunma dokunulmazlığı gibi temel hakların kullanımı çerçevesinde yapılan paylaşımların hakaret suçunu oluşturduğu ileri sürülemez.
Suçun İspatı Bakımından Karşılaşılan Güçlükler
Twitter, Instagram veya Facebook gibi bir platformda hakaret içerikli bir yorum ya da gönderi yayımlandığında, failin IP adresi elde edilebilirse fiziki adrese ulaşmak teknik olarak oldukça kolaydır. Ne var ki bu uygulamaları işleten şirketler, kişisel verilerin korunması gerekçesiyle hesaplara ait IP bilgisini paylaşmama konusunda son derece katı bir tutum benimsemektedir. Bu nedenle şikâyet mercileri faile ulaşabilmek için farklı araştırma yöntemlerine yönelmektedir. Uygulamada mağdurlar çoğu zaman, fiili işlemiş olabileceğinden şüphelendikleri kişilere ilişkin bilgileri de mercilere sunmakta, araştırma öncelikle bu kişiler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Toplanan diğer deliller ve yürütülen ek araştırmalar sayesinde faile ulaşılması ve suçun ispatı mümkün olabilmektedir.
Konuya ilişkin ayrıntılar için IP Adresi Suçlunun Tespiti İçin Yeterli midir? başlıklı çalışmamıza bakılabilir.
Hakarete Uğrayan Kişinin İzlemesi Gereken Adımlar
Sosyal medyada hakaret içerikli bir paylaşımla karşılaşıldığında atılacak ilk adım, her ihtimale karşı içeriğin kaydının alınmasıdır. Ardından paylaşımın yapıldığı platform üzerinden ilgili kullanıcı hesabı şikâyet edilmeli ve daha fazla mağduriyet doğmaması için site yönetiminden hesabın kapatılması istenmelidir. Hesap sahte ise platform kısa süre içinde hesap sahibine paylaşımları kaldırması veya hesabı kapatması yönünde uyarı gönderecek, gerekli görülürse hesabı doğrudan askıya alacaktır.
Sonraki aşamada, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bu paylaşım hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına ya da en yakın emniyet birimine başvurularak şikâyette bulunulmalıdır. Uygulamada mağdurlar genellikle suça konu içeriğin bağlantı adresini, paylaşıma ait ekran görüntüsünü ve olayın tüm ayrıntılarını içeren yazılı bir dilekçeyle başvuru yapmaktadır.
Sözü edilen şirketler suça konu paylaşımın yapıldığı IP adreslerini soruşturma mercileriyle kural olarak paylaşmadığından, savcılık TİB'den IP araştırması yapılmasını talep eder. Bu araştırmalar sonucunda şüpheliye ulaşılabilirse savunması alınır. Toplanan delillerin ardından savcılık sosyal medya üzerinden hakaret suçunun oluştuğu sonucuna varırsa, cezalandırma istemiyle iddianame düzenleyerek görevli ve yetkili mahkemeye gönderir. İddianamenin kabul edilmesiyle sanık hakkında, internet yoluyla hakaret suçunu işlediği iddiasıyla ceza davası açılmış olur. Buna karşılık suçun işlendiğini ortaya koyacak güçte delil elde edilemez ya da toplanan deliller fiilin suç oluşturmadığını gösterirse, savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir; bu karar uygulamada takipsizlik kararı olarak anılır.
Ancak Twitter ve Instagram'ın ülkemizde temsilciliği bulunmadığından, sahte hesabın arkasındaki kişiyi tespit etmek hayli güçleşmektedir. Bu nedenle muhtemel bir takipsizlik kararının önüne geçebilmek adına şikâyet dilekçesinde, şüphelinin kimliğine ulaşılmasını kolaylaştırabilecek her türlü bilgiye yer verilmesi gerekir. Şüphelinin adresi ve diğer bilgileri belirlenebilmişse bunlar, elde edilen delillerle ve mutlaka hakaret içerikli paylaşımın bir örneğiyle birlikte dilekçeye eklenmelidir.
Soruşturmanın ne kadar süreceği savcılık makamının iş yoğunluğuna, suçun ve delillerin ayrıntı düzeyine bağlıdır; uygulamada bu süre en az 6 ay, çoğu zaman daha da uzun olabilmektedir.
Kişilik Haklarının Korunması İçin Talep Edilebilecek Tedbirler
İnternet ve özellikle sosyal medya üzerinden hakarete uğrayarak kişilik hakları zedelenen kişinin, mahkemeden koruma istemesi mümkündür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 24
"Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını talep edebilir."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 25
"Davacı, hakimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son vermesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. Davacı bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir."
Bu düzenlemenin işlevi, yargılamaların ülkemizde uzun sürebildiği dikkate alındığında, şikâyete konu ihlal yargı önünde incelenirken mağdurun yeni hak ihlalleriyle karşılaşmasını önlemektir.
Zamanaşımı
Hakaret suçunda dava zamanaşımı süresi 8 (sekiz) yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre içinde fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 (altı) ay içinde şikâyet hakkının kullanılması gerekir. Sekiz yıllık süre boyunca fail ve fiil öğrenilemezse, suç zamanaşımına uğradığından soruşturma ve kovuşturma yapılması imkânı ortadan kalkar.
Şikâyet
Hakaret, takibi şikâyete bağlı suçlar arasında yer alır. Savcılığın bu suçtan haberdar olması tek başına yeterli olmayıp, resen soruşturma başlatma yetkisi bulunmamaktadır. Sürecin işleyebilmesi için mağdurun şikâyette bulunması zorunludur.
Mağdurun, hakaret içerikli paylaşımı öğrendiği andan başlayarak 6 ay içinde şikâyet hakkını kullanması gerekir; bu süre geçirildiğinde şikâyet hakkı düşmüş sayılır. Ayrıntılı bilgi için Bilişim Suçlarında Şikayet Nasıl Yapılır? başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Şikâyetten Vazgeçme
Şikâyette bulunmuş olan mağdurun daha sonra bu talebinden vazgeçmesi mümkündür. Vazgeçme hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde yapılabilir. Ne var ki kovuşturma evresindeki vazgeçmenin sonuç doğurması, sanığın bunu kabul etmesine bağlıdır. Sanık vazgeçmeyi kabul etmeyip yargılamanın sonuçlanmasını isteyebilir; nitekim beraat edeceğini düşünen bir sanık, suçsuzluğunun mahkeme kararıyla ortaya konmasını tercih ederek davanın sürdürülmesini talep edebilir. Kovuşturma aşamasında vazgeçildiği ve bu kabul edildiği takdirde açılmış olan dava düşer. Bir kez vazgeçildikten sonra şikâyet hakkının yeniden kullanılmasına imkân yoktur; başka bir ifadeyle vazgeçmeden dönülemez.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İnternet üzerinden işlenen hakaret suçuna bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
Uygulamada 5561 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun m. 9'un bu suça uygulanıp uygulanmayacağı konusunda tereddüt yaşanabilmektedir. Anılan düzenlemede, internet erişiminin kısıtlanması, durdurulması ve engellenmesine ilişkin kararların Sulh Ceza Mahkemelerince verilebileceği, dolayısıyla bu nitelikteki tedbirlere asliye mahkemelerinin hükmedemeyeceği belirtilmektedir. Bununla birlikte söz konusu kanun yalnızca metinde katalog halinde sayılan belirli suçlar bakımından uygulanmakta olup hakaret ve iftira bu katalogda yer almamaktadır. Bu nedenle internet üzerinden hakaret, 5561 sayılı özel kanunun kapsamı dışında kaldığından Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğu söylenemez.
İnternet üzerinden hakarete maruz kalan kişi, fiilin cezalandırılması için şikâyet yoluna başvurabileceği gibi, ayrıca maddi ve manevi tazminat istemli bir dava da açabilir.
Konuyu daha geniş bir çerçevede ele alan, internet aracılığıyla işlenebilecek suçlar ve yaptırımlarına ilişkin ayrıntılar için İnternet Suçları ve Cezaları Hakkında Bilgi Sahibi misiniz? başlıklı çalışmamız incelenebilir.
Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri
Soruşturma Evresi
Hakaretin şikâyete tabi bir suç olduğunu yukarıda belirtmiştik. Fail hakkında cezai soruşturma yürütülebilmesi ve sonrasında ceza mahkemesi önünde yargılanmasının sağlanabilmesi için öncelikle yetkili mercilere suç duyurusunda bulunulması gerekir. Bu itibarla ceza yargılaması süreci, mağdurun başvurusuyla harekete geçer ve yargılamanın ilk evresi olan soruşturma böylece başlamış olur. Soruşturmayı Cumhuriyet savcısı yürütür; ihbar veya şikâyet üzerine harekete geçen savcı maddi gerçeği araştırır ve delilleri toplar. Failin belirlenmesi, gerçekleşen fiilin suç unsuru taşıyıp taşımadığının saptanması ve bu fiilin fail tarafından işlenip işlenmediğinin araştırılması bu evrenin kapsamındadır.
İnternet yoluyla işlenen hakaret soruşturmalarında en çok zorlanılan nokta, hakaret içerikli yayınların ne kadar hızlı ortadan kaldırılabildiğidir. Bilindiği gibi bu nitelikteki bir içeriğin tek bir tuşla internet ortamından silinmesi ihtimali son derece yüksektir. Savcılık resen araştırma yürütse dahi, delillerin mümkün olan en kısa sürede toplanması bu nedenle büyük önem taşır. Kanaatimizce hak kaybı yaşanmaması için, süreç içinde delillerin yok edilebileceği ihtimali göz önünde bulundurulmalı ve yalnızca suç duyurusunda bulunmakla yetinilmemelidir. Bununla birlikte delillerin toplanması yönünde yetkili mercilerden talepte bulunulması ve gecikmeye meydan verilmemesi için sürecin yakından izlenmesi de zorunludur.
Kovuşturma (Yargılama) Evresi
Düzenlenen iddianamenin asliye ceza mahkemesince kabul edilmesiyle kovuşturma evresine geçilir. Artık ortada bir ceza davası bulunmaktadır. Bu evrede hâkim, dosyadaki delilleri değerlendirir, gerektiğinde resen araştırma yapar ve fiili işleyen kişi hakkında gereken cezaya hükmeder.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakaret içerikli bir paylaşımı yalnızca beğenmek suç oluşturur mu? Yargıtay Ceza Daireleri, sosyal medyada hakaret içeren bir paylaşımın salt beğenilmesinin başkalarına aktarım niteliği taşımadığı, dolayısıyla suçun unsurlarını meydana getirmediği yönünde kararlar vermektedir.
Taraflar uzlaşırsa soruşturma nasıl sonuçlanır? Soruşturma evresinde tarafların uzlaşması halinde Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Şikâyetten her aşamada vazgeçilebilir mi? Vazgeçme hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde mümkündür; ancak yargılama sürerken vazgeçilmesi, yalnızca sanığın bunu kabul etmesi halinde sonuç doğurur.
Hakaret suçunun cezası nedir? Öngörülen yaptırım 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Sanık hakkında yalnızca adli para cezasına hükmedilmesi de mümkündür.
Independent Legal Değerlendirmesi
Dijital ortamda işlenen hakaret uyuşmazlıklarında belirleyici olan, çoğu zaman fiilin hukuki nitelendirmesi değil, delilin ne kadar hızlı ve eksiksiz biçimde güvence altına alındığıdır. Ekran görüntüsünün alınması, bağlantı adresinin kaydedilmesi ve paylaşımın tarih-saat bilgisinin belgelenmesi, sonraki tüm aşamaların dayanağını oluşturur. Buna karşılık kısa şikâyet süresi ve platformların veri paylaşımındaki çekimserliği, sürecin baştan planlanmasını zorunlu kılar.
Ayrıca ceza yargılamasının tek başına yeterli olmadığı, kişilik haklarının korunmasına yönelik hukuk davaları ile erişim engeli taleplerinin çoğu kez birlikte yürütülmesi gerektiği unutulmamalıdır. Somut bir dosyada yol haritası belirlenirken şu başlıklar öncelik taşır:
- İçeriğin silinme ihtimaline karşı delillerin gecikmeden ve doğrulanabilir biçimde kayıt altına alınması
- Fiilin ve failin öğrenildiği tarihin belgelenerek 6 aylık şikâyet süresinin kaçırılmaması
- Şikâyet dilekçesinde şüphelinin kimliğine ulaşmayı kolaylaştıracak tüm verilerin toplu olarak sunulması
- Paylaşımın hakaret mi, tehdit mi yoksa eleştiri sınırları içinde mi kaldığının baştan doğru nitelendirilmesi
- Cezai süreçle birlikte maddi ve manevi tazminat ile kişilik hakkı davalarının değerlendirilmesi
- Erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması taleplerinin eş zamanlı olarak gündeme getirilmesi
Independent Legal, bilişim hukuku alanında şikâyet başvurusunun hazırlanmasından erişim engeli taleplerinin takibine ve tazminat davalarının yürütülmesine kadar sürecin bütününde danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

