Independent LegalIndependent Legal

Bilişim Hukuku

Bilişim Hukuku

Sosyal Ağ Sağlayıcılarının Yükümlülükleri ve İnternet Yayınlarına İlişkin Yaptırım Rejimi

5651 sayılı Kanunda 2020 yılında yapılan değişiklikle sosyal ağ sağlayıcılarına getirilen başvuruya cevap, temsilci ve veri barındırma yükümlülüklerini, süreleri ve idari para cezalarını inceliyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Bilişim HukukuOkuma 6 dk

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında 5651 sayılı Kanun, 29 Temmuz 2020 tarihinde kabul edilen bir kanunla önemli ölçüde değiştirilmiştir. Değişiklik, internetin ve sosyal medyanın toplumsal etkilerini ve beraberinde getirdiği sorumlulukları gözeterek çevrim içi yayınlara daha güçlü bir hukuki çerçeve kurmayı amaçlamaktadır.

Aşağıda bu kavramı, başvuru mekanizmasını, süreleri ve yaptırımları ele alıyoruz.

Sosyal Ağ Sağlayıcısı Kavramı

29.07.2020 tarihinde kabul edilen 7253 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yürürlüğe giren hükümler, mevzuata sosyal ağ sağlayıcısı adı verilen yeni bir kavram kazandırmıştır. Kanuni tanım şu şekildedir:

5651 sayılı Kanun m. 2
"Sosyal ağ sağlayıcı: Sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder."

Kavram, içerik üretimine aracılık edenlerle sınırlı değildir; paylaşımların görüntülenmesini veya yayılmasını mümkün kılanlar da kapsamdadır.

Kişilik Hakkı İhlallerinde İçeriğin Çıkarılması Talebi

Değişiklikten önceki dönemde, internet ortamındaki bir içerik nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini ileri süren gerçek kişiler, tüzel kişiler, kurum ve kuruluşlar yalnızca erişimin engellenmesini talep edebiliyordu; başvuru muhatabı önce içerik sağlayıcı, ona ulaşılamıyorsa yer sağlayıcı oluyordu. Yeni düzenleme bu kişilere ek bir imkân tanımış ve içeriğin hukuka aykırı kısmının yayından çıkarılmasını isteme hakkı vermiştir.

İhlale maruz kalan kişi dilerse bu yolu hiç kullanmadan doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurarak da içeriğin çıkarılmasını ya da erişimin engellenmesini isteyebilir. Yer veya içerik sağlayıcıya başvurulduğunda, bu talep en geç 24 saat içinde cevaplandırılmalıdır.

Doğrudan sulh ceza hâkimine başvurulan hallerde hâkim, talebi 24 saat içinde ve duruşma açmaksızın karara bağlar. Somut olayın niteliğine göre erişimin engellenmesine veya içeriğin kaldırılmasına hükmedilebilir. Verilen karar doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliği'ne iletilir; Birlik de kararı ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcılarına ulaştırır. Birlik tarafından gönderilen erişim engeli veya içeriğin çıkarılması kararının, ilgili içerik ve yer sağlayıcılarınca en geç dört saat içinde yerine getirilmesi gerekir. Bireysel olarak izlenebilecek yollar hakkında ayrıntılı bilgi için İnternet Suçları ve Cezaları başlıklı çalışmamıza bakılabilir.

2020 değişikliği bunlarla da sınırlı kalmamıştır. İnternet ortamındaki bir yayın içeriği sebebiyle kişilik hakkı ihlal edilen kişinin talebi üzerine hâkim, başvurucunun adının karara konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine karar verebilmektedir. Aynı çerçevede, bu tür kararlarda Erişim Sağlayıcıları Birliği'nce hangi arama motorlarına bildirim yapılacağının nasıl gösterileceği de kanunda ayrıca hükme bağlanmıştır.

Platformların Kendisine Başvurulabilir mi?

Twitter, Instagram veya Facebook gibi mecralardaki bir içerik nedeniyle hakkı ihlal edilen kişiler doğrudan platforma da başvurabilir. Bu başvurulara sosyal ağ sağlayıcısının en geç 48 saat içinde olumlu ya da olumsuz yanıt vermesi zorunludur. Talebin reddedilmesi halinde ise verilecek cevabın gerekçeli olması kanuni bir zorunluluktur.

Başvuruya Cevap Verilmemesinin Yaptırımı

Cevap verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ servis sağlayıcıları hakkında 5.000.000.-TL (Beş Milyon TL) tutarında idari para cezası uygulanabilir. Ayrıca sağlayıcılar, bu başvurular hakkında altı aylık dönemlerle kuruma bilgi vermekle yükümlü kılınmıştır. Bildirilmesi gereken ilk rapor 2021 yılının Ocak ayında sunulmalıyken, uygulamada Haziran ayında iletilmiştir. Raporlamayı ihmal eden sağlayıcılar bakımından öngörülen ceza ise 10.000.000.-TL (On Milyon TL) tutarındadır.

Hukuka Aykırı İçerikten Doğan Zararın Tazmini

Bir içeriğin hukuka aykırılığı hâkim ya da mahkeme kararıyla saptanmış ve bu durum sosyal ağ sağlayıcısına bildirilmişse, 24 saat içinde gereken önlem alınmalıdır. Bu süre içinde harekete geçilmemesi halinde sağlayıcı, ortaya çıkan zararı gidermekle sorumlu tutulur. Bu sorumluluk için içerik sağlayıcının sorumluluğuna gidilmesi veya aleyhine dava açılması aranmaz.

Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Çıkarılması Yaptırımı

Değişiklikten önce, internet ortamındaki bir yayının hukuka aykırı bulunması durumunda mahkemelerin verebileceği tek karar erişimin engellenmesiydi. Yapılan düzenlemeyle birlikte yargı makamları artık, yayının yalnızca hukuka aykırı olan kısmına yönelik olarak içeriğin çıkarılmasına da hükmedebilmektedir.

Bu süreçlere ilişkin ayrıntılı açıklamalar bakımından, İnternet Yayın İçeriklerine Erişimin Engellenmesi ve Kaldırılması başlıklı çalışmamız incelenebilir.

Yer Sağlayıcılara Uygulanacak İdari Para Cezaları

Kanun, yer sağlayıcıyı; hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek ya da tüzel kişiler olarak tanımlamaktadır. Yer sağlayıcı, barındırdığı içeriği denetlemek veya hukuka aykırı bir faaliyetin bulunup bulunmadığını araştırmakla yükümlü değildir; buna karşılık içeriğin hukuka aykırı olduğu kendisine bildirildiğinde bu içeriği yayından kaldırmak zorundadır. 29.07.2020 tarihinde kabul edilen kanunla bu yükümlülüğe bağlı idari para cezası artırılmış ve 100.000.-TL ile 1.000.000.-TL arasında belirlenmiştir. Söz konusu tutarlar her yıl ilan edilen yeniden değerleme oranları esas alınarak yükseltilmektedir.

Günlük Erişimi Bir Milyonu Aşan Sağlayıcılar İçin Temsilci Zorunluluğu

Türkiye'den günlük erişimi bir milyonun üzerinde olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıları, artık en az bir yetkili kişiyi Türkiye'de temsilci sıfatıyla belirlemek durumundadır. Yetkilinin iletişim bilgileri, doğrudan erişilebilir ve kolayca görülebilir biçimde internet sitesinde bulunmalıdır. Temsilci, kanun kapsamındaki başvuruları yanıtlamak ve yükümlülükleri yerine getirmekle mükelleftir. Temsilcinin gerçek kişi olarak belirlenmesi halinde ayrıca Türk vatandaşı olması şartı aranır.

Temsilci Bulundurmamanın Yaptırımı

Yükümlülüğe uyulmadığında süreç kademeli biçimde işler.

Önce kurum tarafından sağlayıcıya bildirimde bulunulur; bildirimin ardından otuz gün içinde yükümlülük yerine getirilmezse on milyon Türk Lirası idari para cezası uygulanır.

Bu cezanın tebliğinden itibaren geçecek otuz günlük süre içinde de yükümlülük yerine getirilmemişse, bu kez otuz milyon Türk Lirası tutarında ikinci bir idari para cezası verilir.

İkinci cezanın tebliğine rağmen yükümlülüğe uyulmaması durumunda ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam verilmesi yasaklanır. Bu nedenle ayrıca para transferinin engellenmesi cezası da uygulanır.

Reklam yasağı kararından itibaren üç ay geçtiği halde yükümlülük hâlâ karşılanmamışsa sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Bu başvurunun konusu, sağlayıcıya ait internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılmasıdır.

Başvurunun kabul edilmesine karşın otuz gün içinde yükümlülük hâlâ yerine getirilmemişse sulh ceza hâkimliğine yeniden başvurulabilir. İkinci başvurunun konusu, bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılmasıdır.

Sağlayıcı temsilcisini belirleyip bildirdiğinde ise uygulanan idari para cezalarının yalnızca dörtte biri tahsil edilir; reklam yasağı kalkar ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz hale gelir.

Türkiye'deki Kullanıcı Verilerinin Barındırılması

Düzenlemeyle birlikte, günlük erişimi bir milyonu aşan sağlayıcılara, yurt içi ya da yurt dışı kaynaklı olmalarına bakılmaksızın, Türkiye'deki kullanıcılara ait verileri ülke sınırları içinde barındırma yükümlülüğü getirilmiştir.

Gündemdeki Değişiklik Önerileri

TBMM'ye sunulması beklenen yasa teklifinin ana ekseni, internet medyasında çalışanların Basın Kanunu kapsamına alınmasıdır. Teklifin "Yalan Haber ve Dezenformasyon ile Mücadele" başlığı altında hazırlanacağı; dezenformasyona konu haberler bakımından yaptırımın ise bunların "organize, örgütlü, belli amaca yönelik olması" şartına bağlanacağı öngörülmektedir. Bilgi Teknolojileri Kurulu bünyesinde yeni bir birim kurulması ve yalan haberlerin yayılmasını önlemek üzere denetim yapılması da beklentiler arasındadır. Ayrıca internet medyası için künye, adres ve bildirim zorunluluğu getirilmesi, değişiklik beklenen bir diğer başlıktır.

Kanun günlük erişimi 1 milyondan fazla olan kuruluşlara temsilcilik zorunluluğu getirmiş olsa da uygulamada bu temsilciliklere erişimde sorunlar yaşanmaktadır. Bu sebeple temsilcilikte görev yapacak kişi sayısının artırılması da planlanan değişiklikler arasındadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Doğrudan Sulh Ceza Hâkimliğine Başvurulabilir mi?

İnternet ortamındaki bir içeriğin kişilik haklarını ihlal ettiği kanaatinde olan kişiler, aracı bir başvuru yapmaksızın doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurabilir.

Erişimin Engellenmesi Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Erişim engeli kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtirazın, kararın tebliğinden ya da öğrenilmesinden başlayarak 7 gün içinde yapılması gerekir.

Hukuka Aykırı İçerik Nedeniyle Maddi Tazminat İstenebilir mi?

Sosyal medya, doğru ya da yanlış bilginin çok kısa sürede yayılmasına imkân tanır. Hukuka aykırı bir içerik bu yolla müşteri kaybı gibi somut maddi zararlara yol açabilir; zarara uğrayan kişi maddi tazminat davası açabilir.

Değişiklik korumayı iki yönden güçlendirmiştir: hak sahibine erişim engeli dışında içeriğin çıkarılması gibi daha ölçülü bir talep imkânı tanınmış, sağlayıcılar için kademeli ve caydırıcılığı yüksek bir yaptırım rejimi kurulmuştur. Uygulamada belirleyici olan, kanunun tanıdığı kısa sürelerin doğru yönetilmesidir. Kurumsal aktörler bakımından ise temsilci, raporlama ve veri barındırma yükümlülükleri doğrudan mali risk üreten uyum başlıklarıdır.

Somut bir dosyada ya da uyum çalışmasında şu noktaları önceliklendiriyoruz:

  • İhlale konu içeriğin tarih, bağlantı ve görüntü olarak delil değeri taşıyacak biçimde kayda geçirilmesi
  • Platform başvurusu ile sulh ceza hâkimliğine başvuru arasındaki tercihin sonuç alma hızına göre yapılması
  • Erişim engeli kararlarına karşı 7 günlük itiraz süresinin takvimlendirilmesi
  • Sağlayıcılar açısından temsilci bildirimi, altı aylık raporlama ve veri lokalizasyonunun uyum takvimine bağlanması

Independent Legal, internet yayınlarından doğan kişilik hakkı ihlalleri ile dijital platformların mevzuata uyum süreçlerinde danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara