Independent LegalIndependent Legal

Aile Hukuku

Aile Hukuku

Evlilikte Butlan: İptal Sebepleri, Süreler ve Kararın Doğurduğu Sonuçlar

Kanunun aradığı koşullar sağlanmadan kurulan bir evlilik, boşanma yoluyla değil iptal davasıyla sona erdirilir. Mutlak ve nispi butlan sebeplerini, dava açma yetkisini, hak düşürücü süreleri ve iptal kararının eşler ile çocuklar bakımından doğurduğu sonuçları ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Aile HukukuOkuma 10 dk

Evlilik birliği kurulurken kanunun aradığı koşullar karşılanmamışsa, ortaya çıkan bağ hukuken sakattır ve iptali istenebilir. Evliliğin iptali davası Türk Medeni Kanunu'nun 145 ile 160. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, hukuki niteliği itibarıyla boşanma davasından ayrılır.

Aradaki fark, davanın çıkış noktasında belirginleşir. Boşanmada geçerli biçimde kurulmuş bir evlilik vardır ve taraflardan birinin ya da her ikisinin kusuruna dayanılarak bu birliğin sona erdirilmesi talep edilir. İptal davasında ise usulüne uygun kurulmamış, baştan itibaren geçersiz sayılması gereken bir evliliğin hukuken sakat olduğunun saptanması amaçlanır.

Bu bilgi notunda evliliğin hangi hallerde geçersiz kabul edileceğini, hangi durumlarda geçersizlik iddiasının dinlenmeyeceğini, davayı açmaya yetkili kişileri, uyulması gereken süreleri ve iptal kararının doğurduğu sonuçları ayrıntılarıyla ele alıyoruz.

Evliliğin Geçersizliği Nedeniyle İptali Davası

İptal davasıyla, kanunda sayılan hallerden birinin gerçekleştiği gerekçesiyle evliliğin geçersiz olduğu ileri sürülür. Mahkeme iptale hükmettiğinde evlilik son bulur. Başka bir ifadeyle bu dava; evlenme işlemleri ve nikâh aşamasında mutlak ya da nispi butlan sebeplerinden birinin bulunması nedeniyle birliğin sakat olduğunun ve geçersiz sayılması gerektiğinin tespitini konu alır.

Önemli bir ayrıntı, iptal kararı verilinceye kadar evliliğin geçerli bir evlilik gibi bütün sonuçlarını doğurmasıdır. Geçersizlik hali kendiliğinden hüküm doğurmaz; mahkemenin kararı beklenir.

Evliliğin Mutlak Butlanla Geçersiz Olması

Geçersizliğe dayalı iptal davası, kanun gereği mutlak veya nispi butlan sebeplerinden hareketle açılabilir. Mutlak butlan, geçersizliğin kamu düzenini ilgilendirdiği, herhangi bir süreye tabi olmadığı, ilgili konumundaki herkes tarafından ileri sürülebildiği ve hâkim kararıyla ileriye etkili sonuç doğurduğu geçersizlik türüdür.

Mutlak Butlan Sebepleri (TMK m. 145)

  • Evlenme anında eşlerden birinin evli olması: Hukukumuz çok eşliliğe izin vermediğinden, önceki evliliği sona ermeden yeniden nikâh kıydıran kişinin ikinci evliliği geçersiz kabul edilir. Bununla birlikte, ikinci evlilik hakkında mutlak butlan kararı verilmeden önce önceki evlilik ölüm veya boşanma yoluyla sona ermişse ve ikinci evlilikteki diğer eş iyiniyetliyse, yani karşı tarafın evli olduğunu bilmiyor ve bilebilecek durumda da bulunmuyorsa, sonraki evlenmenin geçersizliğine hükmedilemez.
  • Evlenme anında eşlerden birinin sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması: Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin evlenmesi kanunen mümkün değildir. Yoksunluk süreklilik taşıyorsa evlilik mutlak butlanla sakatlanır. Burada belirleyici olan, yoksunluğun sürekli nitelikte olmasıdır; nikâh sırasındaki geçici yoksunluk, aşağıda açıklayacağımız üzere nispi butlan sebebi sayılmaktadır.
  • Eşlerden birinde evlenmeye engel düzeyde akıl hastalığı bulunması: Eşlerden birinin evlenmesine engel oluşturacak ağırlıkta bir akıl hastalığı taşıması ve bu durumun sağlık raporuyla ortaya konması halinde evliliğin geçersizliğine karar verilir.
  • Eşler arasında evlenmeye engel derecede hısımlık bulunması: Mevzuat; üstsoy ile altsoy arasında, kardeşler arasında, amca, hala, teyze ve dayı ile yeğenleri arasında evlenmeyi yasaklamıştır. Aynı yasak, evlilik sona ermiş olsa dahi eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu ve altsoyu bakımından da geçerlidir. Evlat edinen ile evlatlık arasında ya da bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında kurulan evlilikler de mutlak butlanla geçersiz sayılır.

İptal davasının dinlenebilmesi için bu sebeplerden en az birinin somut olayda bulunması aranır. Sayılan hallerden hiçbirini taşımayan bir evlilik bakımından açılan iptal davası reddedilir.

Dava Hakkının Sınırlanması veya Ortadan Kalkması

Yukarıdaki hallerin varlığı kural olarak mutlak butlan davasının yolunu açar. Ne var ki kanun, belirli durumlarda dava hakkını daraltmış ya da tümüyle ortadan kaldırmıştır:

  • Sürekli ayırt etme gücü yoksunluğunun giderilmesi: Evlenme anında sürekli biçimde ayırt etme gücünden yoksun olan eş, butlan kararı verilmeden önce bu gücü kazanırsa, davayı yalnızca sonradan ayırt etme gücüne kavuşan eş açabilir.
  • Akıl hastalığının iyileşmesi: Eşlerden birinin evlenme sırasında akıl hastası olması dava hakkı doğurur. Ancak hastalık evlilikten sonra geçmiş ve birlik fiilen sürüyorsa, mutlak butlan davasını açma yetkisi yalnızca önceden akıl hastası olan eşe tanınır.
  • Evliliğin sona ermesi: Evlilik ölüm ya da boşanma nedeniyle sona ermişse mutlak butlan davası artık açılamaz. Buna karşılık dava açıldıktan sonra eşlerden birinin ölmesi yargılamayı durdurmaz; dava görülmeye devam eder.

Mutlak Butlan Davasını Kimler Açabilir?

Türk Medeni Kanunu'nda sayılan mutlak butlan sebepleri doğrudan kamu düzenini ilgilendirdiğinden, dava açma yetkisi geniş tutulmuştur. Buna göre evliliğin tarafı olan her iki eş, resen veya ihbar üzerine Cumhuriyet savcısı, eşlerin anne ve babaları, kardeşleri ile benzer yakınlıktaki hısımları, mirasçıları ve kişisel ya da hukuki yararı bulunan herkes bu davayı açabilir.

Sona ermiş bir evlilik bakımından ise tablo değişir. Böyle bir evliliğin mutlak butlana dayalı iptali Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden dava konusu yapılamaz; dava yalnızca ilgililerce, örneğin eşlerden birinin ölümüyle evliliğin sona ermesi halinde mirasçılar tarafından açılabilir.

Mutlak Butlan Davasında Süreler

Mutlak butlan sebebine dayalı iptal talebi herhangi bir zaman sınırına bağlanmamıştır. Evliliğin devam ettiği her aşamada iptal davası açılması mümkündür.

Evliliğin Nispi Butlanla Geçersiz Olması

Nispi butlan, geçersizliğin yalnızca eşlerin menfaatini ilgilendirdiği, bu nedenle sadece onlar tarafından ileri sürülebildiği ve ileri sürülmesinin hak düşürücü sürelere bağlandığı geçersizlik türüdür.

Mutlak butlanda olduğu gibi burada da evlilik, mahkeme kararı verilene kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurmaya devam eder.

Nispi Butlan Sebepleri (TMK m. 148-151)

Aşağıda sayılan hallerden birinin bulunması, evliliğin nispi butlan sebebiyle iptali istemiyle dava açılmasına imkân tanır:

  • Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk: Nikâh töreni sırasında eşlerden birinin ayırt etme gücünden geçici olarak yoksun bulunması, örneğin ileri derecede sarhoş olması halinde evlilik nispi butlanla sakatlanır. Bu duruma kendi kusuruyla, söz gelimi alkol tüketerek yol açmış olması, ilgili eşin iptal davası açmasına engel oluşturmaz.
  • Yanılma (hata): Evlenmeyi hiç istemediği halde yanılgı sonucu birliğe rıza gösteren eş, örneğin bir tiyatro gösterisinde her şeyin kurgu olduğunu düşünerek evliliği kabul eden kişi; evlenmek istediği kişiyi karıştırarak başkasıyla nikâh kıyan eş, örneğin A ile evlenmek isterken ikizi B'yi A sanan kişi; ya da karşı tarafta evliliği kendisi için çekilmez kılacak nitelikte bir hususu bilmeden evlenen eş, örneğin diğer eşin geçmişte yüz kızartıcı bir suç işlediğinden habersiz olan kişi, nispi butlan sebebiyle iptal talebinde bulunabilir.
  • Aldatma (hile): Eşlerden birinin veya eşin bilgisi dâhilinde hareket eden üçüncü bir kişinin, diğer eşi namus ve onuru konusunda aldatması ya da eş ve altsoyu bakımından ağır tehlike doğuran bir hastalığın gizlenmesi hallerinde, aldatılan eşin dava hakkı doğar.
  • Korkutma (ikrah): Eşlerden birinin, diğerini kendisinin veya bir yakınının yaşamına, sağlığına, namus ve onuruna zarar verileceği yönünde ağır ve pek yakın bir tehditle korkutması ve evliliğin bu baskı altında kurulması durumunda birlik nispi butlanla sakat olur. Taraflardan birinin diğerine "Benimle evlenmezsen seni öldürürüm." demesi bu duruma tipik bir örnektir.

Nispi Butlan Davasında Hak Düşürücü Süre

Nispi butlan hallerinde iptal davası açılması kanun gereği 6 aylık ve 5 yıllık hak düşürücü sürelere bağlanmıştır. Buna göre iptal sebebinin öğrenildiği, yani eşin ayırt etme gücünü yeniden kazandığı, yanılma veya aldatmanın fark edildiği ya da korkunun etkisinin kalktığı tarihten itibaren altı ay içinde ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmeden dava açılmalıdır. Bu süreler dolduktan sonra nispi butlana dayalı iptal davası açma imkânı kalmaz.

Nispi Butlan Davasını Kimler Açabilir?

Nispi butlan hallerinde dava hakkı; ayırt etme gücünü sonradan kazanan eşe ve yanılarak, aldatılarak ya da korkutularak evlenen eşe aittir. Bunun yanında küçük veya kısıtlı konumundaki kişi yasal temsilcisinin izni alınmadan evlenmişse, izni alınmayan yasal temsilci de evlenmenin iptalini dava edebilir.

İptal Davasının Sonuçları

Bir evlilik mutlak veya nispi butlanla sakatlanmış olsa dahi ancak mahkeme kararıyla sona erer. Karar kesinleşinceye kadar evlilik hukuken geçerli sayılır ve birlikten doğan tüm hukuki sonuçlar varlığını korur. İptal kararının ardından doğan sonuçları çocuklar ve eşler bakımından ayrı ayrı incelemek gerekir.

Çocuklar Yönünden

Evliliğin iptali, çocukların hukuki konumunu etkilemez. Türk Medeni Kanunu'nun 156. maddesi uyarınca evlilik geçersiz sayılsa bile iptal edilen evlilikten doğan çocuklar evlilik içinde doğmuş kabul edilir. Düzenlemenin amacı, çocukların hukuki güvenceden yoksun kalmasını önlemek ve soybağını korumaktır.

Bu çerçevede iptal kararı verilse dahi çocuklar bakımından şu haklar varlığını sürdürür:

  • Miras hakkı: Çocuk, baba yönünden evlilik içinde doğmuş bir çocukla aynı konumda olup babasının yasal mirasçısı sıfatını taşır.
  • İştirak nafakası: Çocuk, boşanmada olduğu gibi nafaka hakkına sahiptir; velayet kendisine bırakılmayan eş, bakım ve eğitim giderlerine katkı sunmakla yükümlüdür.
  • Velayet: Velayet konusu, boşanma davalarındaki ölçütlerle değerlendirilir. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek velayeti anneye ya da babaya bırakabilir.
  • Soybağı: Çocuk, baba ile evlilik içi doğmuş çocuk gibi soybağına sahiptir. Babanın ayrıca tanıma işlemi yapmasına gerek bulunmaz; kayıt doğrudan baba adına yapılır.

Bu düzenlemeler, ebeveynlerinin evliliğinin geçersizliği yüzünden çocukların mağdur olmasının önüne geçmek amacıyla getirilmiştir.

Eşler Yönünden

İptal kararı sonrasında eşlerin hak ve yükümlülükleri, geçersizlik konusunda iyiniyetli olup olmadıklarına göre farklılaşır. Bu husus Türk Medeni Kanunu'nun 158. maddesinde açıkça düzenlenmiştir:

  • Kötüniyetli eş: Evliliğin geçersizliğini bilen ya da bilmesi gereken eş, iptal kararının sağladığı sonuçlardan yararlanamaz. Bununla birlikte mal rejiminin tasfiyesi gibi belirli başlıklarda bu eşin de hakları söz konusu olabilir.
  • İyiniyetli eş: İptal sebebinden haberdar olmayan ve evliliği geçerli sanan eş, geçerli bir evlilik kurmuş gibi kişisel durumunu muhafaza eder. Bu halde boşanmaya ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.

İptal kararının eşler bakımından doğurduğu başlıca sonuçlar aşağıda ele alınmıştır.

Mal Rejiminin Tasfiyesi: Eşler arasında iptal anına kadar yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin yürürlükte olduğu kabul edilir. Mahkeme, boşanma hükümlerini kıyasen uygulayarak paylaşımı gerçekleştirir.

  • Eşlerden biri kötüniyetliyse, mahkeme hakkaniyeti gözeterek bu eşin mal rejiminden doğan bazı haklarını daraltabilir.
  • Her iki eş de iyiniyetliyse, evlilik boyunca edinilen değerler boşanmadaki esaslara göre tasfiye edilir.

Tazminat Hakkı: İptal kararı nedeniyle iyiniyetli eş, kusurlu ya da kötüniyetli eşten maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Hâkim, boşanma davalarına ilişkin tazminat hükümlerini kıyasen uygulayarak tazminata hükmedebilir.

Yoksulluk Nafakası: Boşanma hükümleri kıyasen uygulandığından, iptal kararının ardından yoksulluğa düşecek olan iyiniyetli eş diğer eşten yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafakanın tutarı ve süresi boşanma davalarındaki ölçütlerle belirlenir.

Soyadı Kullanımı: Kadın, iptalle birlikte evlenme nedeniyle edindiği soyadını yitirir ve bekârlık soyadına döner. Ancak boşanmada olduğu gibi eski eşin soyadını taşımaya devam edebilmek için mahkemeye başvurma imkânı vardır. Mahkeme, bu soyadını kullanmakta meşru bir menfaatinin bulunduğunu tespit ederse soyadının korunmasına karar verebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Evliliğin iptali davasında görevli yargı yeri aile mahkemesidir. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde görev asliye hukuk mahkemelerine aittir; asliye hukuk mahkemesi bu davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetki bakımından dava, eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer ya da eşlerden birinin yerleşim yeri aile mahkemesinde açılabilir. Buna karşılık Cumhuriyet savcısının, yasal temsilcinin veya ilgililerin açacağı mutlak butlan davaları, davalının yerleşim yerindeki aile mahkemesinde görülür.

Sık Sorulan Sorular

Aynı davada iptal talebi kabul edilmezse boşanmaya hükmedilebilir mi?

Bu ihtimal Türk hukukunda terditli, yani kademeli dava olarak adlandırılır. Terditli dava, davacının birden çok talebini tek dilekçede sıraya koyarak ileri sürebilmesini ifade eder. İptal ve boşanma taleplerinin birlikte yöneltildiği durumlarda, asli talebin reddi halinde tali talebin incelenmesi istenmiş olur. Hâkim öncelikle yukarıda sayılan geçersizlik hallerinden birinin bulunup bulunmadığını denetler; şartlarda eksiklik saptamazsa evliliğin iptaline karar verir ve asli talep kabul edildiğinden tali talebe geçilmesine gerek kalmaz. Buna karşılık kanunda hüküm altına alınmış geçersizlik sebeplerinin gerçekleşmediği sonucuna varılırsa iptal talebi reddedilir ve mahkeme davacının tali talebi olan boşanmayı değerlendirir.

İptal edilen evlilik süresince edinilen mallar ne olur?

Mahkemece taraflar arasındaki evliliğin hukuken geçersiz olduğu saptandığında birlik iptal edilir. Bu durumda dahi eşlerin, iptal edilen evlilik süresi içinde edindikleri malvarlığı bakımından mal rejiminin tasfiyesine yönelik ayrı bir dava açması mümkündür. Eşler arasında farklı bir düzenleme kararlaştırılmamışsa, Medeni Kanun'un edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin hükümleri iptal davalarında da uygulama alanı bulur.

Evliliğin iptali davası sonucunda tazminat alınabilir mi?

İptal davası olağan boşanma prosedüründen ayrılsa da nafaka ve tazminat alacakları bakımından aynı esaslara tabidir. Türk Medeni Kanunu, evliliğin kesin hükümsüzlükle sona erdiği hallerde bile birliğin geçerli bir evliliğin tüm sonuçlarını doğuracağını öngörmüştür. Dolayısıyla hâkim, yargılama sürerken ve dava sonuçlandığında boşanma davasındaki gibi nafaka ve tazminata hükmedebilir. Yargılama devam ederken eşin ve çocuğun ekonomik güçlüğe düşmemesi için tedbir nafakası; dava sonuçlandıktan sonra ise çocukların genel gereksinimlerinin karşılanması ve yaşam standardının gerilememesi amacıyla iştirak nafakası, eşin yoksulluğa düşmemesi için yoksulluk nafakası istenebilir. Bunlara ek olarak evlilik birliği içinde yaşananlar gerekçe gösterilerek maddi ve manevi tazminat da talep edilebilir. Görüldüğü üzere nafaka ve tazminat yalnızca boşanma davalarına özgü kurumlar değildir; evliliğin iptali davasında da gündeme gelir.

Evliliğin iptali davaları uygulamada sanılandan daha teknik bir zemine oturur. Uyuşmazlığın kaderini çoğu zaman esasa ilişkin tartışmalar değil, sebebin doğru nitelendirilmesi ve süre yönetimi belirler. Özellikle nispi butlan hallerinde altı aylık sürenin hangi tarihte işlemeye başladığı, dosyanın esasına hiç girilmeden davanın reddine yol açabilecek ağırlıktadır.

İkinci kritik başlık iyiniyet tartışmasıdır. Mal rejiminin tasfiyesinden tazminata, nafakadan soyadı kullanımına kadar eşlerin elde edeceği sonuçların tamamı, geçersizlik sebebini bilip bilmedikleri ölçütüne bağlanmıştır. Bu nedenle iyiniyetin ispatına yarayacak delillerin daha dava açılmadan derlenmesi önem taşır.

Somut bir dosyada aşağıdaki başlıkların öncelikle değerlendirilmesini öneriyoruz:

  • Somut olayın mutlak butlan mı yoksa nispi butlan mı oluşturduğunun baştan doğru nitelendirilmesi
  • Nispi butlanda altı aylık ve beş yıllık sürelerin başlangıç anlarının belgelerle ortaya konması
  • Dava açma yetkisinin kimde bulunduğunun, özellikle sona ermiş evliliklerde ayrıca denetlenmesi
  • İyiniyetin ispatına elverişli delillerin dava açılmadan önce derlenmesi
  • Sonuç alınamama ihtimaline karşı boşanma talebinin terditli biçimde ileri sürülüp sürülmeyeceğinin kararlaştırılması
  • Mal rejiminin tasfiyesi ile nafaka ve tazminat taleplerinin usul bakımından hangi dosyada yürütüleceğinin planlanması

Independent Legal, evliliğin iptaline ilişkin uyuşmazlıklarda sebebin nitelendirilmesinden mal rejiminin tasfiyesine kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara