Independent LegalIndependent Legal

Gayrimenkul Hukuku

Gayrimenkul Hukuku

Ecrimisil Talebi: Haksız İşgal Tazminatının Şartları, Hesabı ve Yargılaması

Bir taşınmazın hak sahibinin iradesine aykırı biçimde kullanılması, kullanım değerinin tazminini gerektirir. Ecrimisil talebinin dayandığı şartları, taraf sıfatını, bedelin nasıl belirlendiğini, beş yıllık zamanaşımını ve yargılama sürecini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Gayrimenkul HukukuOkuma 11 dk

Bir taşınmazın maliki ya da hak sahibi izin vermediği halde başkası tarafından kullanılması, Türk hukukunda haksız işgal olarak nitelendirilir. Bu kullanım sebebiyle hak sahibinin uğradığı kaybın karşılanması amacıyla ecrimisil istenebilmektedir.

Hukuki nitelik itibarıyla haksız işgal tazminatı olan ecrimisil, uygulamada sıkça kira alacağıyla karıştırılır. Oysa ecrimisilde taraflar arasında geçerli bir kira bağı bulunmaz; tazmin edilen şey, taşınmazın hukuka aykırı kullanımı yüzünden hak sahibinin yoksun kaldığı kullanım değeridir.

Bu bilgi notunda ecrimisil kavramını, haksız işgalin aranan koşullarını, bedelin nasıl hesaplandığını, tabi olduğu zamanaşımını ve yargılamaya ilişkin ayrıntıları ele alıyoruz.

Ecrimisil Kavramı

Ecrimisil, bir taşınmazın malikinin ya da hak sahibinin rızası olmaksızın haksız biçimde kullanılması sebebiyle istenen haksız işgal tazminatıdır. Uygulamada çoğunlukla "haksız işgal tazminatı" adıyla anılan bu kurum, taşınmazın hukuka aykırı kullanımından doğan kullanım mahrumiyetinin giderilmesini hedefler.

Talebin temelinde iki olgu yatar: taşınmazın davalı elinde fiilen bulunması ve bu kullanımın hak sahibinin iradesine aykırı olması. Bu yapısı nedeniyle ecrimisil; paylı mülkiyet ilişkilerinde, miras kaynaklı çekişmelerde ve üçüncü kişilerce gerçekleştirilen işgallerde sıkça gündeme gelmektedir.

Talebin Hukuki Niteliği

Ecrimisil davası, hukuka aykırı kullanımdan kaynaklanan bir tazminat davası niteliğindedir.

Davayla ulaşılmak istenen sonuç, taşınmazı haksız biçimde kullanan kişinin sağladığı kullanım avantajının ve hak sahibinin yoksun kaldığı kullanım değerinin karşılanmasıdır.

Bu alacak sözleşmeye dayanmaz; hukuka aykırı kullanımdan doğan, kendine özgü bir tazminat talebidir. Bu nedenle davacının, fiili kullanımın varlığını ve kullanımın kendi rızası dışında gerçekleştiğini ayrıca ortaya koyması gerekir.

Hukuki Dayanak

Bu taleplerin hukuki temelini, Türk Medeni Kanunu'nda mülkiyet hakkını düzenleyen hükümler ile haksız fiile ve haksız zilyetliğe dair kurallar oluşturur.

TMK m. 683 uyarınca malik, taşınmazını kullanma ve ondan yararlanma yetkisine sahiptir; taşınmazına yönelen haksız müdahalelerin sona erdirilmesini de talep edebilir.

Bunların yanında haksız zilyedin iade ve tazmin yükümlülüğüne ilişkin hükümler ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, ecrimisil uygulamasının çerçevesini çizmektedir.

Ecrimisil ile Kira Alacağının Farkı

İki kurum uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılsa da aralarında belirgin hukuki farklar vardır.

Kira alacağının arkasında tarafları bağlayan geçerli bir sözleşme bulunurken, ecrimisilde böyle bir hukuki kullanım ilişkisi mevcut değildir. Ecrimisil, taşınmazın hukuka aykırı kullanımı karşılığında istenen bir tazminattır. Nitekim kira ilişkisinde tarafların iradeleri karşılıklı olarak uyuşmuşken, ecrimisile konu kullanım hak sahibinin rızası dışında gerçekleşmektedir.

Ayrıca hesaplama yapılırken taşınmazın emsal kira değerinden yararlanılması, ecrimisili kira alacağı haline getirmez.

Ecrimisil Talebinin Şartları

Ecrimisil istenebilmesi için taşınmazın hukuka aykırı biçimde kullanılmış ve hak sahibinin bu yüzden kullanım imkanından yoksun kalmış olması gerekir. Mahkeme talebi incelerken taşınmaz üzerindeki hak durumunu, kullanımın niteliğini, davalının fiilen sağladığı yararı ve kullanımın rızaya dayanıp dayanmadığını birlikte değerlendirir.

Bu koşullardan birinin bulunmaması halinde talebin reddi gündeme gelebilmektedir.

Davacının Hak Sahibi Sıfatını Taşıması

Talepte bulunabilmek için davacının taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkına ya da hukuken korunan bir kullanım hakkına sahip olması aranır. Bu çerçevede oturma hakkı sahibi, intifa hakkı sahibi, mirasçı, paydaş ve malik belirli koşullar altında ecrimisil isteyebilir. Davacının, taşınmaz üzerindeki hakkını tapu kaydı, veraset ilamı ya da benzeri belgelerle kanıtlaması gerekir.

Kullanımın Hukuka Aykırı Olması

Talebin temel koşullarından biri, taşınmazın hukuka aykırı şekilde kullanılmasıdır. Bunun için kullanımın hak sahibinin kullanma yetkisini ihlal etmesi, geçerli bir hukuki ilişkiye dayanmaması ve hak sahibinin rızasından yoksun bulunması gerekir.

Taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi ya da tanınmış bir kullanım hakkı varsa, kural olarak ecrimisil değil sözleşmeden doğan alacak talepleri gündeme gelir.

Kullanımın Rıza Dışında Gerçekleşmesi

Ecrimisil istenebilmesi, kullanımın hak sahibinin açık veya örtülü rızası bulunmaksızın sürdürülmüş olmasına bağlıdır. Hak sahibi kullanıma izin vermişse ya da kullanım ilişkisini benimsemişse, aynı dönem için sonradan ecrimisil talep edilmesi kural olarak mümkün değildir.

Paydaşlar arasındaki davalarda ise diğer paydaşın kullanımına itiraz edildiğinin ve kullanma imkanının engellendiğinin ortaya konulması ayrıca önem taşır.

Ecrimisil Davasında Taraflar

Taraf sıfatı; taşınmaz üzerinde kurulan hak ilişkisine ve haksız kullanımın kimden kaynaklandığına göre belirlenir. Davacı tarafta mülkiyetin ya da korunmaya değer bir kullanma yetkisinin varlığı aranırken, davalı tarafta taşınmazı hukuka aykırı biçimde kullanan kişinin doğru saptanması gerekir.

Paylı mülkiyet, miras ortaklığı ve üçüncü kişilerin gerçekleştirdiği kullanımlar, taraf sıfatına ilişkin tartışmaların en sık yaşandığı alanlardır.

Davacı Sıfatı

Dava, taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı ya da hukuken korunan bir kullanım hakkı bulunan kişilerce açılabilir. Bu kapsamda ecrimisil talebinde bulunabilecek kişiler şunlardır:

  • Oturma hakkı sahibi
  • İntifa hakkı sahibi
  • Mirasçı
  • Paydaş
  • Malik

Sayılan kişiler belirli koşullar altında talepte bulunabilmekte; hakkın varlığı ise tapu sicili, mirasçılık belgesi veya eşdeğer nitelikteki evrakla kanıtlanmaktadır.

Davalı Sıfatı

Dava, taşınmazı hukuka aykırı biçimde kullanan ya da ondan fiilen yararlanan kişiye yöneltilir. Kira ilişkisi sona ermesine karşın taşınmazda kalmayı sürdüren kişiler, kullanma yetkisi bulunmayan paydaşlar, taşınmazı izinsiz kullanan üçüncü kişiler ve işgalciler bu sıfatı taşıyabilir.

Sorumluluk bakımından belirleyici olan, taşınmazın fiilen kullanılması ve bu kullanımdan ekonomik ya da fiili bir yarar sağlanmasıdır.

Paylı Mülkiyette Ecrimisil

Paylı mülkiyete konu taşınmazlarda paydaşlardan biri, diğerlerinin kullanma yetkisini engelleyecek biçimde taşınmazın bütününü ya da önemli bir bölümünü elinde tutuyorsa ecrimisil gündeme gelebilir.

Ancak paydaşlar arasında talepte bulunulabilmesi için çoğu olayda intifadan men koşulu aranmaktadır. Buna göre talepte bulunan paydaşın; diğer paydaşın taşınmazı münhasıran kullandığını, kendi kullanma talebinin engellendiğini ve taşınmazdan yararlanmak istediğini ortaya koyması gerekir.

Elbirliği Mülkiyetinde Ecrimisil

Elbirliği mülkiyetinde ortakların ayrılmış payları bulunmadığından, taşınmaz üzerindeki kullanım ilişkileri farklı bir değerlendirmeye tabi tutulur.

Miras ortaklığına giren bir taşınmazı ortaklardan yalnızca birinin kullanması durumunda, geri kalan mirasçılar ecrimisil isteyebilmektedir.

Bu uyuşmazlıklarda intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, kullanımın diğer ortakların rızasına dayanıp dayanmadığı ve taşınmaz üzerindeki fiili kullanım durumu belirleyici olur.

Mirasçılar Arasındaki Uyuşmazlıklar

Mirastan gelen taşınmazın tek bir mirasçı tarafından kullanılması, en sık rastlanan ecrimisil çekişmelerindendir. Diğer mirasçıların kullanımının engellenmesi, kira gelirlerinin paylaştırılmaması ve taşınmazın yalnızca bir mirasçı elinde kalması bu tür taleplere yol açmaktadır.

Yargıtay uygulamasında mirasçılar arasında ecrimisil istenebilmesi için çoğu olayda intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olması aranır. Bununla birlikte taşınmazın doğal ürün veren yerlerden olması ya da kullanımın diğer mirasçıları açıkça dışlayacak nitelik taşıması hallerinde, somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlara ulaşılabilmektedir.

Ecrimisil Bedelinin Belirlenmesi

Bu davalardaki en çekişmeli konu, haksız kullanım karşılığında istenebilecek bedelin nasıl saptanacağıdır. Hesaplamadaki temel amaç, hak sahibinin taşınmazdan yoksun kaldığı kullanım değerinin ortaya konulmasıdır.

Hesaplama Yönteminin Esasları

Bedel, işgalin sürdüğü dönem boyunca taşınmazın sağlayabileceği objektif kullanım değeri üzerinden belirlenir. Hesaplama yapılırken taşınmazın emsal kullanım bedelleri, ekonomik değeri, hangi amaçla kullanıldığı, yüzölçümü ve bulunduğu bölge gözetilmektedir.

Burada esas alınan değer, taşınmazın dava tarihindeki değeri değil, haksız kullanımın sürdüğü dönemdeki kullanım değeridir.

Rayiç Kira Bedelinin Rolü

Hesaplamada en sık başvurulan ölçüt, taşınmazın emsal (rayiç) kira değeridir. Mahkeme, taşınmazın çevresel özelliklerini, niteliğini, kullanım biçimini ve konumunu dikkate alarak emsal kira araştırması yaptırır.

Ne var ki ecrimisil doğrudan kira alacağı sayılmadığından, rayiç kira bedeli yalnızca hesaba esas alınan objektif ölçütlerden biri olarak değerlendirilir.

Kullanım Biçiminin Etkisi

Taşınmazın hangi amaçla kullanıldığı, bedelin belirlenmesinde doğrudan rol oynar. Taşınmazın otopark, sanayi, depo, ticari faaliyet, tarım ya da konut amacıyla kullanılması hem hesaplama yöntemini hem de kullanım değerini değiştirebilir.

Bu sebeple taşınmazın fiili kullanım biçimi mahkemece ayrıca incelenir.

Tarımsal Taşınmazlarda Hesap

Tarım niteliğindeki taşınmazlarda hesap yapılırken çoğunlukla taşınmazdan elde edilebilecek ürün geliri esas alınır. Bilirkişi incelemesinde bölgesel tarımsal veriler, yıllık gelir potansiyeli, verimlilik, ekim durumu ve ürün türü değerlendirilir.

Bu tür hesaplamalar uygulamada genellikle ziraat bilirkişileri eliyle yapılmaktadır.

Ticari Kullanımda Hesap

Taşınmaz ticari amaçla kullanılıyorsa bedel çoğunlukla daha yüksek belirlenir. Kiraya verme veya alt kullanım ilişkileri, gelir getirici kullanım, ticari işletme faaliyeti ve işyeri kullanımı bu noktada öne çıkar.

Ticari taşınmazlarda bölgedeki emsal işyeri kira bedelleri ile kullanım yoğunluğu birlikte gözetilir.

Ecrimisilde Zamanaşımı

Zamanaşımı, ecrimisil taleplerinde en çok tartışılan konulardandır. Haksız kullanımın yıllarca sürdüğü uyuşmazlıklarda hangi dönem için talepte bulunulabileceği belirleyici hale gelir.

Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken kullanım süresini, talep edilen dönemi ve zamanaşımını kesen işlemleri birlikte inceler.

Beş Yıllık Süre

Ecrimisil talepleri bakımından uygulamada kabul gören zamanaşımı beş yıldır. Davacı bu sebeple kural olarak, davanın açıldığı tarihten geriye sayılacak son beş yıllık dilim için talepte bulunabilir.

Beş yılı aşan dönemler yönünden davalı zamanaşımı defini ileri sürerse, mahkeme bu dönem bakımından talebin reddine karar verebilmektedir.

Sürenin Başlangıcı

Zamanaşımı, haksız kullanımın gerçekleştiği dönemler yönünden işlemeye başlar. Kullanım kesintisiz sürüyor olsa dahi her kullanım dönemi için ayrı bir değerlendirme yapılabilmektedir. Bu nedenle hesaplama çoğunlukla dönemsel kullanım esas alınarak yürütülür.

Uzun süredir devam eden işgallerde uygulamada dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dilim esas alınmaktadır.

Kesilme ve Durma Halleri

Genel zamanaşımı hükümleri uyarınca bazı işlemler süreyi kesebilir ya da durdurabilir. İhtar gönderilmesi, borcun ikrar edilmesi, icra takibine girişilmesi ve dava açılması gibi işlemler, somut olayın koşullarına göre bu yönde sonuç doğurabilir.

Mahkeme, her dosya bakımından zamanaşımını kesen veya durduran sebepleri ayrıca değerlendirir.

Geriye Dönük Ecrimisil Talebi

Geçmiş döneme ilişkin kullanım bedelinin istenmesi mümkündür; ancak bu imkan zamanaşımı süresiyle sınırlıdır.

Davacı, dava tarihinden önceki haksız kullanım dönemleri için talepte bulunabilir; kural olarak bu talep son beş yıllık dilimle sınırlı kalır.

Uzun süreli işgallerde hangi dönemler için talepte bulunulduğunun dava dilekçesinde açıkça gösterilmesi uygulamada önem taşımaktadır.

Yargılama Süreci

Ecrimisil davaları; taşınmazın kullanım biçiminin, kullanım süresinin ve kullanım değerinin saptanmasını gerektiren teknik nitelikli davalardandır. Bu nedenle yargılamada keşif, bilirkişi incelemesi ve emsal kira araştırması belirleyici rol oynar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görev kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.

Yetki bakımından dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Bunun yanında genel yetki kuralları çerçevesinde davalının yerleşim yeri mahkemesi de belirli hallerde yetkili olabilmektedir.

Ancak ecrimisil talepleri çoğunlukla el atmanın önlenmesi davasıyla birlikte ileri sürüldüğünden, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi fiilen öne çıkmaktadır.

İhtiyati Tedbir

Ecrimisil davaları esas itibarıyla alacak davası olsa da, dosyanın özelliğine göre geçici hukuki koruma istemleri gündeme gelebilir. Delillerin kaybolma tehlikesi, taşınmazın devredilme ihtimali, kullanımın ağırlaşması ve müdahalenin sürmesi gibi hallerde ihtiyati tedbir istenebilmektedir.

Uygulamada bu talepler çoğunlukla el atmanın önlenmesi veya tapu uyuşmazlıklarına ilişkin istemlerle birlikte değerlendirilir.

Deliller ve İspat Yükü

İspat yükü davacıdadır; taşınmaz üzerindeki hakkını, davalının eylemli kullanımını ve bu kullanımın hukuka aykırılığını ortaya koymak zorundadır. Bu kapsamda başvurulan başlıca deliller şunlardır:

  • Emsal kira araştırmaları
  • Belediye ve kadastro kayıtları
  • Fotoğraf ile video kayıtları
  • Tanık beyanları
  • Kira ve kullanım belgeleri
  • Veraset ilamları
  • Tapu kayıtları

Paydaşların taraf olduğu dosyalarda intifadan men olgusunun kanıtlanması ayrıca ağırlık taşır.

Keşif ve Bilirkişi İncelemesi

Bu davalarda keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu belirleyen aşamalardır. Keşif sırasında taşınmazın fiili kullanım durumu, kullanım alanı, kullanım biçimi ve niteliği tespit edilir. Bilirkişiler ise taşınmazın emsal kira değerini, ekonomik kullanım potansiyelini ve ecrimisil bedelini hesaplar.

Tarım niteliğindeki taşınmazlarda ziraat bilirkişilerine; ticari nitelikte olanlarda ise emlak ve teknik bilirkişilere başvurulabilmektedir.

Harç ve Giderler

Ecrimisil davaları, istenen alacak tutarı üzerinden hesaplanan nispi harca tabidir. Yargılama sırasında tanık giderleri, tebligat masrafları, bilirkişi ücretleri ve keşif giderleri gibi kalemler doğabilir.

Kural olarak yargılama sonunda haksız çıkan taraf bu giderlerden sorumlu tutulur.

Vekâlet Ücreti

Taraflardan biri kendisini avukatla temsil ettirmişse, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince onun lehine nispi (oransal) vekâlet ücretine hükmedilir.

Ücret, davanın tamamen mi yoksa kısmen mi kabul edildiğine bakılarak, kabul ile ret oranları üzerinden hesaplanır.

Bedeli yüksek dosyalarda bu kalem uygulamada kayda değer tutarlara ulaşabilmektedir.

Kanun Yolları

Verilen kararlara karşı, kanunda aranan şartların bulunması halinde istinaf ve temyiz yollarına başvurulabilir.

İstinaf incelemesini Bölge Adliye Mahkemeleri, temyiz incelemesini ise şartları dahilinde Yargıtay yapar. Kanun yolu denetimine en sık konu olan başlıklar arasında emsal kira değerlendirmeleri, intifadan men koşulu, bilirkişi raporları, kullanım süresi ve ecrimisil hesabı yer almaktadır.

Davanın Sonuçları

Yargılama sonunda taşınmazın haksız biçimde kullanıldığı ve davacının kullanım hakkından yoksun kaldığı saptanırsa ecrimisil alacağına hükmedilebilir. Tahsile hükmedilecek tutar; işgal süresi, kullanımın biçimi ve bilirkişi raporlarındaki tespitler doğrultusunda saptanır.

Ecrimisil Alacağına Hükmedilmesi

Haksız kullanımın varlığı tespit edildiğinde, davacının kullanım mahrumiyetinin karşılığı olarak ecrimisil alacağına hükmedilir.

Bedel çoğunlukla emsal kira değeri ile taşınmazın kullanım niteliği gözetilerek saptanır.

Faiz

Ecrimisil alacağıyla birlikte faiz de istenebilir. Faiz kural olarak, işgalin gerçekleştiği her bir dönemin sona erdiği an (tahakkuk tarihi) itibarıyla işlemeye başlar. Ecrimisil bir tazminat niteliği taşıdığından faiz, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Bu davalarda genel olarak yasal faiz uygulanır. Bununla birlikte taraflar arasındaki ilişki ticari nitelik taşıyorsa ya da işgale uğrayan yer bir ticari işletme ise avans faizi (ticari faiz) istenmesi mümkün olabilmektedir.

Kararın İcrası

Ecrimisile ilişkin karar kesinleştikten sonra ilamlı icra yoluyla tahsil süreci başlatılabilir.

Ecrimisil ile Birlikte Açılabilecek Davalar

Ecrimisil talepleri uygulamada nadiren tek başına ileri sürülür; taşınmaza yönelen müdahalenin niteliğine göre farklı dava ve istemlerle birleştirilir. Mülkiyet uyuşmazlığının çözülmesi, haksız müdahalenin sona erdirilmesi ya da taşınmaz üzerinde oluşmuş fiili durumun giderilmesi amacıyla birden çok talep aynı dosyada değerlendirilebilmektedir.

El Atmanın Önlenmesi Davası

Ecrimisil en sık el atmanın önlenmesi davasıyla birlikte açılır. Bu birleşimde el atmanın önlenmesi istemiyle müdahalenin sona erdirilmesi, ecrimisil istemiyle ise geçmiş döneme ait kullanım zararının giderilmesi amaçlanır.

Kal ve Yıkım Davaları

Taşınmaz üzerine hukuka aykırı biçimde yapılan yapıların ya da fiziki müdahalelerin kaldırılması için kal (yıkım) davası açılabilir.

Uygulamada kullanımı engelleyen müdahaleler, taşkın yapılar ve kaçak yapılar bu davalara konu olmaktadır.

Tazminat Davaları

Haksız kullanım nedeniyle doğan zararların karşılanması amacıyla maddi tazminat; koşulları varsa manevi tazminat da istenebilir.

Taşınmazın zarar görmesi, gelir kaybı ve kullanım kaybı gibi hallerde bu ek talepler gündeme gelebilmektedir.

Ecrimisil dosyalarında talebin reddedilmesinin en yaygın sebebi, hukuki dayanağın zayıflığı değil ispat eksikliğidir. Özellikle paydaşlar ve mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklarda intifadan men koşulunun karşılanamaması, esasen haklı bir talebin sonuçsuz kalmasına yol açmaktadır. Bu nedenle dava açılmadan önce, kullanma iradesinin karşı tarafa ulaştırıldığını gösteren bir ihtarnamenin bulunup bulunmadığı mutlaka gözden geçirilmelidir.

İkinci kritik başlık dönemselliktir. Beş yıllık sınır dava tarihinden geriye doğru işlediğinden, talebin hangi dönemleri kapsadığının dilekçede ayrıştırılmış biçimde gösterilmesi hem zamanaşımı savunmasına hem de faiz başlangıcına ilişkin tartışmaları baştan sadeleştirir.

Somut bir dosyada şu başlıklar önceliklendirilmelidir:

  • İntifadan men koşulunun noter ihtarnamesi ya da eşdeğer belgeyle önceden belgelendirilmesi
  • Talep edilen dönemlerin yıl yıl ayrıştırılarak dilekçede gösterilmesi
  • Taşınmazın kullanım biçiminin (konut, tarım, ticari) bilirkişi incelemesinden önce delillendirilmesi
  • Fiili kullanımın başlangıç tarihinin fotoğraf, tanık ve idari kayıtlarla desteklenmesi
  • Faiz türünün, işgal edilen yerin niteliğine göre baştan doğru seçilmesi
  • El atmanın önlenmesi talebiyle birlikte açılmasının dosya stratejisi bakımından değerlendirilmesi

Independent Legal, taşınmazlara yönelik haksız kullanımdan doğan uyuşmazlıklarda ihtarname aşamasından ecrimisil kararının icrasına kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara