Independent LegalIndependent Legal

Yabancılar Hukuku

Yabancılar Hukuku

INAD Yolcu Uygulaması: Ç-138 Kodunun Doğurduğu Giriş Yasağı ve Kaldırılma Yolları

Sınır kapısından geri çevrilen yabancılar hakkında düzenlenen Ç-138 kodu, beş yıla varan bir giriş engeli doğurur. Kodun hangi hallerde işlendiğini, idari itiraz ve iptal davası yollarını, sürelerini ve maliyetlerini uygulama perspektifiyle inceliyoruz.

Yayın 13 Ağustos 2026Uygulama Alanı Yabancılar HukukuOkuma 7 dk

Hava limanlarında ve kara sınır kapılarında en sık karşılaşılan engellerden biri, pasaport kontrolünü geçemeyen yolcunun uçağa geri bindirilerek geldiği ülkeye yollanmasıdır. Bu işlem tek başına kalmaz; ilgilinin kaydına Ç-138 tahdit kodu işlenir ve yabancı, artık giriş şartlarını eksiksiz taşısa bile sınırdan geçemez hale gelir. Uygulamada bu kod INAD yolcu kodu adıyla anılmaktadır.

Kodun pratik sonucu, beş yıla varan bir giriş yasağıdır. Kaydın kendiliğinden silinmesini beklemek yerine, idari ve yargısal başvuru yollarının süresinde ve gerekçelendirilmiş biçimde kullanılması gerekir. Bu bilgi notunda Ç-138 kodunun hangi durumlarda düzenlendiğini, kaldırılması için izlenebilecek yolları, bunlara bağlanan süreleri ve sürecin muhtemel maliyetini ele alıyoruz.

Ç-138 Kodu Ne Anlama Gelir?

Ç-138, ülkeye giriş talebi tekrar tekrar reddedilen yabancılar bakımından tesis edilen bir tahdit kaydıdır. Kayıt sistemde göründüğü sürece, sınır kapısındaki görevlinin takdiri değil doğrudan bu kod belirleyici olur.

Sınır kapısında yapılan denetimde, ülkeye kabul için aranan koşulları taşımadığı sonucuna varılan; sınır polisinin değerlendirmesinden ya da pasaport kontrol noktasından geçirilmeyen kişiler kabul edilemeyen yolcu olarak nitelendirilir. Bu nitelendirmenin bir kez veya birden çok kez gerçekleşmesi üzerine ilgili yabancı hakkında Ç-138 kodu düzenlenir.

Kod Hangi Amaçla Düzenlenir?

Kodun işlevi, kabul edilemeyen yolcu konumuna düşen yabancının Türkiye'ye girişini 5 yıla kadar engellemektir. Yani tedbir, geçmişteki bir olaya bağlı olarak ileriye dönük bir yasak üretir.

Bu noktada sık yaşanan yanılgıya değinmek gerekir: kişi sonraki tarihte geçerli vize, yeterli maddi imkân ve konaklama belgesi gibi giriş için aranan tüm nitelikleri tamamlamış olsa dahi, kayıttaki tahdit kodu varlığını sürdürdükçe girişi reddedilir. Dolayısıyla yeniden seyahat edebilmenin ön koşulu, INAD kaydının hukuki yollarla ortadan kaldırılmasıdır.

Ç-138 Kodu Nasıl Kaldırılır?

Kaydın silinmesi bakımından iki yol vardır: yetkili idari makama gerekçeli bir dilekçeyle itiraz edilmesi ve idare mahkemesinde iptal davası açılması. İtiraz yolu, dava açmanın ön şartı değildir; ne var ki uygulamada elle tutulur sonuçlar verdiği için çoğunlukla önce bu yol denenmektedir. Buna karşılık sıralamanın tersi mümkün değildir: iptal davası açıldıktan sonra aynı işlem için idari itirazda bulunulamaz.

Aşağıdaki başlıklarda INAD kaydının kaldırılmasına ilişkin işlemler ayrıntılandırılmıştır. Tahdit kodlarının tamamını kapsayan ve kaldırma sürecini bütünüyle inceleyen değerlendirmelere ise "yabancı tahdit kodu ve kodun kaldırılması davası" başlıklı çalışmadan ulaşılabilir.

Giriş yasağının ve tahdit kaydının kaldırılmasına yönelik başvurularda süreyi kısaltan asıl unsur, dosyanın baştan doğru kurgulanmasıdır; bu nedenle yabancılar hukuku alanında deneyimli bir hukukçudan destek alınması önem taşır.

İdari İtiraz Yoluyla Kaydın Silinmesi

Ç-138 kodu nedeniyle girişi engellenen yabancı, yetkili makama başvurarak hem kodun hem de yasağın kaldırılmasını isteyebilir. Bu talep, gerekçeleri açıkça ortaya konulmuş bir dilekçeyle Göç İdaresi Genel Başkanlığına yöneltilir.

Başvurunun, kodun ilgiliye tebliğ edildiği ya da öğrenildiği günü takip eden günden başlamak üzere 60 gün içinde yapılması aranır. Bu süre geçirildikten sonra sunulan taleplerin reddiyle karşılaşılmaktadır.

İdare mahkemesinde iptal davası açmadan önce bu yola gidilmesi zorunlu tutulmamıştır. Yine de itiraz, hem pratikte sonuç alınmasını sağlayabildiği hem de idarece verilecek ret kararı süre hesabında kolaylık getirdiği için tavsiye edilmektedir.

Genel Başkanlığa iletilen talebin reddedilmesi, 30 gün içinde hiçbir cevap verilmemesi ya da verilen cevabın belirsiz nitelikte olması hallerinde idare mahkemesinde iptal davası yolu açılır.

Tahdit Kaydına Karşı İptal Davası

INAD kodu sebebiyle ülkeye alınmayan yabancının önündeki ikinci hukuki imkân, idare mahkemesinde iptal davası açmaktır. Bu davada husumet Göç İdaresi Genel Başkanlığına yöneltilir.

Dava açma süresi, kodun yabancıya tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren 60 gündür. Dava öncesinde yetkili makama itiraz edilmişse, itiraz başvurusunun yapıldığı ana kadar geçen günler de bu sürenin içinde sayılır.

Somut bir örnek konuyu netleştirir: tebliği izleyen 10. günde itiraz dilekçesi verilmiş olsun. İdare, 30 günlük cevap süresinin herhangi bir gününde yanıt verebileceği gibi, hiç yanıt vermeyerek talebi zımnen reddetmiş de sayılır. Bu ihtimallerin her ikisinde de geriye kalan 50 gün içinde dava açılabilir. Görüldüğü üzere itiraza kadar geçen süre hesaba dahil edilirken, idarenin cevap için kullandığı süre hesaba katılmaz.

Ç-138 kaydının iptali için dava açılması, idari işlemlerin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yargılama sürerken işlemlerin icra edilmemesini isteyen yabancının, bu yöndeki talebini dava dilekçesinde mahkemeye iletmesi gerekir. Mahkeme yürütmenin durdurulması koşullarının oluştuğu kanaatine varırsa, koda bağlı işlemler dava sonuçlanana kadar askıya alınır.

İptal talebinin reddedilmesi durumunda istinaf kanun yoluna gidilebilir. Bölge idare mahkemesinin vereceği karar kesin nitelikte olup, bu aşamadan sonra temyiz başvurusu yapılamaz.

Tüm tahdit kodlarının tek tek ele alındığı kapsamlı inceleme için "yabancı tahdit kodu ve kodun kaldırılması davası" başlıklı yazıya bakılabilir.

Meşruhatlı Vize ile Ülkeye Giriş İmkânı

Hakkında Ç-138 kodu düzenlenen yabancı, meşruhatlı vize alabilmişse, 5 yıllık giriş yasağı ya da sınır dışı kararı bulunsa dahi vizenin geçerli olduğu süre boyunca ülkeye girebilir.

Meşruhatlı vize, tedavi görülmesi, öğrenim ve aile birleşimi gibi özellik arz eden hallerde idarenin takdiriyle tanınan istisnai bir vize türüdür. Başvuru, yabancının bulunduğu ülkedeki Türk dış temsilciliklerine yapılır. Konunun ayrıntıları "meşruhatlı vize" başlıklı çalışmada ele alınmaktadır.

Sınır Dışı Kararına Karşı Açılacak İptal Davası

Tahdit kodu, yabancının hareket serbestisini sınırlayan bir tedbir niteliği taşıdığından, aynı olay çerçevesinde sınır dışı kararı da alınabilmektedir. Yabancı, kendisine tebliğ edilen sınır dışı etme kararına karşı, tebliğden itibaren 7 gün içinde iptal davası açma hakkına sahiptir. Davanın, kararı veren valiliğin bağlı bulunduğu yer idare mahkemesinde açılması gerekir.

Deport kararının kaldırılmasına yönelik dava, kanunda öngörülen 7 günlük süre içinde mümkün olan en erken anda açılmalıdır. Zira idare, kararı tebliğ ettikten sonra sınır dışı işlemlerini tamamlayabilmekte ve itiraz süresinin sonunu beklemeksizin kişiyi ülke dışına çıkarabilmektedir.

Deport kararının iptali istemiyle açılan davada talep yalnızca bu kararla sınırlı tutulmak zorunda değildir; dilekçede tahdit kodunun da kaldırılması istenebilir. Mahkeme, ileri sürülen taleplerin hukuken yerinde olduğu sonucuna ulaşırsa hem sınır dışı kararının hem de kodun iptaline hükmedecektir.

Bu davalarda kanuni sürelere titizlikle riayet edilmesi ve hızlı hareket edilmesi belirleyicidir. Ayrıca dilekçenin somut hukuki gerekçelerle desteklenmesi gerekir. Aksi halde hem başvurunun reddi riski doğar hem de yabancının sınır dışı edilmesinin önü açılır. Sürecin teknik yapısı dikkate alındığında, bu alanda çalışan bir hukukçudan danışmanlık alınması yerinde olacaktır.

Deport kararının iptali davasındaki süreler, usul kuralları ve dikkat edilmesi gereken diğer hususlar "deport kararı (sınır dışı edilme) nasıl kaldırılır?" başlıklı çalışmada ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.

İdari Gözetim Kararına İtiraz

Sınır dışı kararı verilen kişiler hakkında ayrıca idari gözetim kararı da uygulanabilmektedir. Bu karara muhatap olan yabancılar geri gönderme merkezlerinde gözetim altında tutulur. Gözetimin sona erdirilmesini ve merkezden çıkmayı isteyen kişilerin itiraz başvurusunda bulunması gerekir.

İtiraz, kararın alındığı valilik yerleşkesindeki ya da yabancının fiilen tutulduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yöneltilir.

Konuya ilişkin ayrıntılara "geri gönderme merkezinden çıkmak için idari gözetim kararına itiraz" başlıklı yazıdan ulaşılabilir.

Sürecin Tamamlanması Ne Kadar Zaman Alır?

Ç-138 kaydının silinmesi için yetkili makama yapılan itiraz başvuruları genellikle 1-3 ay içinde karara bağlanmaktadır. Kodun ve giriş yasağının kaldırılması istemiyle açılan iptal davaları ise ortalama 1 yıl civarında sonuçlanmaktadır.

Davanın reddi üzerine istinafa gidilmesi, doğal olarak süreci uzatan bir etkendir. Bunun dışında gerekçenin yeterince açık ortaya konulamaması, dosyaya sunulan belgelerdeki eksiklikler ve başvurulan makamın iş yükünün yoğunluğu da bekleme süresini artıran başlıca nedenlerdir.

Harç ve Yargılama Giderleri

Ç-138 kodunun kaldırılmasına ilişkin davada harç ve masraflar yaklaşık 4.000 TL düzeyindedir. Bu rakam, yetkili makamlarca açıklanan 2023 yılı verileri esas alınarak belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesine tedbir talebiyle birlikte yapılacak bireysel başvuruda ödenecek tutar ise 2.220,60 TL olarak tespit edilmiştir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tahdit kodunun kaldırılmasına ilişkin uyuşmazlıklarda görev ve yetki Ankara idare mahkemelerine aittir. Buna karşılık koda dayanılarak tesis edilen deport kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, sınır dışı kararını veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesi görevli ve yetkilidir.

Sonuç

Ç-138 kodundan kaynaklanan kısıtlamalara, sınır dışı ve idari gözetim kararlarına karşı yapılan başvurularda usul kurallarına uyulmaması, talebin esasına girilmeden reddedilmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu ihtimalde yabancı, 5 yıl boyunca ülkeye giremez konumda kalır. Kodun ve sınır dışı kararının en kısa sürede ve doğru yoldan kaldırılabilmesi, bu nedenle sürecin başında alınacak hukuki desteğe bağlıdır.

INAD kaydına ilişkin dosyalarda kaybedilen davaların önemli bir bölümü, işin esasından değil süre ve usul hatalarından kaynaklanmaktadır. Tebliğ tarihinin belgelenememesi, itiraz ile dava arasındaki süre hesabının yanlış yapılması veya yürütmenin durdurulması talebinin dilekçeye hiç konulmaması tek başına sonuca etki edebilecek eksikliklerdir.

Uygulamada ayrıca, tahdit kodu ile sınır dışı kararının birbirinden bağımsız işlemler olduğu gözden kaçırılmaktadır. Bu iki işlemin farklı süre rejimlerine ve farklı yetkili mahkemelere tabi olduğu dikkate alınmadığında, süresinde açılmış bir dava dahi yetki yönünden reddedilebilmektedir. Somut olayda izlenecek yol haritası belirlenirken şu başlıkların öne alınması gerekir:

  • Kodun tebliğ edildiği ya da öğrenildiği anın kayıt altına alınması ve 60 günlük sürenin buna göre hesaplanması
  • İdari itiraz ile doğrudan dava arasındaki tercihin, olayın aciliyeti ve belge durumu gözetilerek yapılması
  • Dava dilekçesine yürütmenin durdurulması talebinin baştan eklenmesi
  • Sınır dışı kararı da bulunuyorsa 7 günlük sürenin öncelikli takvim olarak ele alınması ve iki talebin aynı dilekçede birleştirilip birleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi
  • İdari gözetim uygulanmışsa sulh ceza hâkimliğine itirazın paralel biçimde yürütülmesi
  • Aile birleşimi, tedavi veya öğrenim gibi bir gerekçe varsa meşruhatlı vize seçeneğinin ayrıca gündeme alınması

Independent Legal, tahdit kodlarının kaldırılması, sınır dışı kararlarına karşı iptal davaları ve idari gözetim itirazları dahil olmak üzere yabancılar hukukundan doğan uyuşmazlıklarda danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara