Independent LegalIndependent Legal

Yabancılar Hukuku

Yabancılar Hukuku

N-99 Tahdit Kodu: Interpol Kaynaklı Giriş Engeli ve Kaldırılma Yolları

Interpol kayıtları nedeniyle işlenen N-99 kodu, yabancının ülkeye kabulünü ön izin şartına bağlar ve uygulamada giriş yasağı sonucu doğurur. Kodun hangi gerekçeyle tesis edildiğini, idari başvuru, iptal davası ve meşruhatlı vize seçeneklerini uygulama perspektifiyle ele alıyoruz.

Yayın 13 Ağustos 2026Uygulama Alanı Yabancılar HukukuOkuma 7 dk

Bir yabancının pasaportu sınır kapısında okutulduğunda sistemde beliren tahdit kayıtları, idarenin o kişinin ülkeye kabulü konusunda önceden aldığı tutumu gösterir. Bu kayıtlar içinde N-99, Interpol verileriyle bağlantılı olan ve uygulamada kısaca Interpol kodu diye anılan koddur. Kod işlendiğinde yabancının Türkiye'ye girişi, doğrudan serbest bırakılmak yerine bir ön izin prosedürüne bağlanır.

Düzenlemenin kâğıt üzerindeki görünümü bir denetim mekanizmasıdır; fiiliyattaki sonucu ise çok daha ağırdır. Kendisine N grubundan bir kod işlenen yabancılara söz konusu ön izin çoğu kez çıkarılmadığından, kayıt pratikte bir giriş yasağı gibi işlemektedir. Kaydın kaldırılması bakımından başvurulabilecek yollar üç başlıkta toplanır: yetkili idari mercie yapılacak başvuru, idare mahkemesinde açılacak iptal davası ve meşruhatlı vize temini. İlgili hakkında ayrıca bir sınır dışı kararı bulunuyorsa, bu karara karşı da bağımsız biçimde dava açılması zorunludur.

Aşağıda kodun hangi gerekçeyle tesis edildiğini, hangi kurumların bu yetkiyi kullandığını, itiraz ve dava sürelerinin nasıl hesaplandığını, yargılamanın ne kadar sürdüğünü ve hangi masraf kalemlerinin doğduğunu ele alıyoruz.

N-99 Kodunun Anlamı ve İşlevi

N-99, yabancıların ülkeye kabulü önünde engel oluşturan tahdit kayıtlarından biridir. Kaydın dayanağı, ilgilinin Interpol'ün arama bültenlerinde yer alması ya da bu örgüte üye devletlerden birinde hakkında arama kaydı bulunmasıdır.

Kodu işleme yetkisi tek bir kuruma ait değildir. İl Göç İdaresi Genel Müdürlükleri, Hudut ve Sahil Genel Müdürlükleri ile mevzuatın yetkilendirdiği diğer bazı birimler bu kaydı oluşturabilmektedir.

Kaydın hukuki sonucu, ülkeye girişin önceden alınacak bir izne bağlanmasıdır. Yani hakkında N-99 bulunan yabancı, sınır kapısına gelmeden önce yetkili makamlardan izin almış olmalıdır. Ne var ki uygulamada bu izin genellikle düzenlenmediği için, kayıt taşıyan kişiler bakımından sonuç fiilen ülkeye giriş yasağına dönüşmektedir.

Kodun Tesis Edilme Gerekçeleri

Kodun işlenmesindeki temel amaç, Interpol bültenlerinde adı geçen yabancıların ülkeye girişlerinin denetim altında tutulmasıdır. Bu denetim ihtiyacının kanuni çerçevesi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde çizilen kamu düzeni ve kamu güvenliği korumasıdır.

Kaydın iki pratik sonucu vardır: yabancının ülkeye kabulü ön izin şartına bağlanır ve ilgili kişi vize muafiyeti rejiminden yararlanamaz hale gelir.

Kodun Kaldırılmasında İzlenebilecek Yollar

N-99 kaydının silinmesi, ya yetkili idari mercie yapılan başvuru ya da idare mahkemesinde açılan iptal davası sonucunda mümkün olur. Bunların yanında, kayıt henüz kaldırılmamış olsa dahi meşruhatlı vize alınarak ülkeye giriş yapılabilmektedir.

Göç İdaresine Yapılan İdari Başvuru

Kaydın kaldırılması talebiyle Göç İdaresi Genel Başkanlığına başvurulur. Talep, olayın hukuki ve maddi yönünü ortaya koyan gerekçeli bir dilekçeyle iletilir. Başvurunun, kaydın ilgiliye tebliğ edildiği günü izleyen günden başlayarak 60 gün içinde yapılması gerekir.

İdare, kendisine ulaşan talebi 30 gün içinde karara bağlar. Bu süre içinde herhangi bir cevap verilmediği takdirde talep zımnen reddedilmiş kabul edilir. Ret sonucunda iptal davası yolu açılır. Öte yandan yabancının idari başvuru aşamasını hiç kullanmadan doğrudan idare mahkemesine gitmesinin önünde de bir engel bulunmamaktadır.

İdari mercie yapılan bu başvurunun önemli bir işlevi daha vardır: talep sonuçlanıncaya kadar, dava açmak için öngörülen 60 günlük süre durur.

İdare Mahkemesinde İptal Davası

Kaydın silinmesi için idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Davanın açılacağı süre, tıpkı idari başvuruda olduğu gibi, tebliği izleyen günden itibaren 60 gündür.

Önce Göç İdaresi Başkanlığına başvurulmuş ve talep reddedilmişse yine dava yoluna gidilir; ancak bu ihtimalde süre baştan işlemez. Kaydın tebliği ile idari başvurunun yapıldığı tarih arasında geçen gün sayısı, 60 günlük süreden düşülür.

Bunu bir örnekle somutlaştırmak mümkündür: tebliği izleyen günden sayıldığında 32. günde idareye başvurulmuşsa, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren dava açmak için geriye 28 gün kalmıştır.

Bu davada yürütmenin durdurulması da talep edilebilir. Talep kabul edildiğinde, kaydın doğuracağı hukuki etkiler yargılama sonuna kadar askıya alınır. Böyle bir karar için iki koşul birlikte aranır: işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç ya da olanaksız zararların doğacak olması ve işlemin açık biçimde hukuka aykırı bulunması. Dilekçede bu koşulların somut olayda gerçekleştiği ortaya konulmalıdır.

Tahdit kayıtlarının iptaline ilişkin yargılamalar, sürelerin izlenmesinden dilekçelerin usulüne uygun hazırlanmasına kadar çok sayıda işlem içerir. Dava dilekçesinde iptal talebinin hukuki temellerinin doğru kurulması da sonucu belirleyen unsurlardandır. Bu nedenle sürecin yabancılar hukuku alanında deneyimli bir vekil eşliğinde yürütülmesi yerinde olur.

Tahdit kodlarının tümü ve kodun iptaline ilişkin yargılamanın ayrıntıları için "yabancı tahdit kodları ve kodun kaldırılması davası" başlıklı çalışmamıza bakılabilir.

Meşruhatlı Vize ile Ülkeye Giriş

N-99 sebebiyle giriş engeliyle karşılaşan yabancı, meşruhatlı vize temin ederek ülkeye gelebilir. Bu vize türünün ayırt edici yanı şudur: kayıt ve buna bağlı giriş engeli varlığını sürdürse bile ilgiliye ülkeye giriş imkânı tanır.

Meşruhatlı vize; aile birleşimi, çalışma, öğrenim, tedavi ve ticaret gibi belirli amaçlara özgülenmiş olarak idare tarafından düzenlenen özel bir vize kategorisidir.

Konunun tüm ayrıntıları "meşruhatlı vize nedir? nasıl alınır?" başlıklı yazımızda ele alınmıştır.

Sınır Dışı Kararının Ayrıca Dava Edilmesi

Hakkında tahdit kaydı bulunan yabancı için aynı zamanda bir sınır dışı kararı da alınmış olabilir. Böyle bir tabloda yalnızca kaydın iptali istemiyle mahkemeye gidilmesi yeterli olmaz; sınır dışı işlemi kendi başına uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla iki işleme karşı da ayrı ayrı dava açılması gerekir. Sınır dışı kararına yönelik dava, bu kararın icrasını durdurur.

Sınır dışı kararına karşı açılacak iptal davası, kararın yabancıya tebliğinden sayılmak üzere 7 gün içinde açılır. Bu dilekçede, sınır dışı işleminin yanı sıra tesis edilmiş tahdit kaydının da kaldırılması istenebilir. Mahkeme talebi yerinde görürse kayıt da silinir.

Yedi günlük sürenin sonuna kadar beklenmemesi, dilekçenin mümkün olan en erken tarihte verilmesi önerilir. Zira idare sınır dışı işlemlerini tamamladığında, yabancının dava açmasını beklemeksizin kişiyi ülke dışına çıkarabilmektedir.

Sınır dışı (deport) kararına karşı yürütülecek yargılamanın kapsamlı incelemesi için "deport kararı (sınır dışı edilme) nasıl kaldırılır?" başlıklı yazımıza bakılabilir.

Geri Gönderme Merkezinde İdari Gözetim ve İtiraz

Sınır dışı kararı verilen yabancı, geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutulabilir. Kişinin bu merkezden çıkarılabilmesi için, kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine itiraz başvurusu yapılması gerekir.

Burada idari gözetim kararına itiraz konusunun yalnızca genel çerçevesi verilmiştir. Ayrıntılı bilgi için "geri gönderme merkezinde idari gözetim kararına itiraz" başlıklı çalışmamız incelenebilir.

Sürecin Öngörülen Süresi

Kaydın kaldırılması amacıyla idare mahkemesinde açılan iptal davası ortalama 1 yıl civarında sürmektedir. Yetkili mercie yapılan idari başvuru ise çok daha kısa sürede, 1-3 ay içinde sonuçlanmaktadır.

Yargılama Gideri ve Harçlar

İdare mahkemesinde dava açılması halinde doğan masraflar; başvurma ve karar harçları, posta gideri ve yargılamaya ilişkin diğer kalemlerden oluşur. Bu kalemlerin toplamı yaklaşık 4.000 TL düzeyindedir.

Harç tarifeleri her yıl yeniden belirlendiğinden, güncel tutarların başvuru anında kontrol edilmesi gerekir. Kaynak metinde 2023 yılına ait idari dava masraf tutarları ayrı bir tabloda gösterilmiştir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tahdit kaydının kaldırılmasına ilişkin davalarda görev ve yetki, Ankara idare mahkemelerine aittir. Buna karşılık kayda dayanılarak alınan deport kararlarının iptali istendiğinde, davaya bakacak yer sınır dışı kararını tesis eden valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemeleridir.

Sonuç

N-99, uygulamada en sık rastlanan tahdit kayıtları arasındadır. Kaydın silinmesi ise tek bir dilekçeyle tamamlanan basit bir işlem değil, çok sayıda usul adımını içeren bir süreçtir. Kaydın ve varsa sınır dışı kararının iptal edilememesi halinde ilgili kişi ülkeye giremeyecek ya da ülke dışına çıkarılacaktır. Bu ağırlıktaki sonuçlarla karşılaşmamak için sürecin alanında uzman bir hukukçuyla yürütülmesi büyük önem taşır.

N-99 kayıtlarında uyuşmazlığın kaynağı çoğu zaman Türkiye'deki bir fiil değil, başka bir devletin talebiyle oluşturulmuş uluslararası bir kayıttır. Bu nedenle savunmanın merkezine, kaydın dayandığı Interpol verisinin güncelliği, isabetliliği ve ilgili kişiyle örtüşüp örtüşmediği yerleştirilmelidir. Ad benzerliğinden veya siyasi nitelikli taleplerden kaynaklanan kayıtlarda bu inceleme belirleyici olabilmektedir.

Sürecin ikinci kritik boyutu zamanlamadır. İdari başvuru ile dava yolu arasındaki tercih, yalnızca hız değil süre hesabı bakımından da sonuç doğurur; sınır dışı kararının varlığı ise takvimi tamamen değiştirir. Somut bir dosyada yol haritası kurulurken şu başlıklar öncelikli olarak değerlendirilmelidir:

  • Tebliğ tarihinin belgeyle sabitlenmesi ve 60 günlük sürenin bu tarih üzerinden hesaplanması
  • Dosyada sınır dışı kararı da bulunup bulunmadığının ilk aşamada tespiti ve varsa 7 günlük sürenin önceliklendirilmesi
  • İdari başvuru ile doğrudan dava seçenekleri arasında, kalan süre dikkate alınarak bilinçli tercih yapılması
  • Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebinin gerekçelendirilerek ileri sürülmesi
  • İlgilinin geri gönderme merkezinde tutulması halinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yolunun eş zamanlı işletilmesi
  • Acil bir seyahat ihtiyacı varsa meşruhatlı vize seçeneğinin yargılamaya paralel biçimde değerlendirilmesi

Independent Legal, tahdit kodlarının kaldırılması, sınır dışı kararlarının iptali ve idari gözetime itiraz süreçlerinde yabancı gerçek ve tüzel kişilere danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara