Independent LegalIndependent Legal

Aile Hukuku

Aile Hukuku

Süresiz Yoksulluk Nafakası: Türk Uygulaması ve Karşılaştırmalı Hukuk Modelleri

Türk Medeni Kanunu m. 175 uyarınca bağlanan yoksulluk nafakası süre sınırına tabi değildir. Bu düzenlemenin tarihsel gelişimini, yol açtığı tartışmaları ve Anglo-Sakson, Avrupa, İslam ve Asya hukuk sistemlerindeki süreli nafaka modellerini karşılaştırmalı olarak değerlendiriyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Aile HukukuOkuma 12 dk

Boşanma, tarafların yalnızca duygusal dünyasını değil ekonomik konumunu ve hukuki statüsünü de kalıcı biçimde etkileyen bir süreçtir. Bu sürecin en çok tartışılan başlıklarından biri süresiz yoksulluk nafakasıdır. Yürürlükteki düzenleme uyarınca boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla süre sınırı bulunmayan bir nafaka bağlanabilmektedir. Uygulamanın kendisi ise hem toplumsal hem hukuki düzlemde yoğun tartışmalara konu olmaktadır.

Eleştiriler iki eksende yoğunlaşıyor. Bir yanda nafaka yükümlüsünün mali sorumluluğunun ömür boyu sürmesi, diğer yanda nafaka alacaklısının çalışabilir durumda olup olmadığına bakılmaksızın desteği almayı sürdürmesi gündeme getiriliyor. Kısa süren bir evliliğin ardından dahi yaşam boyu ödeme yükümlülüğü doğmasını hakkaniyete aykırı bulan görüşlerin yanında, ekonomik özgürlüğünü kazanamamış bireylerin korunmasız kalacağı endişesini dile getirenler de bulunuyor. Bu tablo, süresiz nafakanın kaldırılması ya da belirli sürelerle sınırlandırılması yönündeki yasa değişikliği taleplerini canlı tutuyor.

Bu bilgi notunda Türkiye'deki süresiz nafaka uygulamasını farklı hukuk sistemlerindeki örneklerle karşılaştırmalı biçimde inceliyor; düzenlemenin doğurduğu hukuki ve toplumsal sorunları ele alarak gündeme getirilen çözüm önerilerini değerlendiriyoruz.

Nafaka Kavramı

Nafaka, boşanma veya ayrılığın ardından ekonomik bakımdan zayıf konumda kalan eşin ya da çocukların geçiminin sağlanması amacıyla mahkemece hükmedilen maddi ödemedir. Türk hukukunda bu kurum, medeni hukukun sosyal dengeyi gözetme işlevine hizmet eden bir mekanizma olarak kabul edilir ve eşler ile çocukların mağduriyetini önlemeye yönelik bir düzenleme niteliği taşır.

Nafakanın belirlenmesinde tarafların ekonomik durumu, evliliğin süresi, kusur dağılımı ve yoksulluğa düşme riski gibi ölçütler birlikte değerlendirilir. Mahkeme, yükümlünün ödeme gücü ile alacaklının ihtiyaçlarını karşılaştırarak bir tutar belirler. Belirlenen bu tutar sabit değildir; tarafların koşullarındaki değişime bağlı olarak sonradan artırılabilir, azaltılabilir ya da bütünüyle ortadan kaldırılabilir.

Türkiye'de Süresiz Nafaka Uygulaması

Süresiz Nafaka Nedir?

Süresiz nafaka, boşanmanın ardından ekonomik olarak güçsüz kalan tarafa bağlanan ve herhangi bir süre sınırına bağlı olmaksızın devam eden yoksulluk nafakasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eş, diğer eşten süresiz biçimde nafaka isteyebilir. Ödeme yükümlülüğü; alacaklının yeniden evlenmesi, kendi geçimini sağlayabilecek duruma gelmesi ya da hayatını kaybetmesi gibi haller ortaya çıkmadıkça sürer.

Hukuki Dayanak

Süresiz yoksulluk nafakasının Türk hukukundaki yasal temeli Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesidir:

Türk Medeni Kanunu m. 175
"Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla, geçimi için diğer taraftan süresiz olarak nafaka isteyebilir. Diğer tarafın ekonomik gücü elverdiği ölçüde, hakim, nafaka ödenmesine karar verebilir."

Hükümden çıkan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Nafaka yükümlüsü konumundaki eşin ödeme gücünün bu talebi karşılamaya elverişli olması aranır.
  • Talepte bulunan tarafın kusurunun karşı tarafın kusurundan ağır olmaması gerekir.
  • Kanun herhangi bir süre sınırı öngörmemiştir; nafaka süresiz olarak bağlanabilir.
  • Talep sahibinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek durumda bulunması zorunludur.

Mahkemeler nafaka tutarını saptarken tarafların mali durumunu, yaşam standartlarını ve yoksulluk düzeyini birlikte gözetir. Nafakanın hangi hallerde sona ereceği ve ne şekilde değiştirilebileceği ise Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinde düzenlenmiştir. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için Süresiz Nafaka Nedir? başlıklı çalışma incelenebilir.

Süreli Nafakadan Süresiz Nafakaya Geçiş Süreci

Süresiz nafaka, Türk hukukunda her dönem geçerli olmuş bir düzenleme değildir. Geçmişte yoksulluk nafakası belirli bir süreyle sınırlandırılmış, ödeme yalnızca sınırlı bir dönem boyunca yapılmıştır.

Eski dönem: 743 sayılı Medeni Kanun

1926 yılında yürürlüğe giren 743 sayılı eski Medeni Kanun'un 144. maddesi yoksulluk nafakasına süre sınırı getirmekteydi. Bu hükme göre boşanmada kusursuz olan eş, büyük bir yoksulluğa düşmesi halinde nafaka isteyebiliyordu; ancak ödeme süresi en fazla bir yılla sınırlıydı ve bir yılın dolmasıyla birlikte mahkemeler nafakayı sonlandırıyordu.

Söz konusu düzenleme, boşanmanın ardından ekonomik yönden güçsüz duruma düşen kadınların mağduriyetine yol açtığı gerekçesiyle zaman içinde eleştirilmiş ve değişiklik ihtiyacı doğmuştur.

1988 değişikliği: süre sınırının kaldırılması

Süresiz nafakanın temeli 04.05.1988 tarihli yasa değişikliğiyle atılmıştır. 12.05.1988 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme, yoksulluk nafakasının süre sınırlaması olmaksızın ödenmesini öngörmüştür. Bu değişiklikle birlikte yoksulluk nafakası artık belirli bir süreyle bağlı olmaktan çıkmış; mahkemeler, kaldırılmasına yönelik ayrı bir karar verilmedikçe nafakanın süresiz olarak devamına hükmedebilir hale gelmiştir. Alacaklının yeniden evlenmesi, kendi geçimini sağlayabilecek konuma gelmesi veya mahkemece nafakanın kaldırılmasına karar verilmesi dışında ödeme yükümlülüğü devam edecektir.

Değişiklik, döneminde ekonomik olarak güçsüz kalan tarafın korunması bakımından önemli bir kazanım olarak nitelendirilmiştir. Özellikle boşanmanın ardından ekonomik bağımsızlığını sağlayamayan kadınlar açısından sosyal bir güvence oluşturması yönüyle destek görmüştür.

Dünyada Nafaka Uygulamaları

Boşanma sonrası nafaka rejimleri, ülkelerin hukuk sistemine, toplumsal yapısına ve ekonomi politikalarına bağlı olarak birbirinden belirgin biçimde ayrılır. Türkiye'de süresiz nafaka yoğun tartışmalara yol açarken, pek çok ülkede nafaka belirli sürelerle sınırlandırılmış ya da tümüyle terk edilmiştir.

Karşılaştırmalı bir bakış, Anglo-Sakson hukuk sistemi, Avrupa ülkeleri ve İslam hukuku ekseninde farklı yaklaşımların bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Anglo-Sakson Hukukunda Nafaka Düzenlemeleri

ABD'de Nafaka Düzeni

Amerika Birleşik Devletleri'nde nafaka rejimi eyaletten eyalete değişir. Bununla birlikte genel eğilim nafakanın süreli olması yönündedir ve mahkemeler eşlerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanmasını teşvik eder.

ABD'de nafaka türleri:

Geçici nafaka (Temporary Alimony): Boşanma yargılaması sürerken bağlanan ve dava sonuçlandığında sona eren nafakadır.

Rehabilitasyon nafakası (Rehabilitative Alimony): Alacaklı eşin mesleki eğitim alarak ya da bir işe girerek ekonomik bağımsızlığını kazanabilmesi amacıyla belirli bir süre için ödenir.

Tazminat nafakası (Reimbursement Alimony): Eşlerden birinin diğerinin eğitimine veya kariyerine katkı sunmuş olması halinde gündeme gelir.

Süresiz nafaka (Permanent Alimony): Yalnızca çok uzun süren evliliklerde ve alacaklının çalışamayacak durumda bulunması halinde bağlanır. Son yıllarda pek çok eyalette bu tür nafaka yürürlükten kaldırılmıştır.

ABD'de nafaka süreleri:

  • 15 yıl ve üzerindeki evliliklerde daha uzun süreli nafakaya hükmedilebilir; buna karşın süresiz nafaka nadiren bağlanır.
  • 5-15 yıl süren evliliklerde nafaka süresi, evliliğin süresiyle orantılı biçimde belirlenir.
  • 0-5 yıl süren evliliklerde çoğunlukla nafakaya hükmedilmez veya kısa süreli bir ödeme öngörülür.

İngiltere'de Nafaka Düzeni

İngiliz mahkemeleri nafaka konusunda geniş bir takdir yetkisi kullanır. Buna karşılık benimsenen genel ilke, nafakanın süresiz kılınması yerine tarafların ekonomik bağımsızlığa ulaşmasının özendirilmesidir.

İngiltere'de nafaka türleri:

Geçici nafaka (Interim Maintenance): Boşanma süreci devam ederken tarafların mağdur olmaması için kısa süreli olarak bağlanır.

Süreli nafaka (Term Maintenance): Boşanmanın ardından çoğunlukla belirli bir dönem için hükmedilir. Mahkemeler bu süre içinde alacaklı tarafın ekonomik bağımsızlığını kazanmasını bekler.

Süresiz nafaka (Joint Lives Maintenance): Çok uzun süren evliliklerde ve çalışamayacak durumdaki eşler bakımından ender olarak bağlanır. Günümüzde mahkemeler bu tür nafakaya yalnızca sınırlı hallerde hükmetmektedir.

Avrupa Ülkelerinde Nafaka Düzenlemesi

Avrupa'daki nafaka rejimleri, eşlerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarını özendiren bir anlayış üzerine kuruludur. Ülkelerin çoğunda nafaka belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırılmış olup, süresiz nafakaya yalnızca istisnai hallerde hükmedilmektedir. Süreler genellikle evliliğin uzunluğuna, tarafların ekonomik durumuna ve yeniden iş gücüne katılabilme kapasitesine göre belirlenir.

Almanya'da Nafaka Düzeni

Alman hukukunda nafaka geçici nitelikte bir mali destek olarak görülür; alacaklının en kısa sürede kendi ekonomik bağımsızlığını sağlaması beklenir.

Almanya'da nafakanın süresi ve koşulları:

  • Uzun süren evliliklerde nafaka daha uzun bir döneme yayılabilir; ancak ömür boyu sürecek biçimde bağlanması son derece ender görülür.
  • Nafakanın tutarını ve süresini belirleyen başlıca ölçütlerden biri evliliğin ne kadar sürdüğüdür.
  • Boşanan eşin kendi geçimini sağlayabilir hale gelmesi sistemin temel hedefleri arasındadır.
  • Ödemeler genellikle boşanmanın üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra sona erdirilir.

Almanya'da süresiz nafakaya rastlanması neredeyse imkânsızdır. Mahkemeler kural olarak eşlerin ekonomik bağımsızlığa ulaşmasını teşvik eden bir tutum benimser.

Fransa'da Nafaka Düzeni

Fransa'da nafaka, tarafların boşanma sonrası ekonomik konumları arasındaki farkı dengelemek amacıyla bağlanır. Bununla birlikte bu ödeme de süreli niteliktedir; süresiz nafakaya yalnızca çok istisnai hallerde hükmedilir.

Fransa'da nafakanın süresi ve koşulları:

  • Alacaklı tarafın yeni bir ilişki kurması ya da ekonomik bağımsızlığını kazanması halinde nafaka kaldırılabilir.
  • Nafaka çoğunlukla evliliğin süresiyle orantılı biçimde belirlenir.
  • Mahkeme süreyi, alacaklının çalışma kapasitesini ve iş bulma olanaklarını gözeterek saptar.
  • Uzun süren evliliklerde daha uzun bir süre öngörülebilirse de ömür boyu nafakaya hükmedilmesi oldukça nadirdir.

Fransız mahkemeleri tarafları kendi ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaya yöneltmektedir.

İskandinav Ülkelerinde Nafaka Düzeni

İsveç, Norveç ve Danimarka, boşanmanın ardından eşlerin ekonomik bağımsızlığa en hızlı biçimde ulaşmasını özendiren hukuk sistemlerine sahiptir.

İskandinav ülkelerinde nafakanın süresi ve koşulları:

  • Mahkemeler eşlerin çalışarak kendi geçimlerini sağlamasını teşvik eder.
  • Nafakaya çoğunlukla çok kısa süreli olarak hükmedilir.
  • Vakaların büyük bölümünde boşanma sonrasında taraflardan birinin diğerine ödeme yapması beklenmez.
  • Evlilik uzun sürmüş olsa bile nafaka süresi birkaç yılı aşmaz.

Özellikle İsveç, Norveç ve Danimarka'da nafaka süreleri genellikle 1-3 yıl aralığındadır. Süresiz nafakaya ise fiilen hiç rastlanmamaktadır.

İslam Ülkelerinde Nafaka

İslam hukuku, eşlerin evlilik boyunca birbirlerine karşı taşıdıkları mali sorumlulukları ve boşanmanın ardından kadının belirli bir süre desteklenmesini düzenler. Bu hukuk anlayışında süresiz nafaka uygulaması bulunmaz.

İslam hukukunda nafakanın temel ilkeleri:

İddet nafakası: Boşanan kadının iddet süresi boyunca (kural olarak üç ay, gebelik halinde doğuma kadar) nafaka almasını öngörür. Kadının yeniden evlenmesi ya da ekonomik bağımsızlığını kazanması halinde bu hak sona erer.

Çocuk nafakası: Çocuğun bakımı, eğitimi ve temel gereksinimleri için velayeti üstlenmeyen eş tarafından ödenir. Çocuğun belirli bir yaşa ulaşması veya ekonomik bağımsızlığını kazanması halinde ödeme yükümlülüğü sona erer.

Geçim desteği (mut'a nafakası): Bazı İslam ülkelerinde boşanan kadına kısa süreli bir geçim desteği sağlanabilir; ancak bu ödeme ömür boyu sürecek biçimde bağlanmaz. Kadının kendi geçimini sağlayamaması halinde geçici bir yardım yapılabilirse de bu bir zorunluluk oluşturmaz.

Bu ilkeler, İslam ülkelerinde nafakanın süreli olması gerektiği yönünde temel bir yaklaşımı ortaya koyar. Bununla birlikte her ülke, kendi iç hukuk düzenlemeleri çerçevesinde farklı uygulamalar geliştirmiştir.

Suudi Arabistan'da Nafaka Düzeni

  • Çocuk nafakası velayet hakkına göre belirlenir ve çocuğun temel gereksinimlerinin karşılanması amacına hizmet eder.
  • İslam hukukuna sıkı biçimde bağlı olan Suudi Arabistan'da nafaka iddet süresiyle sınırlıdır.
  • Kadın boşanmanın ardından yalnızca iddet süresince nafaka alabilir.
  • Kadının çalışması özendirilmez; bunun yerine aile desteği ön planda tutulur.

Suudi Arabistan'da süresiz nafaka uygulaması bulunmamaktadır.

Mısır'da Nafaka Düzeni

Mısır, İslam hukukuna dayanan bir medeni hukuk sistemine sahiptir.

  • Nafaka tutarı, erkeğin ekonomik gücü ile kadının uğradığı mağduriyet dikkate alınarak saptanır.
  • İddet süresi boyunca nafaka ödenmesi zorunludur.
  • Boşanma sonrasındaki nafaka, kadının ekonomik durumuna göre en fazla birkaç yılla sınırlandırılır.
  • Çocuk nafakası çocuk reşit oluncaya kadar sürer.

Mısır'da esas olan, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmasıdır.

İran'da Nafaka Düzeni

İran'da Şii İslam hukukuna dayalı bir medeni hukuk sistemi yürürlüktedir.

  • Boşanan kadının nafaka hakkı yalnızca iddet süresiyle sınırlıdır.
  • Çocuk nafakası, çocuğun temel gereksinimlerinin karşılanması için velayeti üstlenmeyen eş tarafından ödenir.
  • Kadın evlilik boyunca maddi olarak desteklenmişse boşanma sonrasındaki nafaka hakkı kısıtlanır.

İran'da süresiz nafaka uygulaması yoktur.

Asya Ülkelerinde Nafaka Düzenlemeleri

Asya ülkelerindeki nafaka uygulamaları da hukuk sistemlerine, toplumsal yapıya ve ekonomi politikalarına göre önemli farklılıklar taşır. Hindistan, Çin, Japonya, Güney Kore ve Endonezya gibi ülkelerde nafaka çoğunlukla belirli bir süreyle sınırlandırılmakta, süresiz nafaka ise yaygın bir uygulama olarak görülmemektedir.

Bu ülkelerde nafakanın işlevi, eşler arasındaki ekonomik farkı dengelemek ve boşanma sonrasında tarafların bağımsızlıklarını kazanmalarını sağlamaktır; bu nedenle süreli olarak bağlanır. Süresiz nafaka ise ancak birkaç ülkede ve çok istisnai koşullarda mümkün olabilmektedir.

Hindistan'da Nafaka Düzeni

Hindistan'da nafaka, kişinin mensup olduğu dine göre farklı biçimlerde düzenlenmiştir. Hindu, Müslüman ve diğer inançlara mensup kişilerin nafaka hakları kendi medeni hukuk sistemleri çerçevesinde belirlenir.

Hindu hukukunda nafaka:

  • Uzun süren evliliklerde nafaka süresi uzayabilir; buna karşılık süresiz nafakaya kural olarak hükmedilmez.
  • 1955 tarihli Hindu Evlilik Yasası kapsamında nafaka, kadının boşanma sonrasındaki ekonomik durumuna göre belirli bir süre için bağlanır.
  • Boşanan eşin yeniden evlenmesi ya da ekonomik bağımsızlığını kazanması halinde ödeme sona erer.

Hindistan'da süresiz nafaka bağlanması yaygın değildir; genel olarak süreli nafaka sistemleri tercih edilmektedir.

Çin'de Nafaka Düzeni

Çin'deki düzenlemeler ekonomik bağımsızlığı destekleyen bir anlayışa dayanır. Çin Medeni Kanunu uyarınca nafaka süresi belirli bir zaman dilimiyle sınırlandırılmıştır.

Çin'de nafakanın süresi ve koşulları:

  • Nafaka, evliliğin süresiyle orantılı biçimde saptanır.
  • Boşanmanın ardından ekonomik olarak dezavantajlı konuma düşen eşin desteklenmesi amacıyla belirli bir süre ödeme yapılır.
  • Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya ekonomik bağımsızlığını kazanması halinde nafaka sona erer.
  • Çin hukukunda süresiz nafaka uygulaması bulunmamaktadır.

Çin mahkemeleri, nafakanın boşanan eşin yeni bir hayat kurmasına yetecek bir süreyle sınırlandırılmasını esas almaktadır.

Japonya'da Nafaka Düzeni

Japon sistemi, tarafların boşanmanın ardından mümkün olan en kısa sürede ekonomik bağımsızlık kazanması gerektiği anlayışına dayanır. Japon hukukunda süresiz nafaka uygulaması yoktur.

Japonya'da nafakanın süresi ve koşulları:

  • Nafaka, boşanan eşin ekonomik bağımsızlığa ulaşabilmesi için geçici bir dönem boyunca bağlanır.
  • Japon medeni hukuk sisteminde nafaka kural olarak belirli bir süreyle sınırlandırılır.
  • Uzun süren evliliklerde süre uzatılabilir; ancak ömür boyu sürecek bir ödeme öngörülmez.

Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da ekonomik bağımsızlığını kazanması durumunda ödemeler kesilir.

Japon mahkemeleri nafakayı, tarafların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına imkân tanıyan bir geçiş dönemi desteği olarak değerlendirmektedir.

Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye'deki süresiz nafaka uygulaması, boşanan bireyler arasındaki ekonomik dengeyi kurma amacı taşımakla birlikte ömür boyu sürebilecek bir mali yükümlülük doğurduğu için bugün önemli hukuki ve toplumsal tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Eleştiriler; yükümlünün ekonomik özgürlüğünün daralması, alacaklının çalışma motivasyonunun zayıflaması ve ödemenin herhangi bir süreyle sınırlandırılmamasının hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Buna karşılık, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanabilmeleri için yeterli sosyal destek mekanizmaları kurulmadan sistemin sona erdirilmesinin yeni mağduriyetler doğuracağını savunan bir görüş de bulunmaktadır.

Çözüm Önerileri

Süresiz nafakanın tümüyle kaldırılması yerine, hem yükümlünün hem de alacaklının mağduriyetini asgariye indirecek dengeli bir sistem kurulması gerekmektedir. Bu doğrultuda gündeme getirilen başlıca öneriler şunlardır:

  • Süreli nafaka modeline geçiş: Ödeme süresinin evliliğin süresiyle orantılı biçimde belirlenmesi öngörülebilir. Örneğin 5 yıl süren bir evlilikte en fazla 5 yıl nafaka ödenmesi yönündeki bir düzenleme adalet duygusunu güçlendirebilir.
  • Tazminat nafakası modeli: Belirli bir dönem boyunca ödeme yapılması yerine, boşanan eşin tek seferlik bir tazminatla yükümlülüğünü sonlandırabilmesi alternatif bir çözüm olarak değerlendirilebilir.
  • Ekonomik bağımsızlığı destekleyen modeller: Kadınların iş hayatına katılımını artıran politikalar hayata geçirilmeli; alacaklı tarafın yeniden iş gücüne dönmesini kolaylaştıracak mesleki eğitim ve istihdam programları kurulmalıdır.
  • Devlet destekli nafaka modeli: Süresiz ödeme yerine, belirli bir süre nafaka ödendikten sonra sosyal yardım mekanizmalarının devreye girmesi sağlanabilir. Böylece yükümlünün ömür boyu mali yük altında kalması önlenirken, mağduriyet doğmaması için devlet destekleri güçlendirilebilir.
  • Karşılaştırmalı hukuk deneyiminden yararlanma: Reform çalışmalarında Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD'de uygulanan süreli nafaka sistemleri dikkate alınmalı; İslam ülkelerindeki gibi nafakanın iddet süresiyle sınırlandırılmasına yönelik öneriler de değerlendirmeye alınmalıdır.

Dengeli Bir Modelin Önemi

Süresiz nafakanın bütünüyle kaldırılması yerine; evliliğin süresi, tarafların ekonomik durumu, iş gücüne katılım kapasiteleri ve çocukların velayet durumu gibi ölçütleri birlikte gözeten esnek bir sistem kurgulanmalıdır.

Böyle bir reform, bir yandan yükümlü tarafın yaşam boyu süren ekonomik sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak, diğer yandan alacaklı tarafın sosyal güvenlik sistemleri ve istihdam olanaklarıyla desteklenerek mağdur olmasını önleyecektir.

Süresiz nafaka sisteminin yeniden yapılandırılması yalnızca teknik bir hukuk sorunu değildir; toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik bağımsızlık ve sosyal adalet perspektifleriyle birlikte ele alınması gereken kapsamlı bir reform meselesidir. Yapılacak düzenlemelerin adil, sürdürülebilir ve taraflar arasında dengeyi gözeten bir model ortaya koyması beklenir.

Süresiz nafaka tartışması kamuoyunda ilkesel bir eksende yürütülse de, uyuşmazlıkların büyük bölümü mevcut hükmün somut olaya uygulanmasından doğmaktadır. Yürürlükteki düzenleme değişmediği sürece belirleyici olan, yoksulluğa düşme koşulunun ve kusur dengesinin dosya kapsamında ne ölçüde ortaya konulabildiğidir. Ayrıca TMK m. 176 uyarınca koşullardaki değişikliğe bağlı olarak nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açılabilmesi, süresizliğin mutlak bir kesinlik taşımadığını göstermektedir.

Somut bir dosyada yol haritası belirlenirken özellikle şu başlıklar önem taşır:

  • Yoksulluğa düşme ölçütünün, tarafın gelir ve malvarlığı verileriyle birlikte somut biçimde değerlendirilmesi
  • Kusur dağılımının, m. 175'teki "daha ağır kusur" eşiği bakımından ayrıca incelenmesi
  • Nafaka yükümlüsünün ödeme gücüne ilişkin verilerin güncel belgelerle desteklenmesi
  • Koşullarda değişiklik ortaya çıktığında m. 176 kapsamındaki kaldırma veya azaltma yolunun zamanında işletilmesi
  • Anlaşmalı boşanma protokolünde yoksulluk nafakasına ilişkin hükümlerin sonradan yorum tartışması doğurmayacak açıklıkta düzenlenmesi

Independent Legal, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklarda nafaka taleplerinin değerlendirilmesinden uyarlama ve kaldırma davalarının yürütülmesine kadar sürecin her aşamasında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara