Independent LegalIndependent Legal

Gayrimenkul Hukuku

Gayrimenkul Hukuku

Tapu Sicilindeki Hataların Düzeltilmesi: İdari Başvuru ve Dava Yolu

Sicildeki bir yazım ya da kimlik hatası, taşınmaz üzerindeki tüm işlemleri kilitleyebilir. Hangi yanlışlıkların tapu müdürlüğünce giderilebileceğini, hangilerinin mahkeme kararı gerektirdiğini ve düzeltme davasının işleyişini ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Gayrimenkul HukukuOkuma 11 dk

Taşınmaz mülkiyetinde hukuki güvenliğin sağlanabilmesi, sicilin gerçeğe uygun biçimde tutulmasına bağlıdır. Buna karşın uygulamada kayıtlara isim yanlışlıkları, hatalı kimlik bilgileri, yanlış hesaplanmış pay oranları ve başkaca maddi yanlışlıklar sızabilmektedir. Görünürde küçük sayılabilecek bu aksaklıklar, devir işlemlerinde, miras intikallerinde ve benzeri hukuki süreçlerde ciddi tıkanmalara neden olur.

Sicildeki maddi hataların giderilmesi ve kayıtların gerçek duruma uydurulması amacıyla açılan dava, tapu kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılır. Bu yola özellikle tapu müdürlüğünün kendiliğinden gideremediği ya da taraflar arasında çekişme doğuran yanlışlıklar bakımından başvurulmaktadır.

Aşağıda davanın koşullarını, hukuki dayanağını, yargılamanın işleyişini ve uygulamada sık rastlanan sorunları ele alıyoruz.

Tapu Kaydının Düzeltilmesi Davası Nedir?

Bu dava, sicile geçmiş maddi hataların ve yanlışlıkların giderilerek kayıtların gerçeğe uygun hale getirilmesi amacıyla açılır. Hedeflenen sonuç, mevcut kaydın bütünüyle ortadan kaldırılması değildir; amaç sicildeki eksik ya da yanlış bilgilerin düzeltilmesidir.

Davanın Hukuki Niteliği

Tapu kaydının düzeltilmesi davası, sicildeki maddi yanlışlıkların giderilmesine yönelen bir dava türüdür. Burada ayni hakkın kendisinin değiştirilmesi değil, hâlihazırda var olan hakkın sicile doğru biçimde yansıtılması amaçlanır.

Bu yönüyle dava çoğu durumda açıklayıcı ve düzeltici bir işlev görür; sicilin gerçek hukuki duruma uyumlu hale gelmesini sağlar.

Davanın Hukuki Dayanağı

Davanın temelinde, sicilin doğru ve gerçeğe uygun tutulmasını emreden hükümler bulunur. Bu bağlamda öne çıkan düzenleme Türk Medeni Kanunu m. 1027'dir. Söz konusu hüküm uyarınca, ilgililerin yazılı rızası bulunmadıkça tapu memuru sicildeki yanlışlığı kendiliğinden gideremez. Dolayısıyla rıza yoksa hatanın giderilebilmesi için mahkeme kararı alınması gerekir.

Bunun yanında sicilin tutulmasına ve düzeltilmesine ilişkin usul ile esaslar Tapu Sicili Tüzüğü hükümlerinde de yer almaktadır. Sicilin gerçeğe uygun tutulması, taşınmaz hukukunda hukuki güvenliğin sağlanmasına hizmet eden temel ilkelerdendir.

Sicildeki Hangi Yanlışlıklar Düzeltilebilir?

Davanın konusunu sicile geçmiş maddi hata ve yanlışlıklar oluşturur. Bu kapsamda sicile yanlış işlenmiş bilgiler, yazım yanlışları, kimlik bilgisi eksiklikleri, hesap hataları ve benzeri maddi aykırılıklar düzeltilebilir.

Ne var ki kayıttaki her yanlışlık bu davaya konu edilemez. Uyuşmazlık doğrudan mülkiyet hakkına ya da bir ayni hakka ilişkinse artık ortada maddi hata değil, tapu iptal ve tescil davasını gerektiren bir ayni hak çekişmesi vardır. Bu nedenle ilk yapılması gereken, mevcut yanlışlığın salt teknik nitelikte mi olduğunu yoksa mülkiyet ihtilafı doğuran bir hukuki sorun mu oluşturduğunu isabetle belirlemektir.

Maddi Hata Kavramı

Maddi hata, sicile geçirilmesi gereken bilginin yanlış, eksik ya da hatalı biçimde kaydedilmesini ifade eder. Bu tür hatalarda sicildeki kayıt ile gerçek hukuki durum arasında teknik veya yazımsal bir uyumsuzluk bulunur.

Pay oranının yanlış hesaplanması, T.C. kimlik numarasının hatalı girilmesi, ad veya soyadın yanlış yazılması, parsel ile yüzölçümü gibi taşınmaza ilişkin bilgilerin eksik ya da hatalı işlenmesi bu kategoride değerlendirilir. Maddi hata niteliğindeki yanlışlıklarda güdülen amaç, ayni hakkı değiştirmek değil, sicildeki kaydı gerçeğe uydurmaktır.

Kimlik ve Nüfus Bilgilerine İlişkin Hatalar

Sicilde en sık rastlanan maddi hata türlerinin başında maliklerin kimlik ve nüfus bilgilerindeki yanlışlıklar gelir. Özellikle eski tarihli kayıtlarda nüfus bilgilerinin eksik veya hatalı işlenmiş olması, uygulamada ciddi tıkanmalara yol açabilmektedir.

Bu kapsamda davaya konu edilebilecek yanlışlıklar arasında ad ve soyad hataları, T.C. kimlik numarasındaki yanlışlıklar, baba adı ile doğum tarihine ilişkin hatalar, yazım ve harf yanlışlıkları ile nüfus kayıtları ile sicil arasındaki uyumsuzluklar sayılabilir.

Bu tür hatalar özellikle satış işlemlerinde, miras işlemlerinde ve intikal süreçlerinde uyuşmazlık doğurmaktadır.

Taşınmaza ve Paylara İlişkin Hatalar

Sicildeki maddi hatalar yalnızca malik bilgileriyle sınırlı kalmaz; taşınmazın kendisine ve pay oranlarına ilişkin yanlışlıklar da ortaya çıkabilir. Eski kadastro kayıtlarından ya da hesaplama yanlışlıklarından kaynaklanan uyuşmazlıklara uygulamada sıkça rastlanır.

Bu çerçevede pay oranındaki yanlışlıklar, yüzölçümü ile parsel bilgilerindeki hatalar, malik bilgilerine ilişkin maddi yanlışlıklar ve kayıtlardaki yazım ile hesap hataları düzeltme davası kapsamında ele alınabilmektedir.

Bununla birlikte yanlışlık doğrudan mülkiyeti değiştirecek nitelikteyse maddi hata sınırı aşılmış olacağından, uyuşmazlığın tapu iptal ve tescil davası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir.

Tapu Müdürlüklerince Kendiliğinden Giderilebilecek Hatalar

Sicildeki her yanlışlık için dava açmak zorunlu değildir. Kanunun izin verdiği bazı hallerde tapu müdürlükleri belirli maddi hataları ve yazım yanlışlıklarını kendiliğinden ya da ilgililerin talebi üzerine düzeltebilmektedir. Açık yazım hataları, kimlik bilgilerindeki teknik yanlışlıklar ve sicile yanlış geçirilmiş bazı kayıtlar, mahkeme kararına gerek kalmaksızın idari işlemle giderilebilir.

Ancak tapu müdürlüğünün bu yetkisinin sınırları vardır. Yapılacak düzeltmenin mevcut ayni hak durumunu değiştirmemesi, üçüncü kişilerin haklarına dokunmaması ve çekişme yaratmaması gerekir. Aksi halde düzeltme yalnızca mahkeme kararıyla mümkün olur.

Tapu Müdürlüğünün Düzeltme Yetkisi

Tapu müdürlükleri, sicildeki açık maddi hataları ve yazım yanlışlıklarını belirli koşullar altında giderme yetkisine sahiptir. Bu yetkinin amacı, sicilin doğru tutulmasını sağlamak ve teknik yanlışlıkların hızla düzeltilmesine imkân vermektir.

Harf ve rakam hataları, yazım yanlışlıkları, açık hesap yanlışlıkları ile kimlik bilgilerindeki teknik eksiklikler; çekişmeye yol açmamak ve ayni haklarda değişiklik yaratmamak kaydıyla tapu müdürlüğünce düzeltilebilmektedir.

İlgililerin Rızasıyla Düzeltme

Bazı hallerde sicildeki yanlışlık, ilgililerin ortak talebi ve açık rızasıyla giderilebilir. Özellikle maddi hata niteliğindeki yanlışlıklarda hak sahiplerinin birlikte başvurması halinde tapu müdürlüğünce idari düzeltme yapılması mümkündür.

Nüfus kayıtları ve resmi belgelerle açıkça doğrulanabilen yanlışlıklarda çoğu zaman dava açmaya gerek kalmadan işlem tamamlanabilmektedir.

Mahkeme Kararı Gerektiren Haller

Yanlışlık çekişmeye yol açıyorsa, ayni hak durumunu etkiliyorsa ya da ilgililer arasında görüş ayrılığı varsa tapu müdürlüğü kendiliğinden düzeltme yapamaz. Bu hallerde kayıttaki değişiklik ancak mahkeme kararıyla gerçekleştirilebilir.

Mülkiyet hakkına ilişkin uyuşmazlıklar, pay oranı ihtilafları, malik bilgilerinin tartışmalı hale gelmesi ve üçüncü kişilerin haklarını etkileyebilecek kayıt değişiklikleri, mahkeme kararı gerektiren durumlar arasında yer alır.

Resen Düzeltme Yetkisinin Sınırları

Tapu müdürlüğünün kendiliğinden düzeltme yetkisi, yalnızca maddi hata niteliğindeki açık yanlışlıklarla sınırlıdır. Müdürlük, mevcut ayni hakkı değiştirecek ya da yeni bir hak doğuracak biçimde işlem tesis edemez.

Bu nedenle yapılacak düzeltmenin mülkiyeti değiştirmemesi, yeni bir hak sahibi yaratmaması, üçüncü kişilerin haklarına dokunmaması ve teknik ile maddi hata sınırını aşmaması gerekir. Bu sınırların dışına çıkıldığında uyuşmazlık idare eliyle değil; tapu kaydının düzeltilmesi ya da tapu iptal ve tescil davası yoluyla mahkemece çözülecektir.

Dava Hangi Durumlarda Açılır?

Tapu kaydının düzeltilmesi davası, sicildeki maddi hataların tapu müdürlüğünce giderilememesi veya mevcut yanlışlığın taraflar arasında çekişme doğurması halinde gündeme gelir. Kayıtların gerçeği yansıtmaması nedeniyle taşınmaz üzerinde işlem yapılamaması, miras işlemlerinin sonuçlandırılamaması ya da hak sahipliği konusunda tereddüt doğması, mahkeme kararıyla düzeltmeyi zorunlu kılabilmektedir.

Burada belirleyici olan husus, uyuşmazlığın mülkiyet hakkına değil sicildeki maddi yanlışlığa ilişkin olmasıdır. Çekişme ayni hakka dönüşmüşse artık düzeltme davasından değil, tapu iptal ve tescil davasından söz edilir.

Tapu Müdürlüğünde Sonuç Alınamaması

Tapu müdürlükleri yalnızca açık maddi hata niteliğindeki yanlışlıkları ve kanunun izin verdiği sınırlı halleri kendiliğinden düzeltebilir. Yanlışlık teknik inceleme gerektiriyorsa, taraflar arasında çekişme varsa veya ayni hak durumunu etkileyebilecek nitelikteyse müdürlük tarafından işlem yapılamaz.

Bu gibi hallerde ilgililerin mahkemeye başvurarak kaydın düzeltilmesini istemeleri gerekir.

Hatanın Çekişme Doğurması

Sicildeki yanlışlık hak sahipleri arasında çekişme yaratıyorsa, düzeltme mahkeme kararı olmaksızın yapılamaz. Malik bilgileri, pay oranları veya taşınmaza ilişkin teknik veriler konusunda taraflar arasında görüş ayrılığı bulunduğunda uyuşmazlığın yargı yoluyla çözülmesi gerekir.

Bu kapsamda açılacak dava, sicildeki yanlışlığın giderilerek kaydın gerçek duruma uydurulmasını amaçlar.

Malik Bilgileri ile Kayıt Arasında Uyumsuzluk

Uygulamada en sık karşılaşılan tablolardan biri, sicildeki malik bilgilerinin nüfus kayıtları veya resmi belgelerle örtüşmemesidir. Özellikle eski tarihli kayıtlarda ad ve soyad farklılıkları, baba adındaki yanlışlıklar, doğum tarihi hataları ve eksik kimlik bilgileri nedeniyle taşınmaz üzerinde işlem yapmak güçleşebilmektedir.

Yanlışlığın tapu müdürlüğünce giderilememesi halinde bu tür dosyalarda tapu kaydının düzeltilmesi davası gündeme gelir.

Miras ve Pay Devri İşlemlerinde Hata Çıkması

Sicildeki maddi hatalar özellikle miras intikali, pay devri ve ortaklığın giderilmesi süreçlerinde önemli sorunlar doğurur. Kayıttaki yanlış bilgiler yüzünden mirasçılık işlemleri sonuçlandırılamamakta ya da taşınmaz üzerindeki miras pay oranları hatalı biçimde görünmeye devam edebilmektedir.

Bu durumlarda taşınmaza ilişkin hukuki işlemlerin sağlıklı yürütülebilmesi için önce sicildeki yanlışlığın giderilmesi gerekir.

Dava Açmadan Önce İdareye Başvuru Zorunluluğu

Tapu Sicil Tüzüğü'nün 75. maddesi uyarınca, düzeltme davası açılmadan önce tapu müdürlüğüne başvurulması gerekir. Bu başvuru bir dava şartı niteliğinde olduğundan, tapuya gidilmeden açılan dava usulden ret ile karşılaşır. Başvurunun tapu tarafından reddedilmiş olması yeterlidir; idari başvuru yolunun tümüyle tüketilmesi aranmaz.

Diğer bir deyişle, tapu müdürlüklerinin verdiği ret kararları dava açmak için yeterli sayılır. Bu kararlara karşı Bölge Müdürlükleri ile Genel Müdürlüğe itirazda bulunulması bir dava şartı olarak öngörülmemiştir.

Davanın Tarafları

Bu davada tarafların isabetle belirlenmesi, yargılamanın usulüne uygun yürütülebilmesi bakımından önem taşır. Sicildeki yanlışlığın niteliğine göre davacı ve davalı sıfatları değişebilmekte; kimi hallerde ilgili hak sahiplerinin de yargılamaya katılması gerekebilmektedir.

Bu nedenle dava açılmadan önce yanlışlığın kimleri etkilediği ve düzeltmenin hangi kişilerin hak alanına dokunacağı dikkatle değerlendirilmelidir.

Davacı Olabilecek Kişiler

Dava, sicildeki yanlışlığın giderilmesinde hukuki yararı bulunan kişilerce açılabilir. Davacının mevcut yanlışlıktan doğrudan etkilenmesi ya da düzeltmede korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.

Bu sıfatı taşıyanların başında sicilde malik görünen kişiler gelir; onların yanında mirasçılar ile paydaşlar ve dava açmakta hukuki yararı bulunan diğer kişiler de davacı olabilir.

Özellikle sicildeki yanlışlığın taşınmaz üzerinde işlem yapılmasını engellemesi, miras işlemlerini güçleştirmesi veya hak sahipliğinin belirlenmesini zorlaştırması halinde ilgililerin dava açma hakkı doğar.

Davalı Olarak Gösterilecek Kişiler

Davalı taraf, mevcut yanlışlığın niteliğine göre belirlenir. Kimi dosyalarda dava yalnızca tapu müdürlüğüne yöneltilirken, kimi hallerde Hazinenin ya da ilgili hak sahiplerinin de taraf gösterilmesi gerekir.

Tapu müdürlüğüne yöneltilen davalar, Hazineye karşı açılan davalar ve ilgili hak sahiplerinin yargılamaya dahil edilmesi gereken haller, uygulamada sıkça karşılaşılan husumet sorunları arasındadır.

Bunun ötesinde yapılacak düzeltme üçüncü kişilerin hak alanını etkileyebilecek nitelikteyse, bu kişilerin davaya dahil edilmesi zorunlu hale gelebilir. Aksi takdirde taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle davanın usulden reddi söz konusu olabilir.

Bu sebeple sicildeki yanlışlığın kapsamı ve düzeltmenin kimlerin haklarına dokunacağı değerlendirilerek dava doğru kişilere yöneltilmelidir.

Yargılama Süreci

Tapu kaydının düzeltilmesi davaları, taşınmaz mülkiyetine ve sicile ilişkin uyuşmazlıklar arasında değerlendirilir ve belirli bir usul çerçevesinde yürür. Davanın sağlıklı sonuçlanabilmesi için görevli ve yetkili mahkemenin doğru saptanması, delillerin eksiksiz sunulması ve sicildeki yanlışlığın somut biçimde ortaya konulması gerekir.

Bu tür dosyalarda tapu kayıtları, nüfus kayıtları, kadastro belgeleri ve bilirkişi incelemeleri belirleyici rol oynar.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sicilde yer alan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi gibi çekişmesiz nitelikteki işlemlerde görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesi'dir.

Bu tür düzeltmelerde taraflar arasında taşınmaz üzerinde bir mülkiyet çekişmesi bulunmaz; amaç yalnızca sicilin gerçeğe uygun hale getirilmesidir.

Buna karşılık yanlışlık mülkiyet hakkına ilişkin bir uyuşmazlık doğuruyorsa ya da ayni hakkın kime ait olduğu tartışmalıysa, artık düzeltme davasından söz edilemez. Bu halde uyuşmazlık niteliğine göre tapu iptal ve tescil davası kapsamında ele alınır. Yetki bakımından dava taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki kuralı geçerli olduğundan, dava yalnızca taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkemede görülebilir.

İhtiyati Tedbir Talebi

Sicildeki yanlışlığın yargılama sürerken yeni uyuşmazlıklar doğurmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir istenebilir. Taşınmazın üçüncü kişilere devredilme ihtimalinin bulunduğu dosyalarda tapu kaydına tedbir şerhi konulması talep edilebilmektedir.

Mahkeme, somut olayın özelliklerini gözeterek devrin önlenmesine veya sicile şerh verilmesine karar verebilir.

Harç ve Giderler

Bu davalarda harç ve yargılama giderleri, davanın niteliğine ve uyuşmazlığın kapsamına göre belirlenir. Yargılama boyunca başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, keşif gideri ve tebligat masrafı gibi çeşitli kalemler doğabilir. Davanın kabulüyle sonuçlanması halinde bu giderler kural olarak davalı tarafa yükletilir.

İspat ve Deliller

Sicildeki yanlışlığın bulunduğunu ve gerçek durumun ne olduğunu ispat yükü davacıya aittir. Mahkeme bu kapsamda çeşitli resmi kayıtları ve diğer delilleri değerlendirir.

Uygulamada en çok başvurulan deliller nüfus kayıtları ile kadastro kayıtlarıdır; bunlara tapu kayıtları ve resmi belgeler, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve keşif eklenir.

Özellikle eski tarihli kayıtlar bakımından nüfus kayıtları ile sicil arasındaki bağlantının kurulabilmesi büyük önem taşır.

Vekâlet Ücreti

Bu davalarda vekâlet ücreti davanın niteliğine göre belirlenir. Yalnızca maddi hataların ve yazım yanlışlıklarının düzeltilmesine yönelen davalarda kural olarak maktu vekâlet ücretine hükmedilir.

Ücret, yargılamanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri esas alınarak saptanır.

Kanun Yolları

Tapu kaydının düzeltilmesi davalarında verilen kararlar, koşulların varlığı halinde istinaf ve temyiz denetimine tabi tutulabilir.

Üst mahkeme incelemesinde özellikle delillerin değerlendirilmesi, taraf teşkili, bilirkişi raporları ve tapu kayıtlarının yorumlanmasına ilişkin hususlar sıkça tartışma konusu yapılmaktadır.

Davanın Sonuçları

Yargılama sonunda verilecek karar, sicildeki maddi hataların ve yanlışlıkların giderilmesine yöneliktir. Bu davayla amaçlanan, mevcut kaydın tümüyle ortadan kaldırılması değil; sicilin gerçek hukuki duruma uydurulmasıdır.

Kararın kesinleşmesinin ardından ilgili tapu müdürlüğü sicilde gerekli düzeltmeleri yapar ve kayıt hukuka uygun hale gelir.

Kaydın Düzeltilmesi

Davanın kabulü halinde mahkeme, sicildeki yanlış ya da eksik bilgilerin düzeltilmesine hükmeder. Bu kapsamda kimlik bilgisi hataları, ad ve soyad yanlışlıkları, pay oranındaki yanlışlıklar ile yazım ve hesap hataları mahkeme kararı doğrultusunda giderilir.

Hatalı Kayıtların Terkini

Sicilde yer alan ve maddi hata niteliği taşıyan bazı kayıtların bütünüyle silinmesi ya da sicilden çıkarılması gerekebilir. Böyle bir durumda mahkeme hatalı kayıtların terkinine karar verebilir.

Buradaki amaç ayni hakkı ortadan kaldırmak değil; hukuki dayanaktan yoksun veya maddi hata içeren kayıtları sicilden temizlemektir.

Sicildeki Yanlışlığın Giderilmesi

Mahkeme kararıyla birlikte sicildeki yanlışlık ortadan kalkar ve kayıtlar gerçek duruma uygun hale gelir. Böylece taşınmaz üzerindeki hukuki işlemlerin sorunsuz biçimde yapılabilmesi mümkün olur.

Özellikle satış işlemlerinde, miras işlemlerinde ve pay devirlerinde yaşanan tıkanmalar, kaydın düzeltilmesiyle giderilmiş olur.

Sicilin Hukuka Uygun Hale Getirilmesi

Davanın asıl amacı, sicilin gerçek hukuki durumu doğru biçimde yansıtmasını sağlamaktır. Bu yönüyle dava, taşınmaz mülkiyetine ilişkin hukuki güvenliğin korunmasına hizmet eder.

Mahkeme kararı doğrultusunda yapılan düzeltmelerle sicildeki maddi aykırılıklar ortadan kalkar ve kayıt hukuka uygun bir görünüm kazanır.

Bu dosyalarda en çok zaman kaybettiren aşama, çoğu zaman yargılamanın kendisi değil, doğru yolun seçilmesidir. Basit bir harf hatası için dava açılması gereksiz masrafa yol açarken, gerçekte mülkiyet çekişmesi barındıran bir uyuşmazlığın düzeltme davası olarak açılması görev veya nitelendirme yönünden ret sonucu doğurur. Bu nedenle ilk adım, hatanın teknik sınır içinde kalıp kalmadığını saptamak olmalıdır.

İkinci kritik nokta dava şartıdır. Tapu müdürlüğüne başvurulmadan açılan dava esasa girilmeden reddedileceğinden, ret kararının dosyaya konulmuş olması sürecin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Somut bir uyuşmazlıkta öncelikle şu başlıklar üzerinde durulmalıdır:

  • Hatanın maddi nitelikte mi yoksa ayni hakka ilişkin mi olduğunun baştan belirlenmesi
  • Tapu müdürlüğüne yapılan başvurunun ve alınan ret kararının belgelendirilmesi
  • Nüfus kaydı ile sicil arasındaki bağlantıyı kuracak resmi belgelerin önceden toplanması
  • Düzeltmenin üçüncü kişilerin hak alanına dokunup dokunmadığının değerlendirilmesi
  • Husumetin tapu müdürlüğüne, Hazineye ya da ilgili hak sahiplerine yöneltilmesi gerektiğinin saptanması
  • Eski tarihli kayıtlarda kadastro belgelerinin ve bilirkişi incelemesinin talep edilmesi

Independent Legal, tapu sicilinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda idari başvuru aşamasından kararın sicile işlenmesine kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara