Vatandaşlık bağının kişinin kendi talebiyle sona erdirilmesi, uygulamada çoğunlukla tek bir nedenden doğar: geçilmek istenen ülkenin çifte vatandaşlığa izin vermemesi. Bu durumda kişi, yeni vatandaşlığa kabul edilebilmek için Türk vatandaşlığından ayrılmak zorunda kalır ve öngörülen prosedürün tamamlanmasıyla bu bağ hukuken sona erer.
Ancak çıkma işlemi, tek yönlü bir irade beyanına indirgenemez. Kanun koyucu bu imkânı birden fazla koşula bağlamış, karar yetkisini İçişleri Bakanlığına bırakmış ve süreci iki ayrı belge üzerinden kurgulamıştır. Aşağıda bu koşulları, başvuru usulünü, düzenlenen belgeleri, çıkmanın aile üyeleri bakımından doğurduğu sonuçları, olumsuz karara karşı hukuki yolları ve çıkma sonrası kazanılan mavi kart statüsünü inceliyoruz.
Vatandaşlıktan Çıkmanın Koşulları
Vatandaşlıktan çıkmaya ilişkin düzenleme, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinde yer alır. Maddeden çıkarılan koşullar şunlardır:
- Fiil ehliyetine, yani erginliğe ve ayırt etme gücüne sahip bulunmak,
- Yabancı bir devletin vatandaşlığını halihazırda kazanmış olmak ya da kazanacağına dair inandırıcı emareler taşımak,
- Bir suç soruşturması veya askerlik yükümlülüğü nedeniyle aranan kişiler arasında yer almamak,
- Hakkında mali ya da cezai nitelikte bir tahdit bulunmamak.
Bu koşulların tamamının aynı anda gerçekleşmesi gerekir; birinin eksikliği talebin reddine yol açar. Ayrıca vatandaşlıktan çıkma konusunda İçişleri Bakanlığı takdir yetkisiyle donatılmıştır. Başvurucunun aranan nitelikleri taşıyıp taşımadığını değerlendirip nihai kararı verecek merci Bakanlıktır.
Sayılan koşullar aşağıdaki başlıklarda ayrı ayrı ele alınmaktadır.
Erginlik ve Ayırt Etme Gücü
Çıkma talebinde bulunabilmek fiil ehliyetini gerektirir; bu ehliyet erginlik ve ayırt etme gücü olmak üzere iki unsurdan oluşur ve her biri ayrıca değerlendirilmelidir.
Türk Medeni Kanunu bakımından erginlik kural olarak 18 yaşın doldurulmasıyla kazanılır. Bunun yanında 15 yaşını tamamlamış küçük, kendi talebi ve velisinin onayı bulunuyorsa mahkeme kararıyla ergin kılınabilir.
Erginliğin bir diğer kazanılma biçimi evliliktir. Burada kastedilenler, 17 yaşını doldurup velisinin rızasıyla evlenenler ile 16 yaşını tamamlayıp mahkeme onayıyla evlenenlerdir. Bu kişiler 18 yaşını doldurmadan boşansa ya da evlilikleri başka bir nedenle sona erse dahi ergin sayılmaya devam eder.
Ayırt etme gücü ise akla uygun biçimde davranabilme yeteneğini ifade eder. Türk Medeni Kanunu'na göre yaşının küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ve benzeri sebeplerle bu yetenekten yoksun bulunmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir.
Bu ölçütler bakımından ergin ve ayırt etme gücüne sahip sayılan kişi, çıkma başvurusu yapabilir.
Yabancı Devlet Vatandaşlığının Kazanılmış Olması veya Kazanılacağına İlişkin İnandırıcı Belirtiler
5901 sayılı Kanun, izinle çıkabilmek için başka bir devletin vatandaşlığının edinilmiş olmasını ya da edinileceğine dair ciddi işaretlerin varlığını arar. Bu şartın sınırları, Kanun'un uygulanmasına ilişkin Yönetmelikte belirlenmiştir. Yabancı vatandaşlık zaten kazanılmışsa bunu ortaya koyan bir belge — örneğin kimlik belgesi — yeterli görülür.
Yabancı vatandaşlık henüz kazanılmamışsa, ilgili devletin yetkili makamlarınca düzenlenen ve vatandaşlığın verileceğini gösteren teminat belgesinin onaylı örneğinin Bakanlığa sunulması gerekir. Bu belge, kişinin vatandaşlığa kabul edileceğini ortaya koyan resmi bir taahhüt işlevi görür; söz konusu devletin verdiği taahhütname ya da oturma izni belgesi buna örnektir. Bu ihtimalde başvurucuya ayrıca "çıkma izni belgesi" düzenlenir.
Suç veya Askerlik Nedeniyle Aranıyor Olmamak
Kanun, çıkma izni verilebilmesi için başvurucunun herhangi bir suç ya da askerlik hizmeti sebebiyle aranan kişilerden olmamasını da şart koşar. Buradaki amaç açıktır: vatandaşlıktan çıkma talebinin, işlenen bir suçun cezasından ya da zorunlu askerlik görevinden kurtulmaya hizmet etmediğinden emin olmak.
Başvurucu hakkında yürüyen bir soruşturma veya kovuşturma bulunması, talebin reddi sonucunu doğurur. Askerlik hizmetinin henüz yerine getirilmemiş olması da aynı şekilde ret sebebidir.
Mali ve Cezai Tahdit Bulunmaması
İzinle çıkma bakımından aranan son koşul, başvurucu hakkında mali veya cezai bir tahdidin mevcut olmamasıdır. Mali tahdit, kişinin devlete karşı vergi borcu gibi bir yükümlülüğünün bulunmasını anlatır. Cezai tahdide ise kişinin hüküm giymiş olması örnek verilebilir.
Mali tahdit kapsamındakiler vergi, resim ve harç türünden kamu borçlarını ödeyerek bu engeli ortadan kaldırır. Hükümlüler ise cezalarının infazı tamamlandıktan sonra çıkma başvurusunda bulunabilir.
Başvuru Nasıl Yapılır?
Vatandaşlıktan çıkma talebi, yurt içinde valilik bünyesindeki il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğüne, yurt dışında ise Türk dış temsilciliklerine sunulur. Koşulları taşıyan ve gerekli evrakı hazırlayan vatandaş bu müracaatı yapabilir. Dosyayı inceleyip sonuçlandıracak merci İçişleri Bakanlığıdır; zira çıkma taleplerinde takdir yetkisi Bakanlığa aittir.
Vatandaşlıktan ayrılmak isteyen kişinin idari mercilere sunması gereken evrak şu şekildedir:
- Çıkma izni talebini içeren dilekçe,
- Başvurucuya ait, son altı ay içinde çekilmiş 2 adet biyometrik fotoğraf,
- Nüfus kayıt örneği; bu kayıt yetkili makamca sistem üzerinden temin edilir,
- Yabancı devlet vatandaşlığı kazanılmışsa bunu kanıtlayan belge (kimlik belgesi gibi); henüz kazanılmamışsa yetkili makamların düzenlediği taahhüt niteliğindeki teminat belgesi,
- Başvurucu, velayeti altındaki reşit olmayan çocuğu için de çıkma talebinde bulunuyorsa diğer velinin muvafakatnamesi; muvafakat verilmemişse hakim kararı.
Evrakı teslim alan valilik ya da dış temsilcilik dosyayı düzenleyerek İçişleri Bakanlığına iletir. Bakanlık, devlet sicillerindeki kayıtları, Emniyet Genel Müdürlüğünce yapılacak sorgulamayı ve sunulan belgeleri birlikte değerlendirerek koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini saptar ve kararını verir.
Müracaattan önce hem aranan ölçütlerin karşılandığından hem de dosyanın eksiksiz olduğundan emin olunması gerekir. Aksi halde talep reddedilir ve gereksiz masraf doğar. Bu nedenle adım atmadan önce yabancılar hukuku alanında uzman bir avukata danışılmasında yarar vardır.
Başvurucuya Düzenlenen Belgeler
İzinle çıkma talebinde bulunan ve aranan koşulları taşıdığı tespit edilen kişilere Bakanlıkça düzenlenebilecek iki belge türü vardır. Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 26. maddesinde yer alan bu belgeler Türk vatandaşlığından çıkma belgesi ile Türk vatandaşlığından çıkma izin belgesidir. Bu iki belge aynı kişiye birlikte verilmez.
Çıkma İzin Belgesi
Çıkma izin belgesi, koşulları taşıdığı belirlenen başvuruculara Bakanlıkça düzenlenir. Bu belgenin muhatabı, çıkma talebinde bulunmakla birlikte yabancı bir devletin vatandaşlığını henüz kazanmamış olan, ancak kazanacağına ilişkin inandırıcı belirtiler taşıyan kişilerdir.
Bu belgeyi alan kişi Türk vatandaşlığını kaybetmiş olmaz; kendisine 2 yıllık bir süre tanınır. Başvurucu bu süre içinde yabancı vatandaşlığı kazanırsa, bunu kanıtlayan belgelerle yurt içinde valiliklere, yurt dışında dış temsilciliklere müracaat ederek çıkma belgesi talep eder. Kendisine çıkma belgesi düzenlenir ve vatandaşlık bağı sona erer.
Buna karşılık 2 yıl içinde yabancı devlet vatandaşlığının kazanılamaması halinde izin belgesi geçerliliğini yitirir; kişinin Türk vatandaşlığı ise devam eder. Ayrılma isteği sürüyorsa yeniden başvuru yapılması gerekir.
Çıkma Belgesi
Çıkmanın bütün koşullarını karşılayan ve yabancı bir devletin vatandaşlığını kazandığını ispatlayan kişilere İçişleri Bakanlığınca çıkma belgesi düzenlenir. Bu belgeyi alan kişi, Türk vatandaşı sıfatını kaybeder.
İzinle Çıkmanın Doğurduğu Sonuçlar
Vatandaşlıktan ayrılan kişinin Türkiye Cumhuriyeti ile arasındaki vatandaşlık bağı sona erer; nüfus ve aile kütüklerinde yer alan kayıtları silinir. Bu kişi bundan böyle seçme ve seçilme, askerlik, memuriyet ve yalnızca Türk vatandaşlarınca icra edilebilen mesleklere ilişkin haklardan yararlanamaz.
Bununla birlikte ayrılan kişi bakımından mavi kartlı olma imkânı gündeme gelir. Bu sayede vatandaşlık bağı sona ermiş olsa da kişi, diğer yabancılardan ayrışan bir statüye kavuşur. Konunun ayrıntıları aşağıda ele alınmaktadır.
Eşin ve Çocukların Hukuki Durumu
Vatandaşlıktan çıkmanın, çıkan kişinin eşinin vatandaşlık statüsü üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmaz. Ne var ki vatandaşlık dışındaki alanlarda yansımaları görülebilir. Örneğin Türk eşe dayanarak aile ikamet izni almış yabancı eşin mevcut izni iptal edilmez; ancak izin süresi dolduğunda yapılacak uzatma talebi kabul edilmez.
İkinci bir örnek, vatandaşlık kazanma sürecine ilişkindir: Türk eşe dayanarak vatandaşlık edinmeyi planlayan yabancı eş varsa, Türk eşin vatandaşlıktan çıkmasıyla birlikte bu yoldan vatandaşlık kazanma imkânı ortadan kalkar.
Çıkma işleminin alt soy, yani çocuklar ve torunlar bakımından da sonuçları vardır. Vatandaşlıktan çıkan ana veya babanın bu yönde talepte bulunması ve diğer ebeveynin muvafakat etmesi halinde, reşit olmayan çocuk da Türk vatandaşlığından çıkarılır.
Konuya ilişkin düzenleme Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 27. maddesinde yer almaktadır:
Türk Vatandaşlığı Kanunu m. 27
"…Türk vatandaşlığını kaybeden ana ya da babanın talebinin bulunması ve diğer ebeveynin de muvafakat etmesi halinde çocukları da kendileri ile birlikte Türk vatandaşlığını kaybederler. Muvafakat verilmemesi halinde hakim kararına göre işlem yapılır."
Maddenin devamında ise, çocuğun vatandaşlıktan çıkması halinde vatansız kalması söz konusuysa bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir. Kanun, kişilerin vatansız kalmasını önleyecek bir mantıkla kurgulanmıştır. Dolayısıyla çocuğun da vatandaşlıktan çıkabilmesi, başka bir devletin vatandaşı olabilmesine bağlıdır.
Özetle, vatandaşlıktan ayrılan ebeveynin reşit olmayan çocuğu, diğer eşin rızası varsa çıkabilir; rıza verilmemesi halinde konuyu hakim karara bağlar. Bu hükümler yalnızca reşit olmayan çocuklar için geçerlidir. Reşit çocuklar vatandaşlıktan ayrılmak istiyorlarsa kendi adlarına başvuru yapmalıdır.
Ret Kararına Karşı İtiraz ve İptal Davası
Çıkma talebi, Kanun'un aradığı koşulların sağlanamaması halinde reddedilir. Kişi hakkında mali veya cezai bir tahdit bulunması buna tipik bir örnektir. Bunun yanında evrakta eksiklik ya da yanlışlık tespit edilmesi de ret sebebidir.
Ret kararına karşı iki yol açıktır: idareye itiraz etmek veya idari yargıda iptal davası açmak.
Her iki yol da ortak bir süreye tabidir. Bu süre 60 gün olup ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Karara önce itiraz edilip sonuç alınamaması halinde dava açılabileceği gibi, doğrudan yargı yoluna da gidilebilir. İdareye itiraz edilmesi durumunda dava süresi durur; itirazdan netice çıkmazsa süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
İtiraz
Başvurucu, ret kararının tebliğini izleyen günden başlayarak 60 gün içinde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne dilekçeyle itiraz edebilir. Dilekçede ret kararının hangi yönlerden hukuka aykırı görüldüğü açıklanır. İtirazın yapılmasıyla birlikte dava açma bakımından işleyen 60 günlük süre durur.
Bakanlık itirazı 30 gün içinde karara bağlayıp sonucu ilgiliye tebliğ eder. İtiraz kabul edilirse çıkma işlemleri yürütülür ve kişi Türk vatandaşlığını kaybeder. İtirazın reddedilmesi ya da 30 gün boyunca herhangi bir yanıt verilmemesi halinde, 60 günlük süreden geriye kalan kısım içinde iptal davası açılabilir.
İptal Davası
Talebi reddedilen kişi, ret kararının tebliğini izleyen 60 gün içinde iptal davası açma hakkına sahiptir. Davanın hasmı İçişleri Bakanlığıdır.
İlk derece mahkemesinin davayı reddetmesi durumunda, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf mercii olan bölge idare mahkemesinin vereceği karar kesin nitelik taşır; bu karara karşı temyiz yolu kapalıdır.
Ret kararına karşı yürütülen itiraz ve dava süreçleri teknik bir hukuki bilgi gerektirir. Konuya ilişkin ayrıntılar, Türk vatandaşlığı başvurusunun reddine itiraz ve iptal davası başlıklı çalışmada ele alınmaktadır.
Mavi Kart
Doğumla Türk vatandaşı olup çıkma izniyle vatandaşlıktan ayrılanlara mavi kart düzenlenir. Mavi kartlı olarak anılan bu kişiler Türk vatandaşı değildir; ancak diğer yabancılardan farklı bir statüde bulunurlar. Türk vatandaşlarının yararlandığı hakların tamamına sahip olmasalar da, yabancılara tanınmayan pek çok imkândan yararlanırlar.
Bu statü özellikle Avrupa'da yaşayan gurbetçiler bakımından önem taşır. Almanya, Fransa ve Hollanda başta olmak üzere çifte vatandaşlığı kabul etmeyen ülkelerde yaşayanlar, o ülkenin vatandaşlığına geçebilmek için Türk vatandaşlığından ayrılmakta ve mavi kartlı konumuna gelmektedir.
Mavi kartlılar ile üçüncü dereceye kadar olan alt soyları — çocukları, torunları ve torunlarının çocukları — Vatandaşlık Kanunu'nun 28. maddesindeki istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan bütün haklardan yararlanır.
Söz konusu istisnalar şunlardır:
- Seçme ve seçilme hakkından yararlanamazlar.
- Muafen araç ve ev eşyası ithal etme imkânları bulunmaz.
- Memur sıfatıyla kamu görevlisi olamazlar; buna karşılık kamu hizmetlerinde sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilirler.
- Askerlik hizmetini yerine getirme yükümlülükleri yoktur.
Bu sınırlamalar dışında mavi kartlılar kural olarak Türk vatandaşlarıyla aynı haklara sahiptir. Türkiye'de çalışmaları ya da ikamet etmeleri için ayrıca çalışma veya ikamet izni almalarına gerek bulunmaz.
Miras hukuku bakımından da fark gözetilmez: mavi kartlılar Türk vatandaşlarına, Türk vatandaşları da mavi kartlılara aynı hükümler çerçevesinde mirasçı olur. Taşınır ve taşınmaz edinimi, sözleşmeden ve sözleşme dışı ilişkilerden doğan borçlar ile ticari faaliyetler bakımından da Türk vatandaşlarından farklı bir rejime tabi değildirler.
Bu haklardan yararlanabilmek için mavi kart talebinde bulunulması gerekir. Mavi kart, kişinin statüsünü ve sayılan haklardan yararlanabileceğini gösteren resmi bir belgedir. Bu kapsamdaki kişilere, Bakanlığın belirleyeceği esaslara göre bir kimlik numarası verilir ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası istenen yerlerde bu numara kullanılır.
Mavi kart sahiplerine tanınan önemli bir imkân da, yeniden Türk vatandaşı olmak istemeleri halinde kendilerine kolaylık sağlanmasıdır. Bu sürece ve mavi kartın diğer yönlerine ilişkin ayrıntılar mavi kartlıların Türk vatandaşlığına geçmesi başlıklı çalışmada; vatandaşlığın kazanılmasına imkân veren tüm hallere ilişkin açıklamalar ise Türk vatandaşlığı nasıl kazanılır başlıklı çalışmada yer almaktadır.
Sonuç
İzin alarak vatandaşlıktan ayrılma, çok sayıda koşula bağlanmış bir işlemdir. Özellikle yabancı devlet vatandaşlığını henüz kazanmadan başvuruda bulunanların süreci daha dikkatli yürütmesi gerekir. Aranan koşullarda veya evrakta bir eksiklik bulunması halinde talep reddedilebilir. Bu tür sonuçlarla karşılaşmamak için yabancılar hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması yerinde olur.
Independent Legal Değerlendirmesi
Vatandaşlıktan çıkma dosyalarında en sık karşılaşılan sorun, iki belge arasındaki farkın gözden kaçırılmasıdır. Çıkma izin belgesini alan kişi hâlâ Türk vatandaşıdır ve elindeki iki yıllık süreyi verimli kullanamazsa süreci baştan başlatmak zorunda kalır. Bu nedenle yabancı devletin vatandaşlık takvimi ile izin belgesinin süresinin baştan birlikte planlanması gerekir.
Bir diğer kritik nokta, çıkma işleminin ailenin geri kalanı üzerindeki dolaylı etkisidir. Türk eşe bağlı ikamet izni veya vatandaşlık beklentisi bulunan bir yabancı eş varsa, çıkma kararı bu kişinin statüsünü doğrudan olmasa da fiilen etkiler; aynı şekilde reşit olmayan çocuklar bakımından muvafakat meselesi baştan çözülmelidir.
Somut bir dosyada öncelikle şu başlıklar denetlenmelidir:
- Mali ve cezai tahditlerin başvuru öncesinde sorgulanıp tasfiye edilmesi,
- Askerlik durumunun ve devam eden soruşturma bulunup bulunmadığının teyidi,
- Teminat belgesinin yabancı makamdan usulüne uygun ve onaylı biçimde temin edilmesi,
- İzin belgesinin iki yıllık süresinin takvimlenmesi ve süre sonuna yaklaşıldığında yeniden değerlendirme yapılması,
- Reşit olmayan çocuklar için muvafakat ya da hakim kararı ihtiyacının önceden belirlenmesi,
- Ret ihtimaline karşı 60 günlük itiraz ve dava sürelerinin birlikte yönetilmesi.
Independent Legal, vatandaşlıktan çıkma başvurularının hazırlanmasından mavi kart statüsünden doğan hakların kullanılmasına kadar sürecin tamamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

