Türkiye'de istihdam edilen yabancıya tanınan çalışma izni, verildiği anda kazanılmış ve dokunulmaz bir hak halini almaz. Kanunda gösterilen hallerin ortaya çıkması durumunda izin sona erdirilebilir; bunun yanında yabancıyı çalıştıran işveren de iznin iptali yönünde talepte bulunabilir.
Aşağıda iptalin hangi durumlarda gündeme geldiğini, işverenin bu yola nasıl başvurabileceğini ve iptal kararına muhatap olan yabancının önünde hangi imkânların bulunduğunu ele alıyoruz. Konu, izin sahibi yabancılar kadar yabancı personel istihdam eden işverenler bakımından da doğrudan sonuç doğuran teknik ayrıntılar barındırmaktadır.
İzin iptal edildiğinde yabancı, yeni bir izin almadıkça ülkede çalışamaz duruma gelir. İşveren cephesinde ise izinsiz yabancı çalıştırılması idari para cezası yaptırımını beraberinde getirir. Doğurduğu sonuçların ağırlığı sebebiyle sürecin hukuki destekle yürütülmesi önem taşır.
İptal Kavramı ve Doğurduğu Sonuç
Çalışma izni iptali, ülkede çalışmak üzere yabancıya tanınan iznin kanunda gösterilen sebeplerle ya da işverenin başvurusu üzerine ortadan kaldırılmasını ifade eder. İzni iptal edilen yabancının Türkiye'de çalışmaya devam etmesi hukuka aykırıdır.
İptal kararı tebliğ edildiği andan itibaren izin hükümsüz hale gelir. Yabancının, iptalin kendisine bildirilmesinden itibaren 1 hafta içinde iptal edilen izin belgesinin aslını Bakanlığa geri vermesi gerekir.
Konuya ilişkin düzenlemeler 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nde yer almaktadır. İznin ne şekilde alınacağına dair usul de aynı mevzuatta gösterilmiştir; bu konuda "çalışma izni" başlıklı çalışmaya bakılabilir.
Önemli bir yansıma da ikamet bakımından doğar: oturma iznini çalışma iznine dayanarak elde etmiş yabancılarda, çalışma izninin iptali oturma iznini de sona erdirir. Bu husus "oturma izninin iptali" başlıklı çalışmada ayrıca incelenmektedir.
İptal Sebepleri
İzin, yabancının veya işverenin talebiyle iptal edilebileceği gibi, kanunda sayılan hallerin gerçekleşmesi üzerine idarece re'sen de kaldırılabilir. Bu sebepler Uluslararası İşgücü Kanunu'nun 15. maddesinde düzenlenmiştir ve şöyle sıralanabilir:
- İzin verildikten sonra yabancının 6 ay boyunca Türkiye'ye gelmemiş olması
- Pasaportun ya da onun yerine geçen belgenin geçerliliğini kaybetmesi
- Yabancının, Uluslararası İşgücü Kanunu'nun hükümlerine aykırı biçimde çalıştığının saptanması
- Çalışma ilişkisinin herhangi bir nedenle sona ermesi
- Başvuru dosyasındaki bilgilerin yanıltıcı, belgelerin ise sahte olduğunun sonradan ortaya çıkması
- Turkuaz Kart sahibi yabancının geçiş süresi içinde istenen bilgi ve belgeleri sunmaması ya da karta esas niteliklerini yitirdiğinin anlaşılması
- İlgilinin, ülkeye girişine izin verilmeyecek, vize tanınmayacak veya hakkında sınır dışı etme kararı alınacak yabancılar arasında bulunması
- Yabancının ülkede çalışmasının kamu düzenini, kamu güvenliğini ya da kamu sağlığını olumsuz etkileyeceğinin kamu kurum ve kuruluşlarınca bildirilmesi
- Süreli izinlerde kesintisiz 6 ayı, bağımsız ve süresiz izinlerde ise aralıksız 1 yılı aşacak şekilde yurt dışında kalınması (sağlık gerekçeleri ile zorunlu kamu hizmeti gibi haller bu sürelerin hesabında dikkate alınmaz)
- Turkuaz Kart sahibi yabancının yurt dışında geçirdiği sürenin, Bakanlıkça belirlenen süreyi aşması
İşverenin Talebiyle İptal
İşverenlerin, çalıştırdıkları yabancının iznini sona erdirmek üzere başvuruda bulunmaları mümkündür. Bu başvuru e-Devlet sistemi üzerinden çevrim içi olarak yapılabileceği gibi, avukata verilecek vekâletname aracılığıyla da yürütülebilir.
Bu tür dosyalar çoğu zaman yalnızca teknik bir iptal işleminden ibaret kalmaz; arka planında işçi ile işveren arasında ciddi uyuşmazlıklar doğabilir. Örneğin fesih, usule veya esasa ilişkin kurallara aykırı biçimde gerçekleştirilmişse "işten çıkarılan işçinin hakları" başlıklı çalışmada açıklanan sonuçlar gündeme gelir.
İptal Dilekçesinin Hazırlanması
Dilekçenin usul yönünden hatasız kurgulanması, başvurunun sağlıklı ilerlemesi bakımından belirleyicidir. İnternette dolaşan çok sayıda örnek metin bulunmakla birlikte, bunlar somut olayla bağlantısı kurulmamış ve hatalı metinlerdir; bu tür şablonlara dayanılması tavsiye edilmez.
Dilekçe hazırlanırken olayın tüm ayrıntıları gözetilmeli ve yabancıya ilişkin bilgiler eksiksiz biçimde metne yansıtılmalıdır. Sürecin bir hukukçu desteğiyle yürütülmesi, ileride giderilmesi güç hataların önüne geçer.
İptal Kararına Muhatap Olanların Başvurabileceği Yollar
Bakanlık, iptale ilişkin kararı usulüne uygun biçimde ilgililere tebliğ eder. Tebligat yabancıya, vekiline ya da işverene yapılabilir.
İptal kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde karara itiraz edilmesi mümkündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. İtiraz, yetkili makamlarca incelenerek karara bağlanır.
Bunun ötesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine tabi olduğundan, çalışma izninin iptali işlemine karşı idare mahkemesinde idari işlemin iptali davası açılabilir. Mahkemenin iptal yönünde karar vermesi halinde, çalışma izninin iptaline ilişkin işlem ortadan kalkmış olur.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yukarıda iznin hangi hallerde ve kimlerin talebiyle sona erdirilebileceğini ayrıntılı biçimde ele aldık.
Gerek başvuru aşaması gerekse iptal kararının tebliğinden sonra yürütülecek itiraz ve dava süreci, gözden kaçırıldığında hak kaybına yol açabilecek teknik ayrıntılar barındırır. Bu nedenle sürecin yabancılar hukuku alanında çalışan bir hukukçuyla takip edilmesi gerekir.
Independent Legal Değerlendirmesi
Uygulamada en sık karşılaşılan tablo, iş sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte iznin kendiliğinden geçerliliğini koruduğu sanılmasıdır. Oysa çalışma ilişkisinin bitmesi başlı başına bir iptal sebebidir ve bu andan sonra yabancının aynı izne dayanarak başka bir işverende çalışması mümkün değildir. Aynı şekilde yurt dışında geçirilen süreler de titizlikle takip edilmelidir; süreli izinlerde altı, bağımsız ve süresiz izinlerde bir yıllık sınırın aşılması iznin sona ermesi sonucunu doğurur.
İşveren cephesinde ise iptal başvurusunun iş hukuku boyutuyla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Fesih usulü tartışmalıysa, iznin iptali yönündeki idari işlem ile işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlık aynı anda gündeme gelebilir. Somut dosyalarda şu başlıkların öncelikle ele alınmasını öneriyoruz:
- İptal sebebinin UİK m. 15'te sayılan hangi hale karşılık geldiğinin belirlenmesi
- Tebliğ tarihinin belgelenmesi ve otuz günlük hak düşürücü sürenin takvime bağlanması
- İzin belgesinin bir hafta içinde Bakanlığa iadesine ilişkin yükümlülüğün atlanmaması
- Çalışma iznine dayalı ikamet izninin de sona ereceğinin hesaba katılması ve buna göre plan yapılması
- İşverenin iptal talebinde, feshin geçerliliğine ilişkin iş hukuku sonuçlarının ayrıca değerlendirilmesi
- İtiraz sonucunu beklerken idare mahkemesinde açılacak davanın süresinin gözden kaçırılmaması
Independent Legal, çalışma izinlerinin iptali başta olmak üzere yabancı istihdamından doğan idari uyuşmazlıklarda hem işveren hem de yabancı çalışan tarafına danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.

