Independent LegalIndependent Legal

Aile Hukuku

Aile Hukuku

Yabancı Uyruklu Eşle Boşanma: Uygulanacak Hukuk, Yetki ve Tanıma

Yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde boşanma, hangi ülke hukukunun uygulanacağından tebligata, velayet ve mal rejiminden yabancı kararların Türkiye'de geçerlilik kazanmasına kadar ayrı bir teknik zemin gerektirir. MÖHUK ve Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde süreci ele alıyoruz.

Yayın 11 Ağustos 2026Uygulama Alanı Aile HukukuOkuma 10 dk

Farklı ülkelerin vatandaşları arasında kurulan evlilikler günümüzde sıradan bir olgu haline gelmiştir. Bu evliliklerin sona ermesi ise, tarafları yalnızca Türkiye'deki düzenlemelerle değil, milletlerarası özel hukuk kurallarıyla da karşı karşıya bırakır. Yabancı uyruklu eşle boşanma, iç hukuk ile uluslararası bağlama kurallarının birlikte değerlendirilmesini gerektiren teknik bir alandır.

Uygulamada en çok merak edilen sorular şu başlıklarda toplanır: Davaya hangi ülkenin hukuku uygulanacaktır? Türkiye'de verilen bir boşanma kararı yabancı ülkede sonuç doğurur mu? Çocukların velayeti ve eşlerin malvarlığı hangi kurallara göre düzenlenir? Bu soruların yanıtsız bırakılması ya da yanlış varsayımlarla ilerlenmesi, süreç sonunda telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.

Bu bilgi notunda, Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu eş arasındaki boşanma davalarının hukuki çerçevesini; uygulanacak hukukun belirlenmesini, yetkili ve görevli mahkemeyi, boşanmanın doğurduğu sonuçları ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de geçerlilik kazanması meselesini ele alıyoruz.

Yabancı Unsurlu Boşanma Davalarında Uygulanacak Hukuk

Bu tür uyuşmazlıklarda hangi hukukun uygulanacağı, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usûl Hukuku Hakkında Kanun'da kademeli bir sistemle düzenlenmiştir. Bu sisteme geçmeden önce, önümüzdeki uyuşmazlığın gerçekten yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığının belirlenmesi gerekir.

Yabancılık Unsurunun Belirlenmesi

Kanun koyucu MÖHUK kapsamında yabancılık unsurunun tanımını yapmamıştır. Bu nedenle unsurun bulunup bulunmadığı, her uyuşmazlığın kendi nitelikleri ve içinde bulunduğu koşullar üzerinden değerlendirilir.

Boşanma davaları bakımından yabancılık unsuru, eşlerden birinin Türk vatandaşı diğerinin yabancı uyruklu olduğu hallerde gündeme gelir. Bunun dışında tarafların ikametgâhlarının ayrı ülkelerde bulunması ya da evliliğin başka bir ülkede kurulmuş olması da davayı yabancı unsurlu hale getirir.

Kademeli Bağlama Kuralı

Uygulanacak ülke hukukunun nasıl saptanacağı MÖHUK'un 14. maddesinde açık biçimde düzenlenmiştir. Yabancı uyruklu bir kişiyle evlenen Türk vatandaşları bakımından çoğu zaman müşterek millî hukuktan söz edilemediğinden, kanun koyucu basamaklı bir çözüm benimsemiştir.

Bu düzenleme uyarınca sıralama şu şekilde işler:

  • İlk basamakta eşlerin ortak vatandaşlığı aranır; aynı devletin vatandaşı iseler o devletin hukuku uygulanır.
  • Vatandaşlıkları farklıysa ortak mutad mesken hukuku devreye girer. Mutad mesken, öğretide kişinin fiilen oturduğu ve gerçek hayat ilişkilerini sürdürdüğü yer olarak açıklanmaktadır.
  • Ortak vatandaşlık gibi ortak bir mutad mesken de bulunmuyorsa uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanır.
  • Boşanma sürecinde ileri sürülen geçici tedbir talepleri bakımından ise sonuç değişmez; bu taleplere her hâlükârda Türk hukuku uygulanır.

Boşanma davası sırasında veya sonrasında nafaka ya da velayet gibi konular gündeme geldiğinde, bu meselelere de boşanmaya uygulanan hukuk uygulanır.

Boşanma Sürecinin İşleyişi

Yabancı uyruklu eşle boşanma süreci her dosyada aynı biçimde ilerlemez. Tarafların uyruğu, evliliğin hangi ülkede kurulduğu, eşlerin ikametgâh durumu ve uygulanacak hukuk kuralları süreci farklılaştırır. Yetkili mahkemenin saptanması, tebligatın yapılması ve verilecek kararın yurt dışında sonuç doğurup doğurmayacağı gibi başlıklar, süreci teknik olarak ağırlaştıran unsurlardır.

Türkiye'de Yerleşik Yabancı Eşe Karşı Açılan Davalar

Yukarıda açıklanan bağlama kuralı gereği, her iki eşin de Türkiye'de yerleşik olduğu, yani mutad meskenlerinin Türkiye'de bulunduğu hallerde uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanır.

Yetki yönünden bu davalarda Türk mahkemeleri yetkilidir. Yer bakımından yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Yurt Dışında Bulunan Yabancı Eşe Karşı Açılan Davalar

Eşlerin ortak bir mutad meskeni bulunmadığında davaya Türk hukuku uygulanacağını belirtmiştik. Ancak uygulamada asıl güçlük hukukun tespitinde değil, yabancı eşin yurt dışında bulunması ve adresinin bilinmemesi noktasında ortaya çıkar.

Adresi meçhul olan eşin bulunabilmesi için öncelikle ilgili resmi kurumlar nezdinde adres araştırması yürütülür. Bir adres saptanabilirse tebligat bu adrese yöneltilir. Resmi kurumlar üzerinden herhangi bir adres bilgisine ulaşılamadığı takdirde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi kapsamında ilanen tebligat yoluna gidilir.

İlanen tebligat usulünde ön inceleme duruşması, yargılama duruşmaları ve kararın kesinleşmesi gibi aşamalar ilgili gazetelerde ilan yayımlanmak suretiyle duyurulur; bu yolla yapılan tebligatlar geçerli sayılır ve yargılama kesintiye uğramadan sürdürülebilir.

Bununla birlikte yöntemin pratik bir maliyeti vardır: ilan yoluyla tebligat, olağan tebligata kıyasla hem daha uzun sürer hem de gider yükünü artırır. Bu nedenle davacı tarafın, mümkün olduğu ölçüde eşin yurt dışındaki adresini tespit ederek süreci hızlandırması yerinde olur.

Boşanmanın Doğurduğu Hukuki Sonuçlar

Yabancı uyruklu eşle boşanma; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı başlıklarında sonuç doğurur. Türk mahkemeleri velayet ve kişisel ilişki düzenlemelerinde çocuğun üstün yararını esas alır ve ebeveynlerin taleplerini değerlendirirken çocuğun refahını önceler. Nafaka, tazminat ve mal rejimi konularında ise milletlerarası hukuk kuralları devreye girebilir. Sonuçların nasıl şekilleneceği, tarafların vatandaşlık durumuna ve yaşadıkları ülkenin hukukuna göre değişebilir.

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki

Türk hukukunda hâkim, boşanmaya hükmederken eşlerin durumunu ve çocuğun üstün yararını birlikte değerlendirerek velayetin hangi ebeveyne bırakılacağını belirler. Aynı kararda, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocukla kişisel ilişkisini hangi çerçevede sürdüreceği de düzenlenir.

Yabancı unsurlu dosyalarda velayet ve kişisel ilişki bakımından hangi hukukun uygulanacağını yine MÖHUK'un 14. maddesi belirler. Buna göre eşlerin ortak vatandaşlığı varsa bu konular ilgili devletin hukukuna tabi olur. Anne ve baba farklı uyruklara sahipse müşterek mutad meskenin bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır. Müşterek mutad meskenin de saptanamadığı hallerde Türk hukuku uygulama alanı bulur.

Nafaka

Nafaka, aile hukukunun temel kurumlarından biridir ve boşanmanın ardından mali gücü daha zayıf olan eşin ya da çocuğun geçimini sürdürebilmesi için diğer eş tarafından yapılan düzenli parasal katkıyı ifade eder.

Türk hukukunda nafaka üç başlık altında ele alınır:

  • Tedbir nafakası: Yargılama sürerken eşin ve çocukların geçimini güvence altına almak üzere hükmedilen geçici nitelikteki nafakadır.
  • Yoksulluk nafakası: Boşanmanın ardından mali durumu daha zayıf olan eşin mağduriyetini önlemek amacıyla bağlanır.
  • İştirak nafakası: Velayet kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak üzere ödediği nafakadır.

Nafakanın miktarı mahkemece; tarafların mali durumu, yaşam standartları ve geçim koşulları birlikte değerlendirilerek takdir edilir.

Yabancı unsurlu dosyalarda nafakaya uygulanacak hukuk, MÖHUK hükümlerine göre belirlenir. Eşler aynı devletin vatandaşı ise müşterek millî hukuk uygulanır; uyrukları farklı ise ortak mutad mesken hukuku esas alınır. Ortak mutad mesken de saptanamıyorsa Türk hukuku uygulanır.

Tazminat Talepleri

Boşanma yalnızca duygusal ve fiili bir ayrılık değildir; maddi ve manevi pek çok sonucu bulunan hukuki bir süreçtir. Türk Medeni Kanunu, bu süreçte zarara uğrayan tarafa mağduriyetinin giderilmesi için tazminat talep etme imkânı tanır.

Maddi tazminat, evlilik sürecinde ekonomik yönden zarara uğrayan tarafın önceki yaşam standardını koruyabilmesi ve mali kayıplarını telafi edebilmesi amacıyla istenir. Manevi tazminat ise evlilik boyunca ya da boşanma sürecinde yaşanan şiddet, hakaret, aldatma veya psikolojik baskı gibi kişilik haklarına zarar veren olaylara dayandırılır.

Bu talepler yabancı eşle görülen boşanmalarda da uygulama alanı bulur. Tazminat istemleri boşanma davasına bağlı olduğundan, boşanmaya uygulanan hukuk kuralları burada da geçerlidir. Eşlerin ortak vatandaşlığı bulunuyorsa dava o devletin hukukuna göre görülür ve tazminat da aynı hukuk çerçevesinde değerlendirilir. Uyrukların farklı olduğu hallerde müşterek mutad meskenin bulunduğu ülkenin hukuku uygulanır. Müşterek mutad mesken belirlenemiyorsa Türk hukuku devreye girer.

Mal Paylaşımı

Mal paylaşımı, eşlerin evlilik boyunca edindikleri malvarlığının nasıl bölüştürüleceğini belirleyen ve sonuçları itibarıyla ağırlık taşıyan bir süreçtir. Türk hukukunda paylaşım edinilmiş mallara katılma rejimi esasına dayanır. Bu rejimde evlilik süresince edinilen mallar ortak kabul edilerek boşanma halinde adil biçimde paylaştırılır; kişisel mallar ise paylaşımın dışında tutulur.

Yabancı uyruklu eşle boşanmada paylaşımın nasıl yapılacağı, uygulanacak hukuka göre değişebilir. Mahkeme uygulanacak hukuku MÖHUK çerçevesinde belirler. Türk hukukunun uygulanacağı sonucuna varılırsa Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen mal rejimi hükümleri esas alınır; yabancı bir ülke hukukunun uygulanması gerekiyorsa değerlendirme o ülkenin mal rejimi kurallarına göre yapılır.

Yetki bakımından ise boşanma davası Türk mahkemelerinde görülüyorsa mal paylaşımına ilişkin talep de aynı mahkemede ileri sürülebilir. Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından mal rejiminin tasfiyesi için ayrı bir dava açılması gerekebilir; bu dava eşlerin yerleşim yerindeki aile mahkemesinde görülür.

Evlilik Yoluyla Kazanılan Hakların Boşanmadan Sonraki Durumu

Yabancı eşin evlilik yoluyla elde ettiği statü ve izinler, evliliğin sona ermesiyle birlikte yeniden değerlendirmeye açılabilir. Bu hakların devam edip etmeyeceği Türk hukuku ve ilgili mevzuat hükümlerine göre farklılık gösterir.

Evlilik Yoluyla Kazanılan Türk Vatandaşlığı

Yabancı bir kişinin evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanması, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükümdeki koşulları yerine getirerek vatandaşlığı kazanan kişi, boşanma nedeniyle bu statüsünü kendiliğinden yitirmez. Evlilik sona erse dahi vatandaşlık ancak Türk Vatandaşlığı Kanunu'nda öngörülen özel iptal sebeplerine dayanılarak geri alınabilir.

Buna karşılık başvuru süreci henüz tamamlanmamışken boşanma gerçekleşirse, vatandaşlık kazanma hakkı da kendiliğinden düşer. Dolayısıyla yabancı eşin vatandaşlık sürecinde bulunduğu aşama, evliliğin sona ermesinden doğrudan etkilenebilir.

İkamet İzni ve İptali

Yabancı eş, evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kazanabileceği gibi aile ikamet izni de alabilir. Aile ikamet izni, Türk vatandaşıyla evli olan yabancılara ya da Türk vatandaşıyla evli bir aile üyesine verilen özel nitelikli bir izin türüdür. Bu izin yabancı eşe Türkiye'de uzun süreli ikamet imkânı tanır ve aile birliğinin korunmasını amaçlar.

İznin akıbeti bakımından 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 36. maddesi belirleyicidir. Anılan hükme göre aile ikamet izni, 35. maddenin birinci ve üçüncü fıkralarında aranan şartların karşılanmaması ya da sonradan ortadan kalkması halinde iptal edilebilir.

Çalışma İzninin Akıbeti

Yabancıların Türkiye'de çalışabilmesi, mevzuatta öngörülen ikamet ve çalışma sürelerine uyulmasına bağlıdır. Bununla birlikte belirli koşulları taşıyan kişilere herhangi bir süre şartı aranmaksızın çalışma izni verilebilmektedir. Türk vatandaşıyla evli olan ve eşiyle Türkiye'de evlilik birliği içinde yaşayan yabancılar da bu istisnalar arasında yer alır.

Evliliğe dayanılarak verilen çalışma izni, boşanmanın ardından iptal edilebilir. Ancak yabancı eş nitelikli iş gücü, yatırımcı ya da uzun süreli ikamet sahibi olmak gibi başka bir statüye sahipse çalışma izni varlığını sürdürebilir. Sonuç, başvurulan yasal çerçeveye ve kişinin sahip olduğu diğer izin türlerine göre değişir. Boşanmanın ardından çalışmayı sürdürmek isteyen yabancı eşin, mevcut statüsüne uygun bir çalışma izni başvurusu yaparak gerekli hukuki süreci takip etmesi gerekir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde düzenlenmiştir:

MÖHUK m. 40 – Milletlerarası yetki
"(1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder."

Bu hüküm nedeniyle boşanma davalarında yetkinin belirlenmesinde Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine bakılır. Anılan maddeye göre eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Ne var ki yabancı uyruklu eşle kurulan evliliklerde sıkça görüldüğü üzere taraflar çoğunlukla yurt dışında yaşamakta, bu da anılan ölçütlerle bir yerleşim yeri saptanmasını imkânsız kılmaktadır.

MÖHUK'un 41. maddesi bu soruna çözüm getirmiştir. Düzenleme uyarınca Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde şu sıra izlenerek görülür:

  • Öncelikle Türkiye'de yer itibariyle yetkili olan mahkemede,
  • Böyle bir mahkeme yoksa ilgilinin sâkin olduğu yer mahkemesinde,
  • İlgili Türkiye'de sâkin değilse Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde,
  • Bu da bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde.

Görüldüğü üzere Türkiye'de yetkili bir mahkeme bulunmayan ve yabancı ülkede de dava açılmamış olan hallerde, dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir. Yabancı eşle kurulan evliliklerde ortak yaşam çoğunlukla yurt dışında sürdüğünden, eşlerden birinin Türkiye'de sâkin olduğu yer ya da son yerleşim yeri mahkemesi bulunmaması sık karşılaşılan bir durumdur.

Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararlarının Türkiye'deki Etkisi

Yabancı mahkemelerce verilen kararlar Türkiye'de kendiliğinden sonuç doğurmaz; uygulanabilmeleri Türk mahkemelerince verilecek bir tanıma veya tenfiz kararına bağlıdır. Yabancı bir mahkemeden alınan boşanma hükmünün Türkiye'de geçerlilik kazanması ve nüfus kayıtlarına işlenebilmesi için de tanıma tenfiz davası açılması gerekir.

Yabancılık unsuru taşıyan boşanma dosyalarında sonucu belirleyen asıl aşama, çoğu zaman esasa ilişkin tartışmalar değil, sürecin başındaki teknik tercihlerdir. Uygulanacak hukukun ve yetkili mahkemenin doğru saptanmaması, aylar süren bir yargılamanın yetkisizlik ya da usul eksikliği nedeniyle sonuçsuz kalmasına yol açabilir. Aynı şekilde, verilecek kararın diğer ülkede tanınıp tanınmayacağı hesaba katılmadan yürütülen bir dava, tarafları iki ülkede farklı medeni hâl kayıtlarıyla baş başa bırakabilir.

Bu nedenle stratejinin, davanın hangi ülkede açılacağı sorusuyla birlikte kurulması gerekir. Somut bir uyuşmazlıkta öncelikle ele alınmasını önerdiğimiz başlıklar şunlardır:

  • Ortak vatandaşlık ve mutad mesken bulunup bulunmadığının, MÖHUK m. 14 sıralaması gözetilerek belgelerle ortaya konması
  • Yabancı eşin adresinin baştan araştırılması ve ilanen tebligatın getireceği süre ile gider yükünün öngörülmesi
  • Velayet, nafaka ve mal rejimi taleplerinin boşanmaya uygulanacak hukukla birlikte değerlendirilmesi
  • Kararın yabancı ülkede tanınma ihtimalinin dava açılmadan önce incelenmesi
  • Yabancı eşin ikamet ve çalışma izni ile vatandaşlık başvurusunun bulunduğu aşamanın gözden geçirilmesi
  • Türkiye'de yetkili mahkeme bulunmayan hallerde MÖHUK m. 41 sıralamasına uygun mahkemenin belirlenmesi

Independent Legal, yabancılık unsuru taşıyan aile hukuku uyuşmazlıklarında boşanma davasının yürütülmesinden yabancı kararların tanınması ve tenfizine kadar sürecin tamamında danışmanlık vermektedir.

Yasal Uyarı — Bu doküman yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. İçerik, hazırlandığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuat ve yerleşik uygulama esas alınarak düzenlenmiştir; mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları nedeniyle güncelliğini yitirebilir. Somut olaya ilişkin karar almadan önce mutlaka bir avukattan destek alınmalıdır.

Hemen Ara